"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

KAREN - Bölüm 53 - Sıkıntı


Karen fazla oyalandığı için hızla diğerlerinin yanına dönerken hala Toprak Ejderi’nden aldığı cevherin ne işe yarayacağını düşünüyordu. Yol üzerinde merakına yenik düştüğü için ustasına birkaç kez seslenmiş olmasına rağmen aldığı tek cevap boğuk homurdanmalardan ibaretti.

Genç adam, ustasının tavırlarına bakarak onun uyuduğundan bile şüphelenmişti. Alaylı sözlerle takılmaya çalıştığı zaman ustasının bedeninden yayılan ölümcül aura nedeniyle denemelerinden tümüyle vazgeçmek zorunda kalmıştı.

Aslında meditasyon süresince okyanustan ustasına devamlı olarak ruh gücü aktığını biliyordu fakat kızıl ihtiyarın bu kadar zamandır devam ettiğini görünce bir nebze endişelenmişti. Tek yaptığı ruhsal bedeniyle patriklerin karşısına çıkmaktı fakat anlaşılan bu bile onun için fazlasıyla yorucu bir deneyim olmuştu.

Aksi takdirde neden bu durumda olacaktı ki… Karen, ustasının eşsiz uzmanlardan biri olduğunu görünce her şeyi yapabileceğini düşünerek biraz abarttığını fark etti. Şüphesiz hiçbir savaşçının sözleşmeli ruhu, ustasının yaptıklarını düşünmeye bile cüret edemezdi. Lakin Yeryüzü Efendisi kavramı bazı şeyleri mümkün kılabiliyordu.

Yine de genç adam, sadece bir ruh olarak varlığını sürdüren ustasının, yorucu olsa dahi hala eşsiz şeyler yapabildiğini görmüştü.

Sadece, fazla güvenemiyordu…

Sonuçta, muhtemelen bu duruma düşeceğini bile bile saçma bir sebepten ötürü Bölge Üstadına saldıran ‘delidolu’ birine nasıl güvenilirdi ki?

Çaresiz bir ifade takınıp düşündü. -En azından kendi kendime yetebilecek kadar güçlenmem gerekiyor.-

Genç adam bunları düşündüğü sırada ansızın durakladı.

“Eh?”

Dikkatini verince, birkaç on metre ilerisinde belli belirsiz bir ruh aurasının farkına varmıştı. -Ruh Yaratığı değil mi? Zar zor hissedebiliyorum. Özellikle gizlenmiş birisi mi?-

Karen hızlıca bu kanıya vardığında hafifçe kaşlarını çattı. Ancak açığa çıkmadığını bildiğinden endişelenmedi.

Söylenmeliydi ki genç adam, beş duyusu bir kenarı, ruhsal algı konusunda korkutucu bir keskinliğe sahipti.

Açıklamak gerekirse; Karen her ne kadar Miras Lordu olsa da aslında taşıdığı Ruh Okyanusu sadece bir kaynaktı. Eşsizdi fakat desteğinin bir sınırı vardı. Saflık konusunda Yeryüzü Efendilerini bile kıskandırabilirdi ve yetişimi akıl almaz bir hızla yükseltebilirdi. Ve en önemlisi sınırsızdı! Karen savaş tekniğindeki yıkıcı yıldırımlara daha fazla katlanabilecek olsa yorulmadan binlerce kez Yıldırım Ateşi’ni kullanabilirdi.

Eşsizdi fakat yardımı bu kadardı. Diğer yanda genç adamın akranlarını aşmasını sağlayan şeylerin başında Ustası ve Savaş Tekniği geliyordu.

Savaş Tekniğinin gücü onun seviyesinin çok üzerindeydi. Yeterli ruh gücü ve sağlam bir bedene sahip olduğu sürece kullanabileceği yıldırımlar ustasını bile öldürmeye yeterdi!

Peki ya ustasının ona ne katkısı vardı?

Gerçekte Karen Senka bir Araken’di!

Miras Lordu kavramı bir yetiştirme yolu değildi. İşin aslına düz mantıkla bakılırsa genç adam Araken seviye iblisle sözleşmeli bir savaşçıydı... Doğal olarak böyle anılmalıydı.

Ve bir Araken seviye iblise sahip olmak bazı Youren’leri bile kıskandırmaya yeterdi.

İblisler tüm mahlûkat arasında en sağlam bedene sahipti. Yetişimleri süresince bedenlerinin gücü her zaman daha ileride olurdu. Kendi seviyelerindeki rakiplere karşı sadece fiziksel güçleriyle bile dayanabilirlerdi. Ve savunmalarını anlatmak gerekirse, bir iblisle karşılaşan her savaşçı bilirdi ki onları yaralamak öldürmekten daha zordu!

Baştan ayağı eşsiz sayılabilecek yeteneklerle donanmış iblislerin bir diğer özelliği tabi ki inanılmaz keskin ruhsal algılarıydı. En güçsüzü bile birkaç on metre çapında en ufak ruh izini hissedebilirdi. Savaşçı dünyasında his ve duyuları yükselten Noe özniteliği bile bu yetenek karşısında ancak çöp olarak görülmeyi hak ederdi.

Ve iblisler doğal ruhsal algı yetenekleri sayesinde eşsiz iletişim becerilerine sahipti.

Ruh yaratıkları, konuşma yetilerini kazanana kadar sözleşme yapılmadığı sürece insanlarla iletişim kuramıyor olsa da birbirleriyle zihinsel olarak rahatça konuşabiliyordu. Yine de bu sadece karşı karşıya geldiklerinde söz konusuydu.

Lakin iblisler birbirleri arasında inanılmaz mesafelerde bile iletişime geçebiliyordu!

Arada kıtalar olsa bile fark etmezdi!

İnsanlar için bunu sağlayan özel üretilmiş büyülü kristaller vardı. İletişim amaçlı büyülü kristallerin sorunu ise, birkaç defadan fazla kullanılamaması ve buna rağmen tek bir tanesini yapmak için aşırı kaynak gereksinimine ihtiyaç olmasıydı. Bu yüzden iblislerin yetenekleri eşsiz kabul ediliyordu.

İşin tek bir kötü yanı vardı. İnsanlar sözleşme sayesinde iblislerin yeteneklerini kullanabilir hale geliyor olsalar da sadece ufak bir kısmına hükmedebiliyorlardı. Bu bile insanlar için eşsizdi. Ancak iblisler kibirleri gereği boyun eğmez varlıklardı. Sözleşme yapsanız bile tam bir bağ kurulmadığı için yeteneklerin çok daha az bir kısmından faydalanabilirdiniz.

Karen ve İblis Duhan arasındaki bağın gelişigüzel olmadığı aşikârdı. Bu sayede Karen yetişimi el verdiği kadarıyla, aşırı seviyede ruhsal keskinliğe sahip olabilmiş ve doğal bir fiziksel kuvvet ve savunmada kazanmıştı. Mükemmel sayılabilecek [Kan Yıldırımı] tekniğinin derisini kuvvetlendiren savunması da eklenince, artık bir kale olup olmadığını tartışmak mümkündü.

Yine de genç adam savunmasının sınırları konusunda güvensizdi. Aslında sadece iblis kopyalarına karşı alıştırma yaptığından hala kendi seviyesindeki saldırıları tehlikeli olarak algılayıp fazla dikkatli davranıyordu.

Örneğin, Zen ile olan dövüşü sırasında baltanın darbesini karşılamaya cüret etmemişti. Fakat daha sonrasında üzerinde düşününce aslında öyle bir darbeyi rahatça karşılayabileceğini anlamıştı. Bunu söylemek kolaydı çünkü Zen’in sözleşmeli ruhuyla birleştikten sonra savurduğu pençeler o baltadan biraz daha güçlüydü. Yine de aldığı birkaç darbe basit çiziklerden fazlasına neden olmamıştı.

Bu konuda henüz alışma aşamasında olmasına rağmen ruhsal algısının keskinliği konusunda ise çoktan net bir fikir sahibiydi. Sınırlarını biliyordu ve ruhsal algısının yetişimiyle birlikte yükseldiğinin farkındaydı.

Ve şuan ki kabiliyeti elli metre çaplı bir daireydi. Kendi çabasıyla gizlenen ve ruh gücünü bastıran savaşçılar onun hislerinden kaçamazdı. Sadece büyülü hazineler bunu mümkün kılabilirdi.

Yeteneğinin önemini vurgulamak gerekirse, 1.Kıdemin orta aşamalarına ulaşmak üzere olan Vian sadece Noe özniteliğine güvenerek 20-30 metre çapında bir alanı gözlemleyebiliyorken buna nadir bir yetenek deniliyordu. Çünkü ruh gücü kullanmadan böyle bir alanı gözlemlemek için en azında 2.Kıdemin zirvesine ulaşmak gerekirdi.

Ve Karen’in kabiliyeti 3.Kıdemin orta aşamalarıyla yarışabilecek keskinlikteydi. Böyle bir yeteneğin herhangi bir savaşçı için ne kadar işe yarar olduğu ortadaydı.

Özellikle gizlenmiş biri şuan açıkça tespit edilmişti ve bunun farkında bile değildi…

Aralarında fark edilmeyecek bir mesafe bırakarak yarım daire çizdi ve yoluna devam etti. Bu sırada ise genç adamın kaşları sıkıca örülmüştü. Çevresinden dolandığı bu savaşçı açıkça Karen ve arkadaşlarının tam ortasında bulunuyordu.

Aklına birkaç düşünce geldiğinde gözlerindeki canlılık yerini sert bir soğukluğa bıraktı. Ruh gücünü elinden geldiğince gizledi. Aralarında ciddi bir güç farkı olmadığı sürece onu gören herkes savaşçı olup olmadığını tespit etmekte zorlanırdı.

Genç adam hızını düşürdü. Adımlarına ve hareketlerine hayalet-vari bir sessizlik hâkim olmuştu ve yavaşça ilerlerken dikkati had safhadaydı. Mesafe düştükçe ister istemez endişesi de yükseldi.

Sadece kısa bir süre sonra Karen sağ tarafta kırk metre kadar ileride iki savaşçının daha varlığını sezdiğinde tahminin doğruluğunu çaresizce kabul etmek zorunda kaldı.

Çünkü bu iki kişi takımını bıraktığı yerin sadece biraz ilerisindeydi. Düşündükçe yüzü daha da battı.

Yüksek ihtimalle takımının başında ciddi bir sorun vardı… Fakat durum pek mantıklı değildi.

Eğer başka bir takıma rastladıysalar bile şuan 4 Nişanın tamamı Karen’deydi. Yani diğer grup, Vian ve geri kalanında nişan olmadığını görünce savaşmaları gereksiz olacaktı. Zaten onları geride bırakırken geç kalması halinde buna güveniyordu.

Kimsenin onlarla savaşmak için bir nedeni yoktu… Lakin durum aksini gösteriyordu. Aslında Karen bunu düşünmek istemese bile açıkça görüyordu ki ormana gizlenmiş üç kişi ona pusu kurmuştu!

-Belki daha önce karşılaştığımız takımlardan biridir. Varlığımdan başından beri haberleri olmalı…- Genç adam böyle düşünüyordu.

İşin kötü tarafı takımı bu kadar kısa sürede yenildiyse ve Onka bile hızıyla kaçıp kurtulamadıysa… Bu demektir ki rakip oldukça güçlüydü!

-Kaçmalı mıyım?- Sonuçta takımın planlarından biriside buydu. Sadece bir gün dayandığı takdirde başarılı olabilirdi. Lakin tüm takımın başarılı olması için hala bir nişan eksikti. Ve kendi başına bir takım avlaması oldukça zor olurdu.

Karen, ne durumda olduklarını kesinleştirmek için gidip kontrol etmeye karar verdi. Karşı takımın ana gücünü de teyit edebilirse o zaman daha net bir karar verebilirdi.

-----

Tamamen gizlenmiş varlığıyla birlikte genç adam olabildiğince bölgeye yaklaştı. Bir süre sonra sık ağaçların azaldığı bir bölgeye ulaştı. Algı sınırlarının dışında kalıp önce durumu görmeye çalışacaktı.

Kalın yapraklı uzun bir ağacın dallarından birine zıpladı ve sessizce daha yukarılara tırmandı. Görüş açısının temizlendiği bir yere varınca durdu.

Kendi takımını bıraktığı yeri açıkça göre biliyordu ve durum kaşlarını çatmasına neden oldu.

Açık alanda bakır renginde kalın zincirlerle bağlanmış dört kişi vardı. Ve mesafeye rağmen yaralandıkları açıkça belli oluyordu.

Genç adam gereksiz yere yaralanmış arkadaşlarının durumunu görünce öfkeyle dişlerini sıktı. Delici bakışları bu durumdan sorumlu iki kişinin üzerinde gezdi. Ve bu iki kişiden birisi tanıdıktı.

Saman sarısı uzun saçları ve mavi renkli parlak cübbesiyle Chuan Xhi!

Bu takım Chuan’ın takımıydı ve onun yanında bekleyen kibirli ve soğuk tavırlı genç 3.Kıdem bir savaşçıydı.

Karen o an Chuan Xhi denilen herifi ayaklarının altında ezmek için karşı konulmaz bir istek duysa da kendini tuttu.

2.Kıdem yetişiminde dört kişiden oluşan bir takımı ezebileceğine güveniyordu. Ve bu dört kişi birlikte bile değildi. Hepsi birbirinden ayrılmıştı.

Genç adam ciddiyetle önündeki tek soruna baktı. 3 Kıdemli bir savaşçı.

------

Karen ağaç tepesinde durumu gözlerken hızlıca ne yapabileceğini düşünüyordu. Arkadaşlarının durumunu gördükten sonra geri çekilmek artık bir seçenek değildi.

Önceliği pusuda bekleyen üç kişiyi aradan çıkarmaktı ve geri kalanını zamanı gelince düşünecekti.

Açığa çıkmadan üç savaşçıyı etkisiz hale getirmekse hiç kolay değildi. Gizlenme yeteneklerine rağmen teknikleri fazla gösterişliydi.

Düşünceli ifadesiyle çevresine göz gezdirirken ileride bir hareketlilik dikkatini çekti. İlgisiz bakışları o tarafa dönünce gözleri parladı.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 666

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15642 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21147 Bölüm Sayısı


creator
manga tr