Lms 26.7.1 : Dört Irkın Tarihi

avatar
939 2

Legendary Moonlight Sculptor - Lms 26.7.1 : Dört Irkın Tarihi


Çevirmen : Clumsy-nim



Pabeura, Hayat Ormanının eteklerine kurulmuş bir köydü.

 

Son derece özel tatlara sahip meyveleriyle ünlenmiş büyük bir turizm merkeziydi.

 

"Bu orman içimi bir hoş yapıyor."

 

"İyi ki balayımız için burayı seçmişiz."

 

Çiftler el ele geziyordu.

 

Burayı popüler bir tatil mekanı kılansa manzarasıydı. En az 10 metrelik ağaçların arasından güneş ışıkları sızıyor, ormanda küçük hayvancıklar koşuşturuyordu.

 

Tavşanlar, tilkiler ve geyikler su içmek için vadiye iniyor ve kendilerine yaklaşan insanlardan kaçmıyordu.

 

Aslan ve ayı gibi yırtıcılar bile dost canlısıydı. Çoğunlukla gezginlerin verdiği şeylerle besleniyorlardı.

 

Tüm bunların sebebiyse ormanın Elflerin kontrolünde olmasıydı. Hayvanlara güzellikle yaklaştıkları, asla onları avlamaya kalkışmadıkları için hayvanlar da kendilerini tehdit altında hissetmiyordu. Ve insanlar Elflere benzediği için onlara da aynı muameleyi gösteriyorlardı.

 

Weed ve Yurin Pabeura Köyünün ortasında belirmişti.

 

“Hmm, burada yenecek bayağı şey varmış."

 

Weed, hayvanları görür görmez kısa ve öz bir yorumda bulunurken Yurin ondan da heyecanlıydı.

 

"Oppa, karnım aç valla, ne olsa yerim."

 

"Ben bir şeyler yemiştim aslında. Ama şimdiden acıkmaya başladım galiba."

 

Onlar hayvanlara sadece yemek gözüyle bakıyordu.

 

Her ikisi de gerçekten iştahlıydı.

 

Ormandaki ağaçların altında çok sayıda Elf gardiyan bekliyordu.

 

Dükkanlarda Elf zırh ve silahları satılıyordu. Restoranlar sadece meyve bazlı yemekler satıyordu. Han ve oteller ağaçların üzerine inşa edilmişti.

 

Dükkanlarda çaylaklara özgü pek çok zırh ve silah vardı ama Weed, onlardan bayağı para kaldırabilecek olmasına rağmen doğrudan Delia’yı aramaya koyuldu.

 

Demircilik yeteneği sayesinde her türden silahı kullanabilirdi. Açıkçası aynı zırh ve silahları başka bir yerde bulmakta inanılmaz zorlanabilirdi.

 

Elbette ki yüksek kalite silah ve kaliteli mal satan dükkanlar da vardı.

 

Ama mevcut seviyesiyle iyi silahların çoğunu alamayacağı gibi buradaki öğelerin hepsi de fahiş fiyatlıydı.

 

"Buraya en eski heykel hakkında bilgi edinmeye geldim."

 

Kıdemli Elf Delia, köyün merkezindeki göletin yakınlarında oturuyordu.

 

Güzel mi güzel saçlarıyla yaşını tahmin etmesi zor bir kadındı.

 

"Bir insan Oymacı tarafından ziyaret edilmekten onur duydum. Morata Lordu bilgi edinmeye gelmiş demek. Biz Elfler de sanatı severiz ve herkese adil davranırız, bilhassa da kıtanın huzurunu sağlayan maceracılara.”

 

Delia birçok sebepten ötürü Weed’e karşı oldukça nazikti.

 

"Evet, beni buraya gelip Elflerden bilgi edinmeye yönlendiren sanattı.”

 

"En eski heykelin hikayesi atalarımız tarafından nesilden nesle aktarılmıştır. İnsanlar bu hikayeye aşina olsalar da kaydetmedikleri için er geç unuttular, kısa ömürlü Orklar hikayeyi aktarma fırsatı bulamadılar, Cücelerinse hafızası kötü. Haliyle hikaye büyük oranda unutuldu ama Elfler için sıkıntı olmadı. Peki bu hikayeyi dinlemek istediğinize emin misiniz?"

 

"Evet."

 

"Dört ırkın mağaralarda bir arada yaşadığı zamanlardı. İşte o zamanlarda pek çok heykel yapıldı.”

 

Derken bir kez daha Weed’in gözünün önünde görüntüler belirdi.

 

İlk çağlar, bolca canavarın kıtada hüküm sürdüğü zamanlar.

 

İnsanlar, Elfler, Cüceler ve Orkların topladığı yemekler canavarlara yem oluyor.

 

Bir köyleri yok, mağaralarda saklanıyorlar. Emsalsiz kazma becerileri olan Cüceler mağaraları birbirine bağlayıp canavarlardan gizlenmek için güzel yapılar oluşturuyor.

 

Dünya vahşi canavarlarla dolup taşsa da becerikli Ork savaşçıları sayesinde saldırıları püskürtüyorlar.

 

"Alas Kya Oh."

 

Bir dil öğrenmeyi başaran ilk ırk İnsanlar oluyor ve bu dili diğerlerine öğretiyorlar.

 

Irkların nüfusu artmaya başladıkça canavarlarla savaşmayı da öğreniyorlar. Güçlerini birleştirmeleri sayesinde canavarlar büyük bir tehdit olmaktan çıkıyor.

 

Orklar büyük savaşçılar, kendilerinden güçlü canavarlarla çarpışırken bile geri çekilmiyorlar.

 

Elfler, İnsanlar ve Cüceler birbirlerine karşı çok sadık, dostluklarına her şeyden daha çok değer veriyorlar.

 

En nihayetinde mağaralardan çıkıp nehir kenarına yerleşiyorlar.

 

Ve Versailles Kıtasının ilk şehrine ‘Ratzeburg’ diyorlar.

 

---------------------------------------------

 

- Versailles Kıtası uygarlığı hakkında bilgi edindiniz.

- Bilgelik 15 arttı.

 

----------------------------------------------

 

"Ratzeburg..."

 

Versailles kıtası tarihinin büyük bir kısmı hiçbir yere kaydedilmediği için ilk krallığın kuruluş hikayesi de tarihte kaybolmuştu.

 

Weed’in önünde Ratzerburg Şehrinin görüntüleri beliriyordu.

 

Cüceler masif ahşap çitlerle çevrili yapılar inşa ediyordu.

 

Şehirler taş ve toprak yığınlarından oluşan evlerle bezenirken Elfler sıklıkla ormanlarda uyumayı seçiyordu.

 

Ork ve Cücelerin evleri giriş boyutlarındaki bariz farktan rahatlıkla ayırt edilebiliyordu.

 

Geniş topraklar çeşit çeşit meyve ağacı ve tahılla doluydu. Işıl ışıl nehirler akıyor, usulca rüzgar esiyordu.

 

Ve kuş sürüleri gökte uçuşuyordu.

 

*Ttiring!*

 

----------------------------------------------

 

‘Oymacılığın Doğuşu’ görevi tamamlandı.

 

İlk heykelin hikayesi nesilden nesle aktarıldı.

 

Belki de anlatılanlar gerçekti.

 

- Görev Ödülü: Delia’dan alınabilir.

 

----------------------------------------------

 

Weed görevi tamamlamış olmasına rağmen hiç mutlu değildi.

 

Çünkü Üstatlık Görevi olması gereği hemen ardından zincirleme görevin bir başka adımı gelecekti.

 

Derken Delia konuşmaya başladı.

 

"Bu hikaye uzun bir zamandır anlatılagelir. Fakat her şeyin bir sınırı vardır ve herkes bundan haberdar değil. Ama siz artık Ratzeburg’ta birlikte yaşayan dört ırkın heykeliyle ilgili gerçek hikayeyi biliyorsunuz."

 

"Sanırım öyle."

 

Savaşlar yüzünden kıtadaki insan krallıkları sıklıkla yıkılıp yeniden kurulmuştu.

 

Canavarların eylemleri doğrultusunda vatandaşların habitatları da değişim göstermişti. Bu sebeple bazı ormanlar boş arazilere dönüştürülmüştü.

 

Kraliyet Yolunun Versailles Kıtası yaklaşık on milyon yıl önce yaratılmıştı!

 

Irkların ve canavarların doğumu bir aradaydı. Ve ikisinin arasında kalan doğa, fena halde zarar görmüştü.

 

Yine de tüm bunlar mazide kalmıştı.

 

İnsanların, Orkların, Elflerin ve Cücelerin inşa ettiği her köy canavarların elinde yok olmuştu. Bu on binlerce kez tekrarlanmış, en nihayetinde dört ırk yaşayacak düzenli bir alan yaratabilmişti. Ve bu düzen yalnızca birkaç bin sene öncesine dayanıyordu.

 

"Ratzeburg hakkındaki hikayeye inanmak zor, heykeli algılamaksa imkansıza yakın. Ama heykellerin hatıralarını okuyabilen bir Oymacı için imkansız olmayabilir. Ki siz, sanatın bu yolunu kucaklamış birkaç insan Oymacıdan birisiniz. Elfler bile Ratzeburg hikayesinin doğruluğunu teyit edemezken siz bunu yapabilecek misiniz?”

 

*Ttiring!*

 

----------------------------------------------

 

Ratzeburg Şehri

 

Dört ırkın zamanında bir arada yaşadığı efsanevi şehir. An itibarıyla şehrin nerede olduğunu bilen yok gibi görünüyor. Ratzeburg Şehri bulunmalı!

 

Zorluk: Oymacılık Üstatlığı Görevi.

 

Görev Kısıtlaması: Oymacılıkta İleri Düzey 8. Seviye. [Heykel Hatıraları gerekli]

 

------------------------------------------------

 

Oymacılık Üstatlığı Görevleri!

 

Weed özgüvenle yanıtını verdi.

 

"Ratzeburg hikayesine ve dört ırkın barış içerisinde yaşadığına inanıyor ve o şehri bulmayı iple çekiyorum."

 

-----------------------------------------------

 

- Görevi kabul ettiniz.

 

-----------------------------------------------

 

Weed sessizce bildirimleri gözlüyor, ilk görevi tamamladığı için ödüllendirilmeyi bekliyordu.

 

'Bir Elf Yayı alsam on numara olur. Ama illa da Elf yayı olmasına gerek yok. Elementsel istatistiği artıran herhangi bir şeye tamamım. Doğayla aşinalığı arttıran ekipmanlar da iş görür.'

 

Aslına bakarsanız Elflerin tüm ekipmanları kıymetliydi.

 

Elfler gibi insan olmayan ırkları seçen oyuncular dezavantajlı olurdu.  

 

Sonuçta Elf köyünde sadece bir iki demirci varken avlanan Elflere özgü bir ekipman bulunmazdı.

 

Dolayısıyla çaylak Elfler ekipmanları yıpranınca sorun yaşardı.

 

Yeni düşük seviyeli ekipmanlar edinmekte zorlanırlardı.

 

Bununla birlikte Eflerin fiziksel, büyüsel ve elementsel yetenekleri oldukça iyiydi. Ve genellikle hafif deri zırhlar kuşanan Elfler, okçulukta en başarılı ırktı.

 

Delia konuşmaya devam ederken sıra nihayet ilk görevin ödülüne gelmişti…

 

"Arka bahçemde bir sürü meyve ağacı var. Gönlünce toplayabilirsin, ben pek yemem zaten."

 

----------------------------------------------

 

- Delia’nın arka bahçesindeki meyve ağaçlarını toplayabilirsiniz.

 

----------------------------------------------

 

"Hık Hık!"

 

Weed'in yüzü şoktan kaskatı kesilmişti.

 

Pahalı bir yemek beklentisiyle zengin arkadaşının evine gidip de yumurtasız ramenle karşılaşmış gibiydi.

 

"Peki. Gidip meyve yiyeyim madem."

 

"Öyleyse anlaştık, Yüce Oymacı. Elflerin Ratzeburg Şehri konusunda sizden yardım istemesi mantıksız. Dolayısıyla görevden ne zaman isterseniz vazgeçebilirsiniz.”

 

----------------------------------------------

 

- Görevden vazgeçebilirsiniz.

 

Vazgeçtiğiniz takdirde Delia’yla yakınlığınız azalır ve sonrasında Oymacılık Üstatlığı Görevine sıfırdan başlamanız gerekir.

 

----------------------------------------------

 

Görevi almaya ve çözmeye harcadığı zamanı düşününce bu noktada pes etmeye niyeti yoktu. Özellikle de sıfırdan başlaması gerekecekse.

 

#

 

Weed ve Yurin Delia’nın arka bahçesine geçmişti.

 

Bahçe elma, armut, portakal, badem, nar, kestane, kayısı ve sonbahar bambularıyla doluydu.

 

Ağaçların dallarından bolca meyve sarkıyordu.

 

"Mmm. Lezizmiş."

 

"Oppa, bu meyveler çok pahalı."

 

"O zaman hepsini toplayalım."

 

Buradaki meyvelerin tadı Hayat Ormanı haricindeki meyvelere kıyasla farklıydı. Yoldan geçen gezginler göz ucuyla Weed ve Yurin’i izlerken,

 

"Salla!"

 

Onlar ağaçları sallayıp düşen meyveleri topluyordu.

 

Tüm meyveler toplanıp sırt çantalarına tıkıştırılıyor, bir çanta dolduğunda kumaş ve dikiş yeteneğiyle yeni bir çanta yapılıyordu.

 

Sonra o çanta da yeni meyvelerle doluyordu. Bu süreç ağaçlardaki tüm meyveler tükeninceye dek tekrarlandı.

 

Ve dilimlediği bir elmayı ısıran Weed,

 

"Şimdi Ratzeburg’u bulmalıyız.”

 

Dedi. Elinde hiçbir ipucu olmadığı gibi herhangi bir ipucu bulmak da hiç kolay olmayacaktı.

 

Farklı bir Elfe ya da Cüceye danışsa bile bir şey öğrenme ihtimali düşüktü.

 

Ama gördüğü Ratzeburg Şehri manzaraları sonrasında izleyebileceği bir iki yol olabilirdi.

 

"Bazı kayaların ve nehrin yeri değişmemiş olabilir."

 

Taştan binaların yapımında kullanılan malzemeleri anımsamaya çalışıyor ve onları kıta boyunca gördüğü taştan yapılarla kıyaslıyordu.

 

"Bölgeyi kabaca belirleyebilirim belki.”

 

Geniş düzlükler, kayalar, nehir ve aralarındaki mesafe. Tüm bunları hesaba katarak ihtimalleri bir nebze azaltabilirdi.

 

"Konumu analiz edip kıyaslayabilmem için daha geniş bir manzaraya ihtiyacım var..."

 

Weed’in daha çok bilgi toplaması gerekiyordu. Eldeki bilgiler konumu tahmin etmek için yeterli değildi.

 

Bununla birlikte sıradaki hedefini belirleyemiyordu ki Yurin çekinerek lafa girdi.

 

"O zaman Morata’ya mı dönüyoruz?"

 

"Hayır, Morata’ya dönmüyoruz. Bu sefer Vargo Kalesinde duracağız. Pale, Üstat ve diğer Geomchiler de orada. Gidip meyveleri satar, onlarla bir şeyler yeriz."

 

"Tamam. Çizmeye başlıyorum."

 

Sya Syak.

 

Kale tüm detaylarıyla çiziliyordu.

 

Yurin, kalenin hoş bir resmini çıkarmaya çalışıyordu. Mevcut Resme Işınlanma seviyesi sayesinde ufak detaylarda yanılsa bile ışınlanabiliyor ama yine de bu işten keyif alıyordu.

 

"Birkaç gün önce kütüphanede ders çalışmıyor muydun sen? Öğle yemeği bırakmak için geldim ama seni hiçbir yerde bulamadım."

 

Shah sasha sya sya syak.

 

Derken Yurin’in kalemi bir kez daha hız kazandı.

 

#Tam abi terörü değil mi ya, kızcağızı her gördüğünde darlayan koca yürekli Weed! Peki yayların ekipmanların hayalini kuran garibime meyve sunulması şoku… Neyse ki açgözlü Weedler her şeyi değerlendirmeyi bilirler. Öyleyse biricik Geomchilerimizle görüşüp milleti fahiş fiyatlı meyvelerle kazıklama beklentisiyle bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 45398 Üye Sayısı
  • 398 Seri Sayısı
  • 44158 Bölüm Sayısı


creator
manga tr