Korku dağları bekler. #Atasözü

Lord Of The Demons - Bölüm: 23 - Anlayabilen Biri...


Shiina'nın notu: Erken kalktığımdan bölümü de erken attım. Keyifli okumalar.

 

Kayra ve Sha başkente doğru ilerlerken Kayra yaşlı adama anlattığı hikayenin önemli noktalarını Sha’ya anlatarak hayatını özetlemişti. Ondan hiçbir şey saklamak istemiyordu. Aynı zamanda Sha da Kayra’ya kendi hayatını özetlemişti. Anlatmak istediklerini tam olarak anlayacak birini bulmak birçok şeyi anlatma isteği doğurmuştu.

 

 

Ailesinin kim olduğunu bilmiyordu. Onu sahiplenen yaşlı kadının anlattığına göre doğduğunda Kaş Ülkesi’ndeki bu köye bırakılmıştı. Köylüler beyaz saçının ve mavi gözlerinin lanetli olduğunu düşünüp onu ölüme terk etmişlerdi. Yaşadığı köyde yaşlı bir kadın dışında kimse bu lanetli kızı sahiplenmek istememişti. Sha’yı sahiplendiği için köy tarafından dışlanan yaşlı kadın birçok zorlukla 5 yıl boyunca Sha’ya bakmıştı.

 

 

Bu 5 yıl Sha’nın hayatının en mutlu günleriydi. Ancak bu mutlu günler yaşlı kadının ölümüyle son bulmuştu. Yaşlı kadının ölümünü Sha’ya bağlayan köylüler küçük kızı köyden kovmuşlardı. Bu lanetli kızın onlarıda öldüreceğini düşünmüşlerdi. Ancak en kötüsü Sha’yı kovmaları değildi. En kötüsü Sha uzun bir süre yaşlı kadının gerçekten onun yüzünden öldüğünü düşünmüştü. Kimse bu zaman zarfında çektiği vicdan azabını anlayamazdı. Hayattaki tek yakını onun yüzünden ölmüştü. Sha kendini lanetli olarak gördüğünden yıllarca görünüşünü gizleyip kimseye yaklaşmamıştı. Kimsenin onun yüzünden ölmesini istemiyordu. Bu şekilde hayatını çöplerden bulduğu atıklarla geçirmeye başlamıştı.

 

 

Nedenini bilmese de, çok az yediğinde bile açlığa uzun süre dayanabiliyordu ve diğerlerinden çok daha az uyuyordu. 6 yıl bu şekilde devam ettikten sonra yaşlı bir dilenciyle karşılaşmıştı. Dilenci oldukça garip biriydi. Sha ona hiçbir şey söylemeden Sha’nın lanetli olmadığını, onun özel olduğunu ve çok değerli olduğunu söylemişti. Sha o an dilencinin sözlerinin doğru ya da yanlış olduğunu umursamamıştı. Uzun zamandır birinin bunları söylemesini istiyordu, sen lanetli değilsin demesini. Kim olduğu önemli değildi. Sadece bu sözler hissettiği vicdan azabını dindirebilirdi.

 

 

Yaşlı dilenci bunları söyledikten sonra ayrılmıştı. Daha sonra Sha onu arasa da bulamamıştı. Sha şimdi onun bir dilenci değil de bir yetiştirici olduğunu düşünüyordu. Nasıl bir dilenci bir bakışta her şeyi anlayabilirdi. Bundan 1 yıl sonra Mu Klanı’nın onu keşfetmesiyle köle olarak ele geçirilmişti. Mu Klanı’nda onu gören herkes ona melez diyordu. Sha köle olarak yakalandığına üzülüp öfkelense de dilencinin sözlerini doğrulayabildiği için mutlu olmuştu…

 

 

Sha, Kayra’ya hikayesini anlatırken zaman zaman öfkeleniyor zaman zaman üzülüyordu. Kayra da Sha’yla birlikte bu duyguları hissediyordu. Sha şimdiye kadar kimseye hikayesini anlatmamıştı. Kimsenin onun acısını anlayabileceğini düşünmüyordu. Ama şimdi farklıydı, onu anlayabilecek birini bulmuştu. Onun için üzülebilen ve onun için mutlu olabilen biri.

 

 

Kayra, her zaman kendi yaşamının zor olduğunu düşünmüştü. Sha’nın hikayesini dinlediğinde yaşadıklarının ona göre oldukça basit olduğunu anlamıştı. Bu 8 yaşında görünen kız aslında 12 yaşındaydı ve ondan çok daha fazla zorluk çekmişti. Birbirleriyle acılarını paylaşan ikili daha önceki aşinalık duygusuyla birlikte artık çok daha yakındılar.

 

Kayra bundan sonra ne yapacakları ya da Sha’nın neler yapmak istediğiyle alakalı sorular sorarken Kaş Ülkesi’nin başkenti olan Kaş Şehri’nin girişine ulaşmışlardı. Yüksek ve geniş surlarla çevrili olan Kaş Şehri ülkenin en güvenli ve en kalabalık şehriydi. Kaş Ülkesi’ndeki diğer şehirlerin aksine bu şehirde yetiştiricilerin sayısı yetiştirici olmayanlardan daha fazlaydı.

 

 

Bu durum Mut Şehri içinde geçerli olsa da başkentteki fark çok daha büyüktü. Kaş Ülkesi’ne dağılmış birçok tarikat ve klanların merkezleri başkentteydi. Başkentin en güvenli şehir olarak görülmesinin sebebi, kraliyet ailesinin birçok güçlü klan ve tarikatın aksine zamanın geçişine direnebilmesiydi. Kaş Ülkesi kurulmasından bu yana kraliyet ailesi ve başkent hiç değişmemişti.

 

 

Kayra ve Sha geniş surların altından geçerken etrafı gözlemliyorlardı. Girişteki meraklı birçok insanın aksine ikili birçok şeye karşı ilgilerini kaybetmişti. Girişten geçip kalabalık bir caddeye ulaşana kadar bu şekilde çevrelerini gözlemliyorlardı. Ancak kalabalık caddeye ulaştıklarında herkesin dilinde olan bir dedikoduyu duydular.

 

 

‘’Birilerinin Mu Klanı’ndan çalabileceğini düşünmek. Mu Klanı’nın destekçilerini rahatsız etmekten korkmuyorlar mı?’’

 

‘’Sadece onları da değil Mu Klanı daha önce satışın başkentte yapılacağını bildirmişti. Başkentteki birçok klan ve tarikat hatta kraliyet ailesi bile melezin gelişini bekliyordu. Çalan kişi sadece Mu Klanı’nı değil bütün bu klanları da rahatsız etti.’’

 

 

Kayra ve Sha yaptıklarının başkentte böyle bir etkiye neden olacağını tahmin edememişlerdi. Kraliyet ailesi bile onları arıyor olabilirdi. Kayra böyle bir durumu beklemese de yaptığı şeyden pişman değildi. Sha’yı Mu Klanı’nda bırakması gibi bir durumu düşünmemişti bile. Bu durum onları biraz zor durumda bıraksa da Kayra bedenindeki mührün birkaç gün sonra çözüleceğini biliyordu.

 

 

Mühür çözüldüğünde hızı Ölümlü Alemin geç aşamasına kadar yükselebilirdi. Çift hançer tekniğinden edindiği temelle gücünün öncekinden çok daha yüksek olacağını düşünüyordu. Yaşlı adam bedenindeki mührü çözebilecek olsa da bunu yaparak mührü koyan kişiyi rahatsız etmek istememişti. Kayra hala bu mührü kimin koyduğunu bilmiyordu. Onun Kaş Ülkesi’nden ayrılacağını bilen çok az insan vardı. Yaşlı adamın dediğine göre mührü koyan kişi oldukça yetenekliydi. Kayra böyle biriyle nerede karşılaştığını merak ediyordu.

 

 

Kayra Sha’yla birlikte, daha önce Lu Tantai’den aldığı haritaya bakarak Lu Klanı’nın merkezine doğru ilerledi. Lu An’a olan borcunu ödeyip bir an önce başkentten ayrılmak istiyordu. Kraliyet ailesinin güç düzeyini bilmediğinden temkinli olmakta fayda vardı. İkili haritaya göre başkentin geniş caddelerinde bir süre yürüdükten sonra girişinde büyük harflerle Lu yazan büyük bir malikaneye ulaştılar. Malikanenin büyüklüğünden ve görünüşünden Lu Klanı’nın ne kadar varlıklı olduğu belli oluyordu. Malikane Yulang Şehri’nin sarayından birkaç kat daha büyüktü. Yetiştiriciler paraya çok fazla önem vermeseler de yaşadıkları ortama oldukça önem veriyorlardı. Bu güçlü klanların güçlerini göstermek için kullandıkları yollardan biriydi.

 

 

Kayra ve Sha büyük harflerle Lu yazan girişe yaklaştıklarında girişte bekleyen bir görevli onlara doğru yürüyerek ‘’Randevunuz yoksa kimliğinizi bildirmeniz gerek.’’ dedi. Kayra görevlinin sözlerini duyduğunda Lu An’ın daha önce ona verdiği bir kartı çıkarıp görevliye verdi. Lu An daha önce doğrudan ona ulaşabilmesi için bu kartı vermişti. Görevli Kayra’nın çıkardığı kartı kontrol ettikten sonra nazik bir tonda ‘’Lütfen beni takip edin. Genç efendimiz de sizi bekliyordu.’’ dedi.

 

 

Kayra ve Sha malikaneye girerken Lu An malikanenin arka avlusunda Lu Du’nun yanında oturmuş önündeki arenada yapılan savaşı izliyordu. ‘’Lu An yarışma 5 gün sonra çocuk vaktinde yetişebilecek mi?’’ Lu Du arenadaki savaşı izlerken konuştu. Sesinden endişeli olduğu belli oluyordu.

 

 

‘’Du Amca endişelenmene gerek yok. Yakında burada olacağına eminim.’’ Lu An rahat bir şekilde konuştu. Bu konuda endişeli görünmüyordu. Lu Du, daha önce birçok kez aynı soruyu sormuş ve aynı cevabı almıştı. Lu An’a güvense de Kayra’ya güvenemiyordu. ‘’Neden yedek birini bulmuyoruz? Bu şekilde çocuk gelmezse bile bir güvencemiz olur.’’ Lu Du bu sefer o kadar kolay pes etmek istemiyordu.

 

 

‘’Yedek? Du Amca hedefimi bilmelisin beni klan lideri yapabilecek birini 5 günde bulmamız mümkün değil. İkincilik ya da üçüncülükle ilgilenmiyorum.’’ Lu An başını iki yana sallarken konuştu. Klan lideri olamasaydı sıralamanın önemi yoktu. Lu An ve Lu Du konuşurken bir görevli hızla yanlarına yaklaştı ve saygılı bir tonla ‘’3.Efendi, Genç Efendi. Bahsettiğiniz kişi malikaneye geldi. Dediğiniz gibi bekletmeden içeriye aldık.’’ dedi.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1261

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 701

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 661

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15586 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 20989 Bölüm Sayısı


creator
manga tr