Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Lord Of Darkness - Bölüm 14 | Yeni Bir Diyar


Salamander kıvrılmış ve Goro'yu sarmıştı. Goro'da ona yaslanıyordu. İkisi birlikte yol kenarında uyuyorlardı.

"Goro...Teşekkür Ederiz Oğlum...Sen benim kardeşim misin? Kardeşim..."

Goro gözlerini açtı. Ağlıyordu. Rüyasında annne ve babasının sesini duymuştu. Ancak tanımadığı bir ses ve kendi seside vardı. Tanımadığı ses ona "Kardeşim" diyordu. Goro kardeşini duymuştu. Bu yüzden ağlıyordu. Ağlasa bile mutluydu. Bunu onun yaşadığına bir işaret olarak düşündü.

Goro'nun sesine ve kıpırdamalarına Salamander'de uyandı. Goro Salamander'in başını okşadı.

"Günaydın evlat...İyi uyudun mu?"

Salamander sanki Goro'nun sorusuna karşılık verir gibi başını salladı ve üzerine zıpladı. Oyun oynuyordu onunla. Goro gülmeye başladı ve onu havaya kaldırdı. Her ne kadar yavru olsa bile normal bir insanın kaldıramayacağı kadar büyük ve ağırdı. Ancak Goro için normal bir kuştan farkı yoktu. İkisi uzun süre oynamaya devam ettiler. Salamander kaçtı Goro yakaladı. Üzerine zıpladı Goro'nun. Boğuştular. Eğleniyorlar ve güzel zaman geçiriyorlardı.

Uzun süre oynadıktan sonra yoruldular ve dinlenmeye başladılar. Goro artık daha az acıkıyor, susuyor ve daha geç yoruluyordu. Bunun evrimin bir etkisi olduğunu düşündü. Antik Kayıtlar veya Bilgiler'de bunun hakkında birşey yazmıyordu. Goro üzerine pek düşünmedi. Yolu çıkmaya hazırlandılar. Şehire gideceklerdi. Goro'nun kendine birşeyler alması gerekiyordu. Ancak hiç para veya altını yoktu. Ancak deneyecekti.

Salamander, Ejderha'ya dönüştü ve boynunu eğdi. Goro atladı ve üzerine çıktı. Artık gitmeye hazırlardı. Tek bir sorun vardı. Şehirin nerede olduğunu bilmiyorlardı. Ancak aldırmadan Kuzey'e doğru uçmaya hazırlandılar. Salamander yavaşça yükseldi ve yola koyuldu. O yoldayken Goro, Antik Kayıtlar'da Element Tanrıları hakkında bilgi arıyordu.

"Element Tanrıları.4 Elementin ve diğer belirli elementlerin sahipleri olarak bilinirler. İstedikleri kişiye elementlerini bahşederler. İstemedikleri kişiye vermezler. Tamamen irade sahibi varlıklardır. Dostcanlısı veya saldırgan olabilirler. Ancak efendilerine mutlak itaat yeminleri vardır. Bir Element Tanrısı'nın Efendisi olmak için onu çağırmak gerekir. Bunun için ise ya S+ Canavar Çağırma Tılsımı ya da Kutsal Ritüel gereklidir. İkisinde de başarı oranı yarı yarıyadır. Bilinen Element Tarıları'ndan: Su dostcanlısı, Alev dostcanlısı, Hava ve toprak saldırgan olarak belirlenmiştir. Eğer Tanrılar'a isim verilirse güçleri yükselir. İnsancıl Biçimde ki bir Tanrı'ya isim verilmesi, onu 2 kat daha fazla güçlendirir. Kendine değer verildiği hisse uyandırır. Saldırgan Tanrı dostcanlısına dönebilir."

Goro Salamander'e isim vermeyi düşündü. Ancak bunun için daha erkendi. İnsancıl Biçimi bekleyecek ve 2 kat güçlendirecekti. Salamander'in üzerine yattı. Etrafı izlemeye başladı. Dağların ceset olduğunu, göllerin, birikintilerin ve denizlerin kan olduğunu bilmese çok güzel bir manzara vardı. Kızıl Gökyüzü yeryüzünü aydınlatıyor ve ısı veriyordu. Mükemmel bir manzaraydı. Ufuk Bölgesinde ki sahteleri yanına bile yaklaşamazdı. O sırada daldı ve uyuya kaldı.

Goro, Salamander'in kükreyişi ile uyandı ve etrafa baktı.

"Hey evlat, ne oldu?"

Salamander etrafı işaret edercesine kafasını salladı. Goro'da etrafına baktı. Sanki bir şehire gelmiş gibiydiler. Ancak hala o karanlık hava devam ediyordu. Daha sonra birşeyin içinden geçtiler. Goro baskı altında kaldı. Neredeyse aşağı düşüyordu. Son anda kurtuldu. Bu aynı ailesinin kasabasına girerken ki gibiydi.

Etraf bir anda canlandı. Gökyüzü düzeldi. Binalar büyüdü, sokaklar canlandı ve temizlendi. Salamander'in gölgesini görenler yukarıya bakıyordu. Goro, Salamander'e büyük bir açıklık işaret etti ve oraya inmesini söyledi. Salamander yavaşladı ve durdu. Yavaşça alçalmaya başladı. O sırada etraflarını askerler sarmaya başladı. Goro'ya göre tarafsızdılar. Yani saldırmak gibi bir niyetleri yoktu. Goro, Salamander'den aşağı atladı. Atladığı yer birazcık çöktü. Goro şaşırdı. Mana fazlalığından dolayı olduğunu düşündü. Salamander de küçüldü ve Goro'nun yanına geçti.

Goro sakin bir şekilde askerlere bakıyordu. Askerler de ona bakıyordu.

"Buraya kimseye zarar vermeye gelmedim. Sadece alışveriş yapıcam. Ben ve dostum Salamander kimseye zarar vermeyeceğiz."

Askerler hala tedirgindi. Aralarından daha iri yarı ve zırhlı biri çıktı. Ayrıca yanında yaşlı birisi de vardı. Goro iri yarı adamın komutan olduğunu düşündü. Ancak diğer adamı tahmin edemedi.

"Ben Komutan Isaac. Bu bölgede ki güvenlikten sorumlu kişiyim. Bu kişide Bilge Büyücü. Kendisi Kadame 1'in %60'ını tamamladı. Yanlış bir haraket ya-"

Bilge, Komutan'ın sözünü kesti ve araya girdi.

"Komutan şuan da asıl bizim yanlış bir haraket yapmamamız gerekiyor. O kişi Kadame 1'i tamamlamış. Ayrıca yanındaki de Ateş Tanrısı Salamander. Buraya neden geldin Yabancı? Ne istiyorsun?"

Goro sonunda kendini anlayan ve dinleyen birini bulduğuna sevinmişti.

"Ben Goro. Dediğiniz gibi Kademe 1'i tamamladım. Buda Ateş Tanrısı Salamander. Size zarar vermeye gelmedim. Sadece normal şekilde alışveriş yapıcam."

Goro'nun sözlerinden sonra, Bilge tatmin olmuş şekilde kafasını salladı ve elini kaldırıp indirdi. Askerler dağılmaya başladı. Goro ve Salamander'de tersi yönünden şehire girdiler.

Kütüphane arıyorlardı. Eğer Kütüphane'de Demircilik hakkında bir kitap bulursa çok işine yarardı. Güçleri ve Antik Kayıtlar'ın silah bölmesi sayesinde kendine muazzam bir kılıç yapabilirdi. Eğer başarabilirse zırh yapmayı da istiyordu. Şehirde dolanmaya başladılar. Kütüphane benzeri olan yerlere teker teker baktılar ancak bulamadılar. Daha sonra şehirin ortasında uzun bir bina gördüler. Sokaklar kalabalıktı. Goro'nun Ufuk Bölgesinde ki sokağa benziyordu. Goro duygulanmıştı. Yürümeye devam ettiler ve büyük binaya geldiler.

Önlerinde büyük bir kapı vardı ve ardına kadar açıktı. Goro içeri girince herkes ona ve Salamander'e bakmaya başladılar. Araların da "Bu o mu?" gibi kelimeler kuruyorlardı. Sanırım askerler olayı hızlıca yayılmıştı. Goro, Demircilik hakkında kitaplar aramaya başladı. Hangi rafa baksa bulamıyordu. Saatlerce aradı ancak bulamadı. Kütüphane çok büyüktü. Raflar upuzundu. Ancak bir insanın yetişebileceği kadar kısaydı. 

Goro görevliye Demircilik hakkındaki kitapların yerini sordu.

"Burada Demircilik hakkında kitaplar var mı? Varsa neredeler?"

Görevli, Goro'ya döndü. İlk önce irkildi ve cevap veremedi.

"Şey...Kütüphane'de Demircilik hakkında kitap bulunmuyor. Özür dileriz."

Goro kafasını salladı ve dışarıya çıktı. Bu seferde kalacak Han arıyordu ancak nereye gitse reddediliyordu. Daha sonra indikleri açıklığa gittiler. Salamander kıvrıldı ve Goro'yu içine aldı. Goro'da ona yasladı ve Antik Kayıtları aramaya devam etti. Demircilik hakkında birşeyler bulmayı umuyordu. Saatlerce aradı. En sonunda bulmuştu. Temel Demircilik Bilgileri. Sadece maden bulması gerekiyordu. Daha sonrası kolaydı. Sabah ilk iş bir demirciden bir kılıç yapmak isteyecekti.

Goro sabah uyandı ve onun kıpırtısına Salamander'de uyandı. Etraflarında ki insanlar tarafından bakılıyorlardı. İkisi birlikte kalktı ve şehire girdiler. Goro takip edildiklerini anladı ve durdu. Askerler tarafından takip ediliyordu. Arkasını döndü ve ne yaptıklarını sordu. Askerler hemen sokaklardan çıkıp etraflarını sardılar.

"Bilge Büyücü bizlere sizin tehlikeli olduğunuzu ve tutuklanmanız gerektiğini söyledi. TUTUKLUSUNUZ!"

Goro kafasını aldırmadan salladı.

"Ahh salak mısınız? Cidden beni tutuklayabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Ölmek ve şehirinizi yok etmek istemiyorsanız uzaklaşın. HEMEN!"

Askerler emindi ve aralarından birisi büyü yaptı. Goro büyüyü sol eli ile durdurdu. Daha sonra oda büyüyü yapan kişiye büyü yaptı.

"Böyle zayıf şeyler beni etkilemez. Karanlık Ateş."

Büyüyü yapan kişi toz oldu ve havaya karıştı askerler korkuyordu. Goro emindi 10 tane Kademe 1 büyüsünün hepsini yapabiliyordu. Ayrıca karşısındakiler Kademe 1'e başlamamış kişilerdi. Yani tek yapabildikleri: Ateş Topu, Su Topu falan atmaktı. Goro'nun büyüleri yanında hepsi işlevsizdi.

"Karanlık Ateş - Alacakaranlık - Gölge Askerler - Cehennem - Deprem - Felç - Yok Oluş - Düşmüş Melek - Lanet ve Şeytan'ın Gülüşü olmak üzere 10 adet büyüsü vardı Goro'nun."

Goro askerlere tekrar seslendi.

"Ya şimdi gidin ya da ölün. Eğer siz bana saldırırsanız şehri yağmalayacağımı bilmenizi isterim."

Askerler emin bir şekilde Goro'ya ellerinde kılıçlar ile koştular. Arkadan Su Topu, Ateş Topu, Hortum, Toprak Kayması gibi düşük büyüler geliyordu. Goro suratına sinsi bir gülümseme yerleştirdi.

"Hımph. Sizi uyarmıştım. CEHENNEM!"

Bir anda yer sallanmaya başladı ve yerden alevler çıkmaya başladı. Tüm askerler yanıyordu. Şehirin diğer tarafları da yanmaya başlamıştı. Şehir de kaos vardı. Bilge Büyücü hemen Goro'nun yanına geldi.

"Lütfen dur. Ne istersen yaparız. Yalvarırım dur."

Goro kahkaha attı.

"HAHAHA! Durmak mı!? Uyuyan canavarı siz uyandınız. Buraya kadar ayaklarınla seni öldürmem için geldin. LANET!"

Bilge bir anda dizlerinin üzerine çöktü. Vücdundan siyah dumanlar yükseliyordu. Bedeni tamamen iskelet kalana kadar erimeye devam etti. O sırada Goro, Salamander'e Ejderha olmasını ve onu takip etmesini söyledi.

"Evlat. Ejderha'ya dönüş ve beni takip et. Ayrıca ölen insanlardan veya diğerlerinden yiyebilirsin."

Salamander kükredi ve Goro'yu takip etmeye başladı. Goro kıyafet satan bir yer arıyordu. Şehir Merkezine doğru ilerledi ve bir tane gördü. İçeri girdi ve siyah bir takım elbise seçti. Deneme kabinine girdi ve üzerini değiştirdi. Daha sonra Demirci aramaya başladı. Buldu da. Etrafı aramaya başladı. Özel birşeye benzeyen bir kılıç seçti ve beline taktı. Daha sonra Salamander'e boynunu eğmesini işaret etti. Zıpladı ve Salamander'in üzerinde ayakta kaldı. Salamander yavaça yükseldi. Gidecekken Goro dokundu ve durmasını söyledi. Bağırmaya başladı.

"BEN GORO! SİZE ZARAR VERMEYECEĞİMİ SÖYLEMİŞTİM ANCAK BANA GÜVENMEDİNİZ VE BANA SALDIRDINIZ! BU SİZİN GÜNAHINIZIN KARŞILIĞI! BENİM İSMİMİ UNUTMAYIN! ETRAFA YAYIN! SAYGISIZLIĞA YIKIM İLE KARŞILIK VEREN LORD GORO! HERKESE İSMİMİ DUYURUN!"

İşte bu Lord Mera'nın doğumu oldu.

"Kapak fotoğrafı sorununu halletmiş bulunmaktayız. Okuduğunuz ve anlayış gösterdiğiniz için teşekkürler."




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1289

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1096

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 834

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 719

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 677

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 652

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 613

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 559

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 530

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 401

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 105

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16110 Üye Sayısı
  • 432 Seri Sayısı
  • 21293 Bölüm Sayısı


creator
manga tr