"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

King of Gods - Bölüm 369: Vur! Vur! Vur!


Çeviri:Allenwalker  Düzenleme:Berkay Lamba

 

Peng!

Yıldırım kadar hızlı hareket eden bir kişi Shi Chengtian'ın başının önünde belirdi ve yıldırım hızında bir ayak ağzının üstüne çarptı.

"Wu..."

Shi Chengtian'ın bedeni ve konuşması durdu. Onun ifadesi sanki bir bok parçası yemiş de boğazında takılmış gibiydi.

Seyirci olan bazı dahiler bu sahne karşısında şaşırmışlardı ve Tanrıça Bing Wei bile bu durum karşısında şaşkınlığını gizleyememişti.

Sanki zaman bu anda donmuş gibiydi.

Zhao Feng'in ayağı sadece Shi Chengtian'ın ağzına çarpmamıştı, ayağı onun ağzının içine kadar girmişti.

Shi Chengtian'ın ağzı anında alazlanmıştı ve bu ezici dahi karşısında ki rakibini küçümsemenin acısını kötü bir şekilde çekmişti.

D.N: Alazlanmak, insan derisinde kızıllık veya kızarıklık belirmesi demekmiş.

Fakat, Zhao Feng şu anda seyircilerin düşündüğü kadar avantajlı bir durumda değildi.

"Bu adam nasıl bu kadar güçlü bir bedene sahip olabiliyor?"

Zhao Feng sanki ayağı bir dağa çarpmış gibi hissediyordu ve ayağında bir hissizlik belirtisi oluşmuştu.

Shi Chengtian sonunda tepki vermeye başladı ve kükredi, bundan dolayı zemin sarsılmaya başladı daha sonrasında ise Zhao Feng'e doğru bir yumruk savurdu, basit düz bir yumruktu fakat yine de oldukça güçlü bir yumruktu.

Yumruk çarpmadan önce onun oluşturduğu rüzgar normal bir Gerçek Mistik Seviyedeki uzmanların kan kusmasına sebep olabilecek güçteydi.

Eğer bu yumruk direk olarak çarparsa sonucunda açığa çıkan hasarı tahmin etmek zor bir meseleydi.

Shua!

Bir gölge belirdi ve Zhao Feng Shi Chengtian ile arasında olan mesafeyi bir anda onlarca metre açtı.

Zhao Feng'in sahip olduğu bu hız ve hareket Shi Chengtian'ın şaşırmasına sebep oldu.

Beş Ezici Dahi arasında Shi Chengtian'ın fiziksel gücü ve dayanıklılığı en üst seviyedeydi fakat onun hızı ortalama seviyede kalmıştı.

Buz Yıldırımı Mistik Çiçeği!

Zhao Feng elini kaldırdı ve kan mirasını Gerçek Ruh Qi’si ile bağladı, Shi Chengtian'a doğru buz ve yıldırımın auralarını gönderdi.

Bam!!

Büyük bir buzdan ve yıldırımdan oluşan çiçek ortaya çıktı ve sonrasında patladı.

Gerçek Mistik Seviyeye ulaştıktan sonra Zhao Feng'in buz ve yıldırım ile olan birleşmesi çok daha mükemmel bir hale gelmişti ve açığa çıkarttığı güç miktarı çok fazla artmıştı.

Geçen bir kaç gün boyunca Zhao Feng, Yıldırımın Mistik Taşında ki enerjiyi absorbe etmişti ve yıldırımın doğal yasalarını kavramıştı. Tüm bunlar sonucunda Zhao Feng'in yıldırımı kontrol etme kapasitesi bir üst seviyeye çıkmıştı.

Zhao Feng'in Yıldırım Mirası en yüksek seviye olan üçüncü kata kadar ulaşmıştı ve Yıldırımın Mistik Taşından ve Mistik Çiçek Değerli İncilden elde ettiği anlayışlar sayesinde orijinal mirasını aşmaya başlamıştı.

"Bu avuç saldırısı şu anda ezici dahileri tehdit etmeye yetecek güçte olmalı."

Zhao Feng gözlerini kıstı ve Shi Chengtian'ın üstünde bir parlamayla ortaya çıktı.

Tozları dağıldıktan sonra Shi Chengtian'ın kalkanı zarar görmemiş bir şekilde ortaya çıktı.

Si!

Zhao Feng soğuk bir nefes aldı. Shi Chengtian'ın derisinin neredeyse taşlaştığını fark etti ve neredeyse etten ve kandan yapıldığına inanılmayacak bir seviyedeydi.

Bu taş derinin, buza ve yıldırıma karşı oldukça güçlü bir savunması vardı.

"İşe yaramaz! Shi Chengtian'ın savunması şu anda Gerçek Lord Seviyesinin altında benzersiz bir savunmadır. Sadece aşındırıcı soylar ve tahta bazlı yetenekler onu tehdit edebilir."

Tanrıça Bing Wei bu sahne karşısında şaşırmamıştı.

Beş ezici dahi arasında sadece Tanrıça Bing Wei’nin Mistik Buz Yeşimi Çekici Vücudunun savunma gücü Shi Chengtian ile kıyaslanabilirdi, güç bakımında ise o çok uzaktaydı.

Zhao Feng'in saldırıları esasen buz ve yıldırım özelliklerindeydi  ve Mistik Çiçek Değerli İncil ise rüzgara karşı etki altındaydı.

Fakat, yıldırım ve buz Shi Chengtian'ın toprak elementi tarafından engellenmişti.

Zhao Feng açıkçası tahta elementi konusunda uzmanlaşmamıştı ve zehir yeteneklerinin aşındırma konusunda uzmanlaşmamıştı.

"Mavi saçlı velet, cahilliğinin cezasını sana ödeteceğim."

Shi Chengtian kükredi ve kollarını havaya kaldırdı kahverengi sarı bir ışık tabakası ortaya çıktı ve daha sonra soluklaştı.

İyi değil!

Zhao Feng'in Tanrının Ruhani Gözü bir şeyler hissetti ve bir an sonra bedeni düşmeye başladı.

Tüm bölge Zhao Feng'i çeken bir çekme kuvveti tarafından sarılmıştı.

Hız ve hareket konusunda Zhao Feng yıldırım mirasını kullanıyordu ve aynı zamanda Mistik Çiçekli Değerli İncilin çevikliğinden de yararlanıyordu. Açıkçası Zhao Feng'in hızı Shi Chengtian'dan daha fazlaydı fakat bedenine uygulanan yüz bin kilo ağırlığın altında ne kadar hızlı olursan ol bir önemi kalmayacaktı.

Peng!

Zhao Feng zemine çarptı ve onun eti ve kemikleri yoğun bir baskıya maruz kalıyordu.

Her adım atması için gereken enerji miktarı öncesine göre bir kaç kat daha fazlaydı.

"Hmph, Bu Shi Chengtian'ın soy becerisi olan 'Yer Çekimi Alanı'. Shi Chengtian hızlı olmasa da soy becerisini kullanarak diğerlerinin hızını düşürme potansiyeline sahip."

Tanrıça Bing Wei soğuk bir ses tonuyla söylendi.

Eğer Tanrıça Shi Chengtian ile takım olup Yu Tianhao ile kapışsalardı Yu Tianhao bile onlara rakip olamayabilirdi.

Shi Chengtian'ın 'Yer Çekimi Alanı' ve onun 'Buz Gücü' normal bir Gerçek Lord Seviyesinde bir uzmanı bile öldürmeyi başarabilirdi.

Taş parçalayan dağın yumruğu!!

Shi Chengtian'ın yumruğu sarı renkte parlamaya başladı ve havayla toprak bile titremeye başladı. Yumruk arkasına büyük bir dağın baskısını almış gibiydi.

Yer Çekimi Alanı içindeyken Zhao Feng'in hızı yüzde altmış-yetmiş civarında azalmıştı Shi Chengtian ondan daha hızlıydı. Kendi alanı içerisinde sudaki bir balık gibiydi.

Booom!!

Shi Chengtian'ın korkunç yumruğu Zhao Feng'e kitlendi.

Zhao Feng büyük bir tehlike hissetti ve hemen Üç Çiçekli Değerli İncili ve ona güç veren buzdan taht ile figürü çağırdı.

Buz Yıldırımı Delişi!

Zhao Feng avucunu ileri doğru hareket ettirdi ve buz ve yıldırımın gücü patladı.

Bu avuç daha çok dondurma üzerine odaklıydı ve etrafında ki alan buz örtüsüyle kaplandı.

Shi Chengtian bu buzdan etkilenmişti ve Zhao Feng'e ne kadar yaklaşırsa hızı da aynı oranda düşüyordu.

"O açıkça Mistik Buz Mirasından çalmış bunu."

Olanları izlerken Tanrıça Bing Wei dişlerini sıktı.

Onun yetenekleri, hız azaltma, dondurma ve mühürleme üstüne odaklanmıştı. Rakipleri ona yaklaştığı zaman buzdan heykellere dönüşüyorlardı ama Zhao Feng karşısında işe yaramıyordu.

Ve şimdi de Zhao Feng'in 'Buz Yıldırımı Delişi' saldırısı Tanrıça Bing Wei'nin yeteneklerinden çalınmıştı ve onu kendi soy gücüyle birleştirmişti.

Beng!

Shi Chengtian sonunda Zhao Feng'e yaklaşmayı başarabilmişti ve Üç Çiçekli Değerli Nilüfer’e direkt olarak bir yumruk salladı.

Üç Çiçekli Değerli Nilüferin yapraklarının üstüne çizgi çizgi çatlaklar oluştu ve onun yaydığı parlaklık yarı yarıya azaldı.

Üç Çiçekli Değerli Nilüferin itmesi altında, Zhao Feng onlarca metre geri çekildi ve Yin Gölge Pelerinini kullanarak ortadan kayboldu.

"Hmm?"

Avantajlı taraf olan Shi Chengtian, Zhao Feng'in görünmez olduğunu fark etti bundan dolayı etrafa bakınmaya başladı.

Yer Çekimi Alanı içerisindeyken Zhao Feng'in hızının çok fazla azalacağından emindi ve kendi üzerinde herhangi bir avantaja sahip olmadığının farkındaydı.

Tam o anda.

Shi Chengtian rahat bir nefes aldı, Zhao Feng'i karşı baskı kurduğunun farkındaydı.

Birinci sırada olan sürpriz ismin bu kadar fazla soruna sebep olacağını düşünmemişti.

Shua!

Zhao Feng bir anda belirsiz bir gölge olarak ortaya çıktı.

"Bu Shi Chengtian gerçekten de bana karşılık verebiliyor...."

Shi Chengtian karşısında Zhao Feng'in hızı düşmüştü. Avantajı hız olan bütün uzmanlar bu adam karşısında büyük bir sıkıntıya düşerdi.

Bu sıralarda Zhao Feng, Yer Çekimi Alanın menzilinden dışarı çıkmayı başarmıştı.

Yer Çekimi Alanın menzili yaklaşık olarak yüz metre kadardı.

"Yakın dövüş onun karşısında kesinlikle işe yaramayacak...."

Zhao Feng'in Tanrının Ruhani Gözü, Zhao Feng plan yaparken dönmeye başladı.

Ona yaklaşırsa hızı azalacaktı.

"Güçlü savunma, güçlü yakın dövüş, ortalama hız, beceriksiz..."

Zhao Feng'in yüzüne kötü bir gülümseme konmuştu.

Elinde kristal benzeri bir yay ortaya çıktı ve yanında üç tane de ok vardı.

Uzun menzilli eşya!

Zhao Feng'in elinde ki silahı görünce Shi Chengtian'ın yüz ifadesi değişmişti.

Shi Chengtian zayıflığının ne olduğunu gayet iyi biliyordu. Uzun menzilli silahlara karşı iyi değildi.

Zhao Feng sonunda rakibinin zayıflığını bulmuştu.

Kükrer!!!

Shi Chengtian kükredi ve Zhao Feng'e doğru harekete geçti.

Ezici Dahilerden biri olan Shi Chengtian'ın hızı çok yavaş değildi, onun hızı sıradan Gerçek Mistik Seviyede olan bir uzmanla eşdeğerdi.

Onun Zhao Feng'e doğru aniden harekete geçişi şok etkisi yaratmıştı.

Buz Ruhu Gözü!

Zhao Feng'in sol gözü, zihinsel enerji boyutunda soğukluk yayan dondurucu bir uçuruma dönüştü.

Shi Chengtian kalbine bir soğukluğun yayıldığını hissetti ve hızı da düşmüştü.

Dondurucu soğuk onun bilincini dondurmaya başlamıştı, fiziksel savunmasının bu saldırı karşısında herhangi bir etkisi yoktu.

Zihinsel enerji saldırıları fiziksel atakları tamamen göz ardı edebilirlerdi.

Her ne kadar Shi Chengtian'ın fiziksel savunmasının gücü Buz Ruhu Gözünün saldırısının gücünden on kat daha fazla olsa bile bu saldırı karşısında hiç bir işe yaramıyordu. Sadece Yıldırım Alevi Tanrı Gözü karşısında etkili olurdu.

Shhhiiicck!!

Shi Chengtian'ın hızı yarı yarıya azalmıştı ve zor hareket ediyordu.

O beden gelişimcisiydi bu da onun zihinsel saldırılara karşı güçlü olmadığını gösteriyordu ve Buz Ruhu Gözü karşısında pek bir savunma beceresi yoktu.

"Hehe."

Zhao Feng'in yüzünde kendini beğenmiş bir ifade oluştu.

Allen:Götü Kalktı diyelim biz buna.

Her ne kadar Buz Ruhu Gözü Tanrıça Bing Wei karşısında bir etkiye sahip olmasa da Shi Chengtian karşısında etkili olduğu su götürmez bir gerçekti.

"Velet....sen..."

Shi Chengtian hıçkırdı ve sonrasında kükredi fakat onun yüz ifadesi biraz donuklaşmıştı.

Onun bedeni sıcaktı ama bu soğukluk görünüşe göre bedenini ele geçiriyordu ve onun düşünceleri neredeyse donmak üzereydi.

Beng! Sou--- Sou---

Zhao Feng yavaşça yayını serbest bıraktı ve Luohou Yayı birbiri ardına Shi Chengtian'a okları göndermeye başladı ve patladı.

Shi Chengtian uludu fakat onunla Zhao Feng'in arasında koskoca bir buz dağı var gibi hissediyordu.

Çat! Peng! Peng!

Buz ve yıldırımın gücü patlamaya başladı ve Shi Chengtian'ın bedenini dondurdu.

Ne yazık ki, buzun gücü kişinin hızını yavaşlatabilirdi ve yıldırımın gücü de kişiyi uyuşturabilirdi.

Her bir okla beraber Shi Chengtian'ın bedeni açıkça donmaya devam ediyordu ve Zhao Feng bu okların her birisini Buz Ruhu Gözüyle birleştirmişti. Bundan dolayı her okun açığa çıkarttığı güç iki katına çıkmıştı.

"Buz Ruhu Gücü anlık olarak çok fazla güç açığa çıkartmıyor fakat uzun süre boyunca kullanılabilir bir saldırı."

Zhao Feng, Buz Ruhu Gözünü Shi Chengtian karşısında geliştirmeye devam etti.

Buz Ruhu Gücü zihinsel enerji saldırısıydı ve sahip olduğu geniş zihinsel enerji kaynağından dolayı bu saldırıyı uzun bir süre boyunca kullanabiliyordu.

On nefes sonra.

Shi Chengtian'ın bedeni buzdan bir heykele dönmüştü ve kafasının olduğu yerden bir duman bulutu yükseliyordu. her adım atıştan sonra duraklıyordu.

Buz Ruhu Gözü ve Luohou Yayı sayesinde Zhao Feng durumu kontrol altına almayı başarabilmişti.

Onun saldırıları 'utanmaz' bir şekilde Shi Chengtian'ın bacaklarının birleştiği yere çarpmaya devam etti.

Allen: Gerçekten de utanmazmış.

Savunması ne kadar güçlü olursa olsun bu 'nokta'ya gelen saldırılar sonucunda bir açık mutlaka oluşacaktı.

"Bu nasıl gerçekleşiyor olabilir...."

Tanrıça Bing Wei'nin yüzü solmuştu önünde imkansız bir durum yaşanıyordu.

Yu Tianhao dışında ezici dahilerden birisi olan Shi Chengtian'ı bu kadar zorlayan birisinin var olduğuna düşünmüyordu.







Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1221

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1054

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 644

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 347

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 180

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14848 Üye Sayısı
  • 457 Seri Sayısı
  • 19537 Bölüm Sayısı


creator
manga tr