Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Lord Of The Demons - Bölüm: 3 - Gizemli Demirci


 

 

Kayra ve Yue Saray Demircisi’ne doğru ilerlerken oldukça dikkat çekiyorlardı. Yulang Şehri’nin prensesi ve geleceğin 1 numaralı güzelliğinin dikkat çekmemesi zordu.

 

‘’1.Prenses değil mi o? Yanındaki siyahlı kişiyle oldukça yakın görünüyor.’’ Bir sokak satıcısı Yue’yi görünce yanındaki müşteriye söyledi. Kayra dikkat çekmemeye çalışsa da Yue’nin yanında dikkat çekmemesi imkansızdı.

 

‘’Prenses Yue’nin sadece Prens Kayra’ya bu kadar yakın olduğunu duymuştum.’’ Başka bir satıcı onları duyunca söyledi. Dedikoduyu kaçırmak istemiyormuş gibi görünüyordu. Şehirde dedikodu yapan çok insan vardı. Öyle ki bunu para karşılığında yapan dedikoducular bile vardı. 1.Prensesle 2.Prensin çok yakın olduğu bir sır değildi.

 

 

‘’Bende 2.Prensin çok çirkin olduğunu ve her zaman yüzünü sakladığını duymuştum. O kadar çirkin ki görmeye dayanamıyormuşsun.’’ Bir müşteri hemen dedikoduya dahil oldu. Kayra’nın siyahlara bürünmesi de dedikodulara konu olmuştu.

 

 

‘’Ne biliyorsun! Ben 2.Prensin bir hastalık geçirdiğini ve yüzünü gösteremediğini duymuştum. Kralın 2.Eşi nasıl çirkin bir prens doğurabilirdi.’’ Daha önce konuşan satıcı hemen karşı çıktı. Kralın 2.Eşi’nin güzelliğini herkes duymuştu. Şehirde birçok hayranı vardı. Konuşan adamında hayranlarından biri olduğu belliydi. Satıcının karşı çıkmasıyla caddede tartışmalar patlak verdi. Herkesin farklı bir yorumu vardı. Ortaya birçok teoriler ve karşıt teoriler atılıyordu.

 

Yue bunları duymaya alışmıştı. Her ne kadar bunlara alışsa da Kayra için üzülüyordu. Herkese Kayra’nın çirkin ve hasta olmadığını söylemek istiyordu. Kayra Yue’nin kaşlarını çattığını ve düşüncelere daldığını görünce gülümsedi.

 

‘’Yue bunu düşünmene gerek yok. Onların hakkımda ne düşündüklerini umursamıyorum’’ Kayra’da bu dedikodulara alışmıştı. Yue’nin ve annesinin düşünceleri dışında kimsenin düşünceleriyle ilgilenmiyordu.

 

‘’Kayra daha ne kadar yüzünü saklayarak gezmeyi planlıyorsun? Hayatını siyahlar içinde mi geçireceksin?’’ Yue, Kayra’nın umursamadığını bilse de hayatı boyunca böyle devam edemezdi.

 

‘’Neden olmasın bu siyah elbiseleri seviyorum.’’ Kayra annesinin ona verdiği siyah elbiseleri gerçekten de seviyordu. Diğer lüks kıyafetleri giymek istemiyordu. Bu kıyafetler daha rahat olduğu gibi ağzı ve gözleri dışında tüm bedenini saklıyordu. Kimse onu görmediğinden kendini daha güvende hissediyordu. Yue ve annesi dışında neredeyse kimseyle yüz yüze görüşmemişti. Bu kıyafetlere ne kadar bağımlı olduğunu yeni yeni fark ediyordu.

 

Yue, Kayra’nın sözlerine diyecek bir şey bulamıyordu. Gerçekten bu kıyafetlerle yaşamayı kabul etmiş görünüyordu. Kendini Kayra’nın yerine koymaya çalıştı. Kesinlikle o şekilde yaşamak istemezdi.

 

‘’Tamam, Yue artık bu konuyu konuşmayalım. Bak nerdeyse geldik.’’ Kayra önündeki büyük yapıya işaret ederken söyledi.

 

Saray Demircisi halk tarafından verilen bir isimdi. Kimse bu demircinin ismini ya da nereden geldiğini bilmiyordu. Yaptığı silahlar çok pahalı olduğu için müşterileri çoğunlukla kraliyet ailesindendi.

 

Yue Kayra’nın işaret ettiği yere döndüğünde. Heyecanlı gülümsemesini yüzüne tekrar takmıştı. Kılıcından uzun zamandır ayrı kalmıştı. Sadece bir hafta olmasına rağmen Yue için bu bir hafta çok uzundu.

 

 

Demirci mağazası oldukça büyük olmasına rağmen içeride çok az kişi vardı. Gelen az kişide sadece göz atmak için gelmişti. Yue ve Kayra içeri girdiğinde içerideki müşteriler dikkatlerini onlara çevirdi. Kraliyet ailesi buradaydı. Yue onlara dikkat etmeden mağazanın iç taraflarına doğru Kayra’yı çekerek ilerledi. 

 

 

Büyük mağazanın göze çarpmayan bir yerine geldiklerinde, sakalından yüzü neredeyse görünmeyen iri bir adam, önündeki kılıç olacağı belli olan demiri dövüyordu. Görünüşünden yaşını ayırt etmek zordu.  Her vuruşu güçle dolup taşıyordu. Dövme seslerin belirli bir ritmi vardı. Ritimler büyük mağazadan caddeye kadar yayılıyordu.

 

 

İri adam Kayra ve Yue’nin geldiğini fark etmemiş gibi görünüyordu. Önündeki kılıcı güçlü vuruşlarla dövmeye devam etti. Yue çok heyecanlı olsa da demircinin kişiliğini biliyordu. Bu gizemli adam Kralın kendisi gelse bile işini bitirmeden kafasını kaldırmazdı. İri adam yaklaşık yarım saat demiri dövdükten sonra kafasını kaldırdı ve Kayra’ya baktı. Kayra her Yue’yle geldiğinde demirci ilk bakışı hep ona atardı sonra Yue’yle ilgilenirdi.

 

‘’Küçük kız, bıraktığın kılıç için gelmiş olmalısın.’’ Adam, Yue’ye bakarken İri yapısına uymayan düşük bir sesle söyledi. Yue, iri adama heyecanlı gözlerle bakarken, hızla kafasını aşağı yukarı salladı.

 

 

‘’Verdiğin kılıç daha fazla geliştirilemezdi, onu çöpe attım.’’ İri adam duygusuzca söyledi. Bunu duyan Yue ve Kayra aynı anda dönüp birbirlerine şaşkın yüzlerle baktı. Yanlış duymamışlardı, kılıcı çöpe atmıştı.

 

 

‘’Değerli vaktimi, verdiğin işe yaramaz kılıca harcamaktansa yeni bir kılıç yapmaya karar verdim.’’ İri adam, şaşkın çocukları görünce söyledi. Yeteneklerini o kılıca harcamak israf olurdu. Bunu söyledikten sonra İri adam,  arkasındaki kılıçlardan birini alıp Yue’ye uzattı. Yue hemen demircinin uzattığı kılıcı aldı. Aldığı kılıcın kendi kılıcından değerli olduğuna emindi.

 

 

Yue ve Kayra kılıcı incelemeye başlamadan, iri adam gitmelerini istediğini belli ederek elini salladı.

 

Yue ve Kayra demircinin hareketini gördüklerinde tereddüt etmeden ayrıldılar. İri adamdan hissettikleri baskıyla görünüşü birleşince çocukların korkmaması zordu.

 

 

 Dışarı çıktıklarında ikili hemen önlerindeki kılıcı incelemeye başladılar. Gümüş rengindeki kılıç 60 cm uzunluğunda ve 4 cm genişliğindeydi. Yetişkin biri için hançer olabilecek bu kılıç Yue ve Kayra için çok uygundu.

 

 

Kayra 10 yaşında olmasına rağmen boyu 1,4 metreyle yaşıtlarından uzundu. Yue’yle arasında 10 cm vardı. Yue, kılıcını denemek istemesine rağmen kalabalık Kral Caddesin’de mümkün değildi. Kılıcını zarif beline astıktan sonra geri dönmeye hazırdı.

 

 

Yue, kılıcını aldığından artık acele etmiyordu. Kayra’yla sokak satıcılarına ve büyük mağazalara göz atarken yavaşça ilerliyordu. Henüz çok ilerlememişken kalabalıktan bir ses dikkatlerini çekti.

 

 

‘’Arenadaki savaşı duydunuz mu? 4.Prensle Yan klanının genç efendisi düello yapıyorlar.’’ Bunu duyan insanlar, tereddüt etmeden Kral Caddesi’nin geniş arenasına doğru yöneliyordu. Kayra ve Yue’de yönelenler arasındaydı. Düello izlemek nadir bir fırsattı.

 

 

Savaşçılardan birinin 4.Prens olması da göz ardı edilemezdi. Prenslerin ortaya çıkması nadirken savaşmaları çok daha nadirdi. Yue arenaya doğru ilerlerken endişeli görünüyordu. Bir prense karşı düello yapan Yan Klanı, kraliyet ailesinin otoritesini gizlice sorguluyordu. En çok endişelendiği Yan Klanı’nın cesaretini nereden aldığıydı. Yan Klanı’nın o kadar güçlü olmadığı açıktı.

 

Arenaya yaklaştıkça yüksek sesli tezahüratlar duyuluyordu. Daha tecrübeli olanlar sessiz kalmayı tercih ediyorlardı. Bir şeylerin döndüğünü fark etmişlerdi. Yan Klanı fazla cesurdu.

 

 

Kayra arenadaki sahneyi gördüğünde kaşlarını çattı. 4.Prens Yao zar zor dayanıyordu. Yan Klanı’nın genç efendisi Prens Yao’yu köşeye sıkıştırmıştı. Her kılıç çarpışmalarında Prens Yao daha da geriliyordu. İkisi de 70-80 cm uzunluğunda olan kılıçlar kullanıyordu. Arenanın köşesine ulaştıklarında Prens Yao kaybedecekti. Arena bu kadar geniş olmasaydı çok önceden kaybetmiş olabilirdi.

 

 

‘’Hahaha, Prens Yao pes et. Sadece vaktimizi harcıyorsun.’’ Yan Klanı’nın genç efendisi kibirli bir şekilde söyledi. Başından beri yenileceğini düşünmemişti. Prens Yao 10 yaşında bile değilken kendisi 14 yaşındaydı. Prens Yao’nun bu kadar dayanması yeteneklerinin göstergesiydi.

 

 

‘’Yan Klanı gittikçe daha cesur oluyor. Kız kardeşime asılmak için hangi niteliklere sahipsin.’’ Prens Yao kızgın görünüyordu. Bu Yan Feng kız kardeşine asılacak kadar cesurdu. Kız kardeşi 2.Prensesi korumak için düelloyu kabul etmişti. Yaş farkı çok olsa da düelloyu kabul ettiğinden sadece kendini suçlayabilirdi.  İnsanlar etkenlerden çok sonuç odaklıydı. Eğer kaybederse sadece maçı değil yüzünü de kaybederdi.

 

 Elinden geleni yapsa da sonucu değiştiremiyordu. Aralarındaki güç farkı çok fazlaydı. Umudunu kaybetmek üzereyken kalabalıktan zarif bir ses duyuldu.

 

 

‘’Kardeş Yao, değersiz Yan Klanı’yla ilgilenmeme izin ver.’’ Yue, Prens Yao’nun kardeşi için ayağa kalktığını duyduğunda yardım etmeye karar verdi. 2.Prenses’le oldukça iyi anlaşıyorlardı. Yan Klanı’nın onunla savaşacak cesarete sahip olduğuna inanmıyordu. Saraydaki konumu 1.Prens’e yakındı.

 

 

Düelloya dışarıdan birilerinin müdahalesi kurallara aykırı olsa da her zaman istisnalar vardı. Kimse 1.Prenses’e kuralları çiğnediğini söylemek için öne çıkmazdı.

 

 

 Prens Yao, Yue’nin beklenmedik çıkışıyla şaşırmıştı. Yue’nin ondan biraz daha güçlü olduğunu biliyordu. Ama Yan Feng’i yenecek kadar olduğunu düşünmüyordu. Bu durumdan kurtulmak için daha iyi bir fikri olmadığı için sadece Yue’yi takip edebilirdi.

 

 Yan Feng de, 1.Prenses’in öne çıkmasını beklemiyordu. Kaşları çatık bir şekilde kalabalıkta gizlenmiş siluete baktı. Siluetin başını salladığını görünce kaybettiği cesareti geri kazandı.

Bakışlarını takip eden Kayra Yue’nin planının başarısız olduğunu biliyordu. Yue arenaya adım atmak üzereyken Kayra onu durdurdu ve bir şey demeden arenaya kendisi çıktı ve

 

 

‘’Ailemizin güzelliğinin elini kirletmesine gerek yok. Savaşmak isteyen herkesle ben ilgileneceğim.’’ Kayra kalabalığın şaşkın bakışları altında, siluete bakarak söyledi.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1126

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 862

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 747

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 699

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 678

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 453

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 95

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17486 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23555 Bölüm Sayısı


creator
manga tr