Bölüm 49: Nasıl yaptı bunu?

avatar
4702 19

Library of Heaven's Path - Bölüm 49: Nasıl yaptı bunu?


 

Çevirmen: W2G

 

“Usta tarafından yapılan bir resim mi?”

 

Yanlarındaki Huang Yu deliriyormuş gibi hissetti. Neredeyse dengesini kaybedip yere düşüyordu.

 

[Geçmişte Usta Lu Chen, teste tabi tutmak için değerlendirmemiz adına bize de resimler getirmişti. Ancak… hiçbir zaman kendine ait çalışmaları getirmemişti!

 

Bu kez, neden o…

 

Önümdeki bu adam ustanın çıkarmış olduğu çalışmayı beğenmiş olsaydı, belki usta onun değerlendirmesinden çok memnun kalıp, geçmesine izin verebilirdi. Fakat… ne dedin sen — Düpedüz saçmalık, bu çocuk oyuncağı da ne?

 

Bu bir insan evladının söyleyeceği şey mi?

 

Usta Lu Chen’in çizimini ‘düpedüz saçmalık, bu çocuk oyuncağı da ne’ diye değerlendirmek….]

 

Huang Yu kan kusacakmış gibi hissetti.

 

[Beni zor bir duruma sokmayacağını söylememiş miydin sen? Bu… Neler oluyor?]

 

Zhang Xuan’ın içinden bir öğretmen olarak onu zor bir duruma sokmamalıyım dediğini bilseydi… büyük ihtimalle ağzından daha fazla kan kusardı!

 

[Buna, beni tuhaf bir duruma düşürmemek mi diyorsun sen?

 

Resmen beni uçurumdan aşağıya doğru ittiriyorsun…]

 

Bu adamı yanında getirdiği için pişmanlık duyuyordu.

 

Usta Lu Chen, alçakgönüllü bir şekilde öğrenmek isteyen gençleri desteklerdi. Asla insanlar arasında ayrım yapmazdı ve bir şeyler öğrenmek için yanına gelenleri severdi.

 

Bu adam dışarıdan bakınca bilgili ve sınırlarını olan bir insan gibi görünüyordu, bu nedenle onun tevazu sahibi birisi olduğunu düşünmüştü. Böylelikle onu buraya getirerek, ustasını memnun etmiş olacaktı. İşler iyi gitmiş olsaydı, bu fırsatı amacına ulaşmak için de kullanabilirdi. Ancak, onun… bu kadar güvenilmez birisi olacağı aklının ucundan dahi geçmemişti!

 

Huang Yu yaşadığı pişmanlıktan dolayı bağırsaklarını yeşile dönüyormuş gibi hissetti.

 

Bunun yaşanacağını bilseydi, ilk muhabbetleri esnasında onu direkt olarak reddederdi. Kendisini sıkıntıya sokacak olan bu adama yardım edeceği yoktu ya…

 

Huang Yu delirmenin eşiğindeyken, Bai Xun’da kendini gülmemek için zor tutuyordu.

 

Doğrusunu söylemek gerekirse, korku duyucalak şey üst düzey bir rakip değil de, ağzını tutamayan bir takım arkadaşı olmalıydı.

 

Bu adam gerçekten Usta Lu Chen’in çalışmasına ‘bu çocuk oyuncağı da ne’ demeye cüret etmişti. Şüphe yok ki, bu sözleriyle ustayı kırmış olmalıydı. Bai Xun bir harekette bulunmasa bile, usta büyük ihtimalle bu cahil gence bir ders verecekti!

 

“Bahsettiğin bilgi ve yetenek bu mu? Zither, satranç, edebiyat ve resim konusunda usta?”

 

Hafifçe kıkır kıkır gülerek, Huang Yu’ya doğru kışkırtıcı bir şekilde baktı.

 

Huang Yu, Zhang Xuan’ı övdükten kısa bir süre sonra söz konusu kişiden bu laflar çıkmıştı.

[Bilgili ve yetenekli olan bir insanın böyle davrandığını gördün mü hiç?]

 

“Sessizlik!”

 

Cheng Amcanın endişesine, Huang Yu’nun pişmanlığına ve Bai Xun’un dalga geçişine karşın, Usta Lu Chen karşı tarafın söylediklerine sinirlenmedi. Yaşanmakta olan karışıklığı durdurdu ve sakince Zhang Xuan’a baktı, “Buradaki küçük kardeşim, neden böyle bir değerlendirme yaptın? Çizimimde bir problem mi var?”

 

“Bu resmin ustanın çalışması olduğunu bilmiyordum. Boşboğazlığım için affınıza sığınıyorum!” Zhang Xuan şoka uğramış numarası yaptı ve aceleyle özür diler gibi eğildi.

 

Cennet Yolunun Kütüphanesi tarafından derlenen kitap, Zhang Xuan’ın resmin kusurlarını ve aynı zamanda onun ressamının bilgilerini görmesine olanak sağlamıştı. Doğal olarak, önündeki resmin Lu Chen’in çalışması olduğunu biliyordu, kasten cahil numarası yapmıştı.

 

“Onun hakkında endişelenme. Bu sadece bir resim. Ben senden sadece resmin güçlü yanlarını ve zayıflıklarını değerlendirmeni istiyorum, onun ressamının değil!” Usta Lu Chen el hareketleriyle konuştu.

 

“Sözlerinizle, güvenim tazelendi!” Zhang Xuan gülümsedi. Tekrar resmi karşısına aldı, hafifçe dokundu ve “Eğer sadece resim hakkında konuşuyorsak, usta tarafından çizilmiş olsa bile… Onu değerlendirmek için sadece bu sekiz kelimeyi kullanabilirim! Düpedüz anlamsız, bu çocuk oyuncağı da ne!”

 

Huang Yu ve uşak dıştan sakin görünüyordu fakat içlerinde büyük bir panik hakimdi.

 

[Resmin ustanın bir çalışması olduğunu öğrendikten sonra yine aynı şeyleri söylemek. Delikanlı, sen deli misin?]

 

“Ancak…”

 

Zhang Xuan bir anlığına durakladı.

 

“Ancak ne?”

 

“Bu resmin gerçekten de pek bir esprisi yok. Sokaktaki herhangi bir ressam bunu çizebilir. Çocuk oyuncağı diyerek bile, ona olduğundan daha fazla değer vermiş oldum! Ancak, yüzeyinin ötesi görünebilirse, o zaman kesinlikle bakanları hayretler içinde bırakacak bir eserle karşı karşıya kalınır!” dedi Zhang Xuan.

 

“Yüzeyinin ötesine bakmak mı? Nasıl bakmamız gerekiyor ki?” Usta Lu Chen kibarca gülümsedi.

 

“Basit!” Zhang Xuan, Uşak Cheng Amcaya doğru baktı. “Küçük bir kılıç getirmenizi rica edebilir miyim!”

 

“Tamam!” Usta Lu Chen’e baktıktan sonra itiraz etmediğini fark eden Cheng Amca, arkasını döndü ve odadan dışarı çıktı. Kısa bir süre sonra, elinde bir kamayla döndü ve Zhang Xuan’a uzattı.

 

“O zaman, kendimi biraz utandıracağım!”

 

Kamayı eline alan Zhang Xuan resme doğru yürüdü ve bıçağı içine sapladı.

 

“Ne yapıyorsun?” Onun bu hareketini gören Bai Xun ileri doğru çıktı. “Bu ustanın bir çalışması ve onun ürünü olan her bir resim benzersiz bir şekilde değerlidir, onları paha biçilemez hazineler olarak değerlendiren kişiler bile var. Zarar verirsen, bunun karşılığını verebileceğinden emin misin?”

 

Huang Yu’da onun hareketlerini şaşkınlık içinde izliyordu.

 

[Bir resmi değerlendirmek için neden bir bıçağa ihtiyacın olur ki?]

 

Bai Xun’un çıkışmasını umursamayan Zhang Xuan, bıçakla kusursuz gözüken resmi kesmeye başladı.

 

Tzzzzzzz, havada kağıt kesilme sesi duyuldu. Çizimin kesilen kısmı yukarı doğru kıvrıldı. Hafifçe birbirine bağlı olan üst ve alt kısım birbirinden ayrıldı. Bu, bir binadaki farklı katların oluşuna benziyordu. Resmin alt katmanını keçi derisinden oluşurken, üst katmanı bir xuan kağıdından(çizim için uygun olan bir kağıt çeşidi) oluşuyordu.       

 

Huala!

 

Yukarıdaki xuan kağıdınının yırtılması, keçi derisinin üstünde ne olduğunu ortaya çıkardı. Keçi derisinin üzerinde de bir resim vardı ve bu xuan kağıdındaki resme benziyordu. Ancak, bu çok daha canlıydı ve tasvirler çok daha hayat doluydu. Dağ gibi kayalar, ağaçlar, köy ve çocuklar her an önünde belirecekmiş gibi hissettiriyordu.

 

“Yanılmıyorsam, xuan kağıdının üst kısmındaki çizim sadece bir aldatmacadan ibaret. Gerçek çizim, xuan kağıdının altındaki keçi derisinin üzerine çizilmiş. Ustanın çiziminin arkasındaki gerçek sır bu!” Xuan kağıdını dikkatlice yırttıktan sonra, Zhang Xuan gülümsedi.

 

“Bu…”

 

Huang Yu, uşak ve Bai Xun’un gözleri, bir inanamama haliyle beraber sonuna kadar açıldı.  

 

Xuan kağıdının ötesindeki keçi derisinin üzerine mürekkebi işlemek, bununla birlikte kağıdın üstündeki çizimin, üzerinde hiçbir kusur yokmuş gibi gözükmesini sağlayan bir saflık derecesine sahip olması… Bu çok inanılmaz!

 

Bu iki resim birbiri üzerine kusursuz bir şekilde dizilmişti… Nasıl bunu fark edebilmişti?

 

“Fena değil, fena değil!” Genç adamın resminin arkasındaki sırrı kolay bir şekilde açığa çıkarmasının üzerine, Usta Lu Chen’in gözleri parladı. Bu kez, genç adama yönelttiği bakışları övgüyle doluydu.

 

Aynı zamanda, şaşkınlık içerisindeydi.

 

Bir kağıt tabakasının içinden zor kullanarak keçi derisine işlem yapma yeteneği, yeni öğrendiği bir şeydi. Bu tekniği daha önce hiçkimsenin önünde kullanmamıştı. Fakat, bu genç tek seferde onun arkasındaki sırrı ortaya çıkarabilmişti. [Gözlerinin arkasındaki muhakeme yeteneği çok korkunç!]

 

“Pekala o zaman, bu çizim hakkında ne düşünüyorsun?”

 

Usta Lu Chen arkasını döndü ve duvarda asılı olan resmi gösterdi.

 

Bu seferki resimde devasa yırtıcı bir yaratık resmedilmişti. Yırtıcı bir kaplanın dağdan inişini andırıyordu, onun acımasız aurası bakanları şaşkınlık içerisinde bırakıyordu. Ürkek birisi bu resmi görecek olsaydı, ses yapmaktan korkarak yumuşak bir şekilde yere eğilirdi.

 

Zhang Xuan ileriye çıktı ve yavaşça resme dokundu. Ardından gülümsedi, “Bu resim fena değil fakat benzetim olarak eksiklikleri mevcut. Yanılmıyorsam, bu çalışmanın ressamı çiziminde resmettiği bu vahşi yaratığı daha önce hiç görmemiş! Bu resim sadece onun kişisel yorumlamasına göre çizilmiş!”

 

“Bu…”

 

Usta Lu Chen’in vücudu sarsıldı ve gözleri fal taşı gibi açıldı.

 

Zhang Xuan’ın söylediklerinden sonra diğerlerinin kafası karışmış olabilirdi, fakat o tam olarak ne demek istediğini anlamıştı.

 

Çünkü bu resim de onun çalışmasıydı.

 

Resimdeki vahşi yaratık ‘Chi Xiong‘ olarak biliniyordu ve seyrek rastlanan bir yaşam formuydu. Sahip olduğu sınırsız güç ve karşı konulamaz savunmasıyla, hiçbir silahın onu yaralayamayacağı söylenirdi.

 

Tam olarak karşı tarafın söylediği gibi, daha önce gerçek hayatta böyle bir yaşam formuyla karşılaşmamıştı. Bu resmi çizebilmesinin nedeni, sayısız kitabı inceleyerek hayal gücünü beslemiş olmasıydı.

 

Bu resim gurur duyduğu işlerden biriydi. Salonun tam ortasında asılı olmasının nedeni de buydu. Çok sayıda resim ustası onu ziyarete geldiğinde, bu resim hakkında övgüler dizerdi. Hepsi çizilen bu vahşi yaratığı görkemli ve canlı gibi bulurdu. Neden bu genç benzetim bakımından eksiklikleri olduğunu söylemişti?

 

Karşı taraf diğer resmin arkasındaki olayı tek seferde anladığına göre, gözleri böyle şeyler için biçilmiş kaftan olmalıydı. Dahası, tek bir bakışla onun daha önce Chi Xiong’u görmediğini de söyleyebilmişti. Bu nedenle, büyük olasılıkla bu sözünün arkasında da bir neden vardı!

 

“Hangi kısmında benzetim bakımından eksiklikler mevcut, beni aydınlatabilir misin?”

 

O anda, aceleyle sorarken, Usta Lu Chen’in kendini beğenmiş tavırlarından eser kalmamıştı.

 

“Ah?”

 

Test tabi tutarken, onları sayısız kez ne söyleceklerini bilemez bir halde bırakan imparatorun özel hocasının, daha yirmi yaşında bile olmayan bir gençten alçak gönül bir şekilde yönlendirme istediğini gören Huang Yu ve Bai Xun, birbirlerine baktı ve sanki bayılacaklarmış gibi hissetti.

 

Özellikle Huang Yu göz kırpmasına engel olamıyordu. Zihnindeki şok olma durumu dalga dalga kabararak artıyordu.

 

[Bu adam… Nasıl yaptı bunu?]

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 24072 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 42111 Bölüm Sayısı


creator
manga tr