Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

KAREN - Bölüm 112 - Araf Geçidi


 

-----------------

Bayanlar ve Baylar, belirlenen günde tekrar beraberiz. Sabırla beklediğiniz için hepinize sonsuz teşekkürler!

Bu beş bölümle birlikte açılışı yapıyor ve kaldığımız yerden devam ediyoruz! Bölüm düzenini ise henüz değiştirmeyi düşünmüyorum. Haftalık üç bölüm, evet kulağa biraz az geliyor ama elimden fazlası da gelmiyor hani... J

Neyse en azından umuyorum ki bir-iki gün aksatmalar veya beklenenden az bölüm skandallarıyla bir süre karşınıza çıkmayacağımı düşünüyorum.

Daha fazla uzatmadan sizi, Karen’in hikâyesinin devamı içun rahat bırakayım. Her şey gönlünüzce olsun, görüşmek üzere!

 -----------------------

 

Altın Maskesli adamın açtığı tuhaf delik ve içinden çıkan iblis sürüsü şok edici olduğu kadar aynı zamanda sessizce ortaya çıkmışlardı. Çevredeki hiçbir insan henüz durumun farkında bile değildi. Nitekim devasa Axon kıtasının orta ve güney kesimlerinde etkileri hissedilmiş gibiydi.

Yüzlerce kilometre uzaklıkta bulunan okyanus sahilindeki ıssız ve sakin arazide…

Derme çatma bir kulübe terkedilmiş görüntüsüyle önemsenmeyecek haldeydi. Yine de kulübenin içinde hareket etmeye bile mecali olmayan yaşlı bir adam, çürümüş cübbesiyle oturmaktaydı.

Bedeninden herhangi bir ruh aurası hatta yaşam aurası bile hissedilmiyordu. Adeta antik bir heykel gibiydi.

Görünüşünün yanı sıra ürkütücü bir hızla aniden göz kapaklarını aralayan yaşlı adam, uzayın karanlığını andıran simsiyah gözleriyle belli bir noktaya odaklandı. İfadesiz suratında en ufak bir değişim yoktu.

Kısa süre sonra dudaklarını aralayıp çatallı bir sesle mırıldandı.

“Huzur kaçıran densiz…”

Söylenişinin ardından gözlerini tekrar kapatıp eski haline döndü.

---------

Yabani arazinin ortasında yükselen basit bir dağın, derinlerinde gizli mağaralarından bir tanesinde…

Yaktığı küçük kamp ateşinin önünde oturup kendi kendine konuşan ve otuzlu yaşlarda görünen kızıl saçlı bir kadın vardı. Kadın bu tuhaf yere rağmen gayet keyifli görünüyordu ve sürekli önündeki kadehe saçlarından daha kırmızı bir şarap doldurarak içiyordu.

Bu canlı ortama rağmen kadının varlığı biraz sisliydi. Siması seçilememekle birlikte bedeninden etrafa tuhaf bir güç yayılıyordu.

O anda kadın, anlaşılmaz konuşmasını ansızın kesip sessizleşti. Birkaç saniye sonra kuşların şakımasına benzer nedensiz bir kahkaha attıktan sonra yüksek sesle konuştu.

“Ruh gücü tanıdık değil? Böyle ıssız bir yerde, benden başka Araf’a geçit açabilecek bir efendi olduğunu kim tahmin edebilirdi ki? Haha, yine de akıllıca…

Işık gece vakti dikkat çekecek olsa da, onu görecek kimse yokken en uygun zaman hala gecedir…”

Kadın daha fazla umursamadan bardağındaki kadehe ilgisini çevirmekte gecikmedi.

Zira söylediği gibiydi. Araf’a açılan geçitler sabit ve değişmezdi. Bunun tek istisnası geçici bir portal açabilecek kadar güçlü olan Yeryüzü Efendileri’ydi. Ancak açmak mümkün olduğu kadar dikkat çekmekte bir getirisiydi.

Zirve kıdeme ulaşmış bu canavarların hassaslığı düşünüldüğünce böyle bir uzaysal dalgalanmayı hissetmemeleri mümkün değildi. Bu yüzden bir Yeryüzü Efendisi, Araf’a gitmek istediği zaman bunu kendi seviyesindeki uzmanlardan saklayabilmek için çok uzak yerleri tercih ederdi.

Elbette bu gizlenmenin birçok nedeni vardı. İnsanların düşmanları veya sırları her zaman mevcuttu. Bazı şeyler kem gözlerden saklanmalıydı. Sonuçta bu ustaların çoğu tanınmış figürlerdi. Kendi okulları veya klanlarının yöneticileriydiler. Gidecekleri zaman bunu sessizce yapmaları şarttı. Aksi takdirde evlerini düşmanlar veya hırsızlar için ortada bırakmış olmazlar mıydı?

Bu konu bir yana, durumu keşfeden canavarvari yaşlı uzmanlar arasında İblis Duhan’ın olmaması söz konusu olabilir miydi?

Bu sırada Karen, beklenmedik bir suikasttan kurtulup geri dönmüş ve ekibini toplamıştı. Geri çekilen yavru ejderde hızlıca Karen’in omzundaki yerine tünemişti. Karen, takımın toplanmasıyla birlikte herkesin sağlıklı olup olmadığını kontrol edip, yanlarındaki iletişim kristallerini hemen kullandırdı.

Artık diğer takımlar ve Kuzey Yıldızı okulu, 3.Kıdem öğrenci grubunun saldırıya uğradığını biliyordu. Ortada herhangi bir tehlikenin kalmadığını teyit eden sorumlu öğretmen kristal vasıtasıyla anında geri dönme emri vermişti.

---

Bununla birlikte Karen arkasında sıralanan uslu ve birazda heyecanlı takımıyla yola koyuldu. İstikamet dört takımın toplanma alanından başka bir yer değildi. Hepsi toplanacak ve grup tam sayısıyla geri dönecekti.

Ancak bu kısa yürüyüş aniden Karen’in duraksamasıyla sekteye uğradı. Yan Bi ve diğerleri artık her dediğini içtenlikle yapmaya gönüllü oldukları ‘takım liderinin’ durması karşısında şaşırarak beklediler. Soru sorarcasına kalkan kaşları Karen’e dönmüş olsa da en ufak bir çıt çıkarmadan beklemekle yetindiler.

Onlara göre Karen, aynı kategoride değerlendirilmeleri mümkün olmayan üst seviye bir dâhiydi. Yaptıklarının bir kısmına şahit olmaları bile ona karşı eşsiz bir saygı ve korku beslemelerine yetmişti. Yan Bi için bile bu hisler farklı değil aksine daha güçlüydü.

Patriğin onun gücünü övdüğünü duyduğunda şaşırmış ama çok umursamamıştı. Nitekim kendi gözleriyle gördükten sonra aslında Patriğin gereğinden fazla mütevazı bir övgüde bulunduğunu düşünemeye başlamıştı…

Takımdaki öğrenciler kendi düşünceleriyle kafa patlatmakla meşgulken Karen bunun farkında bile değildi.

Aslında ustasının söylediği şeyler onu şaşkına çevirmiş durumdaydı.

“Birisi Araf’a geçit açtı… Hem de çok yakın bir yerde…”

Karen bu sözlere nasıl şaşırmazdı? Ustası gibi bir iblis ile muhatap oldukça, bir Araf Geçidinin ne kadar zor açıldığını öğrenmişti…

Bunu yapabilecek olanlar sadece ve sadece Yeryüzü Efendileri’ydi! Ancak hala bu yetişim seviyesi yanında gerekli birçok materyal vardı ve bunlar, aşırı pahalı Evren Taşı gibi bulunması zor şeylerdi. Yani Zirve seviye bir güç ve zenginlik, olmazsa olmaz gereksinimlerdi. Yine de bu kadar şaşırmasına neden olan şey böyle bir varlığın aslında Axon kıtasında olduğuydu!

Hatta çok yakınlarda bir yerde…

Bu onun için şaşırtıcıydı çünkü kıtada namı duyulmuş bir güç olarak kabul edilen Yıldız Ruhu okulunda öğrendikleri bunun tersine işaret ediyordu. Şaşırtıcı bir bilgi birikimine sahip kütüphanede okuduğu kadarıyla Axon kıtası beş kıta arasında orta düzey güce sahipti.

Ne en güçlü ne de en zayıf kıtaydı. Ayrıca sahip olduğu tüm güçlü gelişimcilerin büyük çoğunluğu Kuzey’deki oluşumlardaydı. Gerçekte Axon kıtasının güç endeksi basit bir tabirle açıklanabilirdi.

Güney en zayıf kısımken Kuzey’e doğru güç seviyesi gittikçe artıyordu. Zaten kıtanın yöneticisi olarak kabul edilen Göksel Mora İmparatorluğu da kuzeyin en uç noktasında kurulmuştu…

Bilinene göre sahip oldukları güç dehşet vericiydi ve kaç tane Yeryüzü Efendisine sahip oldukları bunca zamana rağmen belirlenememişti…

Evet, çok güçlüydüler ancak bilinmesi gereken şey şuydu; Kıtada onlardan başka hiçbir oluşumun Yeryüzü Efendisi seviyesinde bir uzmanı yoktu! Bunu başaramıyor değillerdi. Aslında o seviyeye ulaşan her gelişimci bazı nedenler yüzünden Göksel Mora İmparatorluğuna katılıyordu.

Bu İmparatorluğun dayatması da olabilirdi, sahip oldukları kaynaklar yüzünden tercih ediliyor da olabilirlerdi. Neden ne olursa olsun asıl olay, kıtanın başka bir kesiminde Zirve seviye bir uzmanla karşılaşmanın bu yüzden zor oluşuydu.

Her şeye rağmen bir tanesi kıtanın güneyinde belirmiş ve bu yetmezmiş gibi bir geçit açmıştı. Karen için şaşırmasına neden olan şey, o figür eğer İmparatorluğun uzmanı olsaydı böyle bir şey yapmamalıydı. Çünkü Axon kıtasındaki tüm geçitler hâlihazırda imparatorluğun elindeydi. Bir zirve uzman o geçitleri rahatça kullanabiliyor olmalıydı.

İşte durum buydu. Bu sözü geçen uzman, ya yeni gelişen birisiydi, ya da başka bir kıtadan gelen davetsiz bir misafirdi veyahut imparatorluğun geçidini kullanmak istemeyen ve gizli işler çeviren birisiydi.

Karen aklı havada bir genç değildi. Az bilgi sahibi olmasına rağmen böyle bir çıkarımda bulunmakta gecikmemişti. Pek tabi öğrendiklerinin hepsi doğru bilgiyse bu çıkarımlarında haklı olacağını biliyordu.

Diğer taraftan endişelenmeden edememişti. Eğer bunu ustası hissetmişse kıtadaki diğer uzmanlarda hissetmiş olmalıydılar. Bu olay gizli saklı işler peşinde olan birinin başından çıkmışsa imparatorluğun uzmanları engel olmak için muhakkak gelmek zorundaydı…

Durum karışır ve uzmanlar arasında bir savaş ihtimali doğarsa bu ne kadar korkunç olurdu?

Karen bunu kestiremiyordu çünkü onlarca yıldır güneydeki hiç kimse iki zirve uzmanın savaştığını görmemişti. Genç adam ustasının gücünün bile çok az bir kısmına şahit olmuşken doğal olarak zirve uzmanların ne kadar güçlü olabileceğini söyleyemezdi.

Nitekim ustasının azıcık gücüne bakarak gerçekte neler yapabileceğini tahmin etmek zor değildi. En mütevazı hayallerindeki güç düzeyinde bile, onun gibi iki kişi savaşırsa güney cehenneme dönerdi!

O bunları düşünürken, İblis Duhan ağır bir sesle mırıldandı.

“Boşa endişelenmeyi kes velet. 10.Kıdem savaşçılar basit nedenler yüzünden savaşmaz. Daha net olmak gerekirse bizim gibiler ancak bıçak kemiğe dayandığında ruh gücüne başvurmaya isteklidir. Aksi olsa ve Yeryüzü Efendileri gelişigüzel savaşıyor olsaydı şimdiye kadar çoktan toprak denize, denizler bulutlara dönüşmüş olurdu…”

Karen ustasının söylediklerini işitince biraz duraksadı. Aslında rahatlaması için söylenen bu sözler daha fazla endişelenmesine neden oldu.

“Bu güç düzeyi biraz aşırı…” Genç adam iç çekerek söylendi. Anlaşılan oydu ki, bir Yeryüzü Efendisinin heybetinin masallara konu olması mantıklıydı.

Karen düşüncelere daldığı sırada İblis Duhan’ın kaşlarını çatarak kendi kendine söylenişini duydu. “Peki, neden Araf’ın aurası bu kadar belirgin?”

“Bu ne demek?” Karen sordu.

Onun sorusu kızıl ihtiyarı kendine getirmiş gibiydi.

“Hımm… Sıradan uzmanlar sadece geçitten yayılan boyutsal dalgaları hissedebilir. Benim gibi bir iblis içinse bu his çok daha keskin. Sonuçta geçit öz yurduma açılıyor. Boyutun ardını… Araf’ın kendine has aurasını kolayca hissedebilirim.”

Bunları söyledikten sonra iblis Duhan biraz duraksadı. Akabinde yine kendi kendine mırıldanıyormuş gibi göründü.

“Ancak bu tuhaf… Araf’tan taşan aura fazla güçlü. Sanki basit bir geçit değil de, sabit bir düzlem bağlantısı kurulmuş gibi veya…” O anda İblis Duhan sözlerine devam edemedi. Fakat suratındaki düşünceli ifade basitçe çirkinleşmişti.

Karen bu ifadeyi görünce soğukça titredi. Kızıl ihtiyarın düşüncesi her ne idiyse aklına gelen şey yüzünden ölümcül bir aura yaymaya başlamıştı. Ve bu aura Karen’i bir buz dünyasına itilmiş gibi hissettirmişti.

Genç adam ciddiyetle mırıldandı. “Veya?”

Karen ustasının hoş olmayan ifadesinin değişmediğini görünce cevap alamayacağını hissetti. Kalbi bir kasvet dalgasıyla kaplandığı sırada aniden kızıl ihtiyarın cehennemden gelen boğuk bir sesle mırıldandığını işitti.

“Veya Araf’ın çocukları insan dünyasına geçiyor olabilir...”

Karen bu sözlerin neyi anlatmak istediğini düşünmeden sordu. “Araf’ın çocukları?”

“İblisler…”

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 954

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 901

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 749

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 709

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 585

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 522

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 493

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 480

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 436

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 425

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 195

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 193

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 156

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 153

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 136

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 129

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 82

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 69

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 55

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 53

Site İstatistikleri

  • 8397 Üye Sayısı
  • 201 Seri Sayısı
  • 13002 Bölüm Sayısı


creator
manga tr