"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

KAREN - Bölüm 6 - Büyücü mü olacağım?


Afron bağırışları duyunca yataktan hızla fırladı. Askeri üniforması ve zırhının asılı olduğu yerden kılıcını alıp bulanık görünecek bir süratle koridora atıldı. Uyku sersemliği hemen dağıldı. Ne duyduğundan emin değildi fakat seslerin geldiği yeri biliyordu. Oğlunun odasına hızla koşmaya başladı. Peşinden gelen eşini görmezden gelip Karen'in odasına daldı.

Bir tehlikeyle karşılaşacağını düşündüğü için karşılaştığı manzara gözlerini şaşkınlıkla açık bıraktı. Oda karman çormandı. Karen odanın ortasında ayakta dikiliyordu ve yalnızdı. Bir tehlike olmamasına rağmen Afron rahatlayamadı çünkü odanın her yanı tuhaf büyülü şekillerle kaplanmıştı. İçerisi savaş alanından çok bir cadının mağarasına benziyordu. Karen ise hem şaşkınlık hem de korkuyla Afron'a bakıyordu. Bu tuhaf durumda ne yapacağını bilemeyen yaşlı savaşçı durduğu yerde kalakaldı. Ardından Afron'un eşi Nein odaya gelince hafif bir iniltiyle çığlık attı. Şaşkınlıktan ilk kurtulan Nein'di.

"Karen, bu odanın hali ne böyle?" İki ebeveyni açıklama beklediler.

Karen sırıttı. "Saatin farkında değildim, anne. Rahatsız ettiğim için özür dilerim. Ve merak etme burayı hemen temizleyeceğim." Karen özür dilercesine gülümsedi.

Afron iç çekip kılıcı bir kenarı bıraktı. "Yüreğim ağzıma geldi. Neden bağırıp duruyordun be?" Afron öfkeli değildi ama sitem etmekten kendini alamadı.

Karen'in bakışları bir anda parladı. Bu haberin babasını mutlu edeceğinden emindi. "Aslında büyü yapabilmeyi başardım!" Heyecanla yüksek sesle konuştu.

Afron ve Nein şaşkınca oğullarına baktılar. Açıkça inanılır bir konu değildi. İlk konuşan Afron oldu. "Karen, büyü formasyonlarını bu yaşta öğrenmek takdire değer fakat büyü yapabilmek çok ayrı bir konudur. Ben bile yapamıyorum. Çok güç isteyen bir konu değil biliyorum senin için bu başarılabilir bir şey ama formasyonlar çok karmaşık ve-"

"Baba!" Karen babasının lafını kesip bağırdı. "Sana formasyonları öğrendim demedim büyü yapabiliyorum dedim!" Karen daha fazla açıklamaktan sıkılıp önündeki masayı tek eliyle kaldırıp bir gülümsemeyle Afrona fırlattı. Masa hiç direnci yokmuş gibi yavaşça süzülerek Afron'a ilerledi. Nein ve Afron şoka uğramış gibi masanın süzülmesini izlediler. Afron refleksle masa ona ulaşmadan havada yakaladı.

"Bu da neyin nesi?" Afron inanamayarak Karen'e baktı. Elinde hiç bir şey yokmuş gibiydi. Koca masanın tüm ağırlığı kaybolmuştu. Nein neler olduğunu anlamadığı için Afron'un elinden masayı iki eliyle kavrayıp aldı. O da aynı şeyleri hissederek ağzı açık öylece Karen'e baktı.

"Size büyü yapabiliyorum dedim. O ne biçim bakmak öyle? Hiç mi oğlunuza güveniniz yok?" Karen yapmacık bir sitemle bakıp gülümsedi.

İkisi de hemen başlarını salladı fakat ne olduğunu anlamadıkları için mantıklı cümleler kuramadılar. Bir süre Karen neler olduğunu anlattı. Nein'in gözleri oğlunun başarısı yüzünden dolarken Afron gururla Karen'e sarıldı. Bir süre konuştuktan sonra kahvaltı yapmak için aşağı indiler.

Karen bütün gece bir şey yemediği için önündeki her şeyi ağzına tıkarken Nein ve Afron kaçamak bakışlarla duygularını birbirlerine iletiyordu. Şüphesiz ikisi de bu durumdan memnun olmuştu. Afron iyi biliyordu ki bu yaşta bu başarı bile dâhiceydi. Eğer Karen'in yeterli gücü olsaydı başarılı bir uzman olabilirdi. Büyü formasyonları konusunda uzman kişiler her yerde ihtiyaç duyulan insanlardı. Karen o statüye ulaşamayacak olsa da bir uzmanın çırağı olarak yardımcı olabilirdi. Bu bile güzel bir hayat kurmasına yeterli olurdu.

 Afron düşüncelere daldığı sırada Nein hafifçe onun kıyafetini çekiştirdi. Bakışları Nein'e döndü. Bir kaç sessiz mırıldanmanın ardından Nein ne söylemeye çalıştığını anladı. Bir anda gözleri parladı. Heyecanını gizlemek için hafifçe öksürdü. Bu konu önemliydi. Karen'in Ruh Sarayı yetersizliği meselesi yüzünden dikkatli konuşmak istiyordu. Oğlunun başarısına gölge düşürüp hevesini kırmasına neden olmayacak kelimeleri özenle seçip konuşmaya başladı.

"Karen, şimdi ne yapmayı düşünüyorsun?" Dikkatli gözlerle oğluna baktı.

Karen tabağındaki son kırıntıyı da ağzına attıktan sonra babasına baktı. Onun bu ciddi havasını görünce etkilendi. Ne demek istediğini çok net anlamıştı.

Derin bir nefes verdikten sonra "Açıkçası bilmiyorum." dedi.

Afron konuşacağı sırada Karen'in sözlerine devam edeceğini anladı ve bekledi.

"Büyücüler savaşçı olmakla ilgilenmiyor, savaşçı sınıflarını ilerletmelerinin tek sebebi daha fazla güç kaynağına sahip olarak daha iyi büyüleri elde etmek istemeleri. Savaş güçleri tam anlamıyla vasat." Karen normalde bunu iddia edemezdi. Edindiği bilgiler birkaç büyücü tanıyan yakın dövüş öğretmenin sözlerinden geliyordu. Başka birisi olsa körü körüne söylediklerine inanmazdı fakat Usta Eryun onurlu bir adamdı. Boş veya yalan konuşmazdı. Bu yüzden söylediklerinden emindi. Karen sözlerine devam etti. "Onlar sadece bilim adamı. Tabi ki onları küçümsemiyorum. Ürettikleri büyülerin arasında savaşçıların gelişimine ve savaş güçlerine büyük katkı sağlayacak şeylerde var. Burası gibi küçük şehirlere olan yardımları hafife alınamaz. Bu yüzden mevkileri oldukça yüksek. Büyük konuşmak istemesem de eğer güç konusunda gelişme şansım olsaydı başarılı bir büyücü olabilirdim. Hoş yine de yetersiz öğretim yüzünden bir yerde takılıp kalırdım."

Afron, Karen'in sözlerini dinledikçe bir akranıyla sohbet ediyormuş gibi hissetti. "Bu çocuk ne zaman bu kadar geniş kapsamlı düşünür oldu?" Araya girmeye karar verdi.

"Söylediklerin doğru. Lakin yanıldığın bir kaç nokta var. Hem büyücüler düşündüğün kadar güçsüz değil hem de büyü yapmak için ruh gücünün olmasına gerek yok."

Afron'un sözleri Karen'i şaşırtı. Dikkatle babasını dinlemeye başladı.

"Dürüst konuşacağım Karen. Durumuna rağmen annen ve ben senin bu sorunu bir gün aşacağına ve savaşçı olacağına yürekten eminiz. Yine de savaşçı akademisinden mezun olmak için sadece bir yılın kaldı. Deneme ruhuyla sözleşme yapamayan öğrencilerin mezun olamadıklarını ve okuldan atıldıklarını biliyorsun. Açık konuşmamız gerekiyorsa eğer bir fırsat yakalayamazsan mezun olamayacaksın."

"Afron!" Nein kocasının ağır sözlerini kızgınlıkla karşıladı. Haklı olmak başka bir şeydi. Bunları oğlunun suratına vurmak başka bir şeydi. Bu yüzden kızgınlığı anlaşılabilirdi.

Karen bu sözleri sakinlikle karşıladı fakat kalbi huzursuzluk ile doluydu. Zamanı kalmadığını ve hiç ilerleme kaydedemediğini ondan iyi kim biliyordu ki? Bu yüzden kararlı bakışlarını annesine çevirdi. "Anne, babam haklı. Lütfen bırak devam etsin."

Nein, oğlunun sakin sesine şaşırsa da huzursuzluğunu hissedebiliyordu. Yine de sessiz kalmaya karar verdi.

Afron derin bir nefes alıp bıraktı. "Karen, söylediklerim acımasız gelebilir fakat demek istediğim asıl şey sadece bu sene için şansın olmayabilir. Gelecekte ise bolca şansın olacak."

Karen bir kez daha babasının sözlerine şaşırdı. "Nasıl?"

"Çünkü büyücü olabilirsin." Karen'le birlikte bu sefer Nein'de şaşırdı. Afron sözlerine devam etti. "Büyücüler enteresan varlıklar. Aynı kıdemdeki bir savaşçıyla savaş güçleri konusunda aralarında çok büyük farklar vardır. Büyücüler aynı klasmandaki savaşçıları yenemez. Bu onlar için bir eksiklik olarak görülmez çünkü dediğim gibi oldukça tuhaflar. Her zaman el altında birçok numaraları vardır. Rakiplerine sürekli zor zamanlar yaşatabilirler."

Babasının açıklamalarını dinlerken Karen bir şeyi fark etmişti. Babası daha önce bir büyücüyle savaşmış gibiydi. Ve anlaşılan bu karşılaşmadan hiç memnun değildi.

"Yaptıkları ve başardıkları şeyler bir insanın algılayabileceğinden çok ileridedir. Kısaca onların insan olduklarını hiç sanmıyorum. Sanki bilmediğimiz bir dünyadan gelmiş gibiler. Eğer bir büyücü olabilirsen sorununa bir çare bulman çok daha kolay olabilir. Hatta belki de başka biri çoktan keşfetmiş bile olabilir. Çok değersiz değilse hiç bir büyücü büyüsünün içeriğini kimseyle paylaşmaz. Yüksek kibirleri vardır. Bırak şehir lordlarını krallar bile istese formüllerini paylaşmazlar. Yani bu onlar için başarması imkânsız bir şey olamaz."

Karen ve Nein şaşkın bakışlarla Afron'un keyifsiz açıklamasını dinliyordu. Nein daha fazla dayanamadı çünkü o da aynı şeyi hissetmişti.

"Afron, sen daha önce-"

"Evet. Bir kaç kez büyücülerle savaşma fırsatım oldu." Afron sinir bozucu bir şeyden bahsediyormuş gibi kaşlarını çatmış bakışlarını kaçırıyordu.

"Bir kaç kez mi?" Karen şaşkınlıkla sordu. Babasının birçok sefer görev için ordusuyla şehir dışına çıktığını biliyordu. Her seferinde endişeyle dönüşünü beklemişlerdi. Hep sağ dönmesine rağmen her zaman şanslı değildi. Bazen hafif bazense ağır yaralarla döndüğü olmuştu. Ağır sonuçları olsa da görevlerinde başarıları yüzünden birçok insanın saygısını kazanmıştı.

"Evet. Hatta bir keresinde kendimden düşük seviyeli birine yenildim."




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1221

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1054

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 644

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 180

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14843 Üye Sayısı
  • 457 Seri Sayısı
  • 19528 Bölüm Sayısı


creator
manga tr