Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

KAREN - Bölüm 98 - Göreve Başlamak


 

-Cennetin Müridi mi?- Karen neden bahsettiğini anlamadı. Savaşçı dünyasıyla olan bağı kurulalı çok olmamıştı. Ve dikkate değer bilgilere Marn Şehrinde ulaşmak mümkün değildi. Bir süredir okulun kütüphanesindeki kitapları okumaya başlamış ve çok daha geniş bilgilere sahip olabilmişti. Nihayetinde hala bilmediği çok şey vardı.

“Anlaşmalı olduğu Ruh Yaratığının isimlerinden biri. Sinir krizi geçirmene neden olabilecek bir yaratık. Ne zaman birisiyle karşılaşsam onları öldürmek istememe neden olan ağızlarını kapatmak bilmezler.

İstisnasız hepsi güçsüz, dürüst, doğrucu ve merhametlidir. Kısacası tamamen iğrenç şeyler. Bu yüzden isimleri Cennetin Müridi veya Cennet Peri’si olarak bilinir. Dikkate değer tek bir doğal yetenekleri var o da bu!”

Ustası tiksintiyle açıkladığı sırada Enka kurt sürüsünün dikkatini çekerek yumuşak bir tonda konuştu.

“Size veya bölgenize zarar vermeyeceğiz. Sadece geçiyoruz bu yüzden savaşmamıza gerek yok.”

Bu sözlerin Karen üzerinde bir etkisi yoktu. Hatta ruhuna işleyen Enka’ya dair güvenilir hisler bile onun kontrolündeydi. Kadim Miras onu tüm etkilerden koruyan muazzam bir kalkan görevi de görebiliyordu. Doğal olarak etkiyi tecrübe etmek için kontrollü bir şekilde izin vermiş ve göz gezdirmişti.

Ancak diğerleri için böyle bir durum söz konusu değildi. Özellikle kurt sürüsü için. Hepsinin saldırgan tavrı şaşkınlık verecek hızla değişmişti bile. Alfa kurt şüpheli bir bakış attıktan sonra kafasını salladı. Bu resmen onay verdiğini göstermek içindi.

Sürünün geri kalanı yoldan çekilerek Alfanın yanına geçti. Duruşları tamamen kaygısız ve kavgadan uzaktı.

Grubun geri kalanı ne olduğunu anlamadıkları için şoka girmişti. Karen ise ne olduğunu bilse bile hala şok içindeydi. Düşününce böyle bir yetenek tam anlamıyla muhteşem değil miydi? Sadece sözlerle ruh yaratıklarını bile ikna edebilmek… Akıl almazdı. Karen, Enka’nın gördüğü saygı ve şöhretin nedenini anlamakta zorlanmadı.

Okulda kim onunla anlaşamaz veya savaşabilirdi ki? Sadece birkaç cümle ile Enka onları ikna etmek dışında kontrol bile edebilirdi. Saf gücü yüksek olmasa da hala ürkütücü bir rakipti!

“Sahip oldukları tek bir yetenek olsa da oldukça sinir bozucu bir tane olduğunu söylemek zorundayım. Cennetin Sözleri tekniği, her istediklerinde kullanabilecekleri bir yetenek değil. Kullandığın kişiyi tartışmasız surette ikna edebilmek için bazı şartlar gerekiyor. Örneğin, yalan söyleyemez veya art niyetli olamazsın... Göründüğü kadar işe yarar bir teknik değil.”

Karen ustasını dinlerken ilgiyle dolmuştu. Böyle tuhaf bir yaratığın varlığı onun için şaşırtıcıydı. Mutlak bir yeteneğe sahip olmasına rağmen iyi bir varlıktı. Aslında iyi olmak onun için mecburiydi. Yine de bu, kötü bir şey olamazdı. Cennetin Müridi, gerçekten de ismini hak eden bir Peri ırkıydı.

Daha şaşırtıcı olan nadir bile olmamalarıydı. Buna rağmen onlarla sözleşme yapmak hala zordu. Cennetin Sözleri tekniğinde gerekli şartlar Cennet Peri’siyle sözleşme yapmak isteyen insanda bulunması gereken özelliklerden biriydi sadece.

Cennet Peri’leri ruh konusunda çok derin bir bağlantıya sahiplerdi. Bu yüzden karşılarına çıktığınızda nasıl bir insan olduğunuzu bir bakışta anlayabilirlerdi. Muhtemelen ustasına işkence etmelerinin nedeni de bu olmalıydı.

Sözleşmenin en zor kısımlarından birisi de sözleşme yapmanın bir son olmamasıydı. Eğer karakterinizden ödün verir ve ‘iyilik’ yolundan saparsanız bir daha asla Cennetin Sözleri’ni kullanamazdınız.

Cennet Peri’leri ustasının deyimiyle Baskıcı Kilise olarak nam salmış mahlûklardı. Neden, sayıları çok olsa da nadiren sözleşme yapan savaşçıların ortaya çıktığını siz düşünün işte…

“Fanatik müminler… Ne kadar ürkütücü olduklarını tahmin bile edemezsin.” İblis Duhan geçmişte yaşadıklarını hatırlayınca dert yanmaya başlamıştı.

“Sorunsuzca hallettik. Haha, devam edelim.” Enka arkasına bakarak söylendi. Kimse ses çıkarmadan emre itaat etmişti.

Onlar için Karen’in gücü tahminen zirve seviyelere ulaşmıştı yani pekte şaşıracak bir durum değildi ama Enka’nın yeteneği gizemli ve gerçekten ürkütücüydü.

Bu sırada Karen merakla Enka’ya yanaştı. “Cennet Peri’leri hiçbir kötü davranışa izin vermiyor mu?”

Enka şaşırmış göründü. “Sadece izleyerek anlayabildin mi? Haha, Sınırsız’ları artık kıskanmaya başladım.”

“Onlarla birkaç kez muhatap olmuş birisini tanıyorum. Anlattıklarını hatırlayınca tahmin etmek zor olmadı.”

“Gerçekten de tahmin etmek zor değil.” Enka onaylayarak devam etti. “Düşündüğün kadar kısıtlayıcı değiller. Örneğin kötü veya suçlu birini cezalandırmak sorun değil. Ruh Yaratığım bunu anlayabilen sezgilere sahip.” Açıklarken her nedense Karen’e imalı bir bakış attı.

Karen bu bakışı fark edince suratını astı.

Enka ise olayların gidişine bakarak sessizce mırıldandı. “Beni yanlış anlama Karen. İyi birisi olduğunu biliyorum. Sadece senden de buna benzer bir aura yayılıyor. O kadar çok ki Cennet Peri’m senden çekiniyor.

Tekrar söylüyorum, savaşçı dostum lütfen yanlış anlama. Bunları söylememin nedeni, yalan söyleyememem ve düşündüklerimi saklayamamam. Yine de hala iyi birisi olduğunu düşünüyorum. Geçmişte her ne yapmış olursan ol. Seni yargılayacak değilim.” Enka samimi bir gülümsemeyle Karen’in omzunu sıvazlayıp yola devam etti.

Karen ise afallamış bir şekilde onun sırtını izlemek zorunda kalmıştı. –Bu çocuk ne demek istiyor!? Geçmişte kötü bir şey yapmadım ben!-

“Hahaha, küçük bir yanlış anlaşılma… Bahsettiği aura sence kimden yayılıyor?” Kızıl ihtiyar keyifli bir kahkahayla açıkladı.

Karen biraz duraksadıktan sonra gözleri anlayışla parladı.

İblis Duhan açıklamaya devam etti. “Senin bir Youren olduğunu düşünüyorlar bu yüzden bir Ruh Yaratığın olduğu fikri aklına bile gelmez. Yani hissettiği auranın senden yayıldığından emindir.

Bu arada… Hahaha, duydun mu? Cennet Peri’si benden ürküyormuş! Keyfim şimdi yerine geldi işte. Acaba ruh gücümün bir kısmını etrafa yaysam mı? Şuna kafayı yedirtmek güzel olmaz mıydı? Hahaha!”

-Hastalıklı bir karakterin var Usta. Ayrıca senin yüzünden bana takındığı tavra bak! Yüce gönüllülükle beni yargılamadığını söyledi yahu!-

“Bunda kötü olan ne velet! Varlığıyla diğer mahlûkatı korkutan bir ustaya sahipsin. Önümde diz çök ve bana şükret! Wahahah!”

Karen gözlerini devirip, adeta konuyu hiç yaşanmamış gibi kapattı ve grubun peşine takıldı.

---

Gittikçe derinlere ilerlemelerine rağmen grup herhangi bir sorunla karşılaşmadan Yang Bo ve ona ait takımı da başka bir yere bırakarak ayrıldı. Peşi sıra yakınlardaki üçüncü bölgeye ulaştıklarında Enka söylendi.

“Burayı ben devralıyorum, savaşçı dostum. 3.Kıdem savaşçılar için sen, çok daha uygun bir desteksin.”

Karen bunu düşünmemişti ancak Enka’nın sözlerinden sonra doğrusunun bu olduğuna karar verdi. Enka saygı duyduğu bir karaktere ve güce sahip olsa da konu güç olduğunda Karen çok daha ön plandaydı. Mevcut gücüyle 3.Kıdem savaşçılara bakıcılık yapması oldukça kolay bir görevdi. Reddetmesi için bir nedeni yoktu.

“Tamamdır. Bu arada ikna edemediğin bir yaratıkla karşılaşırsan bir de benim denememe izin vermeyi unutma.” Karen gülerek cevapladı.

“Haha, senin ikna tekniklerini görmek için acelem yok! Ayrıca ruh yaratıklarına nazik davran, onlarla mücadele etmesi gereken biz değiliz.”

Karen, Enka’nın alaylı konuşmasına gülüp geçti. “Benim ne kadar nazik bir adam olduğumun farkında bile değilsin!”

İkili konuşmalarını bitirdikten sonra Karen ve liderlik etmesi gereken Kuzey Yıldızı öğrencileri yola devam ettiler. Mesafe pekte uzak değildi. Kısa bir müddet sonra sakince akan bir nehir kenarına ulaşmışlardı.

Ormanın geri kalanına nazaran oldukça açıklık bir yerdi. Bakımsız ot ve çimenlerin kapladığı arazi oldukça sessizdi. Nehir kenarında tek başına yükselen bir karaağacın gölgesinde toplandıklarında Karen herkesi gözden geçirdi. Yan Bi dâhil, dört erkek ve üç kız öğrencinin ilgileri ise tamamen çevreye yönelikti.

Hepsi dikkatliydi ve değişen miktarlardaki gerginlikleri hissedilebilir durumdaydı. Kuralların olmadığı vahşi yaşam mücadeleleri konusunda deneyimsiz oldukları için buraya gelmişlerdi. Doğal olarak gerginlikleri anlaşılırdı.

Nitekim Karen lider statüsünde olarak daha rahat davransa da genç adam tecrübeli olduğunu iddia edemezdi. Bu yüzden onların biraz etrafa bakınmalarına izin verdi.

Bu sırada kendisi de ustasından aldığı keskin duyuları ve ruh algısını harekete geçirip aynı şeyi yapmaya koyuldu. Seviyesinin oldukça üzerinde bir kapsama alanıyla 80-90 metrelik çapı hissedebiliyordu.

“Yakınlarda Ruh Yaratıklarının yaşadığına dair bir iz yok. Burası geçici kamp alanımız olacak. Gece dinlenir gündüz avlanırız.” Karen düşüncesini diğerleriyle paylaştı. Takımının dikkati ona yöneldiğinde ekledi. “Güneşin batmasına daha var. Yarım saat dinlendikten sonra basit avlarla takım çalışmamızı kontrol edelim.”

Yedi kişilik takım bu kadar çabuk başlayacaklarını düşünmemiş gibi şaşırmışlardı. Çaresizce birbirlerine baktılar.

Karen ise hiç umursuyor gibi görünmüyordu. Sonuçta bu görevin konusu eğitimden başka bir şey değildi. Buraya gezmek için gelmemişlerdi. Hepsinin ötesinde Karen bu güne kadar üç farklı kişiden eğitim almıştı.

Marn şehrindeki okulunda görevli Usta Eryun, Babası Afron ve en önemlisi de İblis Duhan… Bu üçü de eğitimin zorlayıcı olması gerektiğine inanan tiplerdi. Yorgunluktan bayılmaya ulaşabilecek eğitimlere o kadar alışmıştı ki sanki normal olan buymuş gibi hissediyordu. Bir gün, öğrenci kabul ettiğinde aslında sürekli sövdüğü eğitmenlerinden hiçte farklı olmayacağının farkında bile değildi.

Bu sırada ürkek görünümlü ve siyah saçlı genç kızlardan birisi dikkatle konuştu. “K-Kıdemli kardeşim.”

Karen konuşmak için izin ister gibi bakan bu kızın tavrına şaşırmıştı. –Gerçekten savaşabilecek birisine benzemiyor…-

Yine de sakin bir sesle söylendi. “Bir sorun mu var?”

“H-hayır sadece burası… Kamp kurmak için tehlikeli bir yer değil mi?”

“Uh?” Karen bir süre ne diyeceğini bilemedi. –Buraya tehlikeli şeyler yapmak için gelmedik mi zaten!?-

Diğerleri onun cevabını beklerken Yan Bi gururlu bir sesle araya girip Karen’i kurtardı.

“Saçmalamayı kes, Sita! Buraya savaşmak ve deneyim kazanmak için geldik. Patrik güvenli bir macera yaşayalım diye mi uğraşıyor sanıyorsun!? Hepinize söylüyorum, aradığınız şey güvenlik ise başta katılmaya istekli olmakla hata ettiniz! Dönmek içinse artık çok geç!”

Aralarında hala cesur tipler vardı ancak onun sert sözleri yüzünden altısı da hafifçe yutkunmadan edememişti.

Aslında okullarında çok sayıda 3.Kıdem seviyesinde öğrenci vardı buna rağmen bu deneyim konusu kimseye zorla dayatılmamıştı. Yani gelen herkes kendi isteğiyle harekete geçmişti. Bir bakıma Yan Bi yanlış konuşmuyordu. Bu yüzden kimseden çıt çıkmadı.

Karen bile bu gururlu çocuğun sözlerini içten içe onayladı. Biraz ustasını andırsa da takımında saçma sapan konuşmayan birisinin olmaması keyif vericiydi…

“Yan Bi haklı ama içiniz rahat edecekse, kamp alanının güvenliği için iki farklı planımız var. Ancak unutmayın, günün sonunda güvenliğiniz tamamen kendi davranışlarınıza ve gücünüze bağlıdır. Tehlikeye her saniye hazırlıklı olmalısınız.

Burada geçireceğimiz beş günde dikkatsiz ve özensiz davranmadığınız sürece büyük bir sorun yaşamayız. Beklenmedik sürprizler konusundaysa… Elimden gelenin en iyisini yapacağıma güvenin.”

Karen tekrar açıkladı. Eğitim konusunda Yan Bi’nin sert tavrı iyi olabilirdi nitekim bir lider olarak takımına biraz güven duygusu aşılaması gerekliydi.

Herkesin Karen’e olan bakışları düşünüldüğünde bir nebze başarılı olduğu söylenebilirdi. Yan Bi ise konuyu uzatmadan bir köşeye oturup ağacın gövdesine yaslandı. Çabucak gözlerini kapatmış ve meditasyon yapmaya başlamıştı bile.

Grubun bir kısmı onu taklit ederken bir kısmı da etrafa bakınmaya devam ediyordu. Geri kalanlarsa kullandıkları silahları ortaya çıkarmış ve hazırlık yapmaya koyulmuştu.

*****************************

Bayram hasebiyle bölümler gecikti öncelikle kusuruma bakmayın lütfen.

Her birinizin geçmiş bayramını kutlarım. Umarım dertsiz tasasız ve arzu ettiğiniz gibi bir bayram geçirebilmişsinizdir. (:

Son olarak seriye olan ilginiz, yorumlarınız hatta zaman ayırarak yeni bölümleri takip ettiğiniz için teşekkürler. Birlikte nice bayramlara...!

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 666

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15642 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21147 Bölüm Sayısı


creator
manga tr