Korku dağları bekler. #Atasözü

Lord Of The Demons - Bölüm: 21- Öldür!


Shiina'nın notu: Bu bölüm her zamanki düzenden farklı olarak 200-300 kelime  daha uzun, keyifli okumalar.

 

 

Kayra’ya bakarak  ‘’Şeytan Tarikatı’na katılmandan bahsediyorum. Tarikata katılan herkes birbirinin rozetlerini hissedebilir’’  dedi. Kayra kızın sözlerini duyduğunda rozetini çıkardı. Ancak çıkarmasına rağmen kızı hissedemiyordu. Kayra kızın rozetini hissedemese de yalan söylediğini düşünmüyordu. Yaşlı adamda buna benzer bir şey söylemişti. Kayra samimi bir ses tonuyla ‘’Bedenimde şuanda küçük bir problem olduğundan seni hissedemedim.’’ dedi. Kayra tam emin olmasa da bunun hızının artışını durduran şeyle alakalı olduğunu düşünüyordu.

 

 

  ‘’Bu neden beni hissetmediğini açıklar. Benim adım Lu Tantai, Lu Klanı’nın en küçük kızıyım. Tarikat toplantısına kadar olan boş vaktimi öldürüyordum. Karşılaşmamız tesadüf.’’ dedi. Kız, Kayra sormadan kimliğini ve amacını dile getirmişti. Bu onun samimiyetinin göstergesiydi. Kayra kızın Lu Klanı’ndan olmasını beklemiyordu. 18 yaşında Ölümlü Alemi’ne ulaşan bir dahi Kaş Ülkesi’ni yönetmeleri için yeterliydi. Kayra dikkatlice baktığında Lu Klanı’na ait aurayı hissedebiliyordu. Kızın sakin bir yüzü ve kendinden emin bir ifadesi vardı. Kayra’nın yanına gelmeden önce birçok şeyi düşünüp planladığı belliydi.

 

 

  ‘’Ben Yulang Şehri’nden Kayra. Klanınızın genç efendisi Lu An’a olan borcumu ödemek için başkente gidiyorum. Açık arttırma ilgimi çektiğinden burada bir süre kalmaya karar verdim.’’ Kayra da niyetlerini açıkça ifade etmişti. Şeytan Tarikatı’na katılan herkesin grup kurması gerektiğini biliyordu. Lu Klanı’yla ilişkileri iyi olduğundan grup olabilirlerdi. Kayra, Lu Tantai’nin Ölümlü Alemin kaçıncı seviyesinde olduğunu bilmese de erken aşamayı geçtiğini düşünüyordu.

 

 

 ‘’Oh, o zaman sen Büyük Kardeş An’ın seçtiği adaysın. Seninle birlikte Büyük Kardeş An’ın klan lideri olacağı kesin’’ Lu Tantai, Kayra’nın sözlerine şaşırmıştı. Grup olmayı planladığı kişinin Lu Klanı’yla iyi bir ilişkisi olmasını beklemiyordu. ‘’Bende 2 gün önce açık arttırma için buraya geldim. Bu hana haber almak için gelmiş olmalısın seninle bilgilerimi paylaşabilirim.’’ Lu Tantai, Kayra’yla grup olabilmek için samimi bir şekilde konuşuyordu.

 

 

 ‘’Gücümü hissedebiliyor musun?’’ Kayra bu sözleri beklemiyordu. Yaşlı adamın dediğine göre yetiştirici olarak bir seviyesi olmadığından, ondan çok daha güçlü biri olmadıkça hızını fark etmemeliydiler. Lu Tantai, Kayra’nın tepkisini bekliyormuş gibi görünüyordu. Gözleri koyu sarıya dönerken ‘’Hayır, gücünü hissedemiyorum. Ama bedenindeki mührü görebiliyorum. Yakında dağılacak gibi görünüyor. Bu mühür Şeytan Tarikatı’nın güçlü bir uzmanı tarafından bırakılmış olmalı. Bu seviyedeki birinin ilgisini çekmek için basit biri olmamalısın.’’ dedi.

 

 

 Kayra, Lu Tantai’nin gözlerini gördüğünde bu gözlerin önünde hiçbir şeyin gizlenemeyeceğini hissetmişti. ‘’Düşüncelerimi de görebiliyor olabilir mi?’’ Kayra bunu düşünmeden edememişti. Lu Tantai, Kayra bir şey demeden konuştu. ‘’Düşüncelerini göremiyorum. Gözlerimi gören herkesin ilk düşüncesi bu oluyor. Ustama göre gelecekte kendimden zayıflarınkini görebilirmişim. Gözlerimi sana göstermemin sebebi seninle grup olmak istemem.’’ Lu Tantai, Kayra’nın gücünü bilmese de güçlü bir destekçisinin olması onunla grup olması için yeterliydi.

 

 

 Kayra, Lu Tantai’nin bu kadar açık sözlü olmasını beklemiyordu. Böyle yetenekli biri grup olmak istediğinden bu teklifi reddetmeyecekti. Şeytan Tarikatı’ndaki grup üyeleri uzun bir süre birlikte olacaklarından seçim çok önemliydi. Kayra da bu durumun farkındaydı. Kayra, Lu Tantai’nin teklifini kabul edince ikili güçlü yönlerini birbirlerine anlatarak gelecekte ihtiyaçları olacak üyeleri tartışmaya başladılar. Lu Tantai’nin birçok ilginç ve zekice planı vardı. Bu planları Kayra’ya anlatıyor, Kayra da uygun bulmadığı yerleri bildiriyordu. Bu şekilde ikili geç saatlere kadar sohbet ettiler. Gelecek hakkında planlar yapmak Lu Tantai’yi heyecanlandırmıştı. Kayra dinlenmek istediğini dile getirip ayrılmasaydı. Lu Tantai’nin ayrılmaya niyeti yoktu.

 

 

 Kayra handaki odasına geldiğinde rahat bir nefes verdi, artık şimdiyi düşünebilirdi. Kayra uzun gelecek planları yapmaya alışık değildi. Lu Tantai’yle yaptıkları planların hepsi olasılık üzerine olduğundan konuşma uzadıkça uzamıştı. Gelecekteki olasılıklar sonsuz değil miydi? Kayra’nın bu kadar uzun süre konuşmasının sebebi Lu Tantai’nin fikirlerinin oldukça iyi olmasıydı.

 

 

 Kayra son 5 gündür düzgün bir şekilde dinlenmediğinden bu geceyi dinlenerek geçirmeye karar verdi. Son 5 gündür çift hançer tekniğini incelemişti. Bu tekniğin adı çift hançer tekniği olsa da hançerleri nasıl kullanacağını öğrettiği gibi birçok gizli saldırı ve hareket tekniği de içeriyordu. Kayra bu tekniklerin ona ne kadar uygun olduğunu görünce yaşlı adamın bunları çok önceden hazırladığını anlamıştı.

 

 

 Sonraki sabah Kayra erkenden uyanmıştı. Bugün açık arttırmanın yapılacağı gündü. Açık arttırma tamamen kölelerin satımından oluşuyordu. Kayra insanların köle olarak satılmasını onaylamasa da bu zihniyeti bir anda ortadan kaldıramazdı. Kayra hanın restoranına geldiğinde Lu Tantai önceki gün oturdukları masa da oturmuş onu bekliyordu. Lu Tantai de Kayra gibi görüntüsünü saklıyordu. Kayra kendi sebeplerinin sorgulanmasını istemediğinden bu konuyla ilgili bir şey sormamıştı.

 

 

 Açık arttırmanın saati yaklaştığından ikili selamlaştıktan sonra handan ayrıldı. Kayra daha önce Lu Tantai’den melezin başkentte satılacağını öğrenmişti. Aynı zamanda soy özelliklerini dışa vuran birinin köle olarak nasıl ele geçirildiğini de öğrenmişti. Mu Klanı’nın güçlü bir uzmanı yoktu. Yaşı küçük olduğundan melez kendini savunamamıştı. Mu Klanı’nın onu nereden bulduğuna gelince bunu kimse bilmiyordu.

 

 

 Kayra ve Lu Tantai açık arttırmanın yapılacağı alana geldiklerinde toplanan kalabalık Kayra’yı şaşırtmıştı. ‘’Bu açık arttırma güçlü kölelerin satımı için 2 yılda bir düzenleniyor. Bizim gibi meleze ilgi duyanlarla birlikte bu kalabalık şaşırtıcı değil.’’ Lu Tantai, Kayra’nın şaşırdığını görünce konuştu. Açık arttırma Köle Şehri’nin geniş meydanlarının birinde yapılıyordu. Müşteriler meydanın ortasındaki platformun etrafına dizilmiş sandalyelerde oturuyorlardı. Satılacak olan köleler üstü kapalı kafeslerle platforma konulmuştu. Bu açık arttırma Köle Şehri için oldukça önemliydi. Müdür Mu melezin getirdiği fırsatı da kullanarak giriş ücretlerini arttırsa da bu zengin köle tacirlerine engel değildi. Her açık arttırma döneminde köle tacirlerinin aklındaki soru Mu Klanı’nın bu kadar köleyi nereden bulduğuydu.

 

 

 Kayra ve Lu Tantai bir yer bulduktan sonra oturdular. Köle tacirlerinin ve normal insanların oturdukları alan farklıydı. Köle tacirleri platforma çok daha yakındı. Bir süre sonra daha önce Kayra’ya handa yol gösteren kadınında içlerinde olduğu bir grup insan platforma çıktı. Bu insanların platforma çıktığını gören kalabalık sessizleşti.

 

 Grupta lüks kıyafetiyle dikkat çeken bir kadın kalabalığa bakarak konuşmaya başladı. ‘’Klanımızın 2 yılda bir yaptığı açık arttırmaya hoş geldiniz. Bu yıl açık arttırmayı ben yöneteceğim. Vaktimiz az olduğundan ilk ürünümüzle açık arttırmayı başlatıyorum.’’ Kadın sözlerini bitirdiğinde arkasındaki kadınlar üstü kapalı kafeslere doğru yürüdüler. Handaki kadın en baştaki kafese gelip üstündeki örtüyü kaldırdı. Örtünün altında 2 metre uzunluğunda ve 1 metre genişliğinde bir kafes vardı. Kafesin içinde elleri ve ayakları zincirlenmiş ağzı kapalı iri yarı bir adam vardı.

 

 

Kayra adamın gözlerini gördüğünde yüzü çirkinleşti. Adamın gözlerinden normal bir insandan hissedemeyeceği öldürme niyetini hissetmişti. Yetiştirici olmayan biri nasıl böyle bir öldürme niyeti salabiliyordu? Açık arttırmanın başlamasıyla köle tacirlerinin teklif sesleri yükselmeye başladı. Kısa sürede adam tacirlerden birine satılmıştı. Açık arttırmanın gidişatını engellememek için satılan ürünler açık arttırma bittiğinde müşterilere teslim ediliyordu. İnsanların coşkulu tekliflerini duyan Kayra bu duruma daha da sinirlenmişti. Bir gün onların ya da akrabalarının da bu şekilde satılabileceğini hiç düşünmüyorlar mıydı? Onlara satılmayacaklarının garantisini veren neydi?

 

  Açık arttırmaya çıkarılan ürünler fiyatından bağımsız, hızlı bir şekilde satılıyordu. Köle Tacirlerinin neden bu kadar zengin oldukları belliydi. Açık arttırma devam ederken satılan köleler platformdan insanların onlara verdiği teklifleri dinliyorlardı. Bu şekilde açık arttırma gün boyunca devam etti. Son kölede satıldığında platforma tombul bir adam çıktı. ‘’Açık arttırmamızı onurlandıran herkese teşekkür ediyorum. Ben açık arttırmanın yöneticisi Mu Luo daha çok Müdür Mu olarak bilinirim.’’

 

 

 Müdür Mu kalabalığa bir göz attıktan sonra konuşmaya devam etti. ‘’Çoğunuzun platforma neden çıktığımı tahmin ettiğini düşünüyorum. Evet, Mu Klanı’mızın zorlu uğraşlarla elde ettiği ve hepinizin merakla beklediği melezin gösterileceği ana tanık olmak için buradayım.’’ Müdür Mu bunu söyledikten sonra elini sallayarak platformun aşağısındaki adamlarına işaret verdi. İşareti alan iri yarı 4 adam omuzlarında 3 metre uzunluğunda ve 2 metre genişliğinde bir kafesle platforma çıktılar. Müdür Mu adamlarının kafesi platforma bıraktığını gördüğünde üstündeki örtüyü kaldırmak için kafese doğru yürüdü.

 

 

 Kalabalık arasında oturan Kayra kafesi gördüğünde içini güçlü bir aşinalık hissi doldurmuştu. Uzun zaman önce kaybettiği bir şeyi bulmuş gibi hissediyordu. Bu duygu o kadar güçlüydü ki fark etmeden gevşek oturduğu koltukta doğrulmuştu. Bir yetiştiricinin kontrolünü kaybetmesi oldukça nadirdi. Lu Tantai de Kayra’daki değişimi fark etmişti. ‘’Melezi tanıyor olabilir mi?’’ Kafeste örtü olmasına rağmen Lu Tantai melezi rahatça görebiliyordu. Melezden tanıdık bir aura hissetmemişti.

 

 

 Müdür Mu kafesteki örtüyü kaldırdığında herkesin görüşüne,   büyük kafesin ortasında zorlukla ayakta  duran küçük bir kız girmişti. Kız 7-8 yaşlarında görünse de kalabalığa yaydığı çekicilik birçok köle tacirinin şehvet duygusunu kamçılamıştı. Beyaz saçları ve mavi gözleri onu bu dünyadan değilmiş gibi gösteriyordu. Gözlerine bakanlar derin bir okyanusta kaybolmuş gibi hissediyorlardı.

 

 

Kız kalabalığın bakışlarını umursamadan tek bir noktaya bakıyordu. Hüzünlü ve yalnız ifadesiyle attığı bu bakış kalabalığın dikkatini çekmişti. Kızın gözlerini takip ettiklerinde ayağa kalkmış Kayra’nın parlak açık kahverengi gözleriyle buluştular. Kayra kızın hüzünlü ve yalnız ifadesine bakarken nazik bir ses tonuyla ‘’Benimle gelmek ister misin?’’ dedi. Kayra en değerli hazinesini bulmuş gibiydi, sesini yükseltip onu incitmek istemiyordu. Kayra’nın nazik sesini duyan kız öldürme niyeti salarken etrafındaki köle tacirlerine bakıp ‘’Öldür! Hepsini Öldürürsen seninle geleceğim.’’ dedi.

 

 

Shiina'nın notu: Umarım beğenmişsinizdir. Ben beğendim.   *-*




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15563 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr