Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

KAREN - Bölüm 36 - Minnettarız


Herkesin, gücüne ve bilgisine hatta tecrübesine dahi saygı duyduğu bu adam bugün; canavar-vari bir hissiyat yaşatan bu genç karşısında sakinliğini korumakta güçlük çekiyor ayrıca neler olduğu konusunda açıkça tahmin bile yürütemiyordu…

Biraz nefeslenmeye özen gösterdikten sonra durumu gözden geçirdi. Hali hazırda 16 katılımcının illüzyonu parçalanmıştı.

Jeong’un söyleyecek sözü yoktu. Kurallar açıktı, nasıl olursa olsun bu çocukların her biri sınavı geçmiş olarak kabul edilecekti. Okulun ve kendisinin saygınlığı söz konusuydu. Ortaya çıkıp; yaptığım illüzyon 1. daha doğrusu 2.Kıdemdeki bir velet tarafından parçaladığı için tekrar yapmam lazım, diyemezdi.

Her şekilde zaten bu konuyu önemsemiyordu. Dikkatle illüzyonu yeni parçalanmış çocuğa baktı. Çevreye yayılan ruh gücü yavaşça geri çekiliyordu.

Birkaç saniye sonra, diğer on beş gençle birlikte şaşkınca izlediği bu genç adam tepkisizce oturmaya devam etti.

Jeong bu umursamazlık karşısında kalkıp bağırmamak için kendini zor tuttu. Kısa bir süre daha bekledikten sonra çocuğun düşünceli bir meditasyon halinde olduğunu keşfetti.

Öfkesi hemen geçmiş ve takdir dolu bir gülümseme takınmıştı. Tuhaf şeyler yaşatmış olsa da çocuğun yaptığı şeyler onun gözünde ileri seviye bir başarı olarak görülüyordu. Ayrıca şuan ki takdirinin sebebi de ağzından döküldü.

-Bir aydınlanma yaşadı herhalde. Hem ruhunu sakinleştirmeli hem de düşüncelerini yoluna koymalı. Büyüğü olarak biraz müsaade etmem lazım. Hehe!

Jeong’a göre; genç adam yetişimi sırasında dikkatini çeken ve muhtemelen güçlenmesine katkı sağlayacak bir şey keşfetmişti. Böyle durumlara aydınlanma denirdi ve bu durumdaki kişiyi, dikkatli ve sakin meditasyon halindeyken rahatsız etmemek bir nevi nezaket kuralıydı.

Ayrıca Kıdem atlandığında ruh gücü genelde vahşi ve sükûnetten uzak bir halde olurdu. Bu yüzden sakinliği geri kazanmak için biraz zaman harcanmalıydı.

Jeong oturduğu yerden hafifçe seslendi. “Xian”

Sarı saçlı, uzun boylu ve yakışıklı bir simaya sahip genç adam hızlıca yanına koşup saygıyla seslendi. “Emredin, usta!”

Bu genç adam giriş kapısında Karen’in kontrolünü yapan öğrenciydi. Aynı zamanda biraz önceki olaylardan sebep şaşkındı lakin bölge üstadının keşfettiklerini anlaması mümkün değildi.

Ona göre tuhaf bir şekilde katılımcılardan biri Kıdem atlamıştı o kadar. Yine de ustasının suratındaki keyifli ifadeye görünce iyice şaşırmadan edemedi.

“Şu çocuğun yanına git ve kimsenin rahatsız etmesine izin verme. Gözlerini açtığında ise muhakkak sınavdan sonra yanıma gelmesini tembihle.”

Xian isimli bu genç şaşırsa da nedenini soracak kadar patavatsız değildi. Saygıyla eğilip ustasının gösterdiği çocuğun yanına yöneldi. Diğer ‘ayılmış’ öğrencileri yollayıp, siyah saçlı çocuğun yanındaki minderlerden birine sakince oturdu.

---------

            Karen dışarıda yaşananlardan bihaber şekilde ruh sarayında meditasyon halindeydi.

            Şaşalı bir fiziksel kuvvet yaratan soyut ruh kavramını düşündükçe kafası iyice karışmıştı. Genç adam sakince düşünürken aklında tek bir arzu yeşermişti.

            -Ruhumun tamamına hükmedebilmek istiyorum!-

            Henüz anlamadığı bu kavram karşısında çoktan başarılı olma takıntısı edinmişti. Uzun bir süre düşündükten sonra yavaşça mırıldandı.

            -Ruhu tanımak ve anlamak hiç kolay değil… Kendi ruh gücümün dahi nerede başlayıp nerede bittiğini, aramızda nasıl bir uyum olduğunu veya nasıl dilediğim gibi manipüle edebildiğimi bile bilmiyorum… Ne yapmalı?

            Hımm. Madem öyle, işleri yavaştan almalıyım. Güçlendikçe kendi ruh gücüm konusunda daha engin bir hissiyata sahip olacağımdan eminim fakat bu diğer ruhsal şeyleri gözlemlemeyeceğim anlamına gelmez.

            Evet! Hislerimi bilemeliyim. Yaratıkların, büyülü silahların, tekniklerin hatta gökyüzündeki ve yeryüzündeki ruhsal özü dahi deneyimlemeli ve nasıl bir bağa sahip olduklarını görmeliyim.

Bir su gibi bulunduğu şeye uyum mu sağlıyor, yoksa dahil olduğu bu şeylerin kendi özüne göre dönüşüm geçirmesine mi neden oluyor?

            Ruhun varlığındaki amaç ne?

            İyi bir gözlem bana cevabı vermeyecekse de adım adım yaklaşmamı sağlayacaktır. Yüzeyi görebilirsem yüzeyin altında ne olduğunu da az çok tahmin edebilirim!

            Ancak bu içgörüler neticesinde ruhuma hükmetme konusunda yeni bir seviyeye ulaşabilirim!

            Ölümsüzlerin bile bilmediği düşünülen bir seviyeye!-

            Genç adamın gözleri şak diye açıldı. Kuvvetli bir parlaklık yaydıkları söylenebilirdi.

            Arkasında, kendi halinde taht vari bir sandalyeye kurulmuş ustasına dönüp baktı. Gözlerini istemsizce devirdi.

            -Bu tahtı da nereden çıkardı? Kibri gerçekten de çoktan ölümsüz seviyesine ulaşmış olmalı…-

            Bunları düşünürken ustası da dönüp ona baktı. Gözlerinde uğursuz bir keskinlik parladı.

            “Hoo? O yavan bakışların altında nasıl saygısız şeyler düşündüğünü görebiliyorum…”

            “Hehe! Usta, öğrencini adaletsizce yargılıyorsun. Kalbim kırılıyor ama neyse, bu gün keyifli bir gün. Bu yüzden başını şişirmeyeceğim!”

            İblisin gözleri hafifçe aralandı. Orada açıkça şaşkınlık izleri vardı.

            “Zamansız nezaketin şüphe doğuruyor…” diye yorumladı İblis.

            Karen hemen sesini yükseltti. “Aaa! İki dakika saygılı ve samimi davranayım diyorum anında limon sıkıyorsun! İlla söveyim mi?”

            “Hımh! Ayarsız velet! Cesaretin varsa buyur!”

            İkili her nasılsa normal bir sohbettense tartışmayı daha yararlı buluyordu. Daha doğrusu başka türlü konuşmayı beceremiyor gibiydiler. Birbirlerine karşı gözlerini devirip görmezden gelmeyi uygun gördüler.

            Karen kafasını sallayıp ruh sarayını terk ettiğinde ise İblis Duhan’ın yüzünde oluşan sıcak gülümsemeyi görebilmiş değildi…

------

            Genç adam oturduğu yerde kıpırdanıp gözlerini açtı.

            -Hımm. Neden tek başıma oturuyorum?-

            Katılımcıların tamamı sakince oturup sınavlarına devam ediyordu lakin yakın çevresindeki minderler bomboştu.

            Etrafına bakınırken yanında olması gereken Vian’a döndü. Fakat onun yerinde oturan tamamen başka ve tanıdık birisiydi.

            Karen yanındaki sarı saçlı bu genci hemen hatırlamıştı. Bu genç katılımcı değildi. Hatta onu kapıda denetleyen öğrencilerden birisiydi.

            Onu incelediği sırada sarı saçlı genç adam aniden kafasını çevirince bakışları buluştu.

            Adam beklenmedik şekilde samimi bir gülümseme takındı.

            “Oh! Genç dostum bende seni bekliyordum. İşin bitti mi?”

            Karen ifadesiz bir surata sahip olsa da içten içe şaşırmıştı? -Usta burada neler oluyor?-

            Ustası tembelce durumu açıklarken aynı anda cevap verdi.

            “Bir sorun mu var üstat?”

            Adam genişçe gülümsediğinde Karen ustasını yeterince dinlemişti. Rahatça nefeslendi. Anlaşılan biraz dikkat çekmişti, en azından ustası sayesinde kimse ruh damgası benzeri tacı görebilmiş değildi.

            “Hayır, hayır. Ustam seninle tanışmak istiyor bu yüzden beni gönderdi.” Diye açıkladı. Ardından Karen’in anlamayacağı endişesiyle ekledi. “Bölge Üstadı Jeong’un has öğrencilerinden biriyim. Adım Xian Unrel. İkinci karşılaşmamız sanırım öyle değil mi? Bu arada Kıdem atlamanı tebrik ederim.”

            Karen hafifçe şaşırmış bir ifade takınıp hızlıca gülümsedi. “Memnun oldum Üstat Xian. Adım Karen Senka.”

            Sarı saçlı adam onaylarcasına kafa salladı. “Oh? Soyadın tanıdık gelmiyor. Buralı değilsin sanırım.”

            Xian bu genç adamı tanımaya çalışıyordu çünkü ustasının nadiren ifade gösteren sıcak siması bugün gerçekten de şaşkınlıkla kaplıydı. Bu gencin normal olmadığını anlamayacak değildi.

            Gelişim dünyası geleceğe yatırım amaçlı dostluklar kurmanın önemli olduğu bir kurala tabiydi.

            Xian’ın yaptığı da doğal olarak anlamadığı bir potansiyele sahip bu çocukla arasındaki ilişkiyi iyi tutmaya yönelikti. Güçlü düşman edinmek oldukça kolaydı, lakin güçlü bir dost edinmek tamamen şansa bağlıydı.

            Kimse böyle bir şansın kayıp gitmesine izin vermezdi. Her ne kadar karşısındaki genç adam henüz ciddi bir güce sahip olmasa da potansiyel denen kavram inanılmaz şeylere gebeydi. Ayrıca taş atmıyordu ki kolu yorulsun.

            “Marn şehrinden geldim. Şehrin yabancısı olduğum söylenebilir.” Diye açıkladı Karen.

            “Marn şehrini biliyorum. Geçmişte bir kez gitmiştim. Küçük görünebilir fakat tasasız keyifli bir yer. Ah! Yorgun olmalısın, benim kabahatim. Kusuruma bakma daha fazla seni tutmam görgüsüzlük olur.

            Ustamın söylediklerine gelirsek, katılımcıların binasına dönebilirsin. Sınav bittiğinde seni görmek isteyecektir bu yüzden haber vermek için birini yollarım.”

            Xian isimli adam yavaşça kalkıp giderken Karen sormadan edemedi.

            “Üstat Xian?”

            Adam sorarcasına kalkan kaşlarla dönüp baktı. “Bir şeye mi ihtiyacın var?”

            “Hayır, hayır sadece sınav konusunda-”

            Xian anında konuştu. “Ah! Bunu tamamen unutmuşum. Haha! Çok affedersin. Sınavı geçtiğin için tebrik ederim.” Adam gülümseyerek selam verdikten sonra dönüp gitti.

-------

            Karen’in heyecanı yüzüne yansımadan edememişti.

            -Biraz saçma gelişmeler yaşansa da ilk sınavı geçmeyi başardım! Hehehe!-

            “Ne kadar etkileyici birisi olduğunu bilmesem, sınava hile karıştırdığını hatta sınavı geçmeni sağlayan şeyin ustan olduğunu düşünürdüm…” Tabi ki bu iğneleyici yorum ustasından başkasına ait değildi.

            -Hah! Bu öğrenci ustasını tanımasa, onun bir otlakçı gibi başkasının ruh sarayında hiçbir karşılık vermeden yaşadığını düşünürdü. Nitekim ben ustamı tanıyorum ve benim ustam öğrencisini eğitmeyi bırakmış bile olsa arada bir işe yarar yardımlarda bulunmayı ihmal etmez! Ve bununla övünecek kadar düşük ve kalitesiz bir uzman ise kesinlikle değildir!-

            “SENİ PİÇ OĞLU PİÇ! Otlakçı mı? Düşük mü? Kalitesiz mi? Gebertirim ulan seni!”

            -Usta sakin olmalısın! Kaç bin yaşına geldin bu kadar sinir kalbine hiç iyi gelmez!-

            Karen yeni bir tartışmayı daha kazanmanın verdiği gururla kahkahayı bastı. Hoş içten içe biraz korkmadan edemedi. Açıkça öfkeden mora dönmüş suratla kükreyen ustası ciddi anlamda ürkütücü tehditler savuruyordu.

            -Biraz abarttım galiba…-

--------

            Genç adam hafif bir korkuya düşmüşse de görmezden geldi. Biraz abartmış olabilirdi lakin gerçek bir uzman gibi davranmayan ustası kabahatli değil miydi yani?

Karen düşünmeyi bırakıp salondan ayrıldı. Dışarı çıktığında çevrede gezinen birkaç öğrenci dışında etrafın sakin olduğunu gördü. Yapacak bir şeyi olmadığından bir süre etrafta gezindi. Gece çöktüğünde yeterince oyalandığı için katılımcı binasına döndü.

            Geniş salonu adımlamasıyla masanın birine kurulmuş üç erkek ve bir kızdan oluşan gençlerin hararetli bir sohbete daldıklarını fark etti.

            Karen görmezden geleceği sırada masadakilerden birinin Vian olduğunu keşfetti. Bu sırada ise masadaki dörtlü de onu fark etmişti. Ve şaşırtıcı şekilde Karen’i gördükleri an hepsi ayaklandı.

            Vian çabucak önlerine geçip geniş bir gülümsemeyle konuştu. “Büyük kardeş Karen hoş geldin. Bizde seni bekliyorduk.”

            Karen ifadesizce bakmayı sürdürürken sordu. “Hımm. Bu arkadaşlar kim?

            Vian, Karen’in sorgulayan tavrına karşı sakince konuştu. “Öncelikle büyük kardeşin 2.Kıdeme ulaşmasını kutlamalıyım. Tebrikler! Bu arkadaşlar ise senin lütfundan faydalanan tanıdıklarım. Hehe.”

            Karen, Vian’ın arkasında minnetle bakışan üçlüye baktı. Durumu anlamış sayılırdı. “Lütuf mu? Abartma Vian. Basit bir zincirleme durum yaşandı. Yakında olduğunuz için bundan faydalanabildiniz sadece. Ben bile olayların bu şekilde gelişeceğini beklemiyordum. Hahaha!”

            Vian’ın arkasında bekleyen uzun boylu ince yapılı sıradan bir simaya sahip kumral genç lafa atıldı. “Üstat Karen, mütevazı davranmanıza gerek yok. Nasıl olursa olsun, bu durum yaşanmasaydı sınavı geçebileceğime dair güvenim yoktu. Ben, Onka Fenx size minnettarım…” dedi ve saygıyla eğildi. Yanda bekleyen diğer ikilide aynı anda eğildi.

            “Minnettarız.”

            Karen bu üçlüyü kısaca inceledi. İlk konuşan gencin 1.Kıdemin orta aşamasında bulunan Tyken tipi savaşçı olduğunu fark etti.

            Diğer ikilinin ise simaları birbirlerine oldukça benzerdi. Erkek olan hafifçe kaslı, uzun boylu esmer tenli ve cesur duruşlu bir gençti. Yetişimi, dörtlünün arasında en yüksek olandı ve Karen ile aynı seviyedeydi. 2.Kıdemin erken aşamalarında görünen bir Youren’di. Aynı zamanda yaşları da yakın gibi görünüyordu.

            Karen son olarak dönüp kıza baktı. Bel hizasına uzanan siyah saçları ve parlak koyu renkteki yeşil gözleriyle dikkat çekici bir güzellikti. Yine de savaşçılığı hiçte geri görünmüyordu. Genç kadın 1.Kıdemin zirve aşamasında bir Rouken’di.

            Karen’in kalbi sadece tek bir bakışla hızlanmış gibiydi. Beyaz tenli ve ince figürüyle birlikte hoş kıvrımlara sahip bu genç kadının şimdiye dek gördüğü en güzel kadın olduğundan emindi.

            Biçimli kaşları, hafif dolgun dengeli dudakları ve parlak bir pürüzsüzlükle aydınlanan siması ikinci kez bakmadan edemeyeceğiniz türdendi.

            Genç adam, dalgınlıkla geçen zamanı fark edince yanakları kızardı. Kendini toparlayarak çabucak konuştu. “Lütfen yapmayın. Savaşçı dostlarım. Vian’ın tanıdıklarına karşı herhangi bir iyiliğin karşılığını arayacak değilim. Hem bu konu gerçekten önemsizdir. Geçin, oturun sohbetimize devam edelim.”

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1122

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 861

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 745

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 696

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 677

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 147

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 117

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17410 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23463 Bölüm Sayısı


creator
manga tr