Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

King of Gods - Bölüm 585: Tam Önünde


King of Gods- Bölüm 585: Tam Önünde

 

Zhao Feng kalp kan özünün içinde ifadesiz bir şekilde yıkanıyor ve özü emiyordu.

 

Üç gün gibi kısa bir süreç içerisinde, hem vücudunun hem de varoluş halinin yükseldiğini hissetmişti.

 

Şu an vücudunun her santimi kuvvetli bir aura içeriyordu. Duyuları da keskinleşmişti.

 

Miyav miyav!

 

Küçük hırsız kedi Zhao Feng’e yaslanmıştı. O da kalp kan özünü emiyordu.

 

Di! Da!

 

Kalp kan özü varilinin tamamı çok geçmeden özümsenmişti.

 

“Bu kadar hızlı ha?”

 

Zhao Feng hafif te olsa şaşkınlık içerisindeydi. Kalp kan özünün bir varili denizcilerin aylarca kullanması için yeterliydi. İskelet Bölüm Liderinin de özümseme hızı onun sadece üçte birindeydi.

 

Küçük hırsız kediye bakmaya devam eden Zhao Feng’in gözleri ışıldıyordu.

 

Küçük olmasına rağmen, küçük hırsız kedi kalp kan özünün en azından yarısını özümsemişti. Üstelik, küçük hırsız kedi Kadim Rüya Aleminden gelen aurayı da özümseyebiliyordu.

 

Shua!

 

Zhao Feng yeniden Kadim Rüya Alemine gitmişti.

 

Bu sefer, kalp kan özü tarafından arındırıldığı için on nefes dayanabilme rekorunu kırmıştı.

 

Kişinin bedeni ne kadar güçlüyse, Kadim Rüya Aleminde o kadar kalabiliyordu.

 

Dokuz nefes… On nefes… On bir nefes.

 

Zhao Feng yeni rekorunu yükseltmeye devam ediyordu.

 

“Burası ne tür bir boyut? Acaba burada canlılar var mı?”

 

Zhao Feng bu dünyanın ne olduğu hakkında düşünmeye başladı.

 

Buradaki her kum taneciği bile muazzam bir kuvvet içeriyordu. Zhao Feng, gözüyle Kadim Rüya Alemini incelemeye başladı.

 

Ayaklarının altında toprak vardı. Uzakta büyük ağaçlar görebiliyordu, ayrıca kuşların cıvıl cıvıl ötüşü ve bir nehrin akışı duyulabiliyordu.

 

“Burada gerçekten de başka varlıklar olabilir mi?”

 

Zhao Feng’in yüreği sarsılmıştı.

 

Kadim Rüya Alemindeki varlıkların ne kadar güçlü olduğunu hayal etmek bile zor bir şeydi.

 

On iki nefes… On üç nefes… On beş nefes.

 

Vah!

 

Zhao Feng bir ağız dolusu kan kusmadan önce on beş nefes dayanabilmişti.

 

Gemide:

 

“Epey geliştim.”

 

Dudaklarından sızan kanı silen Zhao Feng tatmin olmuştu.

 

Sonrasında da Kadim Rüya Aleminin aurasını hızlıca özümsemişti. Gerçekten dünyada, Kadim Rüya Aleminde kaldıkça, vücudu oranın aurasıyla doluyordu.

 

Miyav miyav!

 

Küçük hırsız kedi de heyecanlı bir şekilde Kadim Rüya Alemi aurasını özümsüyordu.

 

Di! Da!

 

İnsan ve kedi ilk kalp kan özünde yıkanmış sonra da birlikte Kadim Rüya Aleminin aurasını özümsemişti.

 

“Varoluş halim ve bedenim normal Hükümdarlardan bile daha güçlü. Hatta bir Büyük Çekirdek Köken Alemi Hükümdar Lorduna daha yakınlar.”

 

Zhao Feng derin bir nefes aldı.

 

Kalp kan özü varilini bitirdiğinde, denizcilerin iki tanesi kalp kan özü taslarının beşte birini bile bitirememişti. Ancak, buna rağmen bu denizcilerin bedenleri ve varoluş halleri çarpıcı bir şekilde gelişmişti; başlangıç noktaları düşük olduğu için, kalp kan özü onların üzerinde daha büyük bir etki göstermişti.

 

Son aşama Gerçek Lord Derecesinde olan denizcilerin birisi Zhao Feng’in kullandığı kalp kan özünün yalnızca onda birini kullanmış olmasına rağmen, varoluş hali ve bedeni zirve Gerçek Lord Derecesine yaklaşmıştı.

 

“Eğer bu devam ederse, denizcilerin bazılarının varoluş hali bir sene içerisinde yarım adım Çekirdek Köken Alemine ulaşabilecek.”

 

Zhao Feng dilini şaklatmaktan kendini alıkoyamadı.

 

Varoluş hali yetişimle aynı değildi; bir temel türü olarak kabul ediliyordu. Kişinin temeli ne kadar güçlü olursa, potansiyelleri o kadar fazla oluyordu.

 

Kullanıcının varoluş hali ne kadar zayıfsa, kalp kan özü gibi bir şeyi kullanmak o kadar kuvvetli bir etki bırakıyordu. Öte yandan, eğer kişinin varoluş hali çoktan zirve Büyük Çekirdek Köken Alemi gibi bir seviyeye gelmiş ve çok yüksekse, kalp kan özünün etkisi aşırı küçük olurdu. Eğer kalp kan özünü bir Boş Tanrı Alemi uzman kullanırsa, hiçbir etki bile olmayabilirdi.

 

Sonraki altı ila yedi gün içerisinde, Zhao Feng ve küçük hırsız kedi iki varil daha kalp kan özü kullanmış ve yeniden Kadim Rüya Aleminde girmişlerdi.

 

Bu sefer, Zhao Feng yirmi nefes dayanabilmeyi başarmıştı.

 

Görünüşe göre varoluş halim daha da yükseldi. Yüz nefes dayanabilmeyi başarırsam, etrafta yürümeye çalışacağım. Diye düşündü Zhao Feng.

 

Şu an, bu gizemli boyutun içerisinde durmayı bile zar zor başarıyordu. Oradaki baskı başka herhangi bir eylem yapmasını aşırı zor yapıyordu.

 

Henüz yürümeye cesaret bile etmemişti. Büyük bir kaya taşıyan bir insan misali; zar zor kayayı taşıyabiliyor olsalar da, eğer o kayayla yürümeye çalışırlarsa yere düşmelerinin ihtimali çok yüksekti.

 

Bundan dolayı, Zhao Feng kendine bir hedef koydu. Yüz nefes zaman sınırına ulaştığında, Kadim Rüya Aleminin içinde yürümeye çalışacaktı.

 

Sou!

 

Mavi Yıldırım Deniz Gök Gemisi sınırsız okyanus üzerinde uçuyordu.

 

Kalp kan özünü aldıklarından beri on gün geçmişti. Kalp kan özünün denizcilerin üstündeki etkisi Zhao Feng ve küçük hırsız kedinin üstündeki etkiyi aşıyordu. Bunun haricinde, iskelet Bölüm Lideri de kalp kan özü ile Mistik Kara Kristal Kemiğini özümsemişti. Onun da gücü çarpıcı bir şekilde yükselmişti.

 

“Usta, son aşama Küçük Çekirdek Köken Alemine ulaşmam için büyük ihtimal iki veya üç ay inzivaya çekilmem lazım…”

 

İskelet Bölüm Liderinin sesi yükseldi.

 

Zhao Feng’in yüreği yerinden oynamıştı. İskelet Bölüm Liderinin çoktan son aşama Küçük Çekirdek Köken Alemine gelecek kadar yükseldiğini düşünmemişti.

 

Bunu durdurmaya çalışmıyordu. Hatta iskelet Bölüm Liderine başka bir kalp kan özü varili daha vermişti.

 

“Kaptan, geminin hasarı gittikçe daha fazla kötüleşiyor, yavaşlamaya başladı.”

 

Loulan Zhishui raporladı.

 

Bunu duyan Zhao Feng’in kaşları çatılmıştı.

 

Mavi Yıldırım Deniz Gök Gemisinin mümkün olduğunca hızlı bir şekilde onarılması lazımdı.

 

“Neyse ki, Boş Okyanus Ruhani Sarayından birkaç gün uzaklıktayız.”

 

Loulan Zhishui ekledi.

 

“Boş Okyanus Ruhani Sarayı… Beni hayal kırıklığına uğratma…”

 

Zihninde Bin Akan Ada bölgesinin haritası oluşmuştu. Ada bölgesinin tamamında yalnızca bir tane Boş Okyanus Ruhani Sarayı vardı.

 

Tianlu Adaları bölgesi ve Azur Çiçek Kıtasının olduğu Azur Adaları bölgesinde de sadece bir tane Boş Okyanus Ruhani Sarayı vardı.

 

Boş Okyanus Ruhani Sarayı eşsiz bir sembolle işaretlenmişti. Bu saray bazı adalardan bile daha önemliydi.

 

Tabii ki, Cang Okyanusunun göze en çok batan yeri üç Ruhani Kutsal Topraktı.

 

“Hmm? Bu çizgiler…”

 

Zhao Feng haritadaki birkaç çizginin birbirleriyle kesiştiğini fark etmişti. Mesela üç Ruhani Kutsal Toprakların her birinin arasında bir çizgi vardı. Bu çizgi de bir üçgen oluşturuyordu.

 

Bunun haricinde, bu çizgilere sahip bazı yerler vardı.

 

“Gerçek Dövüş Kutsal Toprakları.”

 

Zhao Feng Boş Okyanus Ruhani Sarayı ile Gerçek Dövüş Kutsal Topraklarının ortasında kırmızı bir çarpı olan küçük, soluk bir kırmızı çizgiyi fark etmişti.

 

Tam o haritayı incelerken, kalbindeki tehlike kabarmış, bir anda berraklaşmıştı. Ruhunun içindeki Ölüm Gözü aurası zonkluyordu.

 

Peng! Peng! Peng! Peng! Peng!

 

Zhao Feng, Tanrının Ruhani Gözünün de zonkladığını hissediyordu. Derin bir nefes almaktan kendini alıkoyamamıştı.

 

“Tehlike çok yakın…”

 

Zhao Feng elbette bunun ne anlama geldiğini biliyordu.

 

Normal şartlar altında, tehlike hissi okyanusun derinliklerindeyken veya Mor Aziz Harabelerindeyken daha zayıf oluyordu.

 

Zhao Feng, tehlikenin mesafeyle bağlantılı olduğunu tahmin etti. Eğer özel bir yerdeyse, tehlike hissi de bundan etkileniyordu.

 

Aynı anda, sınırsız okyanusun diğer yanında, soğuk, siyah bir metalik gemi okyanusda yol alıyordu.

 

Büyüklük bakımından bu gemi Mavi Yıldırım Deniz Gök Gemisinden yüz kat daha büyüktü. Aynı zamanda yüz kat da daha hızlıydı.

 

Whoosh!

 

Bu siyah gemi gökyüzünü karartan dehşet verici bir Ölüm aurası yayıyordu.

 

Bu gemi nereye yelken açarsa, oradaki tüm canavarlar, korsanlar ve tüccarlar titriyordu.

 

“Dikkat edin, bu Ölüm Gemisi…”

 

Yakındaki iki yıldızlı bir tarikattan, bir Boş Tanrı Alemi gemiyi sezmiş ve etraftakilerini uyarmıştı.

 

Geminin içindeki eski bir kabinede:

 

“Evet, On Bin Orman Kutsal Topraklarından Gerçek Dövüş Kutsal Topraklarına ışınlanma düzeneğini kullanarak zamandan tasarruf etmiş olsak da, yolculuğumuz hala çok uzun.”

 

Bir genç iç çekti. Tam anlamıyla sıkılmıştı.

 

“Gerçek Dövüş Kutsal Toprakları çok eğlenceli. Neden daha fazla oyun oynamamız için beni dışarı çıkarmıyorsun?” dedi beyaz gözlü kız.

 

Gencin uzun, kızın kısa figürleri odadan dışarı adım atıp, geminin güvertesine çıkmıştı.

 

“Görevden sonra ne kadar oyun oynamak istersen o kadar oyun oynamana izin vereceğim. Eğer bu görevi tamamlayamazsak, Ustamızın tüm alın teri boşa çıkmış olacak.” dedi Genç.

 

“Görev mi?”

 

Beyaz gözlü kız duraksamıştı.

 

Yetişimi değişmemiş olsa da, kızın varoluş hali Gerçek Lord Derecesine ulaşmıştı ve sınırsız okyanustaki çevreye uygundu.

 

Samimi gencin gözleri kıza merakla bakıyordu.

 

Ölüm İmparatorunun ikiden daha fazla öğrencisi vardı. Ama samimi genç önceden Ustasının herhangi bir öğrencisiyle bu kadar umursamaz olduğunu görmemişti. Kıza yüzlerce kaynak vermiş ama hiçbir yetişim tekniği vermemişti.

 

Shua! Shua! Shua!

 

Beyaz gözlü kız dudaklarını ısırıp, bir fırçayla sanki bir şeyi çizermiş gibi yapıyordu.

 

Samimi genç buna bakmış ve beyaz gözlü kızın bir tür okyanus canavarı çizdiğini görmüştü.

 

“Kıdemli Dövüş Kardeş, eğer bu görevi tamamlarsak, benimle oyun oynayacaksın değil mi?”

 

Beyaz gözlü kız saf bir şekilde sordu.

 

“Elbette.”

 

Samimi genç gülümsedi. Dürüst bir his yayıyordu. Hatta eliyle küçük kızın burnuna hafifçe vurmuştu.

 

“Hmph, umarım dediğini yaparsın.”

 

Küçük kız çizimini gence verdi.

 

“Bu…?”

 

Genç elindeki çizime baktı.

 

Çizim pek iyi değildi fakat yine de çizimde ölmüş bir sınırsız okyanus balinası olduğunu görebiliyordu.

 

Fakat sınırsız okyanus balinasının kalbi yoktu.

 

“Sınırsız okyanus balinası!”

 

Küçük kıza derin bir şekilde bakan samimi gencin gözleri kıvılcımlar saçıyor gibiydi.

 

“Haritayı getirin ve bana şu ada bölgelerinde nerelerde sınırsız okyanus balinaları olduğunu gösterin. Sonrada kalbi çıkarılmış bir sınırsız okyanus balinası cesedini arayacağız.”






Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14786 Üye Sayısı
  • 450 Seri Sayısı
  • 19447 Bölüm Sayısı


creator
manga tr