Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Boyutlara Hakim Olacağım! [F5] - Bölüm 2- Varis


Gökyüzünde siyah ve kırmızı renklerin dans ettiği ortamda Korer koşmaktan yorulmuş, gittiği her yere takip eden gökyüzü onu ürkütmüştü. Ne kadar koşarsa koşsun bir çıkış bulamamıştı. En sonunda kendini bıraktı ve nefes nefese bir şekilde yere yığıldı.

“Sakinleş.”

Ruhani ses tekrar konuştu. Korer bu sesten hem korkmuş hem de usanmıştı. Buraya geldiğinden beri tek söylediği şey ‘Hisset ve Sakinleş’ kelimeleriydi.

“Böyle bir ortamda nasıl sakinleşebilirim!” diye düşündü Korer. Yattığı yerden kalktı, tetikte kalarak ruhani sese seslendi.

“Burada ne işim var, ne istiyorsun?” dedi Korer. Madem çıkamıyordu, ruhani sesle konuşmayı denedi.

“Sakinleş ve otur.”

Korer ruhani sese uydu. Ayaklarını çaprazlayarak oturdu ve derin bir nefes alarak sakinleşmeye çalıştı.

‘Bir şaka için fazla, rüyadayım, evet rüyadayım. Bu bir kabus ve yakında uyanacağım,’  diye düşünmeye çalıştı Korer. Yavaşça sakinleşti.

“Şu an rüya alemindesin. Etrafını hissetmeye çalış.”

Korer, sesin geldiği yönü bulmaya çalışarak konuştu, “Nasıl? Neyi, neden hissetmeliyim?”

“Rüya aleminde istediğin zaman hissedebilirsin. Sadece düşünüp istemen gerek. Nedenini anlayacaksın.”

Korer gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı ve etrafını hissetmek istedi. Bulunduğu ortamı düşündü, gökyüzünü, ıssız bucaksız olan etrafı, oturduğu yeri hissetmeye çalıştı.

“Ne istediğini düşün.” Dedi ruhani ses.

‘Gitmek istiyorum’ diye düşündü Korer.

“Gideceksin. Başka bir şey düşün.”

Korer tekrar düşündü, ‘Seni görmek istiyorum.’

Korer ne yaptığını ve neler olacağını bilmiyordu. Kendini fantastik bir hikayenin içindeymiş gibi hissetti. Yavaşça gözlerini açtı.

Korer, 172-174 santimetre boylarında, gece siyahı saçları olan, ela gözlü, ışık saçan bir gülümseme ile karşısında duran bir kız gördü.

“N-Ne?”

“Sen nasıl istersen öyle gözükürüm,” dedi ruhani ses. Sesi değişmişti. Tatlı, candan bir sesle konuşuyordu.

‘Rüya, evet rüya sakin ol,’ diye düşündü Korer. Sakin olmak için elinden başka bir şey gelmiyordu.

“Varis olmak ister misin? Yıldızları geçip galaksileri gezmek, senin için değerli olan şeylere sahip olup korumak ister misin?” diye sordu ruhani ses.

“Ne varisi? Sen kimsin? Neden böyle anlaşılmaz şeyler söyleyip sinirlerimi geriyorsun?”

“Varis olmak ister misin?”

Korer bir cevap alamayacağını düşünerek konuştu. “İsterim.”

****

Kerim, kel, göbekli adamı dinlerken mağaraya doğru yaklaştılar.

“Duyduklarıma göre çok eskiden beri, çok nadir zamanlarda insanlar mağaraya ister istemez çekiliyorlarmış. Mağaranın derinlerine geldiklerinde ise aniden rüyaya dalıp, yerde yatar bir şekilde uyanıyorlarmış. Bir gün sizin gibi iki arkadaş mağaraya girmiş ve bir tanesi kaybolmuş. Çocuk ilk başta fark etmeyip duvardaki resimlere bakarken akşam olduğunu gördüğünde arkadaşına seslenmiş. Arkadaşı cevap vermeyince endişelenmiş ve onu mağarada aramış. Nereye bakarsa baksın bulamamış, dışarı çıkıp gittiğini düşünerek eve gitmiş. Sabah arkadaşı ile görüştüğünde ise arkadaşı, mağarada uyandığını ve onu neden yalnız bırakıp gittiğini sormuş. Çocukta yaşadıklarını anlatmış ve ne olduğunu anlamamışlar. Buralardan kimse bir şey bilmediği için insanlar korkmuş, bir daha bu mağaraya yaklaşmamaya karar vermişler.” dedi kel, göbekli adam.

Duyduklarından gerilen Kerim, “Peki mağarada ne oluyormuş?” diye sordu.

“Değişik bir rüya görüyorlarmış ama hiçbiri rüyayı tam olarak hatırlayamıyormuş. Bakalım, arkadaşın uyandığında ona da sorarız.”

İkili konuşurken mağaranın önüne geldiler ve yavaşça mağaraya girdiler.

“A-ahh”

“Korer! İyi misin?” Kerim mağaraya girdiği zaman Korer’i gördü ve hemen yanına gitti.

“B-başım, AHHH”

Kerim Korer’i kaldırmaya çalışırken konuştu, “Kalk hadi hastaneye gidiyoruz!”

“Arabayla götüreyim sizi,” dedi kel, göbekli adam.

Kerim Korer’i sırtına aldı ve hızlıca kel, göbekli adamı takip ederken sordu, “Neden böyle oldu? Zarar görmeyeceğini söylemiştiniz!”

“Bilmiyorum, hastanede konuşuruz takip et.” Dedi kel, göbekli adam.

Kerim Korer’i arka koltuğa yatırdı ve hemen hastaneye doğru yola çıktılar.

****

“Arkadaşınızın durumu şu an da iyi. Ağrı kesici verdik, yarım saate kadar tamamen kendine gelir. Geçmiş olsun.” Korer ile ilgilenen hemşire Kerim’e durumunu açıkladı ve başka hastalarla ilgilenmek için yanlarından ayrıldı.

Kerim’le kel, göbekli adam Korer’in yanına gittiler.

“Geçmiş olsun,” dedi kel, göbekli adam.

“Mağaradan aniden kayboldun Korer, ne oldu?” dedi Kerim. Korer’in iyi olduğunu gördüğünde bir nebze rahatlamıştı.

“Çok değişik bir rüya gör- Ne? Kaybolmak mı? Neden bahsediyorsun Kerim?” rüyasını anlatmaya başlarken aniden şaşırmış bir şekilde sordu Korer.

“Mağarada sana seslendim ama cevap vermedin. Sana döndüğümde ise ortalıkta yoktun. Mağaradan çıkmış, seni arıyorken bu beyefendiyle karşılaştık. Bana mağarada, daha önce olan olayları anlattı, seni tekrar aramak için mağaraya geri dönüyorduk…” Kerim olayları anlatmaya başladı. “Sen ne hatırlıyorsun?” diye sorarak konuşmasını bitirdi.

“B-ben çok değişik bir yerde olduğumu hatırlıyorum. Değişik bir ses bana seslenip duruyordu. İlk önce ben de senin şakan olduğunu düşündüm…” Korer, kendi yaşadığı olayları anlatmaya başladı, “Varis olmak isteyip istemediğimi sordu bende en son kurtulmak için isterim dedim.”

Korer’in dediklerini duyan kel, göbekli adam bayağı şaşırdı. Biraz düşündü, ardından gülümsedi.

“Tekrardan geçmiş olsun Korer.” Dedi kel, göbekli adam.

“Teşekkür ederim, boş yere uğraştırdık sizi de,” dedi Korer mahcup olmuş bir şekilde.

“Önemli değil, önemli değil. Siz gençler iyi olun yeter” dedi kel, göbekli adam elini sallayarak. “Madem sen de iyisin ben gidiyorum o zaman. Dikkat edin kendinize, hadi iyi akşamlar.”

“Teşekkür ederiz, iyi akşamlar,” dedi Kerim.

“Çok teşekkür ederim beyefendi iyi akşamlar,” dedi Korer ve adamı uğurladılar.

“Hadi bizde gidelim, seni eve bırakayım,” dedi Kerim.

“Tamam, gidelim.”

****

Korer eve geldiğinde ailesi yemek yiyordu.

“Korer aç mısın? Gel yemek ye,” dedi içeriden annesi.

“Hayır anne afiyet olsun, bugün yoruldum baya odama gidip uyuyacağım.”

Korer odasına giderken içeriden babasının sesi geldi, “Korer iki dakika gel.”

Korer salona giderken sordu, “Efendim baba?”

Salonları beyaz renkli duvar içerisinde, krem rengi koltuklara ve orta büyüklükte yemek masasına sahipti. Yemek masasında babası uçta, babasının sağında annesi, solunda ise ablası oturuyordu.

Annesi, 45-50 yaşlarında, kumral, mavi gözlü, hala solmamış bir yüze, güzel bir gülümsemeye sahip bir kadın; babası, siyah saçlı, kahverengi gözlere sahip, yüzündeki kırışıklara rağmen dinç ve karizmatik yüze sahip bir adamdı. Ablası ise kumral, mavi gözlü, kalem gibi kaşlara sahipti. Kendi yaşıtlarına göre bir tık önde olduğu belliydi.

“Vize sınavların ne zaman?” diye sordu babası.

“Bir ay var baba. Ne oldu ki?”

“Şu stajın için bir arkadaşla görüşmeye gideceğiz. Vizelerden sonra kafan rahat olur. Birde bu adam karşısındakini test etmeyi sever, taze bilgilerle gitmiş olursun.”

“Tamamdır baba. Ben odama gidiyorum afiyet olsun size” dedi Korer ve odasına doğru gitmeye başladı.

“Oğlum iyi misin?” annesi içeriden Korer’e seslendi. Bir şeyler olduğunu anlamış gibiydi.

“İyiyim anne, iyi geceler herkese,” dedi Korer ve odasına girerek kapısını kapattı.

Korer dolabından üstüne rahat bir şeyler aldı, yatağına güzelce uzandı ve bugün yaşadıklarını gözden geçirmeye başladı. Neler olduğunu bir türlü anlayamıyordu. 

‘Allah Allah’

Korer düşünerek bir yere varamayacağını biliyordu. Düşünmeyi bıraktı, yorganı üzerine çekerek kendini uykunun o sıcak kollarına bıraktı.

****

Dünyadan çok uzakta, milyonlarca ışık yılı ileride bir galakside, Güneşten 100 kat daha büyük bir yıldızın yörüngesinde dönen, Dünyanın binlerce katı büyüklüğündeki bir gezegende iki kişi bir masa oyunu oynuyordu.

“Bir aydır devam ediyoruz, bitirme vakti geldi. Şah-mat.” dedi taşı devirerek, mavi saçlara, mor gözlere sahip, yirmili yaşlarda olan bir genç.

“Ahh, gene sen kazandın. Nasıl oluyor bu?”

“Sen kendini vermiyorsun sadece,” dedi gülümseyerek mavi saçlara sahip genç. Düşünceli bir şekilde tekrar konuştu, “O gezegende binlerce yıldır bekliyoruz, hala bir gelişme yok mu?”

“Biliyorsun, O’nun nasıl bir şey istediğinden emin değiliz, bekleyelim bakalım,” mavi saçlı gencin karşısındaki adam konuştu. Aniden şaşkın bir bakış sergiledi, “Galiba aradığını bulmuş.”




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1434

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1190

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 975

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 902

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 770

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 712

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 635

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 620

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 139

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 13889 Üye Sayısı
  • 661 Seri Sayısı
  • 31361 Bölüm Sayısı


creator
manga tr