Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Lord Of Darkness - Bölüm 11 | Mağara'da (1)


Goro zindandaydı. 6 gündür zindan da kalıyordu. Yediği tek şey Öğlen Çanın'da gelen bir parça ekmekdi. Öğlen Çanı tekrar çalıyordu.

"DAN! DAN! DAN! DAN!"

6 gündür aynı muhafız yemeği getiriyordu. O günde aynısı getirdi. Küçük sürgülü demir pencereyi çekti ve ekmeği yere fırlattı. Goro yavaşça ilerledi. Ekmeği eline aldı ve parçalara ayırmaya başladı. O sırada ekmeğin içinden bir kağıt çıktı. Kağıtta şöyle yazıyordu.

"Efendi Goro, bugün zindan da kaldığınız son gün. Akşam Çanı çaldığı zaman sürgün için gönderileceksiniz."

Goro sevinmişti. Artık bu lanet yerden çıkacağım diye içinden geçirdi. Akşam Çanına daha vardı. Goro ekmeği yemedi ve yatağa yattı. Uykuya daldı...

"TAK! TAK! TAK! KALK SENİ KÜÇÜK GÖTLEK. BURADAN GİDİYORSUN!"

Goro ilkilerek uyandı. Bir anda yataktan fırladı ve karşısında muhafızı gördü.

"HADİ GİDİYOSUN BURDAN KÜÇÜK PİÇ!"

Goro içinden sanırım artık vakti geldi diye geçirdi. Kapıya doğru yanaştı. Muhafız küçük camdan Goro'nun ellerini kelepçeledi. Daha sonra kapıyı açtı. Goro dışarı çıkınca hemen yere düşürdü. Hızlıca iki ayağına zincir taktı. Artık o yürüdükçe Goro'da yürümek zorundaydı. Muhafız, Goro'yu kaldırdı ve öne geçti. Dar bir koridordan birlikte yürümeye başladılar. Etraf taşlardan duvarlarla kapalıydı. Her ne kadar taş olasalarda, bir demir kadar sağlamdılar.

Dar koridorda yaklaşık 5 dakika yürüdükten sonra karşılarına büyük kalın demir bir kapı çıktı. Muhafız kapıya yaklaştı.

"332766"

Kapıyı birisi açtı. Goro o sayıyı ezberlemeye çalıştı. Çünkü o sayının bir çeşit şifre olduğunu anlamıştı. Kapıdan geçerek yürümeye devam ettiler. İleride ışık gözülüyordu. İlerlemeye devam ettiler. Işığa yaklaştıklarında sesler gelmeye başladı. Herkes küfür ediyor ve bağırıyordu. Goro anlamıştı halka açıkdı. Aynı Azazel ile tanışma hikayesindeki gibiydi.

Dışarı çıktılar. Etrafta binlerce insan vardı. Herkes bağırıyor hakaret ediyordu. Goro aldırmadı. Başı dik şekilde at arabasının içine doğru yürümeye devam etti. Yürüdüğü yer demirler parmaklıklar ile kapatılmış ve giriş yapılmaz durumdaydı.

FLASHBACK*

"Çocuklar, sürgün edilecek mahkumlar Yolun Sonu adı verilen etrafı demir parmaklıklarla çevrili 10 metrelik bir yoldan geçer ve arabaya bindirilerek Karanlık Bölgeye gönderilir."

Goro hatırladı. Burası derste Fiora'nın anlattığı Yolun Sonu adı verilen yerdi. Gerçekten insana yolun sonuna gelmiş gibi hissetiriyordu. Ancak Goro için herşey yeni başlıyordu. Yeni bir hayat. Temiz bir sayfa.

Goro, at arabasına bindirildi ve yola koyuldular. Arabada 5 muhafız ve Goro olmak üzere toplam 6 kişi vardı. 3 kişi Goro'nun yanında, diğer ikisi öndeydi. Yavaşça ilerliyorlardı. Aynı Lucifer ile gittikleri yoldan gidiyorlardı. Rhaim'den çıktılar ve Orman Yoluna girdiler. Ormanın içinde durdular ve açılan geçitten geçtiler.

Aynı yerden gitmiş olsalarda tamamen farklı bir yerdeydiler. Arkadaki 3 asker Goro'ya birşeyler verdi.

"Efendi Goro, umarım iyi olursunuz."

"Efendi Goro, adalati bu ülkeye getirin."

"Efendi Goro, karım o adamın. Elindeydi sizin sayenizde kavuştuk. Umarım hayatta kalırsınız."

Goro hepsini tek bir söz söylemeden başını sallayarak onayladı. Daha sonra at arabası durdu ve Goro aşağı indi.  Daha sonra at arabası geldikleri yere geri döndü. Etraf aynıydı. Ceset dağları, kan gölleri, kurumuş-ölmüş bitki ve ağaçlar.

Goro elinde ve ayağında bulunan zincirler yüzünden ilkden haraket edemedi. Ancak yaklaşık 1 dk sonra zincirler yok olmaya başladı. Tamamen yok oldukları zaman Goro yürümeye başladı. Karanlık Bölge dövmesi olduğu için sıkıntı çekmeyecekti. Ancak bilmediği birşey vardı. Goro'nun dövmesi normal değildi. Lucifer'de bulunanın dövmenin aynısıydı. Buda onu Lucifer ile aynı rütbeye getiriyordu. Ancak Goro bunu fark etmedi ve dolaşmaya devam etti.

Gökyüzünün kan kızıllığı mükemmel duruyordu. Kızıllık yavaş yavaş bordo rengine dönüyordu ve bu da havanın karardığına işaretti. Şu ana kadar kayda değer birşey yaşamamıştı ve hiçbir canlı görmemişti. Yoluna devam etmemeye karar verdiği. Ceset Dağlarının arasına girdi ve bir açıklık aramaya başladı. Yürüyordu. Cesetlerin üzerindeydi. Ayağı kafalara takılıyor düşüyordu. Her tarafı kan oluyordu. Karanlık bölgedeydi. Açıklık bulamayınca kendi açıklığını yapmaya karar verdi. Cesetlerin az olduğu biyerden teker teker kaldırıyor ve ufak bir bölge açıyordu.

"HIA!"

"HIA!"

"HIA!"

Yaklaşık yarım saat buna devam etti. En sonunda açıklığı açmıştı. İçeriye girdi. Hava soğumaya başlamıştı. Goro, Ateş Büyüsü ile kendini ısıtıyordu. Yorgundu uyuması gerekiyordu. Büyü'yü havadaki Mana ile birleştirdi ve uyumaya başladı...

Sabah olmuştu. Goro hala uyuyordu. Ork Sürüsü, Goro'ya doğru yaklaşıyordu. Mera etrafdaki Mana değişimini sezdi ve Goro'yu uyandırdı.

"Efendim...Efendim.EFENDİM!"

Goro ilkilerek uyandı.

"NE VAR! NE BAĞIRIYOSUN!"

Mera telaşlı bir şekilde.

"Efendim, Orklar buraya doğru geliyor."

Goro telaşlı şekilde kalktı. Ateşi gördüklerini düşündü. Yavaşça ayağa kalktı. Orklara kendini gösterdi. 

"Sakin olun. Karanlık Bölgedenim."

Goro göğüsünü açtı ve dövmesini gösterdi. Orklar hızlıca geri çekildi. Ve diz çöktüler. Sanki onu selamlıyorlardı. Goro olaya bir anlam veremedi. Ancak saygılarına karşılık verdi. Onların tam zıttı yöne döndü ve yola doğru yürümeye başladı. Ancak hala yaşananlara anlam veremiyordu.

Yola çıkmıştı. Yürümeye devam etti. O gün o ork sürülerinden başka bir canlı görmedi. Yol üzerinde bir mağara gördü ve oraya girdi. Geceyi orada geçirmeye karar vermişti. Gün boyu yürümek onu çok yormuştu. Hemen yatıp dinlenmek istiyordu.  Hızlıca yere doğru uzandı ve uyumaya başladı.

"TIK! TIK! TIK! TIK TIK TIK!"

Goro bir ses duyuyordu. Yarım uyanıktı. Sesleri seçebiliyordu. Kalkmaya çalışıyor ama kalkamıyordu.

"TAK! TAK! TAK! TAK!"

Goro artık uyanmıştı. Hızlıca doğruldu. Ses mağaranın derinliklerinden geliyordu. Goro temkinli bir şekilde ilermeye başladı. Derinlere doğru ilerlemeye devam etti. Ancak çok mağaranın derinleri çok dardı ve ilerlemek zorlaşıyordu. Ayrıca Goro'nun, Manası'da azalıyordu. Ancak ilerlemeye devam etti. 

Yarım saat daha ilerleyen Goro, artık ilerleyemiyordu. Çünkü ilerisi bir insanın sığamayacağı kadar küçüktü. Goro içinden boşuna mı buraya kadar geldim diye geçirdi. Daha sonra bir ses geldi.

"BAM! BAM! BAM! BAM! BAM! BAM! BAM!"

Goro arkasına baktı. Mağara yıkılıyordu. Orada sıkışıp kalacaktı. Hemen hızlıca yıkılan tarafa doğru gitti ve çıkmaya çalıştı. Ancak artık çok geçti. Taşları Ateş Topu ile yıkmayı düşündü. Ancak öyle yaparsa tüm mağara göçer ve muhtemelen ölürdü. Daha sonra ileriden bir ses geldi.

"BAM! BAM!"

Mağaranın ilerisinde sağ duvarda bir kapı açılmıştı. Ayrıca kapı merdiven ile aşağıya doğru iniyordu. Goro şaşırmıştı ve kararsızdı. Aşağı doğru gitmelimiydi. Daha sonra başka şansı olmadığına ve ağaşı doğru inmesi gerektiğine karar verdi.

Karanlıkdı ve merdivenler dardı. Goro'nun Manası tükenmiş Mera'nın, Manası ile idare ediyorlardı. Bu merdivenlerin sonu yok gibi gözüküyordu. Daha sonra Goro hızlanmaya karar verdi. Hızlıca iniyordu merdivenleri. Bir zemin gözüküyordu. Goro rahatlamıştı. Orada dinlenebilirdi. Daha da hızlandı.

Zemine ulaşmıştı. Bir sandık vardı. Sandığın yanında da mavi renkli bir iksir vardı. Goro bu iksirin Mana İksiri olduğunu düşündü ve içti. İksir gerçekten de Mana İksiriydi. Goro rahatlamış hissetti. Daha sonra sandığı açtı. Ancak sandık boştu.

Mağara sallanmaya başladı. Goro sandığın tuzak olduğunu düşündü. Hemen bir köşeye geçti ve beklemeye başladı. Ancak ne mağara çöküyordu, ne de tuzaklar harakete geçiyordu. Daha sonra ileride bir Beyaz Büyü Çemberi oluştu. Ancak bu normal bir çember değildi. Bu bir Kutsal Çemberdi. Melek çağırmaya yarayan bir çember.

"Arkadaşlar kapak fotoğrafı sorunu hala devam ediyor. Düzelene kadar böyle idare edeceğiz. Okuduğunuz için ve anlayış gösterdiğiniz için teşekkürler."




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1183

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1032

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 857

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 799

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 680

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 629

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 622

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 594

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 538

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 514

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 323

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 188

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 175

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 94

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14113 Üye Sayısı
  • 420 Seri Sayısı
  • 18867 Bölüm Sayısı


creator
manga tr