Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

KAREN - Bölüm 100 - Kılıç Dişli Kaplan


 

 

Tegrain ormanında gelişim amacıyla ava çıkan dört öğrenci takımı ayrı bölgelerde kendi mücadelelerini vermekle meşguldü. Bu tecrübe arayışı Kuzey Yıldızı öğrencileri için özel olarak tasarlanmış olsa da onlara liderlik etmek ve yardımcı olmak için görevlendirilen Yıldız Ruhu öğrencileri de aslında kendi tecrübelerini geliştirmelerini sağlayan başka bir eğitime başlamıştı.

Vahşi yaratıkların kol gezdiği böyle bir ortamda astlarının hayatından ve gelişiminden sorumlu olmak her zaman rast gelmeyecekleri bir deneyim kapısı aralıyordu. Dördü de bunun farkında olarak hareket etti.

Yang Bo ve Liye büyük bir dikkatle görevlerini yerine getirmeye çalışırken, Enka çoktan kendi takımı içinde saygılı bakışların odağı bir statüye oturmuştu. Onu izleyen öğrencilerin tamamının gözlerinde şaşkınlık oldukça belirgindi.

“Dünyanın bin bir türlü hali var…” Gençlerden biri, kendisiyle eş güce sahip ufak tefek ve tilki benzeri Ruh Yaratığıyla karşılaşırken mırıldandı.

Hemen yanında ona destek vermek için bekleyen kız hafifçe kafasını salladı. “Dünyada ne kadar şaşırtıcı şey vardır bilemem ama şu adam kesinlikle şaşırtıcı şeylerden bir tanesi...”

Genç adam tilkinin saldırısını kalkanıyla engelledikten sonra hemen geri çekildi. “Senin sıran! Biraz dinleneceğim.” Dövüşü çabucak devralan kızı izlerken rahatlayarak nefeslendi. Ardından çevrede aynı düzende ama farklı yaratıklarla mücadele eden arkadaşlarına baktı.

Ötede, gözlerini bu ikili takımlar üzerinden ayırmayan Enka yer alıyordu.

“Bunca yaratığı konuşarak savaşmaya ikna etmek… Tamamen saçma ve ürkütücü! Düşünsene böyle bir düşmanın olsaydı? Hayali bile korkutucu!”

Duman Tilkisinin açığını yakaladıktan sonra kırmızı hançerini savuran kız, genç adamın yorumundan sonra derin bir nefes vermekle yetindi.

***

Her takım kendi planlarıyla işe koyulmuş olsa da Karen’in liderlik ettiği ve 3.Kıdem savaşçılardan oluşan takım işi yavaştan alıyordu. Karen diğerlerine göre daha güçlü rakiplerle mücadele etmeleri gerektiğini bildiği için astlarının enerjilerini toplamalarını istemişti.

Yarım saatlik hazırlıktan sonra arkasında öfkeli ve savaşa hazır halde bekleyen bir takım bırakmıştı.

Aralarından uzun boylu ve kısacık siyah saçlara sahip genç bir adam elindeki gürzü kontrol ederken konuştu.

Sesindeki öfkeyi saklama gereği duymamıştı. “Beklememizi söyleyip ortadan kayboldu. Ee, ne kadar beklememiz gerekiyor? Herkesin savaşmasını gerektirecek güçte bir yaratık bulabileceğine mi inanıyor? Hımh!”

“Zayıf olması daha iyi değil mi? Bence acele etmemize gerek yok.” Bulundukları yeri hala tehlikeli bulan ürkek kız Sita, kirpiklerini kırpıştırırken cevaplamıştı.

Yan Bi ise elindeki mavi çizgilere sahip kılıcı kınına geri soktu. “Onun yakalayacağı bir yaratık hepimizi zora sokamaz. Zaten bunu hemen başarabileceğini sanıyorsa düşündüğümden daha aptal demektir. Her neyse, ben meditasyon yapacağım.”

Umursamazca açıklarken nehir kenarındaki karaağacın yanına döndü. Onun fikrine olumlu bakan kalın kaşlı genç ise güldükten sonra, “Belki beklediğimizden hızlı döner ha? Bu gururla birlikte yanlış duvara toslaması mümkün. Hımm, akşama kadar dönmezse onu kurtarmayı düşünebilirim.” Onun alaylı yorumu diğerlerini güldürdü.

Sarışın bir kız cilveli ifadesiyle araya girdi. “Büyük kardeş Hogra her zamanki gibi iyi niyetlisin! Hahaha, seni örnek ala-” Ancak cümlesini tamlayamadan susmak zorunda kaldı.

Aniden yankılanan bir kükreme herkesin susmasına ve şaşkınlıkla bakmasına neden oldu. Yedi çift gözün tedirgin bakışı sesin geldiği yere dönmüştü.

Sadece gürültüye bakarak bile sesin sahibinin gücü hissediliyordu. Böyle bir yaratık hiç birinin uğraşmak istemeyeceği kadar güçlü bir tanesi olmalıydı.

Bilinçsizce silahlarına sarılmış halde çıt çıkarmadan beklediler. Birkaç saniye sonra,

-BAAAMM!-

Kükremenin birkaç katı kuvvette bir patlama sesi duyuldu. Gök gürültüsü gibi patlayan ses yüzünden Yan Bi bile titremişti. Hemen ayağa kalkıp kılıcını çekti.

Ciddi ciddi ayaklarının altındaki toprak hafifçe sallanmıştı.

“Bu… Hepiniz hazır olun! Bir şey geliyor!” Diye bağırdı.

Geri kalanlar onun ciddiyetiyle uyanıp soğuk nefesler çektiler. Silahlarına uzandıkları anda başka bir ses daha duyuldu fakat bu seferki göz bebeklerinin küçülmesine ve anlamsızca birbirlerine bakmalarına neden olmuştu.

Çünkü bu acı dolu bir çığlıktı! Tuhaf olan, ses tonuna bakılırsa biraz önceki heybetli kükremeyle bu çığlığın aynı yaratığa ait olmasıydı.

“Geliyor!” Yan Bi sık ağaçların arasındaki büyük silueti fark ederek sertçe bağırdı. Tereddüt etmeden ruh gücünün komple açığa çıkarmıştı.

“Çok büyük? Siktir…”

“B-Bu da neyin nesi?”

“G-Geri ç-çekilsek?”

Her kafadan farklı bir ses çıkarken ağızlarının kapanmasına ve korkuyla yutkunmalarına neden olan bir ruh gücü bölgeyi sardı.

3.Seviyenin sınırlarında gezinen bir yaratığa ait ruh gücü!

Yan Bi derince kaşlarını çattı. Ruh gücüne bakarak mantığı ona hızlı bir öngörü sundu. Böyle bir düşman göz önüne alınırsa… En kötü ihtimalle takımın yarısı ölürdü…

Bilinmeliydi ki, 3.Seviyenin zirvesindeki bir yaratık 4.Kıdem savaşçılarla kıyaslanamayacaksa da 3.Kıdem için hala çok büyük bir tehditti. Bu enteresan fark ise 3.Kıdem ve 4.Kıdem savaşçı yetişimi arasındaki güç farkının çok büyük olmasında yatıyordu.

Bu sırada ormanın içindeki siluet hepsini ter içinde bırakacak kadar yavaşça ilerledi. Yan Bi çoktan Çağrı Tılsımı’nı ortaya çıkarmıştı bile. Diğer takımları çağırmasını sağlayacak bu küçük disk ona birazda olsa güven veriyordu. Ciddi bir yardım alamayacaksa da en azından bu yaratığı sayılarıyla korkutabilirlerdi.

Fakat düşüncelerine soğuk duş etkisi yaratan bir manzara ortaya çıktı. Öyle ki 7 kişi arasında nefesi kesilmeyen kimse yoktu. Çünkü yavaşça ortaya çıkan yaratık artık gözlerinin önündeydi.

“K-K-KILIÇ DİŞLİ KAPLAN!!”

Yan Bi dişlerini kıracak kadar sıktı. Talihine ve şansına söverken hiç sakin görünmüyordu. Bu yaratık bulunduğu seviye skalasındaki en güçlü yırtıcılardan biriydi! Yetmezmiş gibi bu şeylerin sürü halinde gezdiğini biliyordu… Kesinlikle öleceklerdi!

Yan Bi aklına ilk gelen şeyi söyledi. “Sikeyim böyle işi! Kaçın!!”

Onu dinleyip dinlemediklerini umursamadan arkasını döndü ve koşmaya başladı. Beş kişinin tepkisi de en az onun kadar hızlıydı. Ancak aralarındaki en ürkek kişi unvanını alan Sita o kadar titriyordu ki bacaklarına söz geçirmekte zorlanıyordu.

Diğerleri bu sırada çoktan açıklık alanın diğer sınırına ulaşmak üzereydiler ve Sita’nın o anda titremeyi kestiğini ve açık yeşil gözlerinin şaşkınlıkla bakakaldığını fark etmediler.

“O-o ölmek üzere!!”

Sonuna kadar açılmış ağzından şaşkınlık dolu bu sözler döküldü. Kılıç Dişli Kaplan’ın korkutucu bir yaratık olması gerekiyordu ama gözleri başka bir şey anlatıyordu. Bu yaratığa bakarken istemsizce acıma duygusu ortaya çıkmıştı.

Turuncu kürkü kan ve yanık izleriyle doluydu. Hala heybetle koşabiliyor olsa da arkasına attığı bakışlardaki ‘dehşet’ duygusu ne kadar korktuğunu açıkça gösteriyordu. Sanki cehennemden bin bir zorlukla kaçmış bir günahkârdı!

“Kıdemli kardeşim!” Sita neler döndüğünü anlamasa da bu yaratığın onlar için tehlike arz etmediğinden kesinlikle emindi. Geride bırakıldığı için kırgındı ve Yan Bi’ye seslenirken sesi öfkeli çıkmıştı.

Yan Bi ve diğerleri onun bağırışını işittiklerine istemsizce geriye baktılar. Yüzlerini ve kıyafetlerini kaplayan ter ne kadar gergin olduklarını anlatmaya yetiyordu.

Ancak arkaya baktıklarından neredeyse hepsi aynı tepkiyi gösterdi. Önce dikkatle baktıklarını gösterircesine kaşları kalkmış sonrasındaysa göz bebekleri saçma bir manzarayla bakıyormuş gibi irileşmişti. Basitçe donup kalmışlardı.

“Ne… Bu… Nasıl bu hale gelmiş?”

“Uh! Kurtulduk!”

Hepsi yavaşça rahatlıyordu. Ne olduğunu bilmeseler de artık bu durumun tehlikeli olmadığı kanaatine varmaları zor değildi.

Yan Bi biraz önceki kaçış anını hatırlayınca utancını gömerek kaplana doğru yürümeye başladı. Diğerleri de onu takip etmekten korkmadılar. Her nedense hepsi gururlu ve dik yürüyordu.

Onların kaplana doğru boyun eğmez yürüyüşünü gören kimse biraz önce kaçışan tiplerle aynı kişiler olduklarına inanmazlardı. Tabi bu ani dönüş utançlarını saklamaları içindi. Altısı da Sita’yla göz göze gelmemeye özen gösteriyordu.

Yan Bi ve takımı gergin olmalarına rağmen sağlam adımlarla kaplana doğru ilerlemeye devam etti.

Ancak, Kılıç Dişli Kaplan onları fark etmemiş gibiydi. Direkt üzerlerine koşmaya devam ederken bu takıma karşı tam anlamıyla kayıtsızdı. Dehşete düşmüş bakışları sürekli, geldiği rotayı takip etmek için arkaya dönüyordu.

Savaşçıların hiç birisi başta bu duruma anlam verememişti. Nitekim dikkat ettiklerinde, en aptalı bile bu yaratığın başka bir şeyden kaçtığını anlamıştı. Artık kaplanı büyük bir tehdit olarak görmüyorlardı. Peki ya onu bu hale getiren şey? Acaba kaplanı hala kovalıyor muydu?

Aynı düşünceleri paylaşan grup istemsizce adımlarını durdurdu. Kaplanla aralarında pek bir mesafe kalmamıştı. Ve ne yapacaklarından emin olamayıp Yan Bi’ye baktılar.

Genç adam dişlerini sıkarak söylendi. “Önce şununla ilgilenelim. İşini bitiremeden başka yaratık gelirse, hemen geri çekilin!”

Diğerleri başlarını sallayıp onayladığı sırada ormanın derinliklerinden altın renkli bir siluet fırladı.

Bu siluet kaplandan daha küçük fakat çok daha hızlıydı. Aniden ortaya çıkmış ama bir nefes sonra çoktan kaplanın yanına ulaşmıştı.

Herkesin donakalmış bakışları ortasında beliren figür aslında tanıdık bir insandı!

Kılıç Dişli Kaplan, dehşet verici bu insandan kurtulduğuna tam sevinmişti ki hemen yanında beliren ruh gücü aurasıyla titremeye başladı. Kafasını çevirmesiyle gördüğü manzara,  sanki hayatı boyunca karşılaştığı en korkunç görüntüymüş gibi gözlerinde acı dolu bir ifade yerleşmişti.

“Aaooo!” Kükremesi yürek dağlayan ağlamaklı bir tondaydı.

Bu manzara olayı seyreden herkesin ağızlarını bir karış açık bırakmıştı. Hepsinin gözleri şok ve inanamazlık doluydu.

Çünkü korkunç bir yaratık olan Kılıç Dişli Kaplanı böylesine içler acısı hale getiren şey biraz önce alay ettikleri heriften başkası değilmiş gibi görünüyordu!

Bırakın bir şey söylemeyi düşünmekten bile aciz kalmış gibiydiler.

Böyle bir şeyi 3.Kıdem savaşçıların başarması mümkün müydü? Bu lanet herif gerçekten de insan mıydı yani?

O sırada Kaplanın yalvaran uluyuşu, merhametle değil kırbaç gibi uzanan bir bacakla karşılık buldu.

Karen’in yıldırım arklarıyla sarılı bacağı acımasızca kaplanın kalçasına gömüldü ve yıldırım çakması gibi bir patlama duyuldu.

-Baaam!-

Devasa boyutlardaki kaplan, küçük köpek yavrusu gibi uçup yere çakıldıktan sonra iki takla attı. Düştüğü yerde acı dolu bir başka çığlık kopardı. Öyle çaresiz bir durumdaydı ki Yan Bi ve diğerleri ona acıyan bakışlar atmadan edememişlerdi.

Karen’e baktıklarındaysa,

Genç adam dikildiği yerde üstünü başını silkiyordu! Ne bir yarası vardı ne de yorgun görünüyordu. Sanki ormanın içinde bir koşuya çıkmış gibiydi.

Kılıç Dişli Kaplan’a hiçbir şeymiş gibi muamele etmek… Hepsinin gözlerini korkuyla doldurmuştu! Ve Karen savaş aurasıyla dolu altın renkli gözlerini onlara çevirdiğinde hepsi korkuyla bir adım geri attı.

“Neden hala boş boş dikiliyorsunuz!? Gidip şunun etrafını sarın. Kaçmasına izin vermeyin.”

 

************************************

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14814 Üye Sayısı
  • 453 Seri Sayısı
  • 19476 Bölüm Sayısı


creator
manga tr