King of Gods - Bölüm 415: Bir Gerçek Lordun Düşüşü


Çeviri:RassNt  Düzenleme:Berkay Lamba




Zhao Feng sessiz kaldı ama Yu Luo’nun öldürme arzusunu ve düşmanlığını hissedebilmişti.
 
Çaresizce başını sağa sola salladı.
 
Ne diyebilirdi? Zhuang Wan’er ile etkileşime geçmemek için hiçbir şey yapmamış, hiçbir şey söylememişti.
 
Fakat bunun üzerine başka birisi ondan nefret etmeye başlamıştı ve o kişi bir Gerçek Lorddu. Zhao Feng cidden yeterince masumdu.
 
Tabii ki Zhao Feng bunu kafasına takmadı. Yu Luo onu hafife almıştı, ama Zhao Feng için de aynı durum geçerliydi.
 
O sırada Göklerin seçilmişleri Ye Yanyu ve Zhuang Wan’er Büyük Ağaç Yao’su ile nasıl baş edeceklerini tartışmaya başladılar.
 
Toplam altı tane Gerçek Lord var. Bu cidden büyük bir güç. On Üç Ülkede böyle bir kişi bile yoktu.
 
Zhao Feng kalbinden iç geçirdi.
 
Harabelere giren on Gerçek Lordun altı tanesi şu an buradaydı ve on Gerçek Lord arasında ilk üçe giren iki kişi şu an Büyük Ağaç Yao’sunu nasıl halledeceklerini tartışıyorlardı.
 
Zhao Feng savaş planı üzerine konuşamazdı ve zaten bununla ilgilenmiyordu.
 
Tek istediği Ağaç Yao’su Öz Meyvesinden bir tane alabilmekti, bu onu tatmin edecekti.
 
Kısa süre sonra üç taraf da bir anlaşmaya vardı ve saldırılarını serbest bırakarak Büyük Ağaç Yao’suna yaklaştılar.
 
Wu~~
 
Büyük Ağaç Yao’su hafif bir kükreme koparttı ve kalın dallarını sallayarak savaşçılara doğru yeşil zehir dalgaları gönderdi.
 
Bunun dışında ağacın yakınında bir binayı kolayca yerle bir edebilecek kadar güçlü rüzgarlar esmeye başladı.
 
Bu iyi değil, herkes onu engellesin!
 
Havada, Siyah Uçurum Sarayı tarafından yaratılan siyah sis dağıldı ve Büyük Ağaç Yao’sunun daha üç metre yakınına bile gelemeden bazı cesetler ve iskeletler yok oldu.
 
Gerçek Ruh Alemine ulaşamamış olanlar Büyük Ağaç Yao’sunun saldırı kalıntılarıyla bile vurulamazlardı ve sadece piyon gibi harcanmaya yarayacaklardı.
 
Çatt-----
 
Büyük Ağaç Yao’sunun bir savuruşuyla içinde bazıları Gerçek Ruh Aleminde olan bir düzineden fazla ceset ve iskelet parçalandı.
 
Ağacın dalları insanlar için devasa direkler gibiydi ve her savruluşlarında yarattıkları güç binlerce ton ile ölçülebilirdi.
 
Altı Gerçek Lord bile Büyük Ağaç Yao’sunun dallarına karşı dikkatli olmak zorundaydı.
 
Dalların her savruluşu rüzgarların esmesine neden oluyor ve normal Gerçek Ruh Alemi uzmanlarının nefesinin kesilmesine neden olan hava dalgaları gönderiyordu.
 
Büyük Ağaç Yao’sunun savaş gücü cidden beklenenden yüksek. Çekirdek Köken Aleminin altında olan hiç kimse onunla doğrudan yüzleşemez.
 
Zhao Feng havada Üç Çiçekli Değerli Nilüferin içinde oturuyordu.
 
Bulunduğu pozisyon Büyük Ağaç Yao’sunun saldırı sınırının tam dışındaydı ve yerdeki kökler ona ulaşamazdı.
 
Kısa süre sonra Zhao Feng bir zirve Gerçek Mistik Derece dahinin kazara bir hava dalgası tarafından vurulduğunu ve yere düştüğünü gördü. Dahi daha sonra ağacın kökleri tarafından sarılarak onun için bir gübre görevi gördü.
 
Gerçek Lordlar bile sadece havada belli bir mesafeden saldırı yapabiliyordu.
 
İnsanlar…. Cahilliğinizin bedelini ödeyeceksiniz.
 
Büyük Ağaç Yao’sundan gelen derin, bulanık bir ses tüm ormanda yankılandı.
 
Büyük Ağaç Yao’su çoktan bir Yao’ya dönüşmüştü. Onun kendine ait düşünceleri vardı ve zar zor konuşabiliyordu.
 
Bu ağaç Yao’su güneş ve ay özüyle uzun zamandır yoğrulmuş ve vücudu Çekirdek Köken Alemi kapasitesinde. Onunla doğrudan dövüşe girmeyin, bunun yerine onu yıpratmaya çalışın.”
 
Chi Gui uyardı ve bir grup hayalet cesedi kontrol ederek Büyük Ağaç Yao’sunun yerdeki kökleriyle dövüştü.
 
Ağaç Yao’sunun kökleri son derece güçlüydü ve Gerçek İnsan ve Gerçek Mistik Derece hayalet cesetler bile onları kesmekte zorlanıyordu.
 
Fakat Siyah Uçurum Sarayı dahilerinin kendilerine has yetenekleri vardı ve çürütücü havayı kullanarak kökleri aşındırdılar.
 
Kan cübbeli Gerçek Lord yetişimcisi bir kan tekniği kullandı ve Ağaç Yao’sunun köklerine doğru kanlı ay arkları gönderdi.
 
“Kan Şeytanı Ceset Avucu!
 
Kan cübbeli Gerçek Lorddan kan renginde bir ışık parladı ve eti kurumaya başladı.
 
Pa!
 
Gerçek Lordun saldırısı tek bir avuç ile küçük bir kökü yok etti ve onun gücü bir şekilde Büyük Ağaç Yao’sunu karşılıyormuş gibi göründü.
 
Bunun dışında Sİyah Uçurum Sarayından vücudu kuru olan ve gümüş renkle pırıldayan Mo Yu aslında köklerle yerde savaşıyordu.
 
Göksel Cesedin Ruh Katleden Eli!
 
Mo Yu’nun cildi gümüş renkle parladı ve tüm vücudu büyüyerek küçük bir deva boyutuna geldi.
 
Ölüm havası içeren bir avuç ile yakınlardaki köklere koyu gümüş alevler gönderdi ve onları siyah bir su birikintisine dönüştürdü.
 
Bu herif bir Ceset vücut güçlendiricisi ve Büyük Ağaç Yao’sunun küçük kökleriyle doğrudan çarpışabilecek kadar güçlü.
 
Zhao Feng Tanrının Ruhani Gözüyle savaş alanını inceledi ve en güçlü vücuda sahip olan yaşayan “ölü” Mo Yu’nun uzak köşelerde küçük köklerle dövüştüğünü gördü.
 
Havada ise Yan Yanyu ve Zhuang Wan’er tıpkı birer tanrıça gibi yıkıcı saldırılarıyla Büyük Ağaç Yao’suna saldırdılar.
 
Boooom----
 
Ağaç Yao’sunun bir kaç dalı çatırdadı. Eğer onların yerine sıradan Gerçek Lordlar olsaydı ağacın dallarını kopartmayı başaramazlardı.
 
Fakat bir saatlik dövüşün ardından iki kızın yüz ifadeleri ciddileşti. Kırdıkları dallar sadece en uçta yer alanlardı ve Büyük Ağaç Yao’su için çok bir anlam ifade etmiyorlardı.
 
Ding Ding Peng---
 
İkili daha büyük dalları kırmayı denediler ama onların üzerinde yalnızca çizik bırakabildiler.
 
“Ding Ding Ding….”
 
Zhao Feng uzaklardan Luohou Yayını çekti ve oklarını ağaca gönderdi ama herhangi bir tepki alamadı.
 
Qiu Qiu Qiu~
 
Üç Luohou Oku geri döndüğünde Zhao Feng orayı Tanrının Ruhani Gözüyle inceledi ve sadece serçe parmağından bile küçük zayıf bir iz görebildi ve ister isteme soğuk bir nefes aldı.
 
Bunun anlamı normal Gerçek Lord Derecelerin saldırıları Büyük Ağaç Yao’su için sinek ısırığı değerindeydi. En fazla onu biraz rahatsız edebilir ama ciddi bir zarar veremezdi.
 
Ye Yanyu ve Zhuang Wan’er’in en güçlü saldırıları bile Büyük Ağaç Yao’suna zarar veremiyordu.
 
En fazla hasar bırakabilen kişi kan cübbeli Gerçek Lord Derece yetişimciydi. Onun saldırıları hayat kuvvetini aşındırıyordu ve doğa gücünü karşılıyordu.
 
Kan Sıçratan Şeytani Toprak.
 
Kan cübbeli yetişimciden bir kan ışığı yayıldı ve o yakınlardaki küçük dalları aşındırdı. Işığın gittiği her yerde, toprak adamla bir olmuş gibi görünüyor ve onun aşındırma yolu devam ediyordu.
 
Kan cübbeli Gerçek Lord sadece küçük dalları yaralıyor ve Büyük Ağaç Yao’su için hiçbir şey ifade etmiyor olsa da yine de Ye Yanyu ve Zhuang Wan’er’e göre daha fazla hasar çıkartıyordu.
 
Üç Tarikatın düşüncesi doğru. Büyük Yao Ağacının köklerini aşındırarak onun güç kaynağını kesecekler ve onu zayıflatacaklar.
 
Fakat Zhao Feng başını üzüntüyle sağa sola salladı. Tanrının Ruhani Gözüyle incelediğinde bunun etkili olmadığını anladı çünkü ağacın kökleri yerin çok derinlerindeydi ve ulaştığı en uzak nokta yerin on mil içindeydi.
 
Kökleri yok etmek dalları yok etmekten yüzlerce kat daha zordu.
 
10-20 tane daha Gerçek Lord gelse bile yine de Büyük Ağaç Yao’sunun işini bitiremeyecekler.
 
Zhao Feng bundan emindi. Büyük Ağaç Yao’su hareket edemiyordu ama onun saldırısı ve savunması bir Çekirdek Köken Alemiyle aynı düzeydeydi ve hayat kuvveti ile vücut kuvveti anlamında ise Hükümdarlardan çok daha güçlüydü.
 
Zhao Feng tam bunları düşünürken durum değişti.
 
“Ahh!
 
Yerden bir çığlık geldi ve oraya bakınca kan cübbeli Gerçek Lordun etrafını köklerin arka arkaya sardığını gördü.
 
Çat!
 
Kan cübbeli Gerçek Lord tanınamayacak bir şekle büküldü, ardından yere gömülerek ağaç için gübre oldu.
 
Bu sahne orada bulunan diğer öğrencilerin kalplerini yerinden oynattı ve hepsi de soğuk birer nefes aldılar.
 
Diğer beş Gerçek Lord bile afalladı.
 
Büyük Ağaç Yao’sunun kökleri son derece hareketli ve anında köklerini diğer bölgelerden buraya getirerek kan cübbeli Gerçek Lordu tek vuruşta öldürdü.
 
Zhao Feng’in kalbi buz kesti. Büyük Ağaç Yao’su düşündüğünden daha zekiydi ve gerçekten de savaş taktiklerine sahipti.
 
Boom!
 
Aynı sırada Chi Gui’nin bir Gerçek Lord iskeleti bir dal tarafından parçalanarak gökyüzünden düştü.
 
Bu iki olay neredeyse aynı anda gerçekleşmişti. Yani bir anda iki tane Gerçek Lord seviyesindeki varlık Büyük Ağaç Yao’su tarafından öldürülmüştü.
 
Geri çekilin.
 
Zhuang Wan’er’in ifadesi değişti.
 
Ay Şeytanı Sarayı bir Gerçek Lord Derece dahisini kaybedince Zhuang Wan’er de savaş arzusunu kaybetti.
 
Hemen geri çekilin.
 
Siyah Uçurum Sarayının iki Gerçek Lordu da insanlarına geri çekilmelerini emrettiler.
 
Büyük Ağaç Yao’sunun ortaya koyduğu güç korkunçtu. O silahlara, ateşe ve suya karşı koyabiliyordu ve onun saldırısı Gerçek Lord Dereceleri anında öldürebiliyordu.
 
O anda üç Tarikatın dahileri afallamıştı.
 
Ye Yanyu ve Yu Luo grubun Büyük Ağaç Yao’sunun saldırı menzilinden çıkmasını sağladılar.
 
“Beklediğim gibi.
 
Bu sonuç Zhao Feng’i şaşırtmadı. Tıpkı düşündüğü gibi başka 10-20 normal Gerçek Lord daha gelse bile Büyük Ağaç Yao’sunu yenemeyeceklerdi.
 
Bu tıpkı düzinelerce Yükselme Alemi yetişimcisinin bir Gerçek Ruh Alemi uzmanıyla dövüşmesi gibiydi. Gerçek Ruh Alemi onları kolayca yenecekti.
 
Gerçek Ruh Alemi ile Çekirdek Köken Alemi arasındaki fark çok büyüktü.
 
Eğer Büyük Ağaç Yao’su bir Çekirdek Köken Aleminin hızının yarısına sahip olsaydı, buradaki insanların en az yüzde doksanı şu an ölmüş olurdu.
 
Zhao Feng Çekirdek Köken Alemine karşı giderek daha ihtiyatlı olmaya başlamıştı.
 
Shua!
 
Zhao Feng’in figürü parladı ve Ye Yanyu’nun yoluna çıktı.
 
Çocuk, ne yapmaya çalışıyorsun?
 
Gözleri öldürme arzusuyla parlayan Yu Luo bağırdı.
 
Ne demeye çalışıyorsun?
 
Ye Yanyu karşısındaki genci sakince inceledi. Sahip olduğu güç ile bu gence karşı temkinli olmasına gerek yoktu.
 
Aslında, daha önce herkesin düşünce silsilesi yanlış yöne gitti.” dedi Zhao Feng yavaşça.
 
Öyle mi? Devam et.
 
Ye Yanyu ilgilenmiş gibi göründü, ama Yu Luo ve tayfasının yüzlerinde küçümseyici ifadeler vardı.
 
Ödülleri almak için Büyük Ağaç Yao’sunu yenmemize gerek yok. Bu tıpkı iyi korunan şehirdeki eşsiz bir hazine gibi. Milyonlarca askerden oluşan bir ordu şehre giremeyebilir ama usta bir hırsız burnu bile kanamadan hazineyi alabilir.





Yorumlar


Giriş Yap

Premium Seriler

Against The God
Battle Through the Heavens
Coiling Dragon
Heavenly Jewel Change
I Shall Seal The Heavens
Mavi Elma
Swallowed Star
The Dark King
True Martial World

Duyurular


Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 603

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 552

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 472

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 456

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 364

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 326

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 313

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 281

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 257

Chaotic Sword God
Chaotic Sword God
Beğeni Sayısı: 248

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 90

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 80

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 59

İmparator: Kara Elf (İKE)
İmparator: Kara Elf (İKE)
Beğeni Sayısı: 53

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 49

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 39

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 31

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 28

Unkown Realm: Discovery
Unkown Realm: Discovery
Beğeni Sayısı: 25

Epik Orkun'un Yükselişi
Epik Orkun'un Yükselişi
Beğeni Sayısı: 24

Site İstatistikleri

  • 4331 Üye Sayısı
  • 150 Seri Sayısı
  • 7858 Bölüm Sayısı


creator
manga tr