Korku dağları bekler. #Atasözü

Kutsal Taç'ın Prensi - #18 - Beşinci Element ve İhtiyarlar Heyeti


 …Ben dört yaşında bir çocuğun kendini sakin tutmak için bu kadar çabaladığını hiç görmedim. Alexander beşinci seçeceğin elementse Karanlık ya da Aydınlık Elementlerinden biri olmalı.

  Alexander duraksadı. Beşinci elementi hakkında düşünürken Karanlık veya Aydınlık Elementinden birini beklememişti. Daha ne olduğunu bile bilmediği bir elementi benimseme gibi bir niyeti yoktu.

 “Usta Michael bu aciz öğrenciniz Alexander, bu iki elementten birini öğrenme gibi bir niyeti yoktur. Bu öğrenciniz savaşçı yolunda ilerleyecektir. Kusuruma bakmazsanız size bir soru soracağım. Nasıl olurda Aydınlık ya da Karanlık Elementi benim işime yarayabilir?

  Michael Alexander’ın bu çıkışını beklemişti. Bu çocuk gerçekten lafını esirgemeyen biriydi. Kibarlığından ödün vermeyerek içindeki fikirleri sunulabilecek en sert şekilde sunmuştu. Michael bu iki elementi önermesinin nedenini tam olarak bilmese de bu iki elementten birini seçmesi Alexander’ın yararına olacağa benziyordu.

 “Öğrenci Alexander, şüphelerinin farkındayım ama önce sen beni bir dinle. Sen dediğin gibi savaşçı yolunda yürüyecek olansın. Ülkenin olumsuzluklarını silecek ve ülkeyi geliştirecek olansın. Senden bu iki elementten birini seçmeni istememin sebebi bu iki elementten birinde ustalaşırsan bu elementlere tapan insanları toplayabilirsin.

  Alexander Michael’in bu iki elementten birini seçmesini istemesinin sebebini şimdi anlamıştı. Alexander bu dünyasındaki babasından duyduğuna göre bu dünyada Aydınlık ve Karanlık Elementleri insanların tapındığı elementlerdi. İnsanlar aydınlığı meleklerin, karanlığı şeytanların dünya üzerine getirdiğine inanırdı. Alexander yine de bu fikirden hoşlanmamıştı. İnsanları kendi fikirleriyle yönlendirebilirdi.

 “Usta Michael sizin fikriniz kesinlikle benim için önemli olsa da bu fikrinizi kabul edemem. Farklı bir element önerebilir misiniz?

  Michael Alexander’ın dediklerine şaşırmadan edemedi. Alexander ilk defa kendisinin fikrini net bir şekilde nefret etmişti. Bu sohbeti tartışmaya bile açmak istemiyordu. Bu konuya geri döneceğini bir köşeye yazarak;

 “Öğrenci Alexander hangi elementi istemektesiniz? Sizin gideceğiniz yolun savaşçı yolu olduğunun farkındayım ama aklıma takılan bir durum var. Siz başka hangi elementi seçebilirsiniz ki?

  Michael biraz sert olduğunu düşünse de bu durumu Alexander’la şuan konuşmazsa geri dönüşün imkânsız olduğunu biliyordu. Karşısındaki çocuğun potansiyeli sınırsızdı. Bu yüzden element seçimi konusunda Alexander’ı zorlamalıydı. Bu çocuk her ne kadar yaptığı seçimlerde aşırı başarılı olsa da yaptığı seçimler hatalı olsa bile geri dönüş yapılabilecek bir durumdu. Element seçimi apayrı bir durumdu. Eğer bir elementi özümserseniz geriye dönüş olmazdı. Bu durum Alexander gibi milyonda bir gelen insanlar içindi. Normalde insanlar doğanın kendilerine verdiği elementi hisseder, özümser ve kullanırdı.

  Alexander yüzüne bir gülümseme takınarak;

 “Usta Michael, Metal Elementlerine ne dersiniz?

  Alexander bu elementi önerirken son derece pazarlamacı bir şekilde konuşmuştu. Alexander sanki elinde kalan son malzemeyi ıssız bir sokakta gizemli bir insana pazarlar gibiydi. Alexander bu öneride bulunurken arka planını düşünmüştü. Metal elementleri hakkında sınırlayıcı düşüncelerinden kurtulmuştu. Eğer Metal Elementlerini seçerse savunma konusunda sıkıntı çekmezdi. Michael’in düşüncelerini merak etmesine rağmen bu fikrinde emindi.

 “Öğrenci Alexander neden Metal Elementlerini seçeceğini bana anlatabilir misin?

  Alexander bu sorudan dolayı mutluydu. Sohbeti istediği yöne götürebilir ve kendi istediğini yaptırabilirdi. Alexander yüzüne pişkin bir gülümseme takınarak;

 “Metal Elementlerini seçmemin nedeni savunmaya ihtiyacım olması. Ben savaşçı yolundan giderken sadece saldırı değil savunma konusunda da bir elemente ihtiyacım var. Yıldırım, Ateş ve Buz Elementlerini saldırı için seçtim. Rüzgâr Elementini ise hız ve akıcılık için. Savunma konusunda yaptığım hiçbir şey yok. Ben bu yolda ilerlerken hata yapmamamı istediğinizi biliyorum ama benim tercihim budur. Eğer aklınıza takılan konu arkamda olması gereken insanları toplayamamam ise bu konu hakkında endişelenmeyin. Gelecek çok belirsizdir.

  Michael, Alexander her ne kadar bıyık altından konuşsa da demek istediğini anlamıştı. Kendine güveni zaten yeterince fazlaydı. Büyük ihtimalle Michael’in tavsiyesinin sebebi Alexander’da bir güvensizlik hissiyatı bırakmıştı. Michael her ne kadar akıllıca bir tavsiyede bulunduğunu düşünse de Alexander bunu reddetmişti. Michael bu çocuğu gerçekten kaybetmek istemiyordu. Seçimini onaylamaktan başka önünde bir seçeneği kalmamıştı.

 “Alexander son kez sormak istiyorum. Bu kararından emin misin? Biliyorsun ki ileride ülkenin sorumluluklarını üstüne alacaksın. Aydınlık ya da Karanlık Elementlerinden birini seçmek işine yarayabilir.

  Alexander, Michael’in kafasındaki soru işaretlerini silmeden bir adım atabileceğini sanmıyordu. Sonuçta Michael’i ustası olarak kabul etmişti ve onun fikirlerine önem veriyordu.

 “Usta Michael, dediğiniz gibi ben ileride prensi olduğum ülkenin tüm sorumluluğu üzerimde olacak. Ben bu sorumluluğu tamamen sırtlayacak kadar potansiyele sahibim. Ben bu potansiyeli başka insanlara güvenmek için kullanmayacağım. Usta Michael, ben Metal Elementleri üzerine yoğunlaşacağım. Bu son kararımdır.

  Michael bu sohbetten istediğini alamamıştı. Alexander beşinci elementi olarak Metal Elementlerini seçmişti. Michael kafasını sallayarak;

 “Öğrenci Alexander, sizin kararınıza karşı çıkmayı bırakacağım. İstediğin gibi beşinci elementini Metal Elementlerini seçebilirsin. Alexander eğer hazırsan seni elementlerle etkileşim halinde olacağın odaya götüreceğim.

  Alexander yüzüne bir gülümseme takarak;

 “Lütfen Usta Michael. Lütfen beni elementlerle etkileşime geçeceğim o odaya götürün.

                                                *Kutsal Taç Kraliyet Sarayı*

 

 

  Kral III.Stain altın rengi tahtında oturmaktaydı. Karşısındaki danışmanları başını şişirmekten başka bir şey yapmıyordu.

 “Kralım Grogna topraklarındaki galibiyetimizin üzerinden on iki yıl geçti. Bizim saldırmazlık paktımız bu yıl bitmek üzere. Kesinlikle bize karşı bir planları olmalı. Ordumuzu güney topraklarımıza götürmeliyiz. Bizim soylu askerlerimizin galibiyetine gölge düşürmeye çalışan bu soysuzlara cevabımızı bir tokat gibi vermeliyiz.

  Stain sesin geldiği yöne doğru bakmıştı. Bu cümle yetmişli yaşlarına gelmiş bir ihtiyar tarafından söylenmişti. Bu ihtiyar yaş bakımından tek değildi. Stain’in karşısında olan tüm insanların yaşlarının ortalaması yetmiş, seksen arasıydı. Bu insanlar kendi arasında durmadan fısıldaşıyordu. Stain, altın renginde olan tahtında oturmuş dinlemekteydi.

 “Güney’in Fatihi, Savaşçıların Asili, Gazap Meleği kralım. İhtiyar George’a katılıyorum. Bu Grogna da ki piçler kesin bizim saldırmazlık paktımızın bitişini fırsat bilecektir.

  Efendim, şu son on iki yılda bu piçler bize karşı Trevna kıtasındaki güneyde bulunan tüm ülkelerde bizleri haydut olarak göstermekle kalmayıp bizim ipek ticaretimize zarar verdiler. Bu haysiyetsiz orospu çocuklarına dersini vermenin vakti gelmiştir.

  İhtiyarlar bu ihtiyar sayesinde iyice coşmuştu. On beş – yirmi dakika önce aşırı sakin olan bu ekip şuan çıldırmış birer kaplanlara benziyordu. Hepsi Grogna ülkesine küfür ediyor ve onlarla alay ediyordu. Stain bu duruma sakin bir yaklaşımla durdurmaya çalıştı.

 “İhtiyarlar sakin olun. Elbette ki bu kralınız Grogna ile biten saldırmazlık paktının farkındadır. Sizler bu konuda endişe etmeyiniz. İpek ticaretimiz, temiz bir akarsuyun üzerinde giden bir yaprak tanesi kadar sorunsuz gitmektedir. Tek olumsuzluk güneydeki ülkelerle aramızda olan diplomatik ve jeolojik sıkıntılar. Biz bu sıkıntıyı ticaret yolunu batıya yönlendirerek hallettik. Şimdi sıra geldi sizi buraya çağırmamın asıl sebebine.

  İhtiyarlar Heyeti Stain’in yaptığı konuşmanın sadece kendini övmek için kurduğunu düşünmüştü ama bu konuşmanın sebebi bu değildi. Stain derin bir nefes alarak konuşmasına devam etti.

 “Benim size bu konuşmayı yapmamın sebebi Grogna ülkesiyle birkaç yıl daha savaşmayacak olması. Ben bu ülkenin kralı olarak Grogna ülkesiyle olan saldırmazlık paktımızdan daha önemli bir meseleyle meşgulüm. Demem size o ki daha birkaç yıl boyunca Grogna ülkesiyle savaşmayacağız.

  İhtiyarlar Heyeti şaşkın gözlerle Stain’e bakmaya başlamıştı.

 ‘NE!?

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1245

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1069

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 629

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15206 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20132 Bölüm Sayısı


creator
manga tr