Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Lord Of The Demons - Bölüm: 4 - Hmph, Gücünü Benden Gizledin


 

 

‘’Ailemizin güzelliğinin elini kirletmesine gerek yok. Savaşmak isteyen herkesle ben ilgileneceğim.’’ Kayra kalabalığın şaşkın bakışları altında, siluete bakarak söyledi. Sesi kendine has bir olgunluk taşıyordu.

 

Kayra’nın cesur çıkışının getirdiği şaşkınlık, arenada anlık bir sessizliğe neden oldu. Bir süre sonra sessizlik yerini yüksek sesli tartışmalara bıraktı.

 

Yue ve Prens Yao da bu duruma şaşırmışlardı. Sessiz ve kimseyi umursamayan Kayra böyle bir çıkış yapmıştı. Prens Yao, artık Kayra’nın yüzünü bile hatırlamıyordu, 3-4 yaşlarından kalma bulanık hatıralar vardı sadece.

 

Birçok insan ortaya çıkan siyahlı gencin kim olduğunu merak ediyordu. Sözlerinden kraliyet ailesinden olduğu belliydi.

 

‘’Siyahlı gencin kim olduğunu biliyor musunuz?’’ Kalabalık arasında göze çarpan bir genç yanındaki korumalara sordu. Genç adamın kıyafetlerinden geçmişinin basit olmadığı belliydi.

 

 ‘’Genç efendi, 2.Prens Kayra’nın görünüşünü gizlediğini duymuştum.’’ Korumalardan biri saygılı bir şekilde söyledi. Korumanın sözlerini duyduktan sonra, genç adam düşünceli bir ifadeyle Kayra’ya baktı. Çok geçmeden tüm arena siyahlı gencin 2.Prens Kayra olduğunu biliyordu.

 

 Kayra, Prens Yao’ya doğru ilerlerken siluete bakmaya devam ediyordu. Yakında yapılacak turnuvada dövüşmek zorunda olduğundan kendini biraz daha erken göstermeyi umursamıyordu.

 

 Aynı zamanda Yan Feng de siluete bakıyordu. Siluetin tepkisine göre dövüşüp dövüşmeyeceğine karar verecekti. Siluet, Kayra’nın bakışlarını fark etmemiş gibi görünüyordu. Tekrar Yan Feng’e başını salladı. Yan Feng hemen kibirle konuşmaya başladı. Bu fırsatı tabu konuları dile getirmek için kullanacaktı.

 

‘’Kim olduğunu merak ediyordum. Doğduğunda saraydan sürülen, 2.Prens olduğunu düşünmek…’’ Yan Feng kibirli bir şekilde söyledi. Siluete çok güvendiği belliydi. Şehirde tabu olan, 2.Prensin sürülme olayını dile getirmişti.

 

Kayra başkalarının kendine yönelik düşüncelerini önemsemese de, Yan Feng’in sözlerini duyunca kaşlarını çattı. Bu sözler annesinin itibarına zarar veriyordu. Bu olay Kayra’nın hassas noktalarından biriydi.

 

‘’Yan Feng kendinle beraber Yan Klanı’nı da çekiyorsun. Bu konunun burada bitmediğine emin olacağım.’’ Yue, Kayra’nın konuşmasını beklemeden yüksek sesle söyledi. O da Kayra’nın hassas noktalarının farkındaydı. Kayra sevdiklerine çok önem verirdi.

 

‘’Hahaha, Prenses Yue siz dışarıda oynarken sarayda birçok şey oluyor.’’ Yan Feng, imalı bir şekilde konuştu. Siluete güvense de saraydaki durumu halkın önünde söylemeye cesaret edemezdi.

 

 Yue, kaşlarını çattı. Dediği gibi dışarıda oynamasa da saraydaki durumun farkında olmadığı doğruydu. Prenses olduğundan bu olaylara dahil olmamıştı. Yan Klanı prenslerden birinin desteğini almış olabilir mi? Komşu şehirlerden birinden de destek almış olabilir. Yue bunları düşündükçe işlerin daha da karmaşıklaştığını hissetti.

 

 ‘’Sarayı ya da Yan Klanı’nı umursamıyorum. Anneme hakaret ettiğinden bugün kolayca ayrılmadığından emin olacağım.’’ Kayra konumunu belli etme ihtiyacı duydu. Olayların bu kadar karmaşıklaşacağını düşünmemişti. Bir taraf seçtiği izlenimi vermemek için bunları söyledi.

 

 Arenada daha önce Kayra’nın kimliğini sorgulayan genç, Kayra’nın dediklerini duyunca gülümsedi. Bu prens düşündüğünden daha zekiydi. Arenadaki olaylar sadece suları test etmek içindi. Kraliyetin durumunun ne kadar kötü olduğunu anlamak için bir testti.

 

 Kayra’nın ortaya çıkışı tüm planları bozdu. 4.Prens Yao yaralansaydı. Kraliyetin tepkisinden durumu anlayabilirlerdi. En azından Prens Yao’nun destekçileri ortaya çıkardı. Aynı zamanda bu durum Yue içinde geçerliydi. Sadece Kayra kraliyetten soyutlanmıştı. Yaralansa bile kraliyet umursamayabilirdi.

 

 Kalabalıktaki siluet başını iki yana salladı. Bunu düşünmekte Kayra kadar hızlı değildi. Şimdi Yan Feng’i arenaya bir hiç için çıkarmış oldu.

 

Yan Feng’i arenadan indirmeden önce 2.Prensin yeteneklerini test etmeye karar verdi. Bu prens olayları çok hızlı çözmüştü. Her zaman gizlenen bu prensin savaş yeteneklerini de görmek istedi.

 

 Kayra da durumun farkındaydı. Bu düellonun 2. Prenses’le bir ilgisi yoktu. Bunlar sadece ortaya atılan bahanelerdi. Ama Yan Feng annesine hakaret etmişti. Kolayca gitmesine izin vermek istemiyordu. Yan Feng geri çekilmedikçe geri çekilmeye niyeti yoktu.

 

Siluetin Yan Feng’i arenadan geri çekmediğini görünce Kayra belinden siyah elbiseleriyle uyumlu bir hançer çıkardı. 40 cm uzunluğundaki hançer sıradan görünüyordu. Sadece Kayra bu hançerin yeteneklerinin farkındaydı. Bu hançeri Saray Demirci’sinden almıştı. İri adamın sözlerini hala hatırlıyordu.

 

 ‘’Kayra, bu hançeri sana hediye ediyorum. Bir şey sorma sadece al. Geri ödemek istersen gelecekte fırsatlar olacak.’’ İri adamın sözleri Kayra’yı şaşırtmıştı. Demircinin bu hançere çok değer verdiği belliydi. Hançer dayanıklı olsa da ağır değildi. Rüzgâr direncini kolayca aşabiliyordu.

 

Yan Feng, Kayra’nın hançerini çıkardığını görünce ciddileşti. Bu 2.Prens çok gizemliydi. Yeteneklerini daha önce hiç görmediğinden dikkatli olmakta fayda vardı. Yan Feng, Kayra’nın, elindeki 70-80 cm olan kılıca karşı hançer çıkarmasını beklemiyordu. Kısa hançerle kendini savunması bile çok zor olurdu. Yan Feng, kendi itibarını arttırmak için desteği olmayan bu prense iyi bir ders vermeye karar vermişti.

 

 Kalabalık sessizce arenaya bakıyordu. Arenadaki iki kişi silahlarını çıkarmalarına rağmen hareket etmemişlerdi. Kayra, Yan Feng’in saldırmaya niyeti olmadığını görünce saldırmaya karar verdi. Bir anda ileriye atılıp Yan Feng’in savunması zor noktalarından birine saldırdı.

 

 Kayra’nın hareketlenmesiyle arenada metalin çarpışma sesleri yankılanmaya başladı. Yan Feng, planını gerçekleştiremeyeceğini Kayra’nın ilk hareketinde anlamıştı. Kayra çok hızlı hareket ediyordu. O kadar hızlı ki saldırmayı bile deneyemiyordu. Bu küçük hançerin bu kadar ölümcül olabileceğini düşünmemişti.

 

 Kayra, kıvrak hareketlerle hançerini sallıyordu. Hareketler çok rahat görünse de arkasında gizli bir güç vardı. Kayra’nın hızlı hareketlerinden gelen momentum açığa çıkardığı gücü arttırıyordu. Yan Feng, Kayra’dan güçlü olsa da hızdaki fark güçlerini denk hale getirmişti.

 

 Yan Feng, zorda olsa bu güce dayanabilirdi. Kayra’dan daha az enerji harcayarak savunma yapıyordu. Eğer böyle devam etseydi kazanabilirdi. Bunu düşündüğünde biraz rahatladı. Ancak çok geçmeden yanıldığını anlayacaktı.

 

Bir süre metal sesleri arenada çalmaya devam etti. Daha önce sessiz olan kalabalık çok geçmeden yüksek sesli tezahüratlara başladı. Aralarında bahis oynayanlar bile vardı.

 

 Kayra bu hızla Yan Feng’i yenemeyeceğinin farkındaydı. Her zaman çevresindeki insanların çok yavaş olduğunu hissetmişti. Başta sadece Yue’nin yavaş olduğunu düşünüyordu. Bir kız olduğundan yavaş olabilirdi. Diğerlerinin savaşlarını izledikçe durumun böyle olmadığını anladı. Yue yavaş değildi hatta hızlı olduğu söylenebilirdi. Kendisi çok hızlı olduğundan çevresindekilerin yavaş olduğunu hissetmişti. Kayra neden bu kadar hızlı olduğunu bilmiyordu. Geçmişte bunu birçok kez düşünmesine rağmen nedenini bulamamıştı.

 

 Kayra yavaş yavaş hızını arttırdı. Bu savaşı hızıyla bir anda bitirebilirdi ama çok dikkat çekmemek için işleri ağırdan alıyordu. Yan Feng de, Kayra’nın hızının arttığını hissetmişti. Kayra’nın hançeri sürekli ters noktalarına iniyordu. Kısa hançerle hareket etmesi oldukça kolaydı. Karşılamak gittikçe daha da zorlaşıyordu. Yan Feng artık bu saldırları durduramayacağını hissetmeye başlamıştı. Bu çocuk nasıl bu kadar hızlıydı? Seyircilerde Kayra’nın hızıyla şaşırmışlardı.

 

Kayra hızını arttırmaya devam etti. Artık her vuruşu Yan Feng’e küçük yaralar bırakıyordu. Kayra’nın planı, Yan Feng’in kendisi bile fark etmeden onu küçük yaralarla çökertmekti. Biraz daha hızlanırsa ve Yan Feng pes ederse büyük zararlar vermesi mümkün olmazdı. Direk işini de bitirebilirdi. Ancak gücünü daha fazla göstermek istemediğinden böyle bir yöntem kullanmaya karar verdi.

 

 Bir süre sonra Yan Feng’in bedenindeki küçük yaralanmalar arttı. Yan Feng artık kazanma umudunu kaybetmişti. Saldırı bile yapamıyorken nasıl kazanabilirdi? Kayra’da yorulacakmış gibi görünmüyordu.

 

Bütün bunları düşünen Yan Feng pes etmek üzereyken, Kayra aniden hızını arttırdı ve hançerini Yan Feng’in omzuna doğru salladı. Yan Feng engellemeye çalıştıysa da başarılı olamadı. Kayra omzunda derin bir kesik açmıştı.

 

Yan Feng acı bir şekilde inledikten sonra öfkeli bir sesle ‘’Pes ediyorum!’’ dedi. Yarasını tutarken nefretle Kayra’ya bakıyordu. Omzundaki yaranın kalıcı olduğunu biliyordu.  Kayra, Yan Feng’in bakışlarını umursamadı. Asıl yaranın omzundaki yara olmadığını biliyordu. Yan Feng bunu fark ettiğinde çek geç olacaktı. Sadece siluetin onu neden durdurmadığını anlamamıştı.

 

Aslında Kayra, Yan Feng’in omzunu kesmek için atılırken kalabalıktaki siluet hareketlendi. Kayra’yı durdurmak istediği belliydi. Ancak daha adımını atamadan geri çekilmek zorunda kaldı. Az önce durduğu yere siyah bir bıçak saplanmıştı. Nereden geldiğini bilmediği bu bıçak, biraz yavaş davransaydı onu ciddi bir şekilde yaralayabilirdi. Kim olduğunu araştırmak istese de zamanı yoktu.  Yan Feng’in gizli yaraları geciktirilemezdi. Bir an sonra Yan Feng’le birlikte ortadan kayboldu.

 

 Kalabalıkta hareketlerini görenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Kayra’da görenlerden biriydi. Kayra hiç bir şey görmemiş gibi Yue’nin yanına yürüdü. Yue’nin onun için endişelendiğini biliyordu.

 

‘’Hmph, Kayra gücünü benden gizledin.’’ Yue kızgın bir sesle söyledi. Böyle söylemesine rağmen gülümsemesine engel olamıyordu. Kayra’nın Yan Feng’i yenmesi onu mutlu etmişti. Kayra’da Yue’nin kızmadığının farkındaydı.

 

Kalabalığın bakışları onları rahatsız ettiğinden ve caddeyi daha fazla gezemeyeceklerinden malikaneye geri dönmeye karar verdiler.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1126

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 862

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 747

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 699

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 678

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 453

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 95

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17486 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23555 Bölüm Sayısı


creator
manga tr