Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Lord Of The Demons - Bölüm: 30 - Şeytani Çekicilik, Göz Kulak Olmak


Shiina'nın notu: Keyifli okumlar. 

 

 

Sha başını eğip ‘’Nasıl göründüğünü merak ediyorum. Benim gibi diğerlerinden farklı mı görünüyorsun?’’ dedi. Sha ve Kayra birbirlerine birçok şey anlatsa da Sha daha önce Kayra’nın nasıl göründüğünü görmemişti. Kayra, bunca zaman Sha’nın düşündüğü şeyin bu olduğunu beklememişti. Daha önce sorsaydı nasıl göründüğünü gösterebilirdi. Kendini gizlemesi onun için bir alışkanlık gibiydi.

 

 

  Kayra bir şey demeden yüzünde maske gibi duran siyah elbiseyi çıkarttı. Sha’nın düşündüğü gibi Kayra’nın görünüşü normal insanlardan biraz farklıydı. Ancak bu farklılık Sha kadar göze çarpmıyordu. Sha’nın kar beyazı saçlarının aksine Kayra’nın tüm renkleri yutan simsiyah uzun saçları vardı. Siyah saçları açık kahverengi gözlerindeki hafif kırmızı tonuyla birleşince ona farklı bir aura veriyordu. Bu aura yakışıklı yüzü ve iyi fiziğiyle birleşince karşı konulması zor şeytani bir çekicilik yayıyordu.

 

 

  Sha, Kayra’nın görünüşünü gördüğünde şaşırmıştı. Kayra’nın nazik ve olgun sesinin aksine görünüşü biraz korkutucuydu. Bu görünüş onu şaşırtsa da Kayra’nın normal insanlardan biraz farklı görünmesine sevinmişti. Bu sevinci biraz bencilce olsa da Kayra’nın bu konuda kendisi gibi sorun yaşamadığını biliyordu.  

 

 

  Kayra, Sha’nın ona uzun süre baktığını görünce ‘’Daha ne kadar bakmayı planlıyorsun? Hadi geri dönelim.’’ diyip. Daha önceki gibi yüzünü kapatırken Sha’yı sırtına almak için hafifçe eğildi. Bu şekilde bakılmak hoşuna gitmiyordu. Kayra eğilse de Sha yerinde duruyordu. Kayra bunu fark edince Sha’ya dönüp ‘’Sorun ne? Geri dönmek istemiyor musun?’’ dedi. Sha bu soruyu bekliyormuş gibi ‘’Anlaşmamıza göre daha önce ne düşündüğünü söylemedin.’’ dedi. Kayra’nın bu konudan kaçtığını fark etmişti.

 

 

  Kayra kendi karamsar düşüncelerini Sha’yla paylaşmak istemediğinden bu konuyu atlamıştı. Gelecekte kendi cevaplarını bulabilirse ona söyleyebilirdi. Kayra, Sha’nın 1,2 m olan küçük bedenini koluyla sararken ‘’Belki söyleyebilirim, demiştim’’ dedi. Ardından hızla Lu Klanı’nın konvoyuna doğru ilerledi. Sha, Kayra’nın bu sözlerini duyduğunda birçok şikayet dile getirse de Kayra bunları duymamış gibi davranıyordu.

 

 

 Konvoya geri döndüklerinde Kayra yaşlı adamın sözlerini düşünüyordu. Kullandığı hançer ve teknik olmasaydı. Sadece hızıyla kendi hızındakileri yenemezdi. Aynı zamanda bedenindeki mühür olmasaydı, uzun zaman önce Kaş Ülkesi’nden ayrılmış olabilirdi. Kayra ona yardım eden bu bilinmeyen kişinin kim olduğunu merak ediyordu. Kimse fark etmeden annesine bir teknik vermiş ve yine kimse fark etmeden Demirci’ye onun için bir hançer bırakmıştı.

 

 

  Ancak ne kadar merak edip düşünse de Kayra bu soruların cevabını bulamamıştı. Kayra bu soruların cevabını bulamadığından bu konuyu gelecekte öğreneceğini düşünerek yaşlı adamın zihninde bıraktığı bilgileri incelemeye başladı. Aynı zamanda Sha da bu bilgileri inceliyordu. İkisinin de dikkatini çeken şey Antik Yıldırım Tekniğiydi. Yaşlı adamın geride bıraktığı bilgilere göre bu yetiştirme tekniği antik çağlardan kalma temel bir teknikti. Bunun gibi antik çağlardan kalma birçok farklı öznitelikte teknikler bulunuyordu. Bu teknikleri elde etmesi de çok zor değildi. Kaş Ülkesi’nde bulmak zor olsa da Zu Bölgesi’nde bulunabilirdi.

 

 

   Ancak bu teknikleri uygulayan yetiştiriciler çok nadirdi. Diğer tekniklerin aksine bu teknikler yetiştiricilerin kendi öznitelikleri dışındaki öznitelikleri emmelerine engel oluyordu. Bu durum birçok yetiştiricinin yetiştirme hızını yavaşlattığından ve gelecekteki yetiştirme seviyelerini özniteliğe olan uyumlarına göre sınırladığından, birkaç istisna dışında kimse bu teknikleri uygulamayı tercih etmiyordu. Herkesin Kayra ve Sha gibi özel bedenleri ve özel uyumları yoktu.

 

 

  Kayra, yaşlı adamın bıraktığı bilgileri incelediğinde kullandığı iki tekniğin önemini anlamıştı. Yetiştirme tekniklerinin bulunması zor olmasa da büyük klanlarda ve tarikatlarda bile bu iki tekniğe benzer teknikleri bulmak zordu. Yolculuk devam ederken Kayra yüzüğündeki kutuları ve kaydırmaları incelemeye başladı. Her açtığı kutuda yaşlı adamın bıraktığı notlar vardı. Kutunun içinde ne olduğunu açıkladığı gibi Kayra’ya bazı bilgiler veriyordu. Kaydırmalarda ise Kayra’nın tahmin ettiğinden çok daha fazla bilgi bulunuyordu. Bütün bu bilgileri kısa sürede okuması imkansızdı.

 

 

  Kayra ilk olarak özel soylarla ve bedenlerle ilgili olan kaydırmayı okumaya karar verdi. Kayra bu kaydırmayı okurken Sha Antik Yıldırım Tekniğini uygulamaya başlamıştı. Daha önce normal insanlardan daha az uyuyup daha az yemek yese de Kayra gibi  hızlı ve diğer yetiştiriciler kadar güçlü değildi. Sha özel bedenleri ve soyları olan kişilerin zamanla güçlendiğini bilse de kendi gücü artmamıştı. Bu yüzden bir yetiştirici olduğu söylenemezdi. Antik Yıldırım Tekniğini uygulayarak Sha bir yetiştirici olabileceğini umuyordu.

 

 

 Kayra ve Sha bu şekilde Mut Şehri’ne doğru ilerlerken Zu Bölgesi’nin merkezindeki Zu Şehri’nde küçük bir çiftlikte yaşlı bir adam ektiği ekinleri suluyordu. Bu küçük ve sakin çiftliğe çok iyi baktığı belliydi. Ekinleri bir süre suladıktan sonra yaşlı adam kafasını kaldırıp gökyüzünde oluşan karaltıya bakarak ‘’Geri dönüyor gibi görünüyorsun.’’ dedi.

 

 

  ‘’Gerçekten senin gibi bir şeytan hayatını bu çiftlikte mi geçiriyor?’’ Gökyüzündeki karaltı belirginleşip yaşlı bir adama dönüşürken konuştu. Daha önce Kaş Ülkesi’nde Kayra ve Sha’yla konuşan yaşlı adam aniden burada ortaya çıkmıştı.

 

  Çiftlikteki yaşlı adam tekrar sulama işine dönerken inatçı bir sesle ‘’Beni rahatsız etme. Senin aksine benim bu çiftlikten başka bir şeyim yok. Hayatımı burada geçirmeyi umursamıyorum.’’ dedi.

 

  ‘’Başka bir şeyin yok? Bana  geri dönmek istemediğini ve onu geri almak istemediğini söyleme. Bir korkak gibi burada ölmeyi mi planlıyorsun?’’ Gökyüzündeki yaşlı adam alaylı bir şekilde konuştu.

 

 

Çiftlikteki yaşlı adam bu sözleri duyduğunda kaşlarını çattı ve ‘’Yaşlı bunak benimle uğraşma neler olduğunu bilmiyor değilsin. Geri dönsem de uçamayan bir kuş kimsenin işine yaramaz.’’ dedi. Yaşlı bunağın ne söylemek istediğini anlamamıştı. Onun gibi biri geri dönse de neyi değiştirebilirdi?

 

 

‘’Hahaha, bunu söylemeni bekliyordum. Yani işe yarayabileceksen bu lanet mezarı terk edecek misin?’’ Gökyüzündeki yaşlı adam gülerek konuştu. Başından beri bu sözleri beklediği belliydi.

 

  Ekinleri sulayan yaşlı adam bu sözleri duyduğunda yaptığı işi bırakıp tekrar gökyüzüne baktı ve ‘’Yaşlı bunak ne söyleyeceksen söyle. Senin aksine yapacak birçok işim var.’’ dedi. Bunu söylemesine rağmen yaşlı adamın bu sözleriyle ilgilendiği belliydi.

 

 

   ‘’Hahaha, 5 yıl sonra ne olacağını bilmelisin. Oraya gönderecek birini buldum ve şuanda Kaş Ülkesi’nde. Bunun ilgini çekmediğini söyleme. 5 yıl sonra tekrar görüşeceğiz.’’ Gökyüzündeki yaşlı adam gülerek konuştuktan sonra ortadan kayboldu. Bu sözlerin işe yarayacağından emindi.

 

 

   Bu sözlerin ardından çiftlikteki yaşlı adam uzun bir süre hareket etmeden yerinde durmuştu. Bu konu hakkında derin düşüncelere daldığı belliydi. Yaşlı adam birçok şeyi düşündükten sonra çiftliğin dışına doğru yürümeye başladı. Yürürken yavaş yavaş gençleşirken, bedeni uzayıp irileşiyordu. Daha önce yaşlı görünen adam şimdi 25 yaşlarında görünen iri bir adama dönüşmüştü. Üstündeki eski kıyafetler bile kan kırmızısı uzun bir elbiseye dönüşmüştü.

 

 

Bütün bunlar olurken arkasındaki küçük çiftlikte daha önce hiç var olmamış gibi ortadan kaybolmuştu. Adam gökyüzüne bakarken şikayet eder gibi kendi kendine konuştu. ‘’Kaş Ülkesi? Benden küçük bir çocuğa göz kulak olmamı mı istiyor? Bu küçük köyde ne tür bir çocuk bulmuş olabilir ki?’’ dedi. Bu şekilde konuşmasına rağmen adamın yüzünde geniş bir gülümseme vardı.

 

 

Shiina'nın notu: Birçok şey için kendimi kısıtlasam da bilgi ağırlıklı bir bölüm oldu. Umarım beğenmişsinizdir.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14814 Üye Sayısı
  • 453 Seri Sayısı
  • 19476 Bölüm Sayısı


creator
manga tr