Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Küçük Gezgin (Tamamlandı) - Kitap Yazmak Ne Kadar Zor?





Öncelikle herkese merhaba, bu bölümü okuyorsan benim tecrübe ve deneyimlerimden birkaç bilgi elde edebilirsin. 




Kitap yazmak genel olarak ani bir heves ile başlar. İlk başta bir fikir aklına gelir ve hemen yazmaya başlarsın. İşte o anda dünyan tamamen değişir. 



İlk önce harıl harıl bölüm yazar, hemen seni bekleyen okuyucularına sunmak istersin. Nitekim bu amacın genellikle başarılı olur. Ancak bir süre sonra tıkanmaya başladığını, kitap yazma hevesinin azaldığını hissedersin ve kendinde boğuşmaya başlarsın.



Neden bu işe  başladım?


Okuyuculara ne diyeceğim? (En önemli sorun bu oluyor genellikle. Onları öylece bırakmaya gönlümüz el vermiyor. Özellikle onlarla sohbet edip içli dişli olunca daha kötü oluyor.)



Hemen final yapmalı mıyım? Yoksa tüm bölümleri yayından kaldırayım mı? 



Bu tarz sorular zihninizi işgal etmeye, sizi huzursuz etmeye başlar. Bunun tek bir çözümü vardır. 



Plan yapmak!



Ani kitap yazma hevesiniz oluştu diyelim. İlk önce bir plan yapın!



Örneğin ilk olarak asıl karaktere güçlenmesini sağlayacak bir eşya, güç vb. vermeniz gerekir. Novel yazmanın temelinde bu tarz yardımlar yatar. 




Daha sonra karakter özellikler ile donandığında ona bir amaç vermeniz gerekir. 



Karakter neden güçlensin?



Ailesinin intikamını alabilir.


Bir harem kurabilir. 


Krallık hatta imparatorluk, olması dünyayı yönetme arzusu oluşabilir. 



Belki de kaybolan sevgilisinin peşinden koşan avare bir genç olabilir. 



Bütün bu amaçlar size kitap yazmada yardımcı olacak, bir yere kadar sizi taşıyacaktır. 



Daha sonrasında karaktere başka amaçlar vererek, çeşitli sıkıntılar oluşturarak yön vermeniz ve hayal aleminizi genişletmeniz gerekir. 



Karakteri yönlendirme her zaman olmamalı bazen yazma işlemini oluruna bırakmak gerekir. 



Örneğin aniden içinizde yeni bölümde genci biriyle ilişkiye sokma isteği oluşur. 




Bu isteği yerine getirirken asla tereddüt etmeyin. Çünkü bu istek içgüdülerinizin size baska bir kapı açarak kitabı daha iyi yerlere sürükler. Spontane gelişen bu istekler oldukça önemlidir. 



Olay örgüsü falan hafiften oluşmaya başladığında sıra sizin kararlılığınıza gelir. 


Okuyucu acımasız ve duygusuz bir katil gibidir. Sizin kararlılığınızı yok etmek için elinden geleni yapar, her türlü sıkıntı ile bogusmanıza neden olur. 



Sizin yazdıklarınıza karşılık görmek istediğiniz şeyler yavanda kalır, yazma hevesiniz azalır hatta okuyucuya kin beslemeye başlarsınız. 



Ancak okuyucu sizin isteklerinize karşılık vermemekte genellikle haklıdır. Çünkü yarıda bırakılan, amaçsız, olay kurgusu belli olmayan kitaplar onları bunaltmış, diğer kitaplara ön yargı ile bakmalarına neden olmuştur. 



Öncelikle okuyucuyu yanınıza almak istiyorsanız, bölümleri yüklerken süreklilik, düzen gibi faktörlere dikkat etmelisiniz. 



Unutmayın, en ufak bir yanlış size ummadığınız sonuçlar ile geri dönebilir. 



Velhasıl kısacası şöyle demek istiyorum.



Yazın ama plan-taslak hazırlayarak, kararlı ve özverili bir biçimde yazın. 



Dış faktörlere asla güvenmeyin ve kendinizi yeni bölümler yazarak, karakterin sonunu planlayarak motive edin. 




Unutmayın, çalışan başarır!



Ölümün Efendisi: Padişah