Bölüm 111: Ağzından Kaçırmak

avatar
286 15

Lord Of Mysteries - Bölüm 111: Ağzından Kaçırmak


Çevirmen: Dnightshade

 

Bir süre sonra, oldukça çıkık elmacık kemikleri olan konuşmacı ahşap podyuma çıktı. Boğazını temizledikten sonra konuşmasına başladı, "Günaydın, nazik, hayırsever hanımlar. Ben Xaviera Hedda. Bugün sizinle paylaşacaklarım, aile giderlerini yönetme üzerine kendi deneyimlerim. Üç kısım var, birincisi, yıllık yüz poundluk geliri olan bir ailenin yemek, konuk, giyim ve yardımcı işe alımlarını nasıl dengeleyeceği. İkincisi, yıllık iki yüz pound kazanan bir ailenin, daha saygın görünmek için harcamalarını nasıl yükseltmesi gerektiği olacak..."

 

Melissa dikkatle konuşmacıyı dinliyordu. Ağabeylerinin yıllık gelirini biliyordu.

 

Şimdiden iki yüz poundun üzerinde... Diye düşündü yarı rahatlamış, yarı gergin bir şekilde.

 

Şu anki yaşamından memnundu, ancak aynı zamanda da bu yaşam biçiminin bir anda yok olacağından endişeleniyordu.

 

O anda, şarap kızılı saçlı Selena eliyle ağzını kapattı. Arkadaşlarına yaklaşıp sessizce, "Bu kadın Fırtınalar Tanrısı'nın inananı gibi. Fırtına rozeti takmış."

 

Melissa kadına baktığında, kadının sol göğsünde vahşi rüzgarları ve çalkantılı dalgaları resmeden bir rozet olduğunu gördü.

 

Hemen açıkladı, "Bu semineri bana Bayan Shaud haber verdi, o da Fırtınalar Lordu'nun takipçisi. Konuşmacının da bu inançta olması şaşırtıcı değil bence."

 

"Evet, ben de bunda bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Bütçe düzenlemelerini nasıl yapacağımızı öğrenmek için buradayız," diyerek Melissa'ya katıldı Elizabeth de.

 

"Ancak ne sen ne de ben bunu yapmak zorunda değiliz Elizabeth, zaten ailemizin finansal durumunu yönetme özgürlüğümüz de yok." Dedi Selena.

 

Elizabeth bir an bile düşünmeden cevap verdi, "Ancak bir gün evlenecek ve kendi ailemizi kuracağız."

 

Selena, şeytani ayna kehaneti olayından beri, Elizabeth'den biraz korkuyordu. Utanarak başını salladı ve konuşmayı dikkatli bir şekilde dinliyormuş gibi yapmaya karar verdi.

 

Konuşmacı Xaviera sağ elini kaldırıp şöyle dedi, "Her bütçeleme şeklinin öncülü, evin erkeğinin fikrine saygılı olmaktır. Gelir kaynağı, ailenin direği onlardır. Bizim için her şeyi elde etmek uğruna endişe, stres, sorunlar ve toplum düzensizliğine onlar göğüs gerer. Bu nedenle sakin, dışarının sorunlarından uzak bir ev ortamı oluşturmamız gerekir. Bu da onların eve geldiğinde rahatlamasına, ruhlarının arınmasına, gelecek mücadelelere karşı daha hazırlıklı olmasına olanak tanır...

 

Yani, ünlü filozof, sosyolog, insanbilimci ve ekonomist Bay Leumi'nin de dediği gibi, kadın evin meleğidir."

 

Selena yanağını okşarken heyecanla fısıldadı, "Leumi, insanların özgür doğduğunu söyleyen kişi?"

 

Elizabeth bir an tereddüt ettikten sonra cevap verdi." "Evet, ancak o da Fırtınalar Tanrısı'na inanıyor."

 

Konuşmacı Xavier devam etti, "Bay Leumi bize, zeka ve mantık söz konusu olduğunda kadınların doğuştan kusurlu olduğunu da söyler. Bu durumda, bizler babamızın ve kocamızın yargısını, kilise yargısı olarak kabul edip edemeyeceğimize karar veremeyiz..."

 

Melissa, Selena ve Elizabeth aralarında bakıştılar, bu açıklama onları şok etmişti.

 

"Gidelim mi?" Diye sordu Selena sonunda.

 

Melissa ve Elizabeth de başlarını salladılar.

 

"Tamamdır!"

 

Duvaklı şapkalarını alıp eğilerek, kimsenin dikkatini çekmeden sessizce salondan çıktılar.

 

Sonunda kapıdan çıkıp dik durabildikleri anda, küçük salondan gelen coşkulu alkış seslerini duydular.

 

Melissa içgüdüsel bir hamleyle dönüp salona doğru baktı.

 

Bayan Shaud ve diğer pek çok kadının memnun bir şekilde alkış tuttuğunu gördü.

 

Vay! Tanrıça'ya şükürler olsun... Diyerek derin bir nefes verdi Melissa. Elizabeth ve Selena ile bu rahatsız edici ortamdan ayrıldı.

 

"Harrods'a gidelim mi?" Diye sordu tekrar Selena. Az önce olanları çoktan unutmuştu bile.

 

Melissa birkaç saniye sessiz kaldıktan sonra cevap verdi, "Ben çalışmak için eve dönmeyi planlıyorum."

 

"Çalışmak..." Selena tasasız bir şekilde şarap kızılı saçlarıyla oynuyordu.

 

"Ayrıca ekmek, biftek, patates, meyve falan almam lazım... Klein'ın bugün çalışması gerekiyor, Benson da belediye kütüphanesine gitti. Eh, yani evet benim eve dönmem lazım!" Melissa aniden kitaplarını, dişlileri ve çarkları ne kadar sevdiğini fark etmişti.

 

Selena da alışılmadık derecede tuhaf olan Melissa'dan uzak durmaya karar vermişti. Elizabeth'e dönüp gülümsedi, "Harrods'a ne dersin? Tüm birikimlerimi harcamış olsam da vitrin bakmak hala çok keyifli."

 

"Olur." Elizabeth öneriyi kabul ettikten sonra Melissa'ya döndü, "Melissa, ağabeyin Klein, Pazar günleri de mi çalışıyor?"

 

"Evet, Pazartesileri tatil yapıyor, sıradan işlerden farklı bir işi var." Melissa farkında olmadan hafifçe başını kaldırmıştı.

 

...

 

Klein, Blackthorn Güvenlik Şirketi'nden ayrıldıktan sonra Howes Sokağı'na giden araca bindi.

 

Duygularını bastırmak, Antigonus ailesinin hazinesiyle ilgili meseleyi düşünmemek için elinden geleni yapıyordu. Yeniden rol yapma meselesine odaklanmaya çalışıyordu.

 

İksiri en kısa sürede tamamen sindirmesi önemliydi! Ne zaman olursa olsun, kendini geliştirmek son derece önemliydi!

 

Kahin rolü yapmak, heh! Yeterince profesyonel değilim. Foodaholic İmparatorluğu'ndaki falcıların, bir şeyler başarabilmek için neler neler atlatıyordu... Klein bastonunu eline alıp araçta oturacak yer buldu.

 

Bugün Kehanet Kulübü'ne gitmenin faydalı olup olmayacağını belirlemek için kehanet kullanacaktı.

 

Kahin dediğin böyle yapmalıydı!

 

Araçtan inerken cebinden yarım penilik bir bozukluk çıkardı. Kehanet ifadesini fısıldarken gözlerini kıstı, göz bebekleri daha da koyulaştı.

 

Bugün Kehanet Kulübü'ne gitmek faydalı olacak.

 

...

 

Dang!

 

Klein bozukluğu havaya attı. Bozukluğun dönüşünü izlemek yerine sakince elini uzattı.

 

Tak! Bozukluk avucunun ortasına kondu.

 

Bu kez, 1⁄2 yazan kısım kendisine bakıyordu.

 

Numaranın yukarı yönlü olması, bugün Kehanet Kulübü'ne giderse talihsiz bir olayla karşılaşacağı anlamına geliyordu... Klein bir an düşündükten sonra sokağın karşı tarafına geçti. Daffodil Sokağı'na giden aracı beklemeye başladı.

 

Giderek daha da fazla bir şarlatan gibi hissediyordu.

 

...

 

Howes Sokağı, Harrods Mağazası'nın önünde.

 

Selena tam binadan içeri girmek üzereyken aniden başını yana çevirdi ve donup kaldı.

 

"Bir şey mi oldu?" Diye sordu Elizabeth şaşkın bir şekilde.

 

Selena yanaklarını şişirdi, "Elizabeth, mistisizm öğretmenim Bay Vincent'ı düşünüyordum. Adam öylece öldü, doğum günümden sonraki sabah hem de..."

 

"Ölümünün sebebi, benim onun gizli büyülerini kullanmış olmam olabilir mi? Bu konu beni hep suçlu, huzursuz hissettiriyor... Ayrıca, son zamanlar da şansım da oldukça kötü."

 

"Ee, yani?" Diye sordu Elizabeth sessizce.

 

Selena dudağını ısırdı, "Şuradaki Kehanet Kulübü'ne gidip fal baktırmak istiyorum, Bay Vincent'in ölümünün benimle ilgisi olup olmadığını öğrenebilirim belki."

 

Doğum günü ziyafetimde olanlardan beri... Elizabeth'in benden bir şey sakladığı hissinden bir türlü kurtulamıyorum... smokinli adamın sırtını anımsıyorum...

 

"Kendi kendine fal bakamaz mısın?" Diye sordu Elizabeth şaşkın bir şekilde.

 

Selena, babasını taklit ederek iç çekti.

 

"Ah, şu anki durumum sebebiyle bu mümkün değil."

 

"Tamam, hadi önce Kehanet Kulübü'ne gidelim." Elizabeth arkadaşının önerisini kabul etti.

 

Binaya yürüyüp merdivenlerden ikinci kata çıkarak Kehanet Kulübü'ne geldiler.

 

"Mehaba, iyi günler Angelica Hanım. Sizinle yeniden karşılaşmak ne güzel." Selena resepsiyon alanına gelir gelmez neşeli bir şekilde kadını selamladı.

 

Angelica da gülümseyerek karşılık verdi, "Öğle yemeğinden sonra gelirseniz hep buradayım."

 

Nezaket kuralları çerçevesinde kısa bir sohbet ettikten sonra Selena Hanass Vincent konusunu açtı, "Fal baktırmak istiyorum."

 

"Kulübün kurallarını biliyorsunuz. Üyelerimizin listesi burada... Hafta sonu olduğundan çoğu üyemiz müsait," diye açıkladı Angelica hemen.

 

Selena ve Elizabeth birlikte listeye göz atmaya başladı.

 

"Eskiden doğrudan öğretmenime sorardım. Kulüpte geçen yıla nazaran çok daha fazla üye var," dedi Selena heyecanla.

 

O anda aniden durakladı, şaşkın bir şekilde, "Klein, Klein Moretti? Melissa'nın abisinin adı da Klein Moretti değil mi?"

 

Elizabeth donup kalmıştı. 'Klein Moretti' ismine tekrar tekrar baktıktan sonra başını salladı, "Evet, doğru..."

 

"Angelica Hanım, Bay Klein Moretti burada mı acaba?" Diye sordu Selena parıldayan gözlerle.

 

Angelica başını iki yana salladı.

 

"Üzgünüm, Bay Moretti bugün gelmedi."

 

"Pekala, bir başkasını buluruz." Selena bu kişinin kim olduğunu görememeyi kafasına takmamıştı, arkadaşına dönüp güldü. "Bunun Melissa'nın abisi olamayacağını biliyorum, ancak bu ismi görünce aklıma bir gazete geldi; Intis Basın'a yakışır bir manşet."

 

Intis Basın, İmparator Roselle tarafından kurulmuştu ve dikkat çekici manşetleriyle ünlüydü. Kuzey Kıtası'ndaki en ünlü gazetelerden biriydi.

 

Elizabeth dalgın bir şekilde sordu, "Ne manşeti?"

 

Selena boğazını temizledi, "Ahlak bozukluğu mu, yoksa toplumun bir sorunu mu? Tarih mezunu para kazanmak için hafta sonları falcılık yapıyor!"

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28232 Üye Sayısı
  • 265 Seri Sayısı
  • 38532 Bölüm Sayısı


creator
manga tr