Korku dağları bekler. #Atasözü

Lord Of Darkness - Cilt 1 | Bölüm 9 - İlk Adımlar


Goro kapıda bekledi. Derin bir nefes aldı ve yavaşça içeriye adımını attı. Karşısında Lucifer'i gördü.

"HOŞGELDİNİZ EVLATLARIM!"

Goro ileriye doğru yürüdü. Salonda koltukta oturan Lucifer'i önünde diz çökerek selamladı. Daha sonra ayağa kalktı.

"Efendi Lucifer, verdiğiniz görev tamamlandı. Başka bir isteiğiniz varmıdır?"

Lucifer ayağa kalktı. Goro'nun başını okşadı ve çenesinden tutup kafasını kaldırdı.

"Resmiyete gerek yok. Senin kararlığın, seni benim kadar güçlü yapıyor. Beni Efendin olarak değil dostun olarak görmeni istiyorum."

Goro afalladı. Daha sonra ayağa kalktı ve:

"Pekala. Siz nasıl isterseniz."

Lucifer daha sonra kapıya doğru yöneldi. Yavaşça birşey düşünerek yürüyordu. Kapıyı açtı ve:

"Yarın seni almaya geleceğim. Gitmemiz gereken bir yer var. Ne işin varsa hepsini iptal et. Hiçbir iş senin için bundan daha önemli olamaz..."

Goro anlam verememişti. Ancak onayladı.

"Peki. Yarın için bir planım yoktu zaten. Gelmeni bekleyeceğim."

Lucifer kapıdan çıkarken suratını Goro'ya çevirdi ve gülümsedi. Daha sonra kapıyı çekti ve gitti. Goro, Mera'ya geri dönmesini emretti. Çünkü biraz yalnız kalıp düşünmesi gerekiyordu. Yatağına doğru yürüdü ve uzandı. Koluyla gözlerini kapadı. Yaptığı şeyin doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu düşünüyordu. Pişman olsa bile artık çok geç olduğunun farkındaydı. Göğüsünde Karanlık Bölge dövmesi ve 2 leşi vardı. Bundan sonra bunu düşünmemeye karar verdi. 

Üzerine rahat birşeyler giydi ve yatağa oturdu. Meditasyon yapmaya karar vermişti. Pozisyonunu aldı ve konstre olmaya başladı. Meditasyonun başarılı olup olmayacağı konusunda emin değildi. Ancak o yine de devam etti. Zaman onun için yavaş akıyordu. Sonra bombaş aydınlığın içinde bir karanlık nokta belirdi. Goro, noktaya doğru ilerlemeye başladı. Goro yaklaştı nokta daha çok büyüyordu. Goro'da noktaya yaklaştıkça acı çekiyordu, canı yanıyordu. Ancak o noktaya dokunması gerektiğini hissediyordu. Acı çekerek, yere düşerek ilerlemeye devam etti. En sonunda noktanın yanına vardığında küre boyutuna ulaşmıştı. Goro doğruldu ve elini küreye doğru uzattı. Yavaşça küreye dokundu. Küre bir anda büyüdü ve tüm aydınlığı içine çekti. Goro hiçbir şey göremiyordu. Daha sonra yavaşça elini küreden çekti.

Bir anda büyük bir sarsılma hissetti. Ancak gözlerini açmadı. Bunun meditasyonun başarılı olduğuna dair bir işaret olduğunu düşündü. İlerlemekte kararsız kaldı. Çünkü göremiyordu. Ordamı beklemeliydi yoksa ilerlemelimiydi. Birazcık düşündükten sonra ilerlemeye karar verdi. Ellerini öne doğru uzattı ve yavaşça yürümeye başladı. Yavaşça ilerliyordu. Birazcık ilerledikten sonra sağ elinde birşey hissetti. Hemen iki eliyle ona dokundu ve ne olduğunu anlamaya çalıştı. Goro gizemli nesnenin ne olduğunu düşünürken bir anda aşağı doğru düşmeye başladı. Artık gözlerini açmalımıydı? Yoksa devam mı etmeliydi?

"Efendim, devam ediniz. Sonuca çok yaklaştınız..."

Goro, Mera'nın sesini duyduğu zaman çok şaşırdı. Ancak daha sonra ruhuna bağlı olduğu aklına geldi ve gayet mantıklı olduğunu düşündü. Mera'yı dinledi ve aşağı doğru dalmaya başladı. Belli bir yerden sonra sanki uzaya gitmiş gibiydi. Etrafda yıldız gibi küçük noktalar vardı. Goro'nun dalma hızı istemsizce yavaşladı. Daha sonra istemsizce havada asılı kaldı. 

"Karanlık Ruhlar Alemine hoşgeldiniz efendim. Burası tüm Karanlık Ruhların ve Sahiplerinin toplandığı bölgedir. Astral boyutta bir kısım parçalanarak burası oluşmuştur. Burada büyülerinizi seviye atlatabilirsiniz. Yapmanız gerek şey odaklanmak ve elementleri birleştirmek. Belki dikkatinizi çekmiştir. Farklı farklı renkte olan noktalar var. Onlar sahipsiz Element Ruhları."

Goro, Mera'yı dikkatlice dinledi. Daha sonra:

"Peki...Büyülerimi nasıl seviye atlatacağım?

Mera birazcık düşündükten sonra:

"Gördüğünüz her nokta bir elementi temsil ediyor. Aynı renkte olan 10 elementi birleştirerek seviye atlatabilirsiniz. Ancak bir kere bozuldumu baştan başlamanız gerekir. Daha önce de söylediğim gibi. Burası Astral Alem'in parçalanmış bir kısmı. Ancak hala Astral Aleme bağlı. Yani her Ruhun kendi iradesi var. Ayrıca burda zaman çok yavaş geçer. Uyandığınız zaman muhtemelen sabah olmuş olacaktır."

Goro artık büyülerine seviye atlatabilecekti. Artık daha güçlüydü. Gözlerini açtı ve camdan dışarı baktı. Gerçekten de sabah olmuştu. Gece boyunca uyanık kalmıştı ancak hiç uyku ve yorgunluk hissetmiyordu. İlk önce duşa girdi. Daha sonra kendine kahvaltı hazırladı ve kahvaltı etti. Lucifer bugün gelecekti. Hazırlanması gerekiyordu. Ancak ne zaman geleceğine dair bir zaman vermemişti. Goro ilk olarak kıyafetlerini değiştirdi. Sonra etrafı toparladı. Daha sonra Lucifer gelene kadar uyumaya karar verdi. Uyumandan önce Mera'ya:

"Lucifer yaklaştığı zaman beni uyandır."

Goro yaklaşık 10 dakika içerisinde uykuya daldı. Rüyasında:

"Goroo...Oğlummm...Seni bekliyoruzz..."

Goro, Mera'nın sesiyle irkilerek uyandı. Uzun süre sonra ilk defa annesinin sesini duymuştu. Goro kendine gelmeye çalışırken kapı açıldı ve Lucifer içeriye girdi.

"Goro! Evdemisin? HEYY!"

Goro yataktan kalktı ve:

"Bağırmasana ya! Evdeyim işte."

Lucifer, Goro'ya gülümsedi. Daha sonra kolundan tuttu ve dışarıya çıktılar. Lucifer, Goro'ya onu takip etmesini işaret etti. Sokaklar her zamanki gibi kalabalıktı. Dükkanlar insan kaynıyordu. Muhafızlar'da dün geceki olay yüzünden sayıları artmış bir şekilde sokak nöbet tutuyorlardı. Yaklaşık 15 dakika yürüdükten sonra bir at arabası göründü. Lucifer arabayı işaret ederek, Goro'ya binmesini söyledi.

"Atla gidiyoruz."

Goro anlam veremedi. Ancak arabaya bindi. Goro'nun hemen ardından Lucifer'de bindi ve yavaşça gitmeye başladılar. Yaklaşık 15 dakika sonra Başkent Rhaim'in çıkışına vardılar. Goro neden şehirden çıktıklarını anlamadı. Ancak sormadı da. Biraz normal yoldan ilerkedikten sonra orman yoluna girdiler. Goro artık dayanamadı ve nereye gittiklerini sordu.

"Hey Lucifer. Nereye gidiyoruz da orman yoluna girmemiz gerekiyor?"

Lucifer ilk 30 saniye cevap vermedi. Daha sonra ise:

"Karanlık Bölge'ye...Ailenin yanına gidiyoruz."

Goro konuşamadı. Çok sevinmişti. Ancak üzgündü de. Ailesi onun Karanlık Bölge Vatandaşı olduğunu duyarsa üzülür diye korkuyordu. Ancak üzülmezler diye de düşünüyordu.

At arabası ormanın derinliklerinde durdu. Daha sonra etrafı sis kapladı ve Dağ genişliğinde siyah renkli bir Büyü Çemberi ortaya çıktı. At arabasını süren kişi çemberin içine doğru ilerledi. Goro korkuyordu ama sakinliğini koruyordu. Çemberin içine girdiklerinde sanki kıyamet kopmuş gibi bir yere geldiler.

Ağaçlar ölmüş, tüm bitkiler kurumuştu. Gök yüzü kan kırmızısıydı. Etrafta düşük seviye canavarlardan başka canlı yok. Yerler ceset doluydu ve kan gölleri vardı. Biracık ileride ise ceset dağları bulunuyordu. Gobliner, atlar, vampirler, şeytanlar, kurtadamlar ve daha fazlası. Burası tam anlamı ile cehennemdi. Goro kafasını öne doğru çevirdi. İlerlemeye devam ettiler. 1 saat civarı ilerledikten sonra. Evlerin olduğu ufak bir kasabaya geldiler. Kasabanın etrafı dağlarla çeviriliydi ve tek giriş-çıkış vardı. Ancak tuhaftır ki, kasabanın içinde ağaçlar canlı, bitkiler yeşildi. Normal canlılar vardı ve de insanlar görünüyordu. Lucifer, Goro'ya bakarak:

"Ne? İnsanlara işkence ettiğimizi falan mı düşünüyordun? Sonuçta onlar benim halkım. Onlara iyi bakmam gerek."

Goro başını şaşkın bir şekilde başını salladı ve:

"Tabii...Tabii"

Kasabanın içine doğru ilediler. Daha sonra bir evin önünde durdular. Lucifer:

"Geldik. Burası ailenin evi."

Goro heyecanla kapıyı açtı ve aşağı indi.  Daha sonra aklına dang etti. Şuan'da karanlık bölgedeydi. İlk adımlarını atmıştı Karanlık Bölgeye. Artık kaçışı yoktu. Ancak durumundan mutluydu. Çünkü ailesini görecekti. Ayrıca aklına şu geldi, Luciferin saygınlığını koruması için sakin ve ciddi görünmeliydi. Kendini kastı ve içeriye girene kadar ciddi durmaya devam etti. Goro kapıyı çaldı. Kapıyı annesi açtı ve onu karşısında görünce göz yaşlarına engel olamadı. Annesi Goro'ya, Goro'da annesine sıkı sıkı sarıldı. Daha sonra içeriden koşarak babası geldi. Goro babasına'da sıkı sıkı sarıldı. Daha sonra içeri girdi. Ancak Lucifer bir işinin olduğunu söyleyerek içeri gelmedi.

"Goro. Tatilinin tadını çıkar. Benim halletmem gereken ufak bir işim var."

Goro, Lucifer'i onayladı. İçeri geçti ve koltuğa oturdu. Babası gergindi birazcık her halinden anlaşılıyordu. Annesi de içeriye geldi ve oturdu. O da gergindi. Goro ne olduğunu sordu.

"Neyiniz var sizin? Neden böyle davranıyorsunuz?"

Babası konuşmaya başladı:

"Sana gönderdiğimiz mektupta benim Tabu'yu çiğnemekten yargılandığımı söylemiştik. Hatırlıyormusun? Aslında öyle değildi."

Goro şaşırıdı ve:

"Nasıl yani bana yalan mı söylediniz?"

Babası telaşla:

"Hayır! Hayır asla! Sadece bu olay eskilere dayanıyor. 5 Lord...Sana eskiden asil olduğumuzu söylemiştim. Ailemiz çok zengindi. O zamanlar Dış Bölgenin yönetimi bizim ailemizdeydi. Şuan ki yöneticiler olan 5 Lord bizden daha aşağı seviyelerde idi. Aileler arasında çatışmalarda olmuştu.  Kız kardeşimi 5 Lord'dan biri olan Jack'a gelin olarak istediler. Bizlerde durumları düzetlmek için kabul ettik. Kardeşim 1 hafta içinde vahşice katledildi. Depolarımız kundaklandı. Kasalarımız soyuldu. Ailemizi yerle bir ettiler. Daha sonra köylere dağıldık. 5 Lord başa geçti. Sürgün edilmeden önce biz kalan kardeşler yani 4 kişi toplandık. Babam'dan kalan vasiyette bir kasa ve bir depo daha olduğunu öğrendik. Oraya gitmeye hazırlanıyorduk. Eskiden yaptığımız iş olan Ticaret'e yeniden başlıyacaktık ya da biz öyle sanıyorduk. 5 Lord'un 3'ü kendi ambarını kundakladı. Suçu bize yıktılar. Geçmişin intakımı düşüncesi bizi suçlu konumuna getirdi. 3 kardeşim idam edildi. Biz ise sürgün."

Babasının gözünden yaşlar gelmeye başladı.

"Ayrıca sana söylemediğimiz birşey daha var...Sen doğduğun zaman köylere yeni dağılmıştık. Annen hamileydi. Ancak tek çocuğa değil. Erkek ikizler olarak doğdun. Kardeşini Krallık almıştı. Muhtemelen hala hayattadır. Ancak bizi hatırlayacağını düşünmüyorum."

Goro yıkılmıştı. Sinirlenmişti. Nasıl ona söylemezlerdi bunu? Duvara yumruk attı ve bağırarak:

"NEDEN BANA SÖYLEMEDİNİZ! NEDEN!"

Anne ve Babası cevap veremedi. Goro hala sinirliydi. Derin bir nefes aldı. Yavaşça onlara doğru ilerledi ve ikisine de sarıldı.

"Size olan sinir asla geçmeyecek. Ancak bu sizinle konuşmayacağım anlamına gelmez. Kardeşimi bulucam. Merak etmeyin."

Goro hem mutlu hem üzgündü. Ailesine yüklenmeyecekti. Olayları akışına bırakacaktı. Ancak kardeşini bulmaktan asla vazgeçemeyecekti. Cesedi bile olsa onu da bulacaktı. Hatırlamasa bile hatırlatacaktı.

Arkadaşlar kapak fotoğrafı sorunu hala devam etmekte. Çözene kadar bu şekilde idare edeceğiz. Okudunuz için ve anlayış gösterdiğiniz için teşekkürler.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1120

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 998

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 835

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 780

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 610

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 599

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 578

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 519

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 492

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 292

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 110

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 83

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12345 Üye Sayısı
  • 364 Seri Sayısı
  • 17442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr