“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

King of Gods - 531


King of Gods- Bölüm 531: Hükümdar Pususu

 

Dağın zirvesindeki Zhao Feng, Yu Xingchen ve Yu Tianhao’nun ayrılışını ağır bir başlı bir edayla izliyordu.

 

Mirasından geldiğinden beri, gücü büyük bir ölçüde yükselmişti. Yetişimi, kavrayışı, ruhu ve göz soyunun hepsinin gücü yükselmişti, son yıl içerisinde de mor Yıkım yıldırımının bir kısmını yetişim yapmayı başarmıştı.

 

Çekirdek Kökeni Alemi altında kıtada hiç kimsenin onu yenemeyeceğine inanıyordu ama bu dövüş onun küstahlığına ve egosuna bir son vermişti.

 

“Ne kadar iyi olduğunu düşünsen de dışarıda bir yerlerde her zaman senden daha iyisi var. Kim bilir ne kadar güçlü dahi var? Ben sadece Azur Çiçek Kıtasının zirvesinde olan bir gencim.”

 

Zhao Feng’in gözlerinde azim vardı.

 

Ancak gelişerek ve ileriye adım atarak efsanelere erişebilirdi.

 

“Zhao Feng, yaraların nasıl?”

 

Patrik Hong ve Tiemo, Zhao Feng’in yanına koşmuştu. Çoktan az önceki savaşta kimsenin ciddi bir şekilde yaralanmadığı ve ölmediği için minnettarlardı.

 

“İyiyim.”

 

Zhao Feng gülümserken bir su dalgası vücudunu kapladı ve onu iyileştirdi.

 

Yaralarının çoğu şimdiden iyileşmişti.

 

Patrik Hong ve Tiemo birbirlerine şaşkınlık içerisinde baktı. Eğer dövüş devam etseydi, Zhao Feng’in avantajı daha büyük olacaktı. Hiç olmazsa, hayatta kalma olasılığı daha yüksek olacaktı.

 

Zhao Feng bu dövüşten sonra Vekil Patrik olarak görevine devam etti ama onun işi Tiemo’nun işinden çok daha kolaydı.

 

Üstelik, Demir Kan Mezhebi çoktan Gök Kubbe Ülkesini yönetmeye başlamıştı. En azından yüzeyden hiçbir güç ona meydan okumaya cüret etmiyordu.

 

Bu Zhao Feng’in yetişimine ve göz soyunu mükemmelleştirmesine daha fazla zaman harcayabileceği anlamına geliyordu.

 

Şu an, yetişimindeki yükselmeyle beraber, soy gözü gücü yükseliyordu. Ancak, yetişimindeki kısıtlama yüzünden, Zhao Feng’in göz soyu teknikleri pek ilerleyemiyordu.

“Çoktan üç büyük göz soyu ailesinin her gizli tekniğini öğrendim.”

 

Zhao Feng sonunda onu durduran şeyin ne olduğunun farkına varmıştı. Azur Çiçek Kıtasında olmak, onun herhangi yeni bir göz soyu tekniği öğrenmesini zorlaştırıyordu.

 

Tabii ki de, ana odağı hala Rüzgar Yıldırım Taş Yazıtıydı.

 

Çoktan mor renkli yıldırımın onda birini kavramıştı, bu sayı küçük görünse de, Zhao Feng’in Mor Yıkım ─ Rüzgar Yıldırım teknikleri normal bir yarım adım Çekirdek Köken Alemini bile çok kolay öldürebilecek bir seviyedeydi.

 

Bunun haricinde, Buz İmparatorluk Mızrağının kavrayışını da kenara koymamıştı.

 

Buz İmparatorluk Mızrağı diğer Yeryüzü Sınıf silahlara göre daha tamamlanmış bir haldeydi, bu sebeple Zhao Feng diğerlerinden daha ileri bir seviyede onu kavrayabiliyordu.

 

Ancak, silahı tamamen çağırmaya cüret etmiyordu.

 

Teoride, ruh gücü bir Hükümdarla karşılaştırılabilir olduğu için onun Buz İmparatorluk Mızrağını kullanması imkansız değildi. Ama önemli bir ölçüde tam bir Yeryüzü Sınıf silahın ortaya çıkışı çok şok edici olurdu. Bundan dolayı, Zhao Feng silahı kullanmaya cüret bile etmiyordu.

 

Göz açıp kapayıncaya dek, yarım sene geçmişti.

 

Azur Çiçek Kıtasının kısıtlamaları yüzünden, Zhao Feng’in yetenekleri sağlamlaşmış ama büyük bir gelişim kaydetmemişti.

 

“Usta, son yarım sene içerisinde, topladığımız kaynakları neredeyse bitirdik.”

 

İskelet Bölüm Liderinin sesi Kara Kalp Tohumuyla yankılandı.

 

“İlerleme nasıl?”

 

Zhao Feng bilincini On Bin Hayalet İncisiyle birleştirdi.

 

On Bin Hayalet İncisinin içinde rutubetli, siyah bir çamur ve sırayla duran beş Gerçek Lord Derece hayalet cesedi vardı, bu cesetlerin auraları erken aşama Gerçek Lord Derecesinden geç aşama Gerçek Lord Derecesi arasında değişiyordu.

 

Bu beş Gerçek Lord Derece hayalet cesedi aslen Yüz Lanetli Mezardan gelmişti ve normal hayalet cesetlerinden farklıydı.

 

Zhao Feng’in orijinal iki koyu gri hayalet cesedi diğer taraftaydı ve auraları neredeyse son aşama Gerçek Lord Derecesine varmıştı. Lakin, zehirleriyle Çekirdek Köken Alemi altında olanları öldürebiliyor oldukları için, normal standartlara göre ölçülemezlerdi.

Bu Zhao Feng’in çoktan yedi Gerçek Lord Derecesi hayalet cesedini kontrol ettiği anlamına geliyordu. Eğer başkaları bunu öğrense, kim bilir ne kadar serseme dönerlerdi?

 

Gök Kubbe Ülkesinde bile sadece beş veya altı Gerçek Lord Derecesi vardı.

 

“%5 tamamlandı.”

 

Zhao Feng’in kaşları, tatminsiz bir şekilde çatıldı. Kendi iki koyu gri hayalet cesedini Yüz Ceset planında saymıyordu.

 

“Usta, hızımdan değil. Yeteri kadar kaynak olmadığından.”

 

İskelet Bölüm Lideri üzgün bir şekilde konuştu.

 

Zhao Feng bundan şüphe duymuyordu. Ana kaynaklara sahip olsalar da, diğer materyaller hala Azur Çiçek Kıtasında nadirdi. Demir Kan Mezhebinin gücü bile bunun için yeterli değildi.

 

“Sonra biraz daha buluruz. İyileşmen nasıl gidiyor?”

 

Zhao Feng konuyu değiştirmişti.

 

İskelet Bölüm Liderinin aurası ile gerçek bir Hükümdarın aurası arasında pek çok bir fark kalmamıştı.

 

“Zirve savaş gücümün %60-70’ini yeniledim ve normal Hükümdarlarla dövüşebilirim ama Yu Xingchen gibi güçlü olanların karşısında çok dayanmam.”

 

İskelet Bölüm Lideri cevapladı.

 

Bunu duyan Zhao Feng memnun olmuştu.

 

İskelet Bölüm Lideri gücünün sadece %60-70’ni yenilemiş olsa da, bu çoktan normal yarım adım Çekirdek Köken Alemi uzmanları aşıyordu.

 

Zhao Feng eğer Yeryüzü Sınıf silahını kullanmazsa, iskelet Bölüm Liderini büyük ihtimal yenemeyeceğini düşünüyordu.

 

Göz açıp kapayıncaya dek, başka bir üç ay daha geçmişti.

 

Şu an, Zhao Feng’in Yüz Ceset planı başka bir cesedin eklenmesiyle %6’ya ulaşmıştı.

 

“Ne yazık ki, yeteri kadar kaynak yok. Eğer on tane daha ceset yapabilirsek, Yüz Ceset Laneti düzeneğini kurabiliriz, elli tanesi bir Hükümdarın gücünü bile kısıtlayabilir. Yüz tanesi ise bir Hükümdarın hayatını bile tehdit edebilir.”

 

İskelet Bölüm Lideri üzülerek konuştu. Göz çukurlarındaki alevler yerinde oynuyordu, Zhao Feng’in daha fazla materyal elde edebilmek için ne tür bir planı olduğunu merak ediyordu.

 

En azından şu anki haliyle, Zhao Feng’in Azur Çiçek Kıtasında Yüz Ceset planını tamamlaması mümkün değildi.

 

Zhao Feng bunu bir sır olarak tutuyordu ve söylentiler çıkmasına izin vermiyordu.

 

O gün, Zhao Feng Yükselen Mor Ülkesinde büyük bir açık arttırma olacağını ve ihtiyacı olan materyallerin orada olduğunun haberini alıp yola çıkmıştı.

 

İlerisinde bileşik bir vadi olan bir çölde.

 

Qiu!

 

Zhao Feng tepelerin yanından hızla geçen bir yıldırım arkına dönüşmüştü.

 

Normal Gerçek Lord Dereceleri binlerce mil uçmaya devam edebilirdi ama Zhao Feng’in ruhu bir Hükümdarla karşılaştırılabilir olduğundan, onun ve Gök ve Yeryüzü Yuan Qi’si arasındaki bağ normal Gerçek Lord Derecelerinden on kat daha güçlüydü. Onun seviyesindeki biri, on binlerce mili kolaylıkla uçabilirdi.

 

Bir süre sonra, bulutları delmiş bin metrelik büyük bir dağ görüşe girmişti.

 

“Bu Yükselen Mor Ülkesine girerken önemli sınır taşı olan Bulut Bakan Dağı. Üstündeyken kişi binlerce mil uzaklığı görebilir.”

 

Zhao Feng’in zihninde bir harita belirdi. Haritada da böyle uzun bir dağ işaretlenmişti.

 

Zhao Feng’in sol gözü bir anda seğirirken Bulut Bakan Dağının zirvesine göz gezdirmişti.

 

“Kim var orada!?”

 

Zhao Feng onu tedirgin hissettiren soğuk bir havayı hissetti.

 

Tam o Tanrının Ruhani Gözünü onu incelemek için kullanacak iken.

 

“Üç Gözlü İlahi Işık!”

 

Yoluna çıkan her şeyi yakabilecek gibi gözüken bir ışık hüzmesi Zhao Feng’e doğru ilerliyordu.

 

“Demek sensin… Üç Gözlü Aziz!”

 

Zhao Feng’in sol gözü Üç Gözlü İlahi Işığı kolayca kırıp geçen soğuk bir ışık hüzmesi yollamıştı.

Bulutların arkasında altın saçlı bir genç belirmişti; bu Üç Gözlü Azizdi.

 

Zhao Feng’in gözünde değersiz bir Üç Gözlü Aziz önemli değildi, ama buna rağmen bulutlara bakmaya devam ederken yüz ifadesi hala ciddiydi.

 

Havaya donmuş bir güç akıyor gibiydi, sanki Zhao Feng Antartikaya girmişti.

 

“Mistik Buz Kraliçesi!”

 

Zhao Feng haykırdı.

 

Bir buz asası tutan ve taç giyen bir güzel gökyüzünden aşağıya süzülüyordu

 

Mistik Buz Kraliçesi, Gök ve Yeryüzü Yuan Qi’sinin merkezi olmuş gibiydi, yanında getirdiği soğukluk düzinelerce mil boyunca yayılmıştı.

 

Siii!

 

On millik bir bölge içerisindeki tüm sular donmaya başladı, Zhao Feng’in kanı bile soğukluğu özümseme kabiliyetine sahip olmasına rağmen donmak üzereydi.

 

“Sheng’er, senin sadece kenardan beni izleyip Zhao Feng’e Kutsal Göz soyunla kilitlenmen yeterli.”

 

Üç Gözlü Azize emir verirken Mistik Buz Kraliçesinin gözleri öldürme arzusuyla parlıyordu.

 

Çoktan Zhao Feng’in Rüzgar ve Yıldırım Kanatlarını düşünmüştü. Yine de belki başka bir kaçış yöntemi olabilirdi.

 

“Mistik Buz Kraliçesi, demek hala pes etmedin ve Üç Gözlü Azize yardım edeceksin.”

 

Zhao Feng’in yüzü soğuktu. Bu onun ilk defa doğrudan bir Hükümdarla yüzleşmesi olacaktı.

 

“Zhao Feng, eğer gizemli mirastan elde ettiğin sırları bana anlatırsan, belki de yaşamana izin veririm.”

 

Mistik Buz Kraliçesi elini sallamış ve gökyüzünden uğuldayan ve Zhao Feng’in etrafını kaplayan bir ayaz esintisini çağırmıştı.

 

Bu kuvvetli rüzgar normal Gerçek Lord Derecelerini parçalamak için yeterliydi ama Zhao Feng’i yalnızca kısıtlayabiliyordu.

 

“Yaşamama izin mi vereceksin? Mistik Buz Kraliçesi, Üç Gözlü Aziz, eğer şimdi durursanız, hala umudunuz var.”

 

Zhao Feng soğukça kıs kıs güldü.

 

Saçmalık!

 

Mistik Buz Kraliçesi ileriye işaret etmesiyle Zhao Feng’in etrafındaki rüzgarlar ona yaklaşmaya başlamıştı.

 

“Zhao Feng, kendin kaşındın.”

 

Üç Gözlü Aziz Kutsal Göz soyunu deveran etmiş ve Zhao Feng’in olduğu bölgeye kilitlenmişti.

 

Zhao Feng’i öldürmeyi amaçlamıyordu; o sadece hareketlerini kısıtlamakla görevliydi.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Normalde bekleyip atacaktım ama işlev olmayınca attım çünkü gecikti baya üzgünüm tam olarak benlede alakalı değil...

Gençler birde bir isteğim var şu seriye bakarmısınız ben yazıyorum. Ona da bir yorum felan çekin beğenin bişeyler yapın sizi seven uzaylınız Sajapyu <3 <3 

Seri ismi: Revenge

Seri Link: https://www.epiknovel.com/seri/revenge/bolum/14459




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1300

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1106

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 731

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 422

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16541 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22340 Bölüm Sayısı


creator
manga tr