Bölüm 81: Vesayetinizden Ayrılmak İstiyorum (1)

avatar
4265 7

Library of Heaven's Path - Bölüm 81: Vesayetinizden Ayrılmak İstiyorum (1)


 

Çevirmen: W2G

 

Hongtian Akademisi, Lu Xun'un Sınıfı.

 

Akademinin bir yıldız hocası olarak, sınıfı birkaç yüz metre genişliğinde ve büyük bir futbol sahası kadar büyüktü. Birkaç yüz tane öğrenciye sahip olan bu sınıfta, öğrenciler sıra sıra dizilmişlerdi.

 

“Lu laoshi’den beklendiği gibi, dışarıda sizin öğrenciniz olmanın büyük bir onur olduğunu düşünen sayısız öğrenci olduğunu ve bunların sınıfınıza kabul edilmek için her yolu denediğini duydum, şimdi bu söylenilenlerin gerçek olduğunu anlıyorum!” Sınıfta ne kadar fazla öğrenci olduğunu gören bir kıdemli kendinden çok uzakta olmayan genç adama bakarken, sakalını okşadı.

 

Bu genç adam yirmi altı, yirmi yedi yaşlarındaydı. Mavi giyinmişti ve beraberinde getirdiği kibirli bir havayla, cennetleri delip geçebilecek bir mızrak kadar dik duruyordu.

 

Söz konusu kıdemliye gelecek olursak, eğer Shang Bin burada olsaydı onun kim olduğunu bir bakışta anlardı. O Hongtian Köşkünün ustası olan, Kıdemli Hong Hao’ydu!

 

“Beni hak ettiğimden fazla övdünüz, kıdemli. Ben sadece öğrencileri yetiştirme sorumluluğumu yerine getiren bir hocayım. Dışarıdakiler beni gözlerinde fazla büyütüyor!” Genç adam kıkırdadı.

 

Sözleri mütevazi olabilirdi, fakat tavırlarından ne kadar kendine güvendiği ve kibirli olduğu okunuyordu.

 

“Abartılıp, abartılmadığınızı sadece öğrencilerinizin standartlarına bakarak görmek mümkün. İlk yüzdeki yetmişten fazla öğrencinin başvurduktan sonra sizin sınıfınıza kabul edildiğini duydum. Dahası, yeni kabul ettiğiniz iki yüz öğrenciden hiçbiri, sıralamada beş yüzün altında değil!”

 

Kıdemli Hong Hao sakalını okşarken, gülümsedi.

 

Geçen gün, bu rakamları duyduğunda o da şaşkına dönmüştü.

 

Genç olmasına rağmen, Lu Xun laoshi akademideki en parlak yıldız hoca haline gelmişti. Birinci sınıflar arasındaki neredeyse bütün iyi filizler onun tarafından alınmıştı.

 

Böyle bir başarı, büyük bir tarihe sahip olan akademide bile nadiren görülen bir hadiseydi.

 

“Öğrencilerin benim sınıfıma katılmak istemeleri benim için bir onurdur!” Savaşçı 7-dan bir kıdemliden gelen övgüleri duyan Lu Xun laoshi, gururla kabardı. Daha sonra, dönüp sordu, “Kıdemli Hong Hao her zaman yoğun bir şahsiyet olmuştur, bugün hangi rüzgar sizi buraya attı? Benim yardımıma ihtiyaç duyduğunuz bir konu olabilir mi? Yeteneklerim dahilinde ise, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım!”

 

Onun gibi güçlü bir kıdemlinin buraya sadece laflamak için geldiğine inanmıyordu.

 

“Bahsini açtığına göre, gerçekten de seni zahmete sokacağım bir mevzu mevcut. Babanla eski arkadaşlarız ve senin büyümene kendi gözlerimle şahit oldum. Senin dürüst bir insan olduğunu biliyorum, bu yüzden buraya, benim için bir hocayı araştırmanı istemek için geldim!” dedi Kıdemli Hong Hao.

 

"Babamdan bahsetmeyin, o inatçı bir eski kafalı!” Karşı tarafın duygu kartını oynamaya çalıştığını fark eden Lu Xun, kaşlarını çattı. “Hangi hocayı incelememi istiyorsun?”

 

"Zhang Xuan!" dedi Kıdemli Hong Hao.

 

Zhang Xuan’ın Hongtian Tavernasında çıkardığı o olaydan sonra, işleri kesat bir hal almıştı. Kalbindeki öfkenin şiddeti her geçen gün daha da artıyordu. Adının çıkmayacağını bilseydi, çoktan karşı tarafın kaldığı yere gidip, onu ölümüne döverdi.

 

"Zhang Xuan mı? Öğretmen Yeterlilik Sınavından sıfır alıp, Zhao Yanfeng’in yetiştirmesini çılgına çeviren kişiden mi bahsediyorsun?”

 

Lu Xun şöyle bir baktı.

 

Herkes gibi o da Zhang laoshi’in gerçekleştirmiş olduğu ‘şanlı’ eylemleri duymuştu. Ayrıca, onun öğrencilerinden birisini kabul etmişti, yani söylentiler kulağına gitmese bile bu haberdar olacağı bir durumdu.

 

“Evet!” Kıdemli Hong Hao başıyla onayladı.

 

“O sadece işe yaramaz bir hoca, er ya da geç kovulacaktır. Kıdemlinin ona karşı garezi mi var?” Lu Xun şaşırmıştı.

 

Bir taraftaki akademinin müdürlük pozisyonu için yarışabilecek seviyede olan Kıdemli Hong Hao, diğer taraftaki ise her an kovulma tehlikesiyle burun buruna olan hocaydı. Bu ikisi tamamen farklı dünyalarda yarışıyordu, nasıl olurda bir münasebetleri olabilirdi?

 

“Sadece birkaç küçük mesele var! Eğitim Bürosunun ona son bir şans tanıdığını duydum. Bu okul döneminde sınıfına öğrenci almayı başaramazsa, öğretmenlik lisansı iptal edilip, okuldan kovulacakmış! Bu nedenle Lu laoshi’ye, onun öğrencilerini vesayetiniz altına alıp, alamayacağınızı sormak için geldim!

 

Kıdemli Hong Hao ziyaretinin arkasındaki niyeti açıkladı.

 

Buraya gelmeden önce, bu dönemde sınıfına beş öğrenci alabilmeyi başarması da içinde olmak üzere, Zhang Xuan'in durumu hakkında bilgiler toplamıştı.

 

Karşı taraf bir öğretmendi ve bu kimliği yüzünden kıdemlinin onunla uğraşmak için eli kolu bağlı kalmış bir vaziyetteydi. Fakat, öğretmenlik kimliğini kaybettiği anda, kesilmek üzere olan bir koyundan farkı kalacak mıydı?

 

“Vesayetim altına almak mı?” Lu Xun karşı tarafın böyle bir istekte bulunacağını beklemiyordu.

 

“Aynen öyle. Hongtian Akademisinin yıldız hocası olarak, muhtemelen bunu yapabilecek tek kişi sizsiniz! Niyetinizi belli ettiğiniz sürece, öğrencileri büyük olasılıkla onun vesayetinden ayrılıp, sizin sınıfınıza katılacaktır!” Kıdemli Hong Hao kıkırdadı. “Öğretimi altında öğrencileri bulunan bir hocayla uğraşması zahmetlidir. Ancak altında hiçbir öğrenci kalmadığında, bu çetrefilli durum ortadan kalkacatır.”

 

“Uh...” Lu Xun tereddüt etti.

 

“Tereddüt edecek bir şey yok, Zhao Yanfeng’in başına gelenleri unuttunuz mu? Zhang Xuan’ın öğrencilere bu şekilde eğitim vermesine izin verirseniz, tarih yine tekerrür edecek ve öğrencilerinin hayatları mahvolacaktır! Onları kendi sınıfınıza alarak, bir nevi kurtarmış olacaksınız!”

 

Onun tereddüt ettiğini gören Kıdemli Hong Hao, gaz verdi.

 

“Pekala, bu konuda size yardımcı olacağım. Bugün niyetimi belli ederek, onun sınıfındaki öğrencileri sınıfıma dahil etmeye çalışacağım!” Lu Xun başıyla onayladı.

 

"Harika!"

 

Kıdemli Hong Hao’nun gözleri parladı ve kalbi heyecanla doldu.

 

Lu laoshi’nin kabul etmesiyle, şimdiden Zhang Xuan’ın yüzündeki hayal kırıklığı ve umutsuzluğu hayal edebiliyordu.

 

[Hmph, Hongtian Köşkünü kapanmanın kıyısına götürmeye cesaret ettiğine göre, yavaşça bunun bedelini ödeyip, gerçek korkunun ne demek olduğunu görmeyi hak etti!]

 

Tam zihninde olayın neşesini yaşayıp, onu nasıl cezalandırması gerektiğini düşünürken, bir öğrenci aceleyle yanlarına geldi.

 

"Lu laoshi!"

 

Lu Xun’la göz göze geldikten sonra, diz çöktü.

 

"Wang Yan, bir problem mi var?”

 

Bu genci gören Lu Xun, gülümsedi ve başını salladı.

 

Wang Yan birinci sınıf öğrenciler arasında en yetenekli olanlardandı. Bununla birlikte, Wang klanının 2. Kıdemlisinin torunu olarak, saygın bir konumda bulunmaktaydı. O bile böyle bir öğrenciyi sınıfına katabildiği için kendisiyle gurur duyuyordu.

 

"Lu laoshi, ben... ben..."

 

Aydınlanma Arzu Kulesinden gelen Wang Yan, diz çöktü ve bakışlarından neyi amaçladığını anlamak güçtü.

 

“Yetiştirmende bir sıkıntıyla mı karşılaştın? Konuşmaktan çekinme!” Onun kekelediğini gören Lu Xun, görkemli bir tavırla konuştu.

 

“Tüm akademideki en ünlü hoca olmasının yanında, Lu laoshi'nin bilgi birikimi de uçsuz bucaksızdır. Herhangi bir sorun yaşıyorsan, bunu anlatmaktan çekinme. O kesinlikle senin bu sorununa çözüm bulacaktır!” Sakalını okşayan Kıdemli Hong Hao, yüzünde bir gülümsemeyle konuştu.

 

“Peki, o zaman anlatacağım…”

 

Wang Yan çenesini sıktı ve konuşmasına devam etti, “Ben… vesayetinizden ayrılmak istiyorum. Umarım Lu laoshi bu isteğimi reddetmez!”

 

“Vesayetimden ayrılmak mı?”

 

Lu Xun geriye doğru sendeledi ve duyduklarına inanama haliyle, gözleri sonuna kadar açıldı.

 

Başka öğrenciler onun altında eğitim görebilmek için birbiriyle savaşırken, bu eleman... vesayetinden ayrılmak istiyor?

 

Dalga mı geçiyorsun?

 

Hongtian akademisinde eğitim verdiği birçok yıl boyunca, hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştı!

 

“Evet!” Söyleyeceklerini dile getiren Wang Yan, rahat bir nefes aldı ve başını onaylar bir şekilde salladı.

 

“Konuşmakta zorlandığın herhangi bir konu mu var, ya da birisi tarafından mı tehdit edildin?” Lu Xun kendini soru sormaktan alkoyamadı.

 

“Hayır, bu kendi isteğimle vermiş olduğum bir karar!” dedi Wang Yan.

 

“Benim vesayetim altından ayrıldıktan sonra, bu akademideki hiçbir hocanın seni almayacağını biliyorsun, değil mi?” Bu kararı bir zorlama altında kalmadan verdiğini duyan Lu Xun, sorgulamasına devam etti.

 

O akademideki en ünlü hocaydı. Onun sınıfında ayrılan bir öğrenciyi, hangi hoca kabul etmeye cesaret edebilirdi?

 

“Sizin vesayetiniz altından ayrılabilirsem, Zhang Xuan laoshi'in derslerini dinleyebileceğim. Bu benim için büyük bir fırsat, umarım Lu laoshi dileğimi yerine getirebilir!” Wang Yan mahçup bir şekilde omuzlarını aşağı indirdi.

 

“Zhang Xuan laoshi'nin derslerini dinlemek için benim vesayetimden mi ayrılıyorsun?”

 

Bu sözleri duyan Lu Xun’un, yüzü bir ekşidi. Ağzı ve gözleri sonuna kadar açılmış bir hale bürünürken, bu dünyayla ilgili yanlış giden bir şeyler varmış gibi hissetti.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 20712 Üye Sayısı
  • 810 Seri Sayısı
  • 40078 Bölüm Sayısı


creator
manga tr