"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Lord Of The Demons - Bölüm: 16 - Bir Şans...


Shiina'nın notu: Keyifli okumalar.

 

 

 ‘’Annenin hala bu dünyada olup olmadığını merak ediyorum?...’’ Yaşlı adam, Kayra’nın annesine ne kadar bağlı olduğunu anlamıştı. Onun gibi kimsesiz olan biri bu duyguyu anlayamasa da sevdiklerini kaybetmenin acısını birçok kez tatmıştı. Bu konunun Kayra’nın gelecekteki gelişimine engel olacağından korkuyordu.

 

 

Kayra, böyle bir soru beklemediği için bir süre tepki verememişti. Kendine geldiğinde yaşlı adama derin bir bakış attı. Yaşlı adamın neden bu soruyu sorduğunu anlamamıştı. Hikayenin sonuna atlamak istiyor olabilir miydi? ‘’Yaşlı adam hikayemin çok uzun olduğunu mu düşünüyorsun?’’ Yaşlı adamın düşüncelerini okuyamayan Kayra sormaya karar verdi.

 

 

‘’Oh, genç adam fazla düşünüyorsun, cevabından bağımsız olarak hikayeni dinleyeceğim.’’ Yaşlı adam başını iki yana sallarken konuştu. Bu çocuk hikayesinden başka bir şey düşünemiyordu.

 

 

Kayra, bu sözleri duyduğunda tekrar yaşlı adama derin bir bakış atmıştı. Ancak ne kadar bakarsa baksın düşüncelerini okuyamıyordu. ‘’Pekala, yaşlı adam bu kadar merak ettiğinden hikayemi biraz kısaltacağım. Bunun hakkında ne düşünüyorsun?’’ Kayra, hikayesinin sonunu bu şekilde söylemeye istekli değildi. Yaşlı adam gerçekten hikayesini dinleyecek olsa da sonucu bilinen bir hikayeyi, isteyerek dinlemesine imkan yoktu. Bu yüzden Kayra kısaltmaya karar vermişti.

 

Yaşlı adam Kayra’nın hikayelere bu kadar takıntılı olmasını beklemiyordu. Kendini güçlendirmek sıkıntılarını hikaye şeklinde anlatması iyi bir şey olsa da bu kadar takıntılı olması garipti. Yaşlı adam bu konuda Kayra çok inatçı olduğundan çaresizce başını salladı.

 

Kayra, yaşlı adamın başını salladığını görünce hikayesini kaldığı yerden anlatmaya devam etti.

 

 

Kayra çocuklara güzel bir ziyafet çektirdikten sonra hediye verme planını uygulamaya başladı. Kısa sürede büyük kardeşin ünü tekrar tüm Yulang Şehri’ne yayılmıştı. Fakir ailelere ve çocuklara hikayeler anlatıp yiyecek veren büyük kardeş. Kayra’nın ünü artarken hikayelerini dinleyenlerin sayısı da artmıştı. Artık başlangıçta gördüğü ilgiden daha fazla ilgi görüyordu. Bunun en büyük sebeplerinden biri Kayra’nın verdiği yiyeceklerin, sarayda bulunan yiyeceklerden farklı olmamasıydı.

 

 

Bu şekilde Kayra hikayelerini anlatırken 1 yıl daha hızlıca geçmişti. Ange’nin uyku saati de gün geçtikçe artmıştı. Artık günün yaklaşık 20 saati uyuyordu. Eğer iyileştirilemezse 1yıl sonra ölebilirdi.

 

Kayra için bu yıl çok zor geçmişti. Annesi gözünün önünde yavaş yavaş soluyordu. Her ne kadar kendini ruhen güçlendirmiş olsa da bu duruma dayanması zordu. Yue, Kayra’ya bu konuda destek olmak istese de elinden bir şey gelmiyordu.

 

 

Kayra annesiyle geçirdiği birkaç saat dışında tüm zamanını hikaye anlatarak ve kendi bedeninin inceleyerek geçiriyordu. Birçok kez yetiştirme tekniklerini eğitmeyi denemesine rağmen başarılı olamamıştı. Yetiştirme yapmayan biri nasıl bu kadar güçlü olabiliyordu? Kayra bunu çözmek için ne kadar araştırmalar ve denemeler yapsa da bir sonuca ulaşamamıştı.

 

 

Bunların yanında Kayra geçen 1 yıl boyunca Yue’ye yetiştirme tekniklerini öğretiyordu. Her zaman Yue’nin yanında olamayacağından onun güçlenmesini istemişti. Ange’nin anılarına sahip olduğundan öğretme konusunda oldukça iyiydi. Yetiştirmeye yeni başlayan bir kişi hangi Dao’ya yatkın olduğunu çözene kadar yanlış tekniklerde uzun bir vakit harcarlardı. Kayra’nın öğretmesiyle Yue onlardan farklıydı. Kayra, Yue’nin Su Dao’suna yatkın olduğunu anladığından ona bu yönde teknikler öğretmişti. Bu aynı zamanda insanların tarikatlara ve klanlara katılma sebeplerinden biriydi.

 

 

Günler bu şekilde geçerken aniden Kayra’ya bilinmeyen bir kaynaktan mektup gelmişti. Mektubu ona ileten kişi bu mektubun büyük kardeşe olduğunu söylemişti. Kayra birilerinin neden büyük kardeşe mektup gönderdiğini merak ettiğinden hızlıca mektubu açtı. Mektup Lu An’dan gelmişti ve annesinin vücudundaki zehir hakkında bilgi veriyordu. ‘’Bu zehrin adı Ruh Çalan Zehri’dir. Bu zehirle zehirlenen kişiler güçlerini kaybeder ve yetişim seviyelerine göre bir süre sonra günün çoğunluğunu uyuyarak geçirirler.’’Buraya kadar okuduktan sonra Kayra herhangi bir tepki vermemişti. Ancak bir sonraki kısmı okuduğunda şok olmasına engel olamamıştı. ‘’Bu zehirle zehirlenen kişiler sonsuz bir uyku dönemine girerler. Bu yüzden bu zehre Ruh Çalan Zehri deniyordu. Tedavi edilmesi zor olduğundan bu uykuya dalanlar ölü kabul ediliyor.’’ Buraya kadar okuyan Kayra’nın elleri titremeye başlamıştı. Bir şans...

 

 

 Kayra hikayelerini anlattığı sırada, Kaş ülkesi’nin doğu sınırındaki Mut Şehri’nde

 

Mut Şehri Kaş Ülkesi’nin doğu sınırında bulunan büyük bir şehirdi. Refah seviyesi başkentle karşılaştırılabilirdi. Çoğu uzman Mut Şehri’ni Kaş Ülkesi’nin başkenti olarak görürdü. Bunun en büyük sebebi Mut Şehri’nin, Kaş Ülkesi’yle komşu ülkeler arasında ki iletişimin merkezi olmasıydı.

 

 

Mut Şehri’nin kimsesiz sokaklarından birinde bir kız ağır adımlarla yürüyordu. Kızın giydiği kar beyaz elbise onu oldukça etkileyici gösteriyordu. ‘’Hmm, vakit geldi. ‘’ Kız elindeki, üstünde şeytan yazan parlayan rozete bakarken konuştu. ‘’Uzun zamandır bunu bekliyordum.’’ Dedikten sonra aniden ortadan kayboldu. Eğer Kayra burada olsaydı bu kızın arayıp bulamadığı kişi olduğunu bilirdi.

 

 

Bilinmeyen bir yerde birçok siyah siluet yüksek bir platformun önünde toplanmıştı. Platformun önünde zaman zaman siluetler belirip kayboluyordu. Bir süre sonra yüksek platformun üstünde beyaz bir siluet belirdi. Beyaz siluetin belirmesiyle toplanan siyah siluetler hafifçe eğilerek onu karşıladı. Beyaz siluet kafasını hafifçe sallarken konuşmaya başladı. ‘’Pekala, herkes kuralları bilmeli. Rozetleri gösterip numaralarınızı bildirin.’’

 

 

Beyaz siluetin sözlerini duyan siyah siluetler teker teker öne çıkarak dediklerini yapmaya başladılar. ‘’Ben birim’’  ‘’Ben yüzüm’’ ‘’Ben binim’’ siyah siluetler adlandırıldıkları numaraları söylerken bazıları sözlerini bitirir bitirmez acı çığlıklarla ortadan kayboluyordu. Bu acı çığlıkları duyan bazı siyah siluetler endişelenmeye başlamıştı. Buraya ait olmadıkları belliydi. Siyah siluetlerden biri içinden bu durumu lanetliyordu. ‘’Lanet olsun düzensiz sayılar söyleyip duruyorlar nasıl bizi ayır edebiliyorlar?’’ Sıra içinden lanetleyen siyah siluete geldiğinde aniden bağırarak beyaz siluete doğru atıldı. Ancak henüz hareketini yapamadan acı çığlıklarla yok olmuştu.

 

 

‘’Gerçekten nasıl oluyor da hiç pes etmiyorsunuz? Sizi buraya ölüme gönderenleri suçlamalısınız.’’ Beyaz siluet, siyah siluetlere bakarken alaylı bir şekilde konuştu. Bir süre sonra tüm siyah siluetler kendilerini tanıtmışlardı. Herkesin hazır olduğunu gören beyaz siluet konuşmaya başladı.

 

 

‘’Hainlerden kurtulduğumuza göre size birçoğunuzun bildiği bazı ilkeleri anlatacağım. Gücünüzün ne olduğu önemli değil bir yetiştirici bile olmayabilirsiniz. Eğer buraya gelmeye hak kazandıysanız bu sizi diğerlerinden ayıran iyi bir yönünüz olduğunu gösterir. Şeytan Tarikatı’nda sıradan bir insan bile lider olabilir ve tarikatı yönetebilir. Evet, yetiştirici olmasanız bile tarikatı yönetebilirsiniz. Her ne kadar böyle bir durum tarikat tarihinde sadece bir kez gerçekleşmiş olsa da bu tekrar olmayacağı anlamına gelmez. Bunu nasıl başaracağınıza gelince buradan ayrıldığınızda hepiniz tarikatımızın sistemi hakkında bilgilendirileceksiniz. Bu dönem toplantıyı yöneten kişi olarak seçildiğimden size ekstra bir bilgi vereceğim takım arkadaşlarınızı seçerken dikkatli olun. Artık ayrılabilirsiniz’’ Beyaz siluet bunları söyledikten sonra elini salladı ve ortadan kayboldu. Söylemesi gerekenleri söylemişti. Ne kadarını anladıklarına gelince bu onların kapasitesine bağlıydı.

 

 

Beyaz siluet ayrıldıktan bir süre sonra siyah siluetlerin rozetleri parlamaya başladı. Ardından siyah siluetler birbirlerine garip bakışlar atmaya başladılar. Şimdi beyaz siluetin sözlerini daha iyi anlıyorlardı. Herkes bir grup kurmak zorundaydı ve tarikattaki tüm görevler bu grupla tamamlanmalıydı. Bir süre bakışmalardan sonra siyah siluetler 10-20 kişilik gruplara ayrıldılar. Sayının fazlalığı görevleri daha kolay yapmalarına izin verecekti. Gruplar belli olduğunda kaybolan beyaz siluet  gibi herkes bu bilinmeyen alandan kayboldu.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1220

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1055

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14826 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 19508 Bölüm Sayısı


creator
manga tr