“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

KAREN - Bölüm 46 - Sınav Mücadelesi(2)


Karen, kendini savunmaya devam eden Ranmin’i görmezden gelip Ruh Yaratığına döndü. Düşündüğü an elinde beliren siyah renkli kısa kılıcıyla örümceğin parçalanmış boynuna doğru kesik attı.

Etrafa saçılan yeşil kanlardan kaçınıp birkaç kesik attıktan sonra sarı ışıklarla bezenmiş opak Ruh kristalini bulup çıkardı.

Zengin aile ve klanlardan gelen bu katılımcılar arasında 2.Seviye Ruh Kristaline değer veren çok az kişi vardı. Karen’in ise Gelişim ve Teknik’ler konusunda eşsiz şansı bir yana mal varlığı neredeyse yok denecek kadar azdı. Bu fırsatı görmezden gelmek uykusunu kaçırmaya bile yeterdi.

Liye, Ranmin’in ağlardan kurtulmasına yardım ettiği sırada uzun çalılıkların arasından Onka ve Vian’ın figürleri koşarak fırladı. İkisi de oldukça telaşlı görünüyordu.

Vian aceleyle söylendi. “İki ayrı grup bu tarafa doğru geliyor.”

Karen ciddiyetle söylendi. “Güçleri?”

Onka yüzünü ekşitti. “Yüzleşebileceğimizi sanmıyorum.”

Karen onayladı. “Tamamdır. Uzaklaşalım.”

Beşli çabucak Vian’ın önderliğinde aksi yönde yola çıktı. Algı konusunda aralarında en iyisi Vian’dı. Onlarca metre çapında özellikle gizlenmemiş herhangi bir aurayı kolayca tespit edebiliyordu.

Takımın her üyesi ruh güçlerini olabildiğince bastırıp iz bırakmadan bölgeden ayrıldı.

------

            Kısa bir süre sonra iki figür örümceğin cansız bedeninin yanında ortaya çıktı. Bu iki kişinin de mavi saçları vardı ve kemik yapıları benzerdi. Genç yaşlardaki ikiliden biri kadın diğeriyse erkekti ve ikisi de ciddiyetle çevreyi gözlemledikten sonra birbirlerine baktı.

            İkili bölgede yaşanan kısa süreli savaşın detaylarını kısa sürede görebilmişti ve dikkatlerini çeken tek kısım havadaki Yıldırım içeren ruh gücüne aitti. Erkek olan kafasıyla örümceğin bedenini gösterdikten sonra fısıldadı.

“Bu tek bir darbeyle yapılmış ve havadaki aura izine bakılırsa ciddi bir güç harcanmamış.”

Kadın tespit ettiği ruh izini dikkatle inceledikten sonra hafifçe yüzünü ekşitti. “Hımm. Yıldırım tekniği… Bu derece güçlü bir yıldırım tekniğini kolayca kullanmak için gelişim seviyesi ne kadar yüksek olmalı?”

Genç kadın sormuş olsa da içten içe cevabı ikisi de biliyordu. Gelişim dünyasında Yıldırım tipi savaş teknikleri kullanılması en zor tekniklerden biriydi. Tüketimi fazla olmanın yanı sıra saf güç bakımından genelde korkutucu düzeylere ulaşabilmesiyle ünlüydü.

Ve en önemlisi bu teknikleri kolaylıkla kullanabilmek için ciddi bir eğitim süreci gerekirdi. Sonuçta Yıldırım, dost düşman ayırmayan, kullanıcısına bile zarar verebilen asi bir güç içeriyordu.

Böylesine yıkıcı bir gücü barındıran tekniği, gördükleri kadarıyla kolaylıkla kullanmak sadece uzun eğitimlerin ve sağlam bir temelin sonucunda ortaya çıkabilirdi.

2.Kıdemin orta aşamasına ait ruh gücü yayan genç adam tehditkâr bir havayla mırıldandı. “Peşlerine düşelim mi abla?”

Genç kadın sinsi bir gülümsemeyle açıkladı. “Şu yıldırım kullanıcısıyla başa çıkabileceğimi düşünüyorum fakat diğerleriyle tek başına savaşman zor olabilir. Özellikle diğerlerinin güçlerinden emin bile değiliz.” Kadın düşünceli bir tavırla geldikleri yöne doğru bakındı. “Birileri geliyor. 4 kişiler.”

Erkek savaşçı ablasının baktığı yöne bir süre baktıktan sonra gülümseyerek söylendi. “Üçü 2.Kıdem yetişiminde. Hehe, ayağımıza kadar geldiklerine göre pekte şanslı sayılmazlar…”

Mavi saçlı bu kardeşlerde 2.Kıdemde olmasına rağmen hiçte dezavantajlı görünmüyorlardı. Bu sırada gölgelerin içinden 4 figür aynı anda fırladı.

Genç kadın her birini soğuk gözlerle süzdükten sonra gülümseyerek söylendi. “Nişanınızı bırakıp defolun!”

-------

Karen ve ekibi çoktan yüzlerce metre uzaklaşmıştı. Daha önce gezmedikleri bir yere geldikleri için birbirlerine yakın ve dikkatli adımlarla ilerlemeye koyuldular.

Birkaç Ruh Yaratığı ile karşılaşmış olsalar da etraflarından dolaştılar. Biraz önceki gibi gereksiz bir savaşa tutuşmalarına gerek yoktu.

Birkaç on metre sessizlik içinde ilerlediklerinde Vian grubu ansızın durdurdu.

Herkes bir araya gelince sessizce mırıldandı.

“İleride başka bir takım var.”

Görüşlerini kapatan birçok engele rağmen ruh güçleri hafifçe aura izi tespit edebiliyordu. Yine de kaç kişi oldukları veya güçleri belirsizdi.

Karen söylendi. “Siz burada kalın, Vian ikimiz biraz daha yaklaşalım.”

 Herkes onayladı. Sonuçta burası bir sınav alanıydı. Sadece riskten kaçınarak herhangi bir başarı elde etmeleri mümkün değildi.

Ranmin, Liye ve Onka çevreye yayılıp saklandı. Aralarında Vian ve Karen dışında Ruh gücünü tespiti zor hale gelene kadar baskılayabilen kimse yoktu. Vian bunun için büyülü bir nesne kullandığını Karen’e söylemişti.

Karen ise bunu nasıl yapacağını ustasından öğrenmişti. Hali hazırda bu ruh gücünü baskılama olayı doğal bir yetenek düzeyine ulaşmıştı.

İkili ağır ve sessiz hareketleriyle uzun bitkilerin ve ağaçların ardına saklanarak yaklaşmaya koyuldu. Bu esnada iki farklı sese ait konuşmalar kulaklarına ulaştı. Akabinde siyah-gri renkte cübbe giymiş iki savaşçıyı görebildiler.

Genç yaşlardaki bu esmer tenli adamlar tuhaf bir şey keşfetmiş gibi önlerinde küçük bir şeyle ilgileniyordu. Bu şey aslında küçük bir fare boyutunda, füme rengi parlak sağlam pullara sahip bir kertenkeleye benziyordu.

Sivri çıkıntılarla bezenmiş küçük kafasındaki iki kızıl göz korku doluydu.

Adamlardan daha iri yarı olanı boğuk sesiyle söylendi. “Bu şey ne tür bir yaratık? Kertenkele mi?”

Adam pulların ne kadar sağlam olduğunu teyit etmek ister gibi küçük hayvanı tekmeledi.

Kertenkele görünüşlü hayvan tiz bir sesle ciyaklayıp yuvarlandı. Düştüğü yerden çabucak kalktığında gözlerinde acı ve öfke izi vardı. Sinirle ağzını açtığında onlarca sivri iğneyi andıran dişlere sahip ağzı ortaya çıktı.

Ürkütücü ama etkisiz bir görüntüydü. Adeta bir kediye benzer şekilde kükredi.

-Kıss!!-

Hayvanı tekmeleyen adam bu tepki karşısında kaşlarını çattı. Diğer adam ise eğleniyormuş gibiydi.

“Sanırım onu sinirlendirdin Zen! Hahaha! Şuna bak gerçekten öfkeli!”

“Kes sesini. Pulları çok sağlam görünüyor. Böyle bir hayvan daha önce görmemiştim. Sence Ruh Yaratığı olabilir mi?”

Diğer adam hafifçe sinirli kertenkeleye göz gezdirdikten sonra omzunu silkti.

“Bilmem. Belki… Neyse ne, bir boka yaramaz-” Adamın henüz lafı bitmeden kertenkele görünüşlü küçük hayvan beklenmedik bir hızla saldırıya geçti.

-Çiuvv-

Zen isimli adam tepki vermeye fırsat bulamadan önce sağ elinin başparmağı sertçe ısırıldı.

“Ağğğh!”

Adam öfkeyle elini savurmasına rağmen kertenkele hayatı buna bağlıymış gibi dişlerini parmağa geçirmişti ve bırakmaya niyeti yoktu.

Diğer adam ise bu duruma kahkaha üstüne kahkaha atmakla meşguldü.

Zen isimli genç tekrar kükredikten sonra diğer eliyle hayvanı yumruklayıp uçurdu. Hayvan düştüğü yerde titreyip kalkmaya çalıştı fakat dört ayağının üzerinde duramıyordu. Acıyla inleyip tekrar yere çöktüğünde küçük ağzının kenarlarından altın sarısı bir sıvı damladı.

Öfkeli genç adam parmağındaki birçok küçük delikten akan kana bakarken iyice öfkelendi. Sinirini çıkarabilmek için titreyen bacaklarıyla yerde kıvranan hayvana doğru ilerledi.

Diğer adam meraklı ve keyifli bir tonda söylendi. “Bu lanet şey gerçekten hızlı! Zen, 2.Kıdem savunmanı bile görmezden geldi. Bence onu öldürmemelisin. Ruh Yaratığı olduğu belli, sanırım henüz yavru olmalı. Onu alalım bence iyi para edecektir.”

-------

Bu sırada durumu gözlemleyen Karen ve Vian çoktan plan yapmaya koyulmuştu.

Vian sinsi ifadesiyle söylendi. “Açıkça bir tuzak…”

Karen onayladı. “Yine de bizi fark etmediler. Vian sen geri dön. Onka ve Liye ile birlikte çevreyi turlayıp bu takımın geri kalanını bulun. Ranmin’i yanıma gönder, bu ikisini biz halledeceğiz. Sizde diğerlerini etkisiz hale getireceksiniz.

Takımın geri kalanının gücünü kendin değerlendir. Eğer güçleriniz arasında fark varsa oyalamanız yeterli yoksa ezip geçin.”

Karen’in vahşi ifadesini gören Vian onun tutumunu hiç yadırgamamıştı. Kendisi bile önlerindeki bu iki dallamanın kendilerinden güçsüz yaratığa eziyet etmelerinden hoşlanmamıştı.

Vian kafasıyla onaylayıp geri döndüğünde Karen onu durdurdu.

“Ranmin’i sessiz olması konusunda iki kez uyar…”

Vian endişeli bir gülümseme takınırken sadece onaylamakla yetindi. Konu Ranmin olunca söz veremiyordu.

-----

Bir dakika bile geçmeden Ranmin oldukça dikkatli bir şekilde Karen’in yanında pozisyonunu almıştı. İkisi de Liye’nin göndereceği işareti beklerken Ranmin sabırsızca mırıldandı.

“Şu kibirli piçi güzelce pataklamak istiyorum.”

Karen önündeki manzaraya baktı. Zen isimli genç adam siniri yatışmış olmasına rağmen baygınlık geçiren küçük hayvanı ayağıyla zemin arasına sıkıştırmış halde oturmaya devam ediyordu.

Karen soğuk gülümsemesiyle cevap verdi. “Benden sonra neden olmasın…”

Ranmin öfkeli olsa da dikizlediği bu herif 2.Kıdemin orta aşamalarında ruh gücüne sahipti. Karen’in gücünü deneyimlediği için ses çıkarmadan bu rakibi ona devretti.

Karşı tarafta ise rakipleri gürültülü sohbetlerine ara verip sessizce mırıldandı.

“Yun Hai, beklemekten sıkıldım artık! Kimsenin gelip gittiği yok.”

Yun Hai çevresine bakındıktan sonra olabildiğince sessiz konuşmaya özen gösterdi. “Biraz daha bekleyelim. Başka birinin tuzağına yakalanmaktan iyidir…”

Zen sıkkınca gözlerini devirip ayağının altındaki yarı baygın kemirgenle uğraşmaya devam ettiği sırada, doğudan gelen soğuk rüzgâr bunaltıcı sıcak hava yüzünden keyifli hissettirmişti.

İkisi de yılın en sıcak aylarında böylesine soğuk bir rüzgârın esmesini umursamamış gibiydi…

Ve bu ikilinin biraz ilerisinde genişçe bir ağacın arkasında bekleyen iki savaşçı aynı rüzgârı algıladığında soğukça gülümsedi.

Tabi ki bu ikili Karen ve Ranmin ikilisiydi. Karen hafifçe fısıldadı. “Yumuşak davranmana gerek yok.”

Ranmin keyifle cevapladı. “Bende aynı şeyi düşünüyordum. Hehe..”




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16649 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22399 Bölüm Sayısı


creator
manga tr