"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

King of Gods - Bölüm 276: Gerçek Ruh Alemi Uzmanıyla Dövüş


Çevirmen:RassNt  Düzenleme:Berkay Lamba

 
 
Azur Keskin Kırlangıç havada özgürce uçuyordu ve Zhao Feng’de onun sırtındaydı.
 
Zhao Feng’in gözleri kaotik rüzgarla yüzleşirken kapandı; aralıksız olarak Yuan Qi’sini yeniliyordu.
 
Kadim bir soya sahip olduğundan Zhao Feng’in yenilenme hızı normal insanlara göre çok daha hızlıydı ve hemen hemen 70-80% oranında yenilenmişti.
 
Belli bir süre sonra gözlerini açtı ve zayıf mavi bir ışık gözlerinin merkezinde parladı.
 
Acaba sol gözüm… başka bir değişim daha mı geçirecek… ?” Zhao Feng kendi kendine mırıldandı.
 
Zhao Feng Tanrının Ruhani Gözünün tamamen deveran ettiği savaşın ardından, gizemli buz soğuğu aurası ortaya çıkacaktı.
 
Elleriyle saf azur saçlarını taradı ve onların arasında bir kaç tane buz mavisi saç belirmişti.
 
Zhao Feng’in ifadesi hafiften değişti. Saçlarının az bir kısmı buz mavisine dönmeye başlamıştı.
 
Sol gözündeki buz mavisi aura… Buz mavisi saçların belirmesi…
 
Tüm bunların anlamı neydi?
 
Zhao Feng’in gözleri keyif ve beklentiyle doldu.
 
Tam o anda arkasında bir uçma sesi işitti.
 
Gerçek Ruh Alemi aurası. Bu iyi değil!
 
Zhao Feng’in ifadesi ciddileşti.
 
Tanrının Ruhani Gözüyle arkasındaki bölgeyi taradı ve onu takip eden parlak beyaz bir figürün varlığını buldu.
 
Liu Yuan.
 
Zhao Feng hemen onun kimliğini saptadı.
 
Zhao Feng kaçmadan önce bilerek onunla bir etkileşimde bulunmuştu.
 
Zhao Feng, geri dön ve Şehirde günahların için tövbe et.”
 
Liu Yuan’ın doğrucu sesinde bir Gerçek Ruh Alemi aurası vardı ve yakınlardaki kuşların dağılmasına neden oldu.
 
Zhao Feng elleri arkasında duruyordu ve dudaklarında alaycı bir gülümseme belirdi. Cevap vermedi.
 
Liu Yuan ise sinirlenmeye başladı. Bu Zhao Feng ne kadar kibirliydi? Peşinde bir Gerçek Ruh Alemi uzmanı olmasını umursamıyordu.
 
Gerçekten bir Gerçek Ruh Alemi uzmanıyla baş edebileceğini mi düşünüyor?
 
Liu Yuan onun geçmişteki savaş tecrübesini düşündü ve onu artık küçümsemiyordu.
 
Fakat daha yarım adım Gerçek Ruh Alemine bile ulaşamamış bir küçüğün bir Gerçek Ruh Alemi uzmanıyla baş edebileceğini gerçekten de düşünmüyordu.
 
Gerçek İnsan Derecesindeki  normal yetişimciler muhtemelen 10-20 mil kadar uçmayı sürdürebilir. Bu sınırı bir kaç mil geçtikten sonra yorulmaya başlayacaktır.
 
Zhao Feng sakindi. Burası havaydı, yer değil.
 
Gerçek Ruh Alemi yetişimcileri normal varlıkların sınırlarını aşmış olsalar ve uçabilseler de… Bir kuş değildiler ve uçma konusunda uzmanlaşmamışlardı.
 
Bu nedenle, bir Gerçek İnsan Derecesinde uzmanın uçma yeterliliği bir uçan hayvan kadar değildi.
 
Fakat Gerçek İnsan Derecesinin patlayıcılığını da küçümsememek gerekiyordu.
 
Bu Liu Yuan daha benden 10-20 mil uzakta. Bana yetiştiğinde çoktan sınırına ulaşmış olacak.
 
Zhao Feng’in hesaplaması son derece kesindi.
 
Yükselme Aleminde normal bir yetişimci olsa peşinde Gerçek Ruh Alemi uzmanı olduğunu görünce panikler ve umutsuz bir duruma düşerdi.
 
Fakat Zhao Feng sakindi ve durum tamamen kontrolü altındaydı.
 
Zhao Feng tüm gücünü kullanabilecek durumda olsa bile, şansı 30%’u aşmazdı.
 
Liu Yuan ise aptal değildi ve Gerçek Ruh Qi’sini harcamaya devam etmedi. Fosfor Renkli Kırlangıcını çıkarttı.
 
Bu kuşun boyutu Azur Keskin Kırlangıç kadardı ve yetişimi ise yarım adım Gerçek Ruh Alemi düzeyindeydi.
 
Maksimum hızında Azur Keskin Kırlangıçtan biraz daha hızlıydı.
 
İkili arasındaki mesafe kapandıkça Liu Yuan gülümsedi: “Zhao Feng, artık hiçbir umudun yok. Sadece vazgeç.
 
Zhao Feng hiçbir şey yapmadı ve Liu Yuan’ın ona yaklaşmasını izledi.
 
Gerçek Ruh Alemi aurası Zhao Feng’in altındaki Azur Keskin Kırlangıcı titretti.
 
Kısa bir sürede Liu Yuan Zhao Feng’in on mil uzağına yanaştı ve yüzündeki gülümseme giderek özgüvenle doluyordu.
 
Tam o anda, Zhao Feng ıslık çaldı ve Tanrının Ruhani Gözünden tuhaf bir hüzme salındı.
 
Sonraki an, Fosfor Renkli Kırlangıç tiz bir çığlık attı ve parlak ışıklar arasında etrafta çıldırmış bir rüzgara döndü.
 
Fosfor Renkli Kırlangıç, ne oldu… ?
 
Liu Yuan hazırlıksız yakalandı.
 
Fosfor Renkli Kırlangıç ona dokunduğu anda, rastgele saldırmaya başladı ve hatta ona hafif yaralar bile verdi.
 
Daha sonra, Fosfor Renkli Kırlangıç aklını kaybetti ve altındaki dağa doğru hızla çarparak bütün kemikleri kırıldı.
 
Kırlangıç---
 
Liu Yuan hüzün doluydu ve gözleri kötücül bir şekilde Zhao Feng’e kilitlendi: “Utanmaz küçük, ne cüretle benim evcil hayvanımı kandırırsın…?
 
Aniden Zhao Feng’in bu hayvanı nasıl evcilleştirmek istediğini hatırladı. O zaman Liu Yuan hiçbir şeyden şüphelenmemişti. Ne de olsa o zaman daha zeki ve uysal bir hale gelmişti.
 
Dahası hiç kimse Zhao Feng’in kaçacağını ve Şehir Lorduna ihanet edeceğini düşünmemişti.
 
Bineğini kaybettikten sonra beni nasıl takip edeceksin?”
 
Zhao Feng hafifçe gülümsedi.
 
Onun planı oldukça hassastı ve her ihtimal düşünülmüştü.
 
Özellikle Liu Yuan hakkında, o Zhao Feng’in Gerçek Ruh Alemi uzmanları arasında yüzleşme ihtimali en yüksek olan kişiydi. Zhao Feng ona yakalandığı anda bütün planları alt üst olacaktı.
 
Seni yakalamak için 10 mil… Bu yeter de artar bile!
 
Liu Yuan hafifçe bağırdı ve vücudundan parlak beyaz bir ışık yayıldı.
 
Gerçek Ruh Alemindeki normal yetişimciler 10-20 mil boyunca devam edebilirdi ve bu sürede, Liu Yuan’ın hızı Azur Keskin Kırlangıçtan daha fazlaydı. Ama zaman geçtikçe onun hızı yavaş yavaş azalacaktı.
 
Liu Yuan bir kaç millik mesafeye kadar yaklaşmak üzereydi…
 
Hehe, bunu bekliyordum.
 
Zhao Feng hafifçe güldü ve Luohou Yayını çıkardı.
 
Menzilli saldırı anlamında Gerçek Ruh Alemindekiler bile yaylarla kıyaslanamazdı.
 
Zhao Feng Gerçek Gücünü ve soy gücünü deveran etti, bu bir yıldırım arkının Luohou Yayını çevrelemesine neden oldu ve bir buz katmanı Zhao Feng’in vücudunu sardı.
 
Luohou Oklarının ucunda keskin yıldırım zerreleri ortaya çıktı ve diğer ucunda da dönen rüzgarlar şekillendi.
 
Beng~~ Sou- Sou- Sou-
 
Soğuk ve yıldırımla dolu üç ok inanılmaz bir çeviklikle havada hızlanıp bir kaç millik mesafeyi kolayca katetti.
 
Liu Yuan sadece karşısından gelen yıldırım ve rüzgar vınlamasını hissetti.
 
O da havada son derece çevik ve hızlı olmasına rağmen, bu ses hızını aşan üç oku atlatamazdı.
 
Arıtımdan sonra Luohou Yayı Zirve düzey Ölümlü silah seviyesine ulaşmıştı ve Luohou Oklarıyla birlikte kesinlikle Ölümlü silahların sınırını zorluyordu.
 
Zhao Feng soy gücünü deveran etti ve Yıldırım Mirası kavrayışlarını bütün oklarla birleştirdi. Her bir Luohou Oku 7.Sema yetişimcileri öldürme kapasitesine sahipti ve hatta normal yarım adım Gerçek Ruh Alemi yetişimcilerini.
 
Hatta Liu Yuan gibi güçlü biri bile bu oklardan bir nebze tehdit hissetti.
 
Hafifçe bir nefes çekti ve siyah yazı fırçasını çıkarttı. Sert bir savuruşla, yirmi metre uzunluğunda beyaz bir ışık parıltısı yayıldı.
 
Liu Yuan’ın bu aceleci saldırısı Zhao Feng’in “Yıldırım Halkasından” bile daha güçlüydü.
 
Ding- Ta Peng~~
 
Luohou Yayları Liu Yuan’ın saldırısıyla çarpıştı, ama korkunç olan kısım yıldırım ve buz elementleriydi.
 
Onlarla her başa çıktığında hızı biraz yavaşlayacaktı.
 
Dahası, Zhao Feng’in Luohou Okları anında sahibine geri dönecekti.
 
Oklar arka arkaya Liu Yuan’ın üstüne hücum etti.
 
Liu Yuan uçmanın yanı sıra, onu yavaşlatan bu can sıkıcı okçuluk yetenekleriyle de başa çıkmalıydı.
 
Sadece 10 nefeslik sürede Liu Yuan darmadağın oldu ve şok ve öfkeyle doldu.
 
Eğer yerde olsalardı, şimdiye kadar çoktan atağa geçmişti ve 3-5 tane yarım adım Gerçek Ruh Alemi yetişimcinin bile anında işini bitirebilirdi.
 
Fakat burası gökyüzü bölgesiydi, gökyüzünde olan bir savaştı.
 
Zhao Feng bineğinin sırtındaydı ve uçmak için enerji sarf etmesine gerek yoktu, bu yüzden en başından beri avantaja sahipti.
 
Küçük, sana yetişmeme izin verme…
 
Liu Yuan öfkeyle Gerçek Ruh Qi’sini deveran etti ve neredeyse onu yakacaktı. Daha önce 1.Elder Demir Ejderha Ülkesinden bir Gerçek Ruh Alemi uzmanını katletmek ve diğerlerine kaçmak için zaman yaratmak için Gerçek Ruh Qi’sini yakmıştı.
 
Liu Yuan şuan son derece öfkeli olsa da, ölüm kalım durumunda değildi, bu yüzden Gerçek Ruh Qi’sini yakmaya cesaret edemezdi.
 
Gerçek Ruh Qi’si yakıldığında temele zarar verir ve yetişim düşme ya da bir sonraki adıma asla ulaşamama ihtimali doğurabilirdi.
 
Gerçek Ruh Qi’sini yakma sınırlarına son derece yaklaştığı için Liu Yuan’ın hızı bir kez daha arttı.
 
Zhao Feng hemen yıldırım hızında üç ok daha fırlattı ve bunlar Liu Yuan tarafından doğrudan alındı, ona daha fazla yaklaşmak uğruna hafif yaralanmalar yaşadı.
 
İki mil kaldı.
 
Zhao Feng derin bir nefes alırken yüzünde ciddi bir ifade vardı ve bağırdı, zihinsel enerji dalgası gönderdi.
 
Aslında Liu Yuan ile böyle başa çıkabileceğini beklemiyordu.
 
Tanrının Ruhani Gözünü maksimum seviyede açtı. Azur sol gözü sürekli genişleyen bir uçurum içeriyor gibiydi.
 
Liu Yuan’ın kalbi titredi ve bilinci çırpındı.
 
Wu~~
 
Zhao Feng onun zihinsel enerji bilincini sürekli zihinsel illüzyonlar yaratarak içeri çekmeyi denerken son derece can sıkıcı olduğunu hissetti.
 
O sırada, Tanrının Ruhani Gözü daha önce ulaşamadığı bir seviyeye ulaşmıştı.
 
Weng~~~
 
Azur uçurum aniden zayıf mavi bir ışık yaydı ve Tanrının Ruhani Gözü bir yarım seviye daha ileri geçti.
 
Shua!
 
Liu Yuan boyutun değiştiği hissine kapıldı ve yıldırımla kaplı bir hapishanenin içindeydi. Ayaklarının dibinde sınırsız bir uçurum vardı ve kafasının üzerinde yıldırımdan bulutlar vardı.
 
Burası…
 
Liu Yuan afalladı. Rakibinin zihinsel enerjisinin içine düşmüştü.
 
Zhao Feng’in Tanrının Ruhani Gözündeki boyutta, Liu Yuan’ın bilinci sınırsız işkenceyle yüzleşecekti.
 
Fakat, Zhao Feng rakibinin bilincini zihinsel illüzyonun içine çekebilme konusunda son derece şanslıydı. Bu boyutu beslemek için gereken zihinsel enerji normal bir 7.Sema yetişimcinin kaldırabileceğinden onlarca kat daha fazlaydı.
 
Gerçek Ruh Alemi yetişimcilerinin direnci okyanus kadar engindi.
 
Bir nefes sonra.
 
Zhao Feng’in kafasında soğuk terler belirdi ve kendini zayıf hissetti. Aynı anda Liu Yuan yüzünde aşağılanma, öfke ve zayıflıkla zihinsel enerji hapishanesini kırdı.
 
Kudretli bir Gerçek Ruh Alemi yetişimcisi Zhao Feng tarafından 2 saat boyunca işkence görmüştü.
 
Bu aşağılanmayı ifade etmek imkansızdı.





Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1261

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 701

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 661

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15589 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 20995 Bölüm Sayısı


creator
manga tr