"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

KAREN - Bölüm 77 - Git ve Ele Geçir


 

Jun korkuyla geriye kaçarken gözleri ona mantıklı görünen bir fikirle aydınlandı.

“Sakin ol Afron amca! Sadece seni kışkırtmaya çalışıyordum… Hehe, çok akıllı değil miyim?”

Afron bu duyunca neredeyse kan kusacak kadar öfkelendi. Suratı kıpkırmızı kesilmiş olmasına rağmen öfke dolu kahkahalar atmaya başlamıştı.

“Ha- Haha- Hahahaha!”

Ömrünün çoğunu asker olarak geçirmiş birisi olarak Afron her türlü durumda sakin kalabileceğine olan güvenini son günlerde çoktan yitirmişti. Bunun sebebi tabi ki Jun’dan başkası değildi. Öyle ki bu sürede şehrin savaşçı okulunda eğitmen olan ve aynı zamanda Jun’a eğitim veren Eryun ile sıkı dost olmuşlardı. Bu iki eğitmen aynı öğrenciden kaynaklanan çaresizliği paylaşıyor ve eski dostları gibi sık sık buluşup sarhoş olduktan sonra Jun’dan dert yanıyorlardı.

Afron başına gelenlere şahsi bir eğitim gözüyle bakmaya başlamıştı artık. Zihin dinginliğini eğiten çok zor şartlara sahip bir eğitim…

Gerçekte ise hiç başarılı olduğu söylenemezdi. Aslında son iki gündür Afron tüm şehirdeki en mutlu ve gururlu adamdı! Oğlunun savaşçı olmayı başarması hatta bir Youren olması ona büyük tatmin yaşatmıştı. Ancak o bile Karen’in başarılarını duyduğunda inanmakta zorlanmıştı.

Normal şartlar altında Karen sınavı geçebilse bile bunu ancak bir hafta sonra öğreneceğini düşünmüştü. Sonuçta oğluna eşlik eden Avcı Birliği takımının dönüşü bu kadar sürecekti. Lakin sınav bittikten hemen sonra şok edici misafir toplulukları evine akın etmişti.

Bu misafirlerin tamamı krallık şehrinden geliyordu. Ve temsil ettikleri ailelerin statüsü o kadar yüksekti ki Afron karşılarında ne yapacağını bilememişti. Gelişlerindeki tek sebepte aralarında iyi niyetli bir bağ kurmaktı…

İşte sınavın sonucunu ve hayattaki en değerli varlığı olan oğlunun eşsiz yeteneklerini bu şekilde öğrenmişti.

Karen’in nasıl bir güce ulaştığını hala anlamış değildi. Bu konuyu ne zaman düşünse zihni afallıyordu. Böyle bir gelişim inanılmazdı. Şüphesiz kim duysa şüpheye boğulur ve altındaki nedenleri kurcalardı.

Lakin Afron bu konuyu bir nebze bile umursamıyordu. Neden umursayacaktı ki? O bir Baba’ydı! Ve Afron’da her baba kadar oğlundan şüphe etmeyerek tatminkâr bir gurur duymakla yetinmeye karar vermişti.

Oğlu, daha önce duymadığı, hayal bile edemediği bir hızla gelişiyordu. Çoktan krallık şehrinde adı duyulmuş ve dehşet verici güçlerin oluşturduğu grupların dikkatini üstüne çekmeyi başarmıştı.

Bir baba olarak başka bir arzusu olabilir miydi? Afron düşünceleri eşliğinde anında sakinleşmiş ve keyifli bir gülümseme takınmıştı. Kafasını gökyüzüne çevirdiğinde gözleri minnet doluydu.

Göklerin ardında birisi var mıydı? Gerçekten de bir Yaratıcı dünyaya hükmediyor muydu? Açıkçası emin değildi ve pekte umursamıyordu. Buna rağmen yine de minnet duygusunu dışarı vurmadan edemedi. Bomboş gökyüzüne sakince fısıldadı. -Teşekkür ederim-

***

Babasının onun yüzünden duyduğu gururun boyutlarından haberi olmayan Karen ise Yıldız Ruhu’nun hayranlık uyandıracak kütüphanesini arşınlanmakla meşguldü.

Metrelerce yüksekliğe çıkan ve göz korkutan uzunluklara sahip ahşap raflar kitap yığınlarıyla dolup taşıyordu. Karen parıldayan gözleriyle dikkat çekici başlıklara sahip tüm kitapları toplayıp yakınlardaki masalardan birine istiflemişti.

Yol boyunca karşılaştığı tüm öğrenciler üzerindeki kaftanı gördüklerinde saygılı tavırlar takınmıştı. Bazıları hayranlıkla uzaktan uzağa seyrederken, kıskançlık duyanlar, yakınlaşıp sohbet etmeye çalışanlara kadar onlarca öğrenciyle karşılaşmıştı.

Hatta kütüphanede bile kitaplarını karıştıran öğrenciler sık sık bakışlarının onun üzerine çevirdiğinde iyice durumdan rahatsızlık duymaya başlamıştı. Ta ki kitapları görene kadar…

Tüm düşünceleri ve hatta tavırları bile aç bir kurda benziyordu. O kadar çok çeşit vardı ki genç adam ancak kitapları yığdığı masada yer kalmayınca durabilmişti.

Akabinde ışıldayan bir heyecanla sandalyeye çöktü ve eski günlerdeki gibi eline geçen her kitabı dikkatle okumaya başladı. Ustası, Karen’in onun bilgi birikimini boş verip böylesine kıytırık bir kütüphanede zaman öldürmesini hakaret olarak algılamış ve homurdanmaya başlamışsa da Karen tam anlamıyla kendini kapatmış gibi tepkisiz kalmıştı.

Genç adamın dikkatini görünce İblis Duhan bile şaşkınlıkla vazgeçip onu kendi haline bırakmaya karar verdi.

Geri kalan zamanda Karen devamlı okudu. Her okuduğu bilgi savaşçı âleminin sırlarını barındırıyormuş gibi hissetmişti. Bu bilgilerin büyük çoğunluğuna yabancıydı ve altın madeni kazıyormuşçasına özenli davranıyordu.

Mimikleri komik bir düzende sürekli değişim halindeydi. Bazen kaşları çatılıyor, bazen düşünceli bir ifadeyle boşluğa bakıyordu. Kimi zamansa ağzında şaşırdığını belli eden tuhaf sesler yükselmekteydi.

***

Güneş yerini Ay’a bıraktıktan çok sonra kütüphaneden ayrıldı. Gerçi ustası onu eğitimine devam etmesi için zorlamamış olsaydı muhtemelen oradan ayrılmayı aklına getirmezdi bile.

Bu sırada Karen, İblis Duhan’a merakla bazı konuları danışıyordu. Aklında TaiShan ve Mei’ye verdiği söz vardı. O ikisini birer savaşçı yapmak için gereken bilgilerin tamamı ustasından alınmıştı.

“Oğlan’ın sorunu kolayca çözülebilir. Yapması gereken tek şey saf ruh özünün yoğunlukta olduğu bir yer bulup meditasyona zaman harcamak. Ne kadar süreceği yeteneğine bağlı.” Karen, TaiShan’ın sorununu dinlediği sırada ustası bu açıklamayı getirmişti.

Tabi ki Karen ustasının bahsettiği böyle bir yeri tek başına keşfetmekten acizdi. Diğer yandan Mei’de çok benzer bir sıkıntıya sahipti.

Ancak genç kızın durumu TaiShan’a göre biraz daha karışıktı. Aslında yeteneği vardı, istese savaşçı yoluna adım atmayı kendi başına başarabilirdi.

Anlattığına göre Mei’nin ataları eskiden Daergon krallığında asil statüsündeydi. Güçlü oldukları söylenemese de bir etkiye sahiplerdi. Zamanla asilliklerini kaybetmelerinin nedeni ise artık savaşçı üretememelerinden kaynaklanıyordu.

Ailenin kurucu atası Alev Denizi lakabıyla tanınan Brox Kain, vaktinde ünlü bir Rouken olarak ün salmıştı. Doğuştan Ateş Öznitelikli ruh damarlarına sahip olmakla birlikte gençliğinde nesli tükenmiş bilinen Magma Perisi ile karşılaşacak kadarda şanslıydı.

Karen’in öğrendiğine göre Magma Peri’lerinin yok olmasının tek nedeni, çok güçlü ateş elementi gücü barındırmalarına rağmen oldukça uysal karakterlere sahip olmalarından kaynaklanıyordu. Herhangi bir uzman onlarla karşılaştığında sadece birkaç kelimeyle anlaşmaya ikna edebildiğinden sayıları hızla tükenerek yok olmanın eşiğine gelmiş.

Bu yüzden Brox Kain şanslıydı. Doğal yeteneği ve şansı nihayetinde ona dehşet verici bir güç kazandırmıştı. Henüz 6.Kıdem seviyesine ulaştığında yüksek seviyeli bir Savaş Tekniği yaratması zekâsının hiçte düşük olmadığının kanıtıydı.

Savaş Tekniğinin tek sorunu kullanılabilmesi için bir Magma Perisi’ne ihtiyaç duymasıydı. Bu öyle bir koşuldu ki kendisinden başka kimsenin kullanamamasına neden olmuştu. Çünkü ortada anlaşma yapılacak bir Magma Perisi yoktu.

Brox, ailesinin temellerini attıktan sonra soyu, kan bağı yüzünden hep ateş nitelikli doğagelmişti. O öldükten sonra aile beklendiği üzere düşüşe geçti. Çünkü ailenin sahip olduğu tek savaş tekniği yaratıcısından başka kimsenin kullanamayacağı bir teknikti.

Üstüne, Ateş Öznitelikli genç nesilden savaşçı türeyebilmişse de Ateşin gücünü kullanan Ruh Yaratıkları veya Doğa Ruhları çok nadirdi. Kolayca ulaşabilecekleri varlıklarsa güçlü sayılmazdı. Bu yüzden bazıları güçsüz yaratıklarla anlaşma yaparken bazıları umudunu kesip diğer yaratıklara yöneldi.

Öznitelikleriyle uyumsuz olan yaratıklar veya düşük seviyeli Ateş yaratıkları sayesinde darboğazlara takıldılar ve tekrar aynı ihtişamı yakalamaları mümkün olmadı. Mei’nin söylediği gibi bir yerden sonra Kurucu’nun şansı ailenin trajedisine dönüşmüştü.

Mei’de şüphesiz aynı yolu takip edebilirdi lakin güçlenemeyeceğini bile bile o yola adım atmakta isteksizdi.

TaiShan’a benzer sorunu sayesinde Ateş yapısına sahip ruh özlerinin yoğun olduğu bir yerde meditasyon yaptığı sürece başarılı olması kolaydı. Lakin onun gerçek sorunu savaşçı olduktan sonra başlayacak gibi görünüyordu.

“Magma Perileri çok yoğun Ruh Özüne sahip canlılardır. Onlarla anlaşma yapmak, özniteliğin senin yıldırım özniteliğine kıyasla daha büyük bir değişim geçirmesine neden olur. Brox denilen adam buna örnek, özniteliği o kadar büyük değişim geçirmiş ki üzerinden birçok nesil geçmesine rağmen hala torunları ateş özniteliğiyle doğmaya devam ediyor. Kızın da söylediği gibi Kurucularının şansı geri kalanların trajedisine dönüşmüş.”

Karen sormadan edemedi. “Peki, ona yardım edebilecek misin, usta? Sonuçta sende Ateş Özniteliğine sahipsin.”

Gerçekten de Karen’in söylediği gibiydi. Daha ilk tanıştıklarında uzun bir sohbet yapmışlardı ve kızıl ihtiyarın Ateş Özniteliğine sahip olduğunu öğrenmişti. Hatta ustasının kendi yarattığı [Bin Volkan Lavı] savaş tekniğini kısmi de olsa görmüştü. O teknik aklına geldikçe Karen istemsizce ter döküyordu.

“Aynı şey değil. Onun arzusunu anlamadın mı? Bir Magma Perisi ile anlaşma yapmak istiyor bu sayede ata yadigarı şu tekniği kullanabilir. Hoş, benimkine kıyasla değersiz çöp bir teknik olduğundan eminim hatta yedek tekniklerimle bile kıyaslanabileceğini sanmam. Çocuk işte, saçma hayaller kuruyor!”

“O zaman ne yapacağız?”

“Şimdilik bir şey yapmaya lüzum yok! Eğer seni takip etmeye istekli olursa birkaç çözümüm var!”

“Oh?” Karen merakla mırıldandı.

“O mantıkla Magma Perisi bulamadığı sürece güçlenemeyeceği ortada, güçsüz bir takipçi ne işe yarar? Daha kolay elde edebileceğimiz bir Doğa Ruhu biliyorum. Onu kullanmasını sağlayacağım. Uygun bir savaş tekniğine sahip olduğu sürece atasından bile daha güçlü olacaktır.”

Genç adam heyecanlanmış olsa da şüpheyle sordu. “Bu konuda takıntılı görünüyor, nasıl ikna edebilirim ki?”

Kızıl ihtiyar kibirli bir nefes verdikten sonra “Hah! Niye ikna edecekmişiz, zihnini manipüle etsem kâfi! Ruhu bile duymaz, hahaha!”

“Bu… Hoş değil.”

“Ne bilirsin sen! O veledinde dünyadan haberi yok! Ben hepinizin iyiliğini düşünüyorum peh!”

Karen, bir ebeveynin ağzından çıkabilecek iyi niyetli bu cümlenin böylesine şeytani bir ağızla söylendiğine ilk kez şahit oluyordu. Yine de kısmen istemsizce de olsa ustasına güvenmeyi seçti.

Sohbetleri devam edemez bir hal alınca İblis Duhan üstün yetenekleriyle tüm Yıldız Ruhu’nu taramaya başladı. TaiShan ve Mei’nin gelişimi için uygun bir yer arıyordu.

Kısa süre sonra amacına ulamıştı.

“Hımm, hımm… Güzel. Tamamdır, üçünüz içinde işe yarar bir yer!”

Karen şaşırdı. “Üçümüz?”

“Şu Harp Dağı denilen yerde işinizi görebilecek bir alan mevcut. Git, orayı ele geçir. İkisi orada gelişebilir sende savaş deneyimi kazanmış olursun.”

“Ah?” Karen aslında Harp Dağı’ndaki mücadeleden vazgeçmişti. Görünen oydu ki ustası bu mücadele ortamının ona yararı olacağını düşünüyordu. Üstelememiş olsa da ileride kütüphaneye gidecek zamanının kısalacağını öngörebiliyordu. Keyifsizce iç çekip yoluna devam etti.

Evin önüne geldiğinde saat gece yarısını geçeli çok oluyordu. Buna rağmen kapı önünde durduğu ev oldukça gürültülüydü. Birkaç kişinin yüksek oktavlı muhabbetinden kaynaklanıyor gibiydi. Karen suratında şaşkın bir ifadeyle doğru eve gelip gelmediğini kontrol etti.

Ne kadar bakarsa doğru yerde olduğundan o kadar emin oldu. Avluyu geçip ön kapıya geldiğinde kararsızlığını dağıtan bir gülümse takındı. Duyduğu seslerin ve algıladığı hafif ruh aurasının dostlarına ait olduğunu fark etti.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1040

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 949

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 556

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 553

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 246

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10854 Üye Sayısı
  • 269 Seri Sayısı
  • 14979 Bölüm Sayısı


creator
manga tr