Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Kutsal Taç'ın Prensi - #16 - Beyaz Huzme ve Amy


  Saatler geçmiş ve Alexander hala acı çekmeye devam etmekteydi. Bu acı katlanamaz derecedeydi. Alexander’ın yüzü şuan tanınamayacak haldeydi. Üzerindeki kir katmanları zaten ayrı bir acıyken bu çektiği tüm acıların sebebi olan, – Temel Mental Dayanıklılık – tekniğini kavraması için Usta Michael’in kullandığı – Yetenek Tanrısının Bağışı – tekniğinin verdiği acı bir insanı üç yılda yaşlandırabilirdi.

  Alexander, Usta Michael’in ‘acısız yol’ teklifini reddetmişti. Bunun sebebi Usta Michael’in bu teknikteki kavrayışını azaltacağını söylemesiydi. Alexander her ne kadar bu acıyı çekmek istemese de, yeni yaşamında eski yaşamındaki hataları yapmamak için her şeyini mükemmel hale getirmeliydi. Bu ister teknikler olsun isterse insan ilişkileri. Alexander her durumda mükemmel hale gelmeliydi. Kendisine verilen ikinci yaşam hakkı boşa gitmemeliydi ve gitmeyecekti.

  Michael Alexander’ı saatler boyunca acı içinde kıvranırken izlemişti. Tabi bu sahneye on beş dakika bile dayanamayan Abigail hazine odasından çıkmıştı. Daha fazla katlanamazdı. Alexander’ın çığlıkları kendi kulağında çınlamaktaydı.

  Abigail hazine odasını terk edeli yaklaşık üç saat kırk beş dakika geçmişti. Alexander’ın vücudu kir katmanından dolayı görünmemekteydi. Sadece vücudi anlamda değil mental anlamda da berbattı. Alexander acıdan dolayı bayılalı on beş dakika olmuştu. Michael Alexander’ın vücudunu temizlemek için kendi enerjisini ona aktarmaya başladı. Michael bu çocuğa bir kez daha hayret etti. Bu çocuk üç buçuk saat boyunca fiziksel acıya katlanmıştı. Michael artık bu çocuğun kendini şaşırtması konusunda şaşırmamaya karar kılmış ve Alexander’ın vücuduna enerjisini göndermeye devam etmişti.

  Alexander kendini sanki bir uzay boşluğunda bulmuş gibiydi. Parlayan birkaç cisim vardı ama yüzyıllar boyunca yürüse yine de onlara ulaşamayacaktı. Bu alanda herhangi bir yöne gitmek pek akıllıca değildi. Alexander bağdaş kurarak oturdu. Oturduğunda bu mekân hakkında kendi kendine düşünmeye başladı. En son Usta Michael’in teknik aktarma tekniği olan – Yetenek Tanrısının Bağışı – tekniğini kendisi üzerinde kullanmış ve Alexander – Element Yetkinliği Hissetme – tekniğinde kavrayış kazanmaya çalışmıştı. Sahiden başarabilmiş miydi?

  Alexander – Yetenek Tanrısının Bağışı – tekniğinin nasıl işlediğini sormamıştı daha doğrusu çektiği acı buna izin vermemişti. Alexander acı çekerken aynı zamanda görüntüler gözünün önünden akıp geçmişti. Alexander tüm elementleri görmüştü.

  Ateş Elementi agresiflik ve sıcaklığı, Su Elementi sağlık ve sakinliği, Toprak Elementi sağlamlık ve savunmayı, Rüzgâr Elementi akıcılığı ve hızı, Metal Elementleri koruma ve sarsılmazlığı, Yıldırım Elementi hız, saldırı ve agresifliği, Buz Elementi sükûneti ve soğukluğu ve son olarak ise Aydınlık ve Karanlık elementleri vardı ama Alexander bu iki element hakkında bilgi sahibi olamadı.

  Alexander kavrayış kazanabildiği yedi element hakkında düşünmeye devam ederken karanlık ortamda bembeyaz bir siluet ortaya çıktı. Bu siluet Alexander’ın bedeninin bire bir aynısıydı. Bu siluet Alexander’a yaklaştığında Alexander bunu fark etmişti. Düşüncelerini silip karşısındaki siluete baktı. Kendisine doğru gelen siluet Alexander’ın karşısına geçip bağdaş kurdu.

  Alexander karşısındaki siluetle nasıl bir iletişime geçeceğini düşünerek zamanını harcamaya başladı. Düşünceleri arasında nazik bir selamlama en akla uyanıydı. Alexander elini karşısındaki siluete uzatarak;

 “Selamlar olsun sana.

 “Selamlar olsun sana.

  Alexander elini uzattığında karşısındaki beyaz siluette elini uzatmış ve Alexander’ın kurduğu cümlelerin aynısını kurmuştu.

  Alexander bu siluetinde aynı Usta Michael gibi akıl okuma tekniklerinden birine sahip olduğunu düşündü. Karşısındaki bu siluete düşüncelerinde yatan bu soruyu yönlendirdi.

 “Kusuruma bakmazsanız size bir soru soracağım. Acaba siz akıl okuma tekniklerinden birine mi sahipsiniz?

 “Kusuruma bakmazsanız size bir soru soracağım. Acaba siz akıl okuma tekniklerinden birine mi sahipsiniz?

  Alexander yine aynı cevabı almıştı. Karşısındaki siluet akıl okuma tekniğiyle bu kadar çok aklına giremezdi. Eğer akıl okuma teknikleri bu kadar ileri bir seviyede olsa Usta Michael zaten ona bu konudan bahsederdi. Alexander akıl okuma tekniğine sahip birisi olarak düşünmek yerine karşısındaki beyaz silueti bir ayna olarak düşünmeye başladı ve kesinlikle bu aynayı test etmek istedi.

 “Usta Michael adamdır.

 “Usta Michael adamdır.

 “Queen’in en iyi şarkısı Don’t Stop Me Now’dır.

 “Queen’in en iyi şarkısı Don’t Stop Me Now’dır.

 “Bu güne kadar gelen en iyi anime Fullmetal Alchemist: Brotherhood’dur.

 “Bu güne kadar gelen en iyi anime Fullmetal Alchemist: Brotherhood’dur.

 “Brooklyn Nine-Nine iyi bir komedi ve ucundan bir polisiye dizisidir izleyin.

 “Brooklyn Nine-Nine iyi bir komedi ve ucundan bir polisiye dizisidir izleyin.

 “Benim hayallerim nedir?

 “

  Alexander ilk defa bir cümlesinden cevap alamamıştı. Bunun sebebinin soru sormasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını test etmesi gerekmekteydi.

 “Flash ne kadar kötü bir dizidir?

 “Flash ne kadar kötü bir dizidir?

  Soru sormak beyaz siluetin soruyu tekrar etmesine engel olmamaktaydı. Alexander’ın ‘Benim hayallerim nedir?’ sorusu kişisel bir soruydu. Alexander kendi hakkında sorular sormaya başladı.

 “Benim göz rengim nedir?

 “Siyah ama ileride Safir rengi olacak.

  Alexander kendisi hakkında sorduğu soruda sadece siyah cevabını beklemişti. Kendisiyle ilgili daha farklı sorular sormalıydı ama önce şu göz hakkında bir fikir edinmeliydi.

 “Nasıl yani, benim gözlerim nasıl safir renginde olacak?

 “Zaman her şeyin ilacıdır … zamanı geldiğinde öğreneceksin.

  Alexander terlemeye başlamıştı hem de deliler gibi. Karşısındaki beyaz huzme Alexander’ın eski yaşamındaki ismiyle Alexander’a seslenmişti. Alexander’ın karşısında eski hayatını bilen biri vardı. Alexander korku ve gerilimi aynı anda yaşamaya başladı. Ne yapabileceğini düşünürken beyaz huzme Alexander’a seslendi.

 “Merak etme … sırrın bende kalacak ve benim ruhsal bedenim yok olduğu sürece bu böyle devam edecek.

  Alexander karşısındaki huzmenin ilk defa soruları karşılamak yerine kendi başına konuştuğunu fark etti. Fark etti ama dikkatini veremeyecek kadar kötü bir durumdaydı. Birisi geçmiş yaşamımın farkında. Alexander düşüncelerine kendini kaptırmanın eşiğine geldi. Eğer geçmiş yaşamı öğrenilirse başına gelecek korkunç olayları düşünmeden edemedi…

 *tokat*

  Beyaz huzme bağdaş kurduğu yerden Alexander’a tokat atmıştı ve Alexander’ın tüm dikkatini üzerine çekmişti.

  Alexander tokat sonrasında kendine gelmiş ve beyaz huzmeye doğru bakmaya başlamıştı. Beyaz huzme aynı geçmiş yaşamındaki dedesi gibi ona tokat atmıştı. Alexander daha fazla kafayı yemeye başlayacaktı. Beyaz huzme yüzüne iç ısıtan bir gülümseme yerleştirdi aynı Alexander’ın geçmiş yaşamındaki annesi Anna Walker gibi…

 “… daha doğrusu Alexander, sana mental anlamda eziyet etmek niyetinde değilim. Senin eski yaşamındaki ismini kullanmam büyük bir hataydı. Sen şu son dört yıldır bu dünyaya adapte olmaya çalışırken sana yardım edemedim ve bu beni geçekten üzdü. Bundan sonra sana iç sesin olarak yardımcı olacağım. Senin mental dayanıklılığını koruyacak ve düzenleyeceğim. Sen istediğin zaman mental dayanıklılık konusunda yetkiyi sana bırakacak duygularını ortaya çıkarmanı sağlayacağım.

  Alexander tüm duygularını bir arada yaşarken dilinden cümlesinin çıkmasını engelleyemedi.

 “S-sen kimsin?

  Karşısındaki beyaz huzme şimdi Alexander’ın geçmiş yaşamındaki anılarını göstermeye başladı. Doğduğu gün, okumaktan hoşlandığı ilk polisiye kitap, küçüklük aşkı, yemekten hoşlandığı o tatlı, annesi ve babasının ona bakıp gülümsemesi, dedesinin hayatla ilgili verdiği dersler, ilk matematik öğretmeni, okul hakkındaki olumsuz düşünceleri ve kızıl saçlı Amy… bir süre boyunca anılar bu kız üzerinde durdu. Onun gülümsemesi, çilek yerken ki tatlılığı, insanı içine çeken kokusu ve geçmiş yaşamındaki her ismiyle seslenişi.

  Alexander duygusal anlamda bir kez daha sarsılmıştı. Bu dünyaya geldiği ilk anda bu anılar birer rüya gibi geçtiği için sarsıcılığı az olsa da şimdi yaşadığı durum tamamen farklıydı. Alexander gerçekten çökmüştü ama anılar devam etmekteydi.

  Üniversiteden mezun oluşu, dedesinin onu şirketin başına geçirmesi, şirketteki aç gözlü köpekleri tek bir kalemle kovması, şirketteki inanması güç başarıları, ve kardeşim dediği arkadaşının ihaneti…

  Bu anılar yeniden gözlerinin önünden geçmekteydi. İlk gördüğü anılarda hayatındaki hüzün ve mutluluklar varken anıların sonlarına doğru öfkesi ağır basmaya başlamıştı. Geçmiş yaşamında uğradığı ihanet kesinlikle nefret edilesiydi. Alexander’ın kanı kaynamaya başlamıştı ama anılar devam etmekteydi.

  Dedesinin vefatı, sülaledeki soysuz piçler, dedesinin mirasın tamamını kendisine bırakması, sülaledeki soysuz piçlerin bir kez daha kendilerini belli etmesi, Alexander’ın bu piçleri konaktan köpek kovarcasına kovması ve Amy… bu kez üniversitedeki halini sadece andıran bir haldeydi. Üniversiteden sonra dört yıl geçmişti. Bu seferki Amy hüzünlüydü. Çokça ağladığı belliydi. Sidney konağından içeri girer girmez Alexander’a sarılmış ve Alexander’ın dedesinin ölüm haberini duyduğunu söylemişti. Alexander dört yıldır görmediği ve hayatının bir köşesinden asla ayıramayacağı kızı kucaklamıştı. Amy ve Alexander küçükken dedeleri birbirini tanımaktaydı ve birbirlerini kardeş ilan etmişlerdi. Amy ve dedesi Sidney Konağını ziyaret ettikleri bir zamanda Amy arka ormanda kaybolmuştu. Alexander Amy kaybolduğu zaman eline bir fener alarak ormana fırlamış ve Amy’i aramıştı. Onu bulduğunda ise bir yılanın saldırısına uğramak üzereydi. Alexander Amy’nin yanına koşarak gitmiş ve onun elinden tutarak kaçırmaya çalışmıştı ama Amy ayağını burktuğu için bu imkansızdı. Yılan Alexander’ın ayağını ısırmıştı. Bu iki çocuğun dedeleri tam zamanında yetiştiği için Alexander tedavi olabilmişti.

  Alexander bu anıları sadece mutlulukla karşılayabilmişti. Her ne kadar korkarsa korksun Amy’i koruyabilmişti. Uyandığı zamanı özellikle çok iyi hatırlamaktaydı. Alexander’ın dinlendiği tüm o zaman boyunca Amy başını yatağa koyarak uyumuş ve onun uyanmasını beklemişti. Alexander uyandığında yorgunluktan ve ağlamaktan harap düşmüş olmalı ki uyuyakalmıştı. Alexander yatakta hareket etmeye çalışınca Amy uyanmış ve tekrardan ağlamaya başlamıştı. Ağlayıp özür dilemeyi en az beş dakika boyunca sürdüren Amy’i Alexander durdurmuş ve ona iyi olup olmadığını sormuştu. Amy bu soru karşısında yeniden ağlamaya başlamış ve bunun üzerine hizmetçilerle birlikte Alexander ve Amy’nin dedeleri gelmişti. Amy’nin dedesi hafif kilolu biriydi. Alexander’a sarılarak teşekkür etmiş ve torununa sarılmıştı. Hizmetçiler Alexander’a şefkatle bakmıştı. Hizmetçiler, Amy ve dedesi odayı terk ettikten sonra dedesiyle baş başa kalmışlardı. Dedesinin yüzünde babacan bir gülümseme vardı. Tam odadan çıkmak üzereyken bir cümle mırıldandı.

  Sen babana benziyorsun. Umarım hayatın onunki gibi olmaz.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1245

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1069

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 629

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15206 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20132 Bölüm Sayısı


creator
manga tr