"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Lord Of The Demons - Bölüm: 1 - Büyük Kardeş


 

Yulang Şehri'nin, fakir caddelerinden birinde,

 

Terk edilmiş fakir caddenin her an yıkılacakmış gibi görünen yapılarından birinin duvarına yaslanmış  15-16 yaşlarında bir genç ve etrafında toplanmış 10-11 yaşlarında 5-6 çocuk, yağmuru ve soğuk havayı umursamadan yerde oturuyorlardı. Duvara yaslanan genç, siyah elbisesiyle kendini karanlık caddeden soyutlamış gibiydi.

 

10-11 yaşlarındaki Çocuklar parlak gözlerle önlerindeki siyahlı gence bakıyorlardı. İçlerinden biri siyahlı gence seslendi. ‘’Büyük kardeş bugün bize hangi hikayeyi anlatacaksın en çok senin hikayelerini seviyorum.’’ Seslenen küçük kız, soğuk havada yağmurun altında ıslanmasına rağmen çok mutlu görünüyordu.

 

 ‘’Luilui hepimiz büyük kardeşin vereceği hediyeleri beklediğini biliyoruz. Kimse o uzun ve sıkıcı hikayeleri dinlemek istemez.’’ çocuklardan biri Luilui’nin söylediklerinden hoşnut görünmeyerek konuştu.

 

‘’Ne biliyorsun Kars! Büyük kardeşin hikayelerini beğenmiyorsan gidebilirsin.’’ Luilui, Kars’a bakarak kendini beğenmiş bir şekilde konuştu.

 

 ‘’Hayır, hayır, büyük kardeşin hikayeleri en iyisi.’’ Kars, Luilui’nin sözlerinden korkmuş görünüyordu. Büyük kardeşin vereceği hediyeleri kaçırmak istemediği belliydi.

 

 ‘’Tamam Kars, Luilui kimse sizin tartışmanızı dinlemeye gelmedi. Kesin tartışmayı, gelecekte büyük kardeşin hikayeleri neden anlattığını anlayacaksınız.’’ İçlerinden olgun görünüşüyle diğerlerinden farklı olan bir çocuk, ciddi bir ifadeyle konuştu.

 

  Kars bu sözlere karşı çıkmak üzereyken siyahlı genç hafifçe hareketlenip duruşunu düzeltti. Onun hareketiyle herkes dikkatini ona çevirdi. Siyahlı genç kafasını kaldırdı ve olgun görünen çocuğa gülümseyerek ‘’Neden bize, hikayeleri neden anlattığımı söylemiyorsun Lingyu?’’ dedi. Konuşurken gülümsemesindeki acılığı saklamaya çalışıyordu.  

 

Bu sözleri duyan Lingyu isimli olgun çocuk utanmış görünüyordu. Buradaki herkes onunda hediyeler için büyük kardeşi övdüğünü biliyordu.

 

 ‘’Hikayelerimi bu kadar sevdiğiniz için bugün her zamankinden daha anlamlı, daha uzun ve sıkıcı bir tane anlatacağım.’’ Siyahlı genç bunu söylerken çok ciddi görünüyordu. Gerçekten uzun ve sıkıcı bir hikaye anlatacaktı.

 

  Çocuklar bunu duyunca hepsi bir ağızdan önceden anlaşmış gibi konuşmaya başladılar. ‘’Büyük kardeş, bugün yağmur yağıyor ve hava soğuk her zaman yağmurda durmamamız gerektiğini söylersin. Yoksa hepimiz ünlü hikayelerini dinlemek istiyoruz.’’ Çocuklar bu sözleri söylerken çok ciddi görünüyorlardı. Oysa siyahlı genç, sözlerinin hiç birinin dinlenmediğini biliyordu. Sadece hikayesini dinlemek istemiyorlardı. Ancak yağmurun yağdığı ve havanın soğuk olduğu da bir gerçekti.

 

 Tamam, bugün bir istisna yapacağım ve ünlü hikayelerimi anlatmayacağım.’’ Siyahlı genç bunu söylerken gerçekten üzgün görünüyordu. ‘’Lingyu gel herkesin payını dağıt. Bir hafta karnınızı doyurmak için yeterli olmalı.’’

 

 Aslında hikayeleri gerçekten bu çevrede ünlüydü. Fakir çocuklara ve ailelere yiyecek veren. Uzun ve sıkıcı hikayeler anlatan büyük kardeş, ondan büyükler bile ona büyük kardeş diye seslenirdi.

 

 ‘’Ne dediğimi hatırla, bir başka gün bu şehirden ayrılırsam yiyeceklerinizi yine kendiniz bulmalısınız. Normal hayatlarınızı eskisi gibi devam ettirin.’’ Siyahlı genç bunu söylerken öncekinden farklı görünüyordu bunu çok ciddiye aldığı belliydi.

 

 Her ne kadar çocuklar ve diğer aileler bunu duyduklarına üzülseler de herkes büyük kardeşi sorgulamadan dinliyordu. Yiyecekleri nerden getirdiğini merak etseler de şimdiye kadar kimse sormadı. Büyük kardeşte kimseye anlatmadı. Lingyu herkesin payını dağıttıktan sonra çocuklar mutlu bir şekilde veda edip ayrıldılar.

 

 Siyahlı genç çocuklar ayrıldıktan sonra ayağa kalktı ve caddede yürümeye başladı. Çamurlu zeminde bile ayak seslerini duymak zordu. Bir süre ilerledikten sonra caddeden ayrılıp ara sokaklara girdi. Bir kaç sokak geçtikten sonra yıkılmak üzere olan bir eve yöneldi ona bakanlar ev olarak adlandırmakta zorlanırdı. Eve girmek üzereyken evin içinden gelen bir sıcaklık hissetti, içinde birinin olduğu ve ateş yaktığı belliydi.

 

 ‘’Kim var orada, neden benim evimdesin?’’ Siyahlı genç rahat bir tonda konuştu. Herhangi bir evsiz evine girmiş olabilirdi. Bu ilk defa olan bir şey değildi.

 

 ‘’Genç adam içeri gel uzun zamandır seni arıyordum.’’ içeriden yaşlı bir adamın boğuk sesi geldi. Sadece sesinden ömrünün sonlarında olduğu belliydi.

 

 ‘’Beni mi arıyordun? Son yiyeceği de dağıttım sana verecek bir şeyim kalmadı yaşlı adam.’’Siyahlı genç içeriye girerken söyledi. Aslında bunu oldukça garip bulmuştu, yaşlı adam ona büyük kardeş dememişti.

 

 Girdiğinde tek odalı evin(!) ortasında, ateşin etrafında oturan yaşlı adamı gördü. Ölmek üzereymiş gibi olan sesinin zıttı bir şekilde yaşlı adam dimdik duruyordu ve yüzünde yumuşak bir gülümsemeyle siyahlı gence bakıyordu.

 

 ‘’Gel otur genç adam buraya yiyecek için gelmedim.’’ bunu söylerken yaşlı adam önündeki kütüğe işaret etti. Siyahlı genç biraz tereddüt ettikten sonra gidip oturdu. Oturduktan sonra yaşlı adama dönüp ‘’Yaşlı adam buraya ne için geldin? Sana yiyecekten başka verebileceğim bir şeyim yok.’’ dedi.

 

 ‘’Hahaha, gençler gerçekten sabırsız oluyor. Genç adam sakin ol, kötü bir niyetim yok, buraya seninle konuşmaya geldim. Bizim gibi insanlar bir gece uyumasa da bir problem değil.’’ Yaşlı adam yüzündeki gülümsemeyi korurken konuştu.

 

  Aksine siyahlı genç bunu duyduğunda ciddileşti, önceki sakinliği tamamen kaybolmuştu. ‘’Yaşlı adam sana ayıracak vaktim yok. Seni dinlemem için bana bir sebep ver ya da şimdi ayrılacağım.’’Siyahlı genç bunları söylerken ayrılmaya hazır görünüyordu.

 

 ‘’Oh, genç adam bu kadar ciddi olmana gerek yok. Sana nasıl hitap etmeliyim büyük kardeş? Ya da satılmış prens? Hahaha, yoksa şeytanın soyu Kayra mı diye hitap etmeliyim?’’ Yaşlı adam siyahlı gencin aksine hala gülümsüyordu.

 

 Siyahlı genç bu isimleri duyduğunda yüzü çirkinleşti ve ayağa fırladı. Odayı soğuk öldürme niyeti doldururken siyah elbiseleri dalgalanmaya başlamıştı. Elinde aniden ortaya çıkan siyah hançerle her an saldıracakmış gibi görünüyordu. Soğuk aurasından önündeki ateş mum boyutuna indirgenmişti. ‘’Kimsin neden beni arıyorsun? Onlardan kimsenin kalmadığına eminim neyin peşindesin?’’ Siyahlı genç her an saldıracakmış gibi görünürken buz gibi soğuk bir sesle konuştu.

 

 ‘’Hahaha, genç adam, sakin ol, kötü bir niyetim olmadığını söylemiştim. Bu yaşlı adam kötü niyetli olsa da…’’ O anda yaşlı adamın yumuşak gülümsemesi kayboldu. Siyahlı gençten çok daha soğuk bir aura odayı doldurdu. Önündeki ateş sönmek yerine daha da gürleşti ama artık sıcak hava yerine soğuk bir hava yayıyordu.

 O sırada Yulang Şehri hafifçe sallandı. Deprem gibi görünüyordu.

 

 Bu aurayı hisseden siyahlı gencin yüzü soldu, önündeki adamın gücünün onu çok fazla aştığını fark etmişti. Çaresizce iç çekip ateşin başına tekrar oturdu. Acı bir gülümsemeyle yaşlı adama bakarken ‘’Yaşlı adam bu güçle Yulang Şehri’ni yok etmek elini tersine çevirmek kadar kolay olmalı. Benim gibi bir kaybedenden bahsetmeye gerek yok’’  dedi. Yaşlı adama karşı çaresiz olduğunu biliyordu.

 

 ‘’Hahaha, genç adam bu yaşlı adamı abartıyorsun. Ben sadece ölmekte olan yaşlı bir adamım.’’ Yaşlı adam tekrar yumuşak bir şekilde gülümseyerek konuştu. Daha önceki aura sanki hiç var olmamış gibiydi. Bunları söyledikten sonra ‘’Genç adam sana nasıl hitap edebileceğimi hala bilmiyorum?’’ hiç bir şey olmamış gibi eski sorusunu yeniledi.

 

 ‘’Sadece bir isim değil mi? Dilediğin gibi yap. Senin gibi birinin benimle ne gibi bir işi olduğunu merak ediyorum?’’ Siyahlı genç eski sakin haline dönmüştü. Çaresiz olduğundan sadece yaşlı adama uyabilirdi.

 

 ‘’O zaman Prens Kayra sabırsız olduğundan doğrudan olacağım. İkimizi bir araya getiren kader. Bu yaşlı adam yaklaşık 100 yıldır halefini arıyor. Senin halefim olmanı istiyorum.’’ Bunu söyledikten sonra yaşlı adam iç çekti. 100 yıl onun için göz açıp kapayıncaya kadar geçmesine rağmen, onun gücüyle halef bulmak bu kadar uzun sürmemeliydi. En azından halefini biraz eğitebileceğini umuyordu.

 

 ‘’Yaşlı adam çok şey bilmememe rağmen Yulang Şehri’nin en zayıf şehirlerden biri olduğunu biliyorum. Gücünle değil Yulang Şehri, ülkenin başkenti bile gözlerine girmemeli ve artık prens olmadığımı bilmelisin.’’ Kayra kafası karışmış görünüyordu. Neden onun gibi bir kaybedeni halefi olarak seçiyordu.

 

 ‘’Peki, Kayra, bu yaşlı adamın gözleri daha önce hiç yanılmadı.’’ Yaşlı adam kendinden emin görünüyordu. Birçok yönden önündeki genç adamdan üstün dahiler gördü. Ancak aradığını 100 yıldır bulamamıştı. Bu küçük gezegenin zayıf Yulang Şehri’nde bulabilmesi sadece kader olabilirdi. ‘’Sadece bana güven, aradığım halef sensin. Senin gibi birinin gelmesi çok nadirdir.’’

 

 ‘’Beni bilmelisin yaşlı adam eğer bir şey istiyorsan önce hikayemi dinlemelisin. Hikayemi dinledikten sonra hala halefin olmamı istiyorsan o zaman konuşacağız.’’ Kayra böyle bir uzmanın onu aradığına pek inanmıyordu. Hikayesini anlattıktan sonra hala halefi olmasını istiyorsa sadece uyabilirdi.

 

 ‘’Hahaha büyük kardeş kurallarını biliyorum. Her ne kadar hikayelerini daha önce duysam da hikayenin gerçeğini oldukça merak ediyorum.’’ Yaşlı adam gerçekten de merak ediyordu. 16 yaşında bile olmayan bu gencin soğuk öldürme niyetini hissetmişti. Kayra yaşlı adamın dinlemeye hazır olduğunu görünce bir şey demeden direk hikayeyi anlatmaya karar verdi.

 

 ‘’Küçük bir ülkenin, küçük bir şehrinde, sarayda bir kutlama yapılıyordu. 2. Prens doğmuştu. Kutlama olmasına rağmen insanlar pek mutlu görünmüyordu…’’

 

    Shiina'nın notu: Bu benim ilk serim, umarım keyif almışsınızdır. Daha önce ilk bölüme not koymamıştım. ''Burada böyle bir not mu vardı?'' diye şaşırmayın. *-*

Yaptğım göze batan hataları gelecek bölümlerde de yorum olarak atarsanz sevinirim.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1303

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1112

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 918

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 685

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 663

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 616

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 535

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 75

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16700 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 22429 Bölüm Sayısı


creator
manga tr