"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Lord Of The Demons - Bölüm: 28 - Grup, Zu Bölgesi


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

 

 1 saat kısa bir süre olmasa da 4 bin kişinin grup kurması için yeterli olmayabilirdi. Beyaz ışık kaybolduktan sonra siyah siluetler hızla belirli noktalarda toplanmaya başladılar. Ancak Kayra ve Lu Tantai gibi hareket etmeyen bazı siluetlerde vardı. Bu kişiler grup kurmaya niyetleri yokmuş gibi sadece etraflarını gözlemliyorlardı.

 

 

  30 dakika sonra yaklaşık 500 kişi dışında herkes 20-30 kişilik gruplar kurup alandan ayrılmaya başlamıştı. Lu Tantai kalan kişilere bakıp onları incelemeye başladı. Daha önce Kayra’yla bu konu hakkında tartışmışlardı. Lu Tantai’nin yeteneğini kullanmak en mantıklısıydı. Lu Tantai alandakileri bir süre inceledikten sonra iri bir siluetle konuşmaya başladı. Sanki kalan herkes bunu bekliyormuş gibi Lu Tantai’nin ardından birbirlerine yaklaşıp konuşmaya başladılar. Kayra bu duruma biraz şaşırdı. Lu Tantai’nin yeteneği dışında bazı yöntemler düşünse de Lu Tantai’nin yöntemi en hızlısıydı. Alandakilerin de bu kadar hızlı olmasını beklemiyordu.

 

 

  Lu Tantai iri siluetle konuşurken iki siluet Kayra’ya yaklaştı. İçlerinden biri ‘’Lu Klanı’nın göz soyuna sahip biri basit olmamalı. Biz iki canavar terbiyecisiyiz. Kaynaklar dışında diğer şeylerle ilgilenmiyoruz.’’ dedi. İki siluetin Kayra ve Lu Tantai’yle grup olmak istedikleri belliydi. Yöneldikleri alanı ve istedikleri kaynakları dile getirmişlerdi. Şuanda alanda olan birçok siluette bunu yapıyordu. Bu şekilde grup içinde kaynaklar için rekabet çok daha az olurdu.

 

 

  Kayra siluetin konuşmasını duyduğunda Lu Tantai’ye baktı. Daha önce kararları birlikte verecekleri konusunda anlaşmışlardı. Lu Tantai yanındaki iri siluetle beraber yürürken ‘’Onları göremiyorum. Kararını takip edeceğim.’’ dedi. Lu Tantai gücünü göremediği kişilerle grup olmaya istekli olmasa da Kayra’yla daha önce olduğundan artık bu konuyu umursamıyordu.

 

 

  Lu Tantai’nin konuşmasından sonra Kayra iki siluete dönüp ‘’Sizinle beraber 5 kişi oluyoruz. Bu kadar kişinin yeterli olduğunu düşünüyorum.’’ dedi. Kayra’nın bu sözleriyle yeni katılan üçlü şaşırdı. Ödüllerin bölünmemesi için az sayıda üye olmasını isteseler de 5 kişi olmayı beklemiyorlardı. Kısa bir şaşkınlıktan sonra daha önce konuşan siluet rozetini çıkarırken ‘’Doğru insanları bulmuşuz gibi görünüyor’’ dedi. Kayra’nın kararına itirazları olmadığı belliydi. Siluetin rozetini çıkarmasıyla herkes rozetlerini çıkardı. Bu şekilde birbirlerinin rozetlerine kendi iç enerjilerini gönderebilirlerdi. Enerjiyi koyan kişi istemediği sürece bu enerjiyi rozetlerinden silmeleri imkansızdı. Bu grup olmanın ilk şartıydı.

 

 

 Herkes grup olmanın ilk şartını yerine getirdikten sonra tüm gruplar gibi diğer şartlar hakkında konuşmaya başladılar. Onlar tartışırken alanda garip bir durum meydana geliyordu. Bir siluet birçok gruba yönelse de hiçbirine katılmadan geri dönüyordu. Bu şekilde bir gruba katılamazsa yalnız kalacaktı. Yalnız kalmak bir seçenek olsa da alanda bunu seçen kimse yoktu. Siluet bir süre daha başka gruplara yönelip geri döndükten sonra Kayra ve Lu Tantai’nin grubu dikkatini çekti. Alanda 10 kişiden az olan tek grup bu gruptu. Siluet Bir süre düşündükten sonra bu gruba doğru yürümeye başladı.

 

 

  Kayra bu siluetin daha önce hiçbir gruba katılmadığını fark ettiği gibi onlara doğru yöneldiğini de fark etmişti. Siluetin bu durumu biraz ilgisini çekmişti. Bir süre sonra gruptaki herkes Kayra gibi silueti fark etmişti. Artık birbirleriyle konuşabilecekleri mesafedeydiler. Siluet onu ilk fark eden kişiye bakıp ‘’Bir simyacıyı isteyip istemediğinizi merak ediyorum? İhtiyacım olan tek şey tıbbi bitkiler…’’ Siluetin konuşmasıyla Kayra dışında herkes heyecanlanmıştı. Bir simyacı Şeytan Tarikatı’nın tamamında bile nadir bulunurdu. Ancak biraz erken heyecanlanmışlardı. Siluet konuşmasını henüz bitirmemişti. ‘’Bunun dışında aldığım bitkilerden bağımsız olarak istemediğim sürece kimseye hap yapmayacağım.’’ dedi.

 

 

  Siluetin bu sözleriyle heyecanlanan grubun heyecanı yok olmuştu. Kimse hap yapmayan bir simyacıyı grubuna almak istemezdi. Rozetle anlaşma yaptıklarından Şeytan Tarikatı’nın koruyucularından daha güçlü biri olmadıkça kimse anlaşmanın dışına çıkamazdı. Ya bu simyacı hiçbir zaman hap yapmak istemeze?

 

 

  Ancak onların aksine Kayra bu isteği ilginç bulmuştu. Sadece tıbbi bitkiler değil miydi? Bu simyacının hikayesini öğrenmek için bu bitkileri verebilirdi. Kayra bunu düşündükten sonra ‘’Pekala, şartlarını kabul ediyoruz.’’ dedi. Ancak Kayra’nın düşüncelerinin aksine Lu Tantai de dahil kimse bunu kabul etmiyordu.

 

 

 Lu Tantai şaşkın bir ifadeyle Kayra’ya bakıp ‘’Kayra ona güvenebileceğimizi mi söylüyorsun? Hap yapmayan bir simyacı sadece yük olacak.’’ dedi.  Lu Tantai, Kayra’yı anlayamadığını fark etmişti. Daha önce hiçbir şey söylemeden melezi kaçırmıştı. Şimdi de hap yapmak istemeyen bir simyacıyı gruba alıyordu.

 

 

  Kayra bu tepkiyi beklediğinden gruba bakıp ‘’Aldığımız kaynakları daha önce anlaştığımız gibi böleceğiz. Böylece fazladan bir kişinin size etkisi olmayacak.’’ dedikten sonra simyacıya dönüp ‘’Kendi kaynaklarımı seninle paylaşacağım. Toplamın onda birini kabul ediyorsan gruba katılabilirsin.’’  dedi. Diğerlerinin aksine Kayra bu kaynakları umursamıyordu. Amacı tarikatın koruyucusu olmaktı. Kayra, yaşlı adamın yüzüğe neler bıraktığını bilmese de onu amacına ulaştırabileceğini biliyordu. Kayra’nın bu sözleriyle gruptakiler artık simyacıya karşı değillerdi.

 

 

  Simyacı, Kayra’nın bu şekilde tepki vereceğini düşünmemişti. Eğer bu grup da kabul etmeseydi, ikinci şartını kaldırmayı düşünüyordu. Tek başına Şeytan Tarikatı’nda yükselemezdi. Simyacı Kayra’ya bakıp başını sallarken ‘’Pişman olmayacaksın.’’dedi. Var olan problemlerini çözdüğünde Kayra’nın bu iyiliğini geri ödeyecekti.

 

 

  Simyacı gruplarına katılsa da yaptıkları anlaşma da pek bir değişiklik olmamıştı. Geriye kalan anlaşmalar yapıldıktan sonra grup alandan ayrıldı. Rozetlere gönderdikleri enerji sayesinde çok uzak mesafelerde bile birbirlerinin yerini hissedebiliyorlardı. Tüm grup bir araya gelmeden Şeytan Tarikatı’ndan görev alamazlardı.

 

 

 Kayra ve Lu Tantai kendilerini tekrar at arabasında otururken bulduklarında daha önce olanlara inanmakta zorlanıyorlardı. Zihinlerinde Kaş Ülkesi’nin de içinde bulunduğu Zu Bölgesi’nin haritası belirmişti. Her grup üyesinin nerede olduğunu hissedebiliyorlardı. Kayra zihnindeki haritayı gördüğünde yaşlı adamın sözlerini daha iyi anlıyordu. Kaş Ülkesi Zu Bölgesi’ne göre bir karınca gibiydi.

 

 

 Kayra ve Lu Tantai, Sha’nın ve Lu An’ın meraklı gözlerini gördüklerinde olanları kısaca anlatmaya karar verdiler. Sha daha önce Kayra’dan bu konuda bilgi aldığından bu konuya çok fazla tepki vermemişti. Ancak Lu An Şeytan Tarikatı’nı duyduğunda Lu Tantai’ye bakıp ‘’Tantai, klan lideri olduktan sonra Kaş Ülkesi’nden ayrılmayı planlıyordum. Yetiştiriciliğim düşük olsa da hislerimi bilmelisin birçok tehlikeyi ve tuzağı hissedebilirim. Sizinle gelirsem size birçok faydam olabilir. Kaynak ya da ödüllerle ilgilenmiyorum.’’ dedi. Bu Lu An’ın en büyük arzusuydu. 25 yaşında yetiştiriciliği Savaşçı Alemi’nin 7. seviyesinde olsa da hayatını basit biri olarak geçirmek istemiyordu.

 

 

 Lu Tantai, Lu An’ın böyle bir şey söylemesini beklememişti. Lu An’ın seviyesinde birinin sadece yük olacağını düşünüyordu. Bu yüzden bunu kabul etmeyecekti. Lu Klanı’nın işleri yapma şekli böyleydi. Lu An bu sözleri söylemeden önce Lu Tantai’nin kabul etmeyeceğini hissetmişti. Ancak yinede bir umut hissi vardı. Ona bu hissi Lu Tantai’den başka verebilecek tek kişinin Kayra olduğunu biliyordu. Kayra, Lu An’ın parlak gözlerle ona baktığını fark ettiğinde gülümsedi. Daha önce olsaydı Lu An’ı yük olabileceğinden reddedebilirdi. Sha’yla birlikte bir kişiyi daha koruması zor olurdu. Ancak şimdi farklıydı bedenindeki mührün çözülmesi ona beklentilerinin dışında bir güç vermişti. Lu An’a göre  Kayra’ya yaptığı iyilik küçük olsa da bu Kayra için geçerli değildi. Daha önce Lu Du savaşı durdurmasaydı neler olacağını tahmin etmek zordu…

 

 

 

 Shiina'nın notu: Nedense Lu An'ı burada bırakmak istemedim.*-*  Varsa sorularınız yorum atarak sorabilirsiniz. İyi günler.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1219

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14816 Üye Sayısı
  • 454 Seri Sayısı
  • 19477 Bölüm Sayısı


creator
manga tr