"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Lord Of The Demons - Bölüm: 6 - Hedefi Olmayan


Shiina'nın notu: Keyif almanız dileğiyle

 

 

Kayra sabah uyandığında oyalanmadan malikaneyi temizlemeye başladı. Günün yarısını temizliğe diğer yarısını da annesinden aldığı garip teknikleri çalışmak için kullanmaya karar vermişti. Malikanede birçok kullanılmayan oda vardı. Malikanede Kayra ve annesi dışında birkaç hizmetçi yaşıyordu.

 

 

Kayra işe başlamadan önce etrafı gözlemledi. Etrafta kimsenin olmadığını teyit ettikten sonra hızını kısıtlamadan kullanmaya başladı. Bu üç günde tüm malikaneyi temizleyebileceğini düşünüyordu.

 

 

Siyahlı adam Kayra’nın düşündüklerini bilseydi şaşkınlıktan küçük dilini yutabilirdi. Kendisi tüm gün çalışarak malikaneyi bir haftada zor temizlerdi. Tüm bunlara Kayra’nın henüz 10 yaşında olduğunu ve hiçbir eğitim almadığını da katarsak siyahlı adamın tepkisini hayal etmek zordu.

 

 

Kayra bu şekilde üç gün geçirdi. İkinci günde Yue’yi aramak için dışarı çıkması dışında başka bir aktivitesi yoktu. Kayra bu rutine alışmıştı. Temizlik cezası olmasa bile günlerini malikanede annesinden aldığı tekniklere bakarak geçirirdi. Başta bu tekniklerin ne işe yaradığını anlamamıştı. Garip duruşlar ve sürekli tekrarlanan hareketler. Tekniğe göre bu hareketler gücünü arttırmalıydı ama Kayra hızı dışında artan bir yönünü bulamamıştı. Hızdaki artışında teknikle alakalı olmadığını biliyordu. Hızı çok az da olsa sürekli artardı.

 

 

Kayra 3 yıl çalışmasına rağmen bu tekniklerin ne işe yaradığını anlamamıştı. Sonunda Kayra, Yan Feng’le savaşından önce tekniğin ne işe yaradığını çözmüştü. Teknik beden gücünü arttırmıyordu, saldırılarda açığa çıkan gücü arttırıyordu. Savaşçıların çoğu var olan güçlerinin sadece %50’sini açığa çıkarabiliyordu. Yaşam ve ölüm deneyimleriyle bu oranı arttırabilenler de vardı. Buradan bu tekniklerin değeri anlaşılabilirdi. Hayatını tehlikeye atmadan bu oranı arttırabiliyordu.

 

 

Kayra elindeki tekniklerin bu oranı ne kadar arttırabileceğini bilmiyordu. Gücünün %100’ünü açığa çıkarabilecek kadar arttırabilseydi. Bir insanın gücünü iki katına çıkarmış gibi olurdu. Kayra bütün bunları düşünerek heyecanlandı. Gücü iki kat arttırmak onun gibi gücü hiç artmayan biri için çok daha değerliydi. Kayra ne kadar çalışırsa çalışsın kendi beden gücünü arttıramıyordu. Kayra’nın hesaba katmadığı şey bir insanın açığa çıkarabildiği güç beden gücünün %100’ü ile sınırlı değildi. Örneğin Kayra hızını kullanarak gücünü birkaç kat arttırabilirdi.

 

 

Kayra şimdiye kadar yaptığı çalışmalarla açığa çıkardığı gücü sadece %10 kadar arttırabilmişti. 3 yıl bu tekniklere çalıştığını düşününce bu artışın çok az olduğunu düşünüyordu. Üstelik artık bu oranı yükseltmek çok daha zordu. Kayra’nın bilmediği şey birçok yaşam ve ölüm tecrübesi yaşamadan bu oranı elde etmenin neredeyse imkansız olduğuydu. Hayat 3 yıldan çok daha değerliydi.

 

 

Bir sonraki gün Kayra bu teknikleri Yue’ye öğretmeye karar verdi. Yue’nin kendisi gibi araştırıp öğrenmesine gerek yoktu. Kayra tecrübelerini paylaşarak Yue’nin çok daha hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlayabilirdi.

 

 

Bu durum hedefin yönünü bilen biriyle bilmeyen arasındaki fark gibiydi. Hedefin yönünü bilmeyen biri ancak birçok denemeden sonra yönünü bulabilirdi. Eğer şansızsa hayatı boyunca yönünü bulamayabilirdi de. Yue’nin avantajı Kayra’nın ayak izlerini takip ederek hedefine çok daha kolay ulaşabilmesiydi. Buradan geçmişten gelen tecrübelerin önemi anlaşılabilirdi.

 

 

Kayra bunları düşündüğünde gülümsedi. Yue’nin gönlünü almak için bunu kullanmayı planlıyordu. Aynı zamanda Kayra, ne kadar çabalasa da kendi beden gücünü arttıramadığı için bu teknikleri uygulamaya devam edecekti. İlerleme yavaş da olsa hiç yoktan iyiydi.

 

 

 Kayra teknikleri bir süre daha uyguladıktan sonra durdu ve hazırlanmaya başladı. Yue için Kral Caddesi’ne bir göz atmalıydı. Artık annesi dışarı çıkmasına eskisi kadar karşı çıkmıyordu. Yan Feng’i yendiği için olabilir miydi? Bunun olacağını bilseydi daha önce Yan Feng’e meydan okurdu.

 

 

Aynı zamanda sarayda Yue dışarı çıkmaya hazırlanıyordu. Dört gün boyunca saraydan ayrılmamıştı. Artık Kayra’nın onu bulmasına izin verebilirdi. Kayra’nın bu sefer nasıl bir planla geleceğini merak ediyordu. Bunu düşündüğünde Yue’nin yüzünde geniş bir gülümseme oluştu. Yue hazırlandıktan sonra Kral Caddesi’ne gitmeye karar verdi.

 

 

Yue Kral Caddesi’ne geldiğinde etrafta bir söylenti dolaşıyordu. 1.Prens kendisi için yapılan dövüş turnuvasından önce bir duyuru yapacaktı. Önemli olan duyuru yapılması değildi. Haberin bu kadar yayılmasının sebebi 1.Prens’in sözleriydi. Yapacağı duyuru tüm Yulang şehri’nin geleceğini değiştirebilecek bir duyuruydu.

 

 

Yue’nin yüzü bu söylentiyi duyduğunda çirkinleşti. Bunun iyiye işaret olmadığını biliyordu. 1.Prens ne zaman iyi bir şey yapmıştı ki? Yue Saray Demirci’sine yaklaştığında arkasında birinin olduğunu hissetti. Dönüp arkasına baktığında sadece gözleri ve dudakları görünen siyahlar içindeki Kayra’nın arkasında olduğunu gördü.

 

 

Kayra, Yue’nin ona baktığını gördüğünde hemen hafifçe eğildi ve konuşmaya başladı. ‘’Ülkemizin bir numaralı güzelliği lütfen bu jestimi kabul edin.’’ Kayra bunları söylerken eğik durmaya devam etti.

 

 

‘’Hmph, Kayra ülkedeki tüm güzelleri görmüş gibi konuşuyorsun.’’ Yue arkasını dönüp yürürken söyledi. Kayra’nın Yue’nin sözlerine cevabı yoktu. Yulang Şehri’ndeki güzelleri bile görmemişti.

 

 

‘’Hadi ama Yue bana hiç fırsat vermiyorsun.’’ Kayra çaresizce söyledi. Gönlünü almak için normalde söylemeyeceği şeyler bile söylemişti. Kayra son kozunu şimdi kullanmaya karar verdi.

 

 

 ‘’Peki ya bu nasıl? Sana öğrendiğim tekniklerin ne işe yaradığını söyleyeceğim.’’ Kayra Yue’nin arkasında yürürken söyledi.

 

 

 ‘’Hmph, sorduğumda bilmediğini söylemiştin. Kayra, hiç dürüst değilsin.’’ Yue Kayra’dan istediği şeyi almadan barışmayacaktı.

 

 

‘’Peki, pes ediyorum. Söyle ne istiyorsun.’’ Kayra, Yue’ye bakarken söyledi. Bu kız benden ne istiyor?

 

 

 ‘’Benden bir şey saklamayacağına söz vermelisin en azından sorduğum sorulara düzgünce cevap vermelisin. Ayrıca tekniğini de öğrenmek istiyorum. Bir de şey, bunu daha sonra söyleyeceğim.’’ Yue ciddi bir şekilde söyledi.

 

 

Kayra, Yue’ye karşı çaresizdi. Yue’nin üçüncü isteği çok abartılıydı. Bu Yue’nin istediği anda bir şeyi yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez miydi? ‘’Peki, kabul ediyorum. Şimdi barıştık mı?’’ Kayra çaresizce söyledi.

 

‘’Hepsini mi?’’ Yue, Kayra’nın hemen kabul etmesini beklemiyordu.

 

‘’Hepsini’’ Kayra başını sallarken söyledi. Yue, Kayra’ya bakarken kıkırdadı. Bu sefer biraz ileri gitmiş olabilirdi. Kayra’nın onu mutlu etmek için böyle davrandığını biliyordu. İkisi de Bunun gibi durumları bir eğlence aracı olarak kullanıyorlardı.

 

 

‘’Peki, Kayra Kral Caddesi’ne gelmemiz nadirdir. Geçen seferde gezememiştik.’’ Yue, Kayra’yı çekerken söyledi. Kayra’nın sürekli çalıştığını biliyordu. Kral Caddesi’ndeki güzel yerlerin çoğunu görmemişti. Günün geri kalanında Yue, Kayra’yla Kral Caddesi’ndeki büyük mağazalarda gezmeyi planlamıştı.

 

 

 ‘’Yue, 1.Prensin duyurusu hakkında bir şey biliyor musun?’’ Kayra, Lu Klanı’nın büyük mağazasına girerken söyledi. Bu mağaza şehirde ünlüydü. Söylentilere göre burada aradığın her şeyi bulabilirmişsin.

 

 

‘’Hayır, 1.Prens işlerinden kimseye bahsetmez.’’ Yue, başını iki yana sallarken söyledi. Bu konu hakkında kötü bir hissi vardı.

 

 

İkili konuşurken yanlarına lüks kıyafetli bir genç yaklaştı. Daha önce Kayra’nın Yan Feng’le yaptığı düellodaki genç adamdı. ‘’Mağazamıza gelerek bizi onurlandırdınız. Size nasıl yardımcı olabilirim.’’ Genç gülümseyerek söyledi. Kayra ve Yue’nin kimliğini bildiği belliydi. Kayra’nın Yan Feng’le olan düellosundan sonra şehirde ünü artmıştı.

 

 

‘’Genç Efendi Lu’nun nezaketi için teşekkürler.’’ Yue, Lu Klanı’nın Genç Efendisine bakarken söyledi. Yue, Lu Klanı’nın Kaş Ülkesinde yüksek bir konumu olduğunu duymuştu. Her şehirde bir şubesi olduğu söylenen bu klan ülkede çok ünlüydü.

 

‘’Size eşlik etmekte ısrar ediyorum. Belki 1.Prensin duyurusu hakkında fikir alışverişi yapabiliriz.’’ Genç Efendi Lu gülümserken söyledi. Kayra, Genç Efendi Lu’nun sözlerini duyduğunda gözleri parladı.

 

 

‘’Genç Efendi Lu bunun hakkında bir şey biliyor olabilir mi?’’ Kayra doğrudan sordu. Annesi ve Yue dışındakilerle uzun bir konuşmayı zaman kaybı olarak görüyordu. Toplumun üst kademesi her zaman çıkar ilişkisi üzerine kurulmuştur. Genç Efendi Lu da Kayra’nın niyetini anlayabiliyordu. İki tarafında niyetlerini doğrudan ortaya çıkarmasını istiyordu.

 

 

‘’Prens Kayra böyle istediğinden bir istisna yapıp doğrudan olacağım. 1.Prensin duyurusu prenslerin konumunu etkileyecek. Daha açık konuşmak gerekirse ben bunun Prens Kayra’yla alakalı olduğunu düşünüyorum.’’ Genç Efendi Lu gülümsemesini sürdürerek söyledi. Yulang Şehri’nin iç işleriyle hiç ilgilenmiyordu. Bu prens biraz ilgisini çekmeseydi bu konuyu da araştırmazdı. Kayra ve Yue bu sözleri duyduklarında tepki vermediler. Her ne kadar bu sözler onları rahatsız etse de bu rahatsızlığı gizlediler.

 

 

‘’Genç Efendi Lu’ya yardımcı olabileceğimiz bir şey olup olmadığını merak ediyorum?’’ Yue, Kayra’nın konuşmasını beklemeden söyledi. Bunun gibi bir adamın onlardan ne istediğini merak ediyordu.

 

 

‘’Bir gün olduğunda bildiğinizden emin olacağım.’’ Genç Efendi Lu’nun şuanda Yulang Şehri’nde elde edemeyeceği çok az şey vardı.

 

 

Kayra ve Yue, Genç Efendi Lu’nun sözlerini garip bulsalar da üzerinde çok durmadılar. Bu duyurunun Kayra hakkında olduğunu öğrendikleri için keyifleri kaçmıştı. Artık gezme havasında olmayan ikili geri dönmeye karar verdi.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1303

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1112

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 918

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 685

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 663

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 616

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 535

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 75

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16700 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 22429 Bölüm Sayısı


creator
manga tr