"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

KAREN - Bölüm 97 - Cennetin Müridi


 

 

Karen ve grubu, Xiao Qin’i izleyerek okulun kapısında toplanan kalabalık bir öğrenci topluluğunun yanına ulaştı. Karen ve diğerleri için bu, Kuzey Yıldızı’nda şimdiye kadar gördükleri en canlı ortamdı. Etrafta birkaç kişiyle sık sık karşılaşıyor olmalarına rağmen buraya geldiklerinden beri ilk kez elli kişiden oluşan böyle bir kalabalığa tanık oluşlarıydı. Kuzey Yıldızı gerçekten de fazlasıyla sessiz bir okuldu.

Küçük grupları halinde gürültülü ve keyifli bir sohbet çeviren Kuzey Yıldızı öğrencileri, dört yabancının gelişiyle dikkatlerini o tarafa çevirmişti. Gelenler Yıldız Ruhu savaşçı okulunun görev cübbelerine kuşanmış kıdemlileriydi. Yine de birçoğunun gözlerinde saygıdan çok kıskançlık duygusu ortaya çıkmıştı.

Onların lideri gibi görünen ve öne çıkan kişi Yan Bi oldu. Genç adam dik duruşu ve üzerindeki beyaz cübbesiyle asil bir görünüme sahipti. Kahverenginin kızıla çalan tonlarındaki saçı omuzlarına yayılmıştı.

Gelen dörtlünün kendilerine takım liderliği yapmasından haz etmediği bakışlarından belli oluyordu. Ancak şimdiki halinden yüz kat daha cesur olsaydı bile patriğin emirlerini karşı yorum yapamazdı.

Tabi ki bunun düşüncelerine bir engel oluşturmayacağı da başka bir gerçekti. 3.Kıdem seviyesindeydi ve onlara liderlik etmek için gelen dörtlüden en azından ikisini gözü kapalı yenebilirdi!

Diğer ikiliyse… Enka denilen adamın ismini daha önce duymuştu. Tuhaf bir gücü olduğu söyleniyordu fakat çoğu kişi onun güçlü bir uzman olduğu konusunda netti. Bu yüzden o adamı küçümsemiyordu. Diğer yanda kimliğini bilmediği şu genç adam vardı.

Onunla ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Normal şartlar altında kesinlikle umursamayacağı bir başka birey olmalıydı fakat patriğin sözleri aklını bulandırmıştı. –Safi gücü öveceksem bu senden başkası olamaz?- Yan Bi için böyle bir cümle aşırı takdir demekti!

Dikkatle gözlemlese bile onunla ilgili tuhaf bir şey bulamadı. Aurasını bile hissedememişti. Bu yüzden ilk başta onun gizlenme veya benzeri bir kuvveti olduğunu düşünmüştü. Nitekim patrik onun gücünü övmüştü öyle mi? Yan Bi meraklı olsa da daha fazla umursamadı.

-Belki sadece bu ikisinin bir dereceye kadar vasfı olabilir. Peki ya diğer ikisi? Çöpten başka bir şey değiller, tamamen saçmalık!-

Düşüncesini fazla belli etmeyen umursamaz bakışları kendi okulunun öğrencilerine döndü. Yüksek sesiyle herkesin susmasını sağladıktan sonra, “Takımlarınıza ayrılın.” Diye seslendi.

Elli kişilik öğrenci grubu Yan Bi’ye olan saygılı bakışlarıyla birlikte hızlıca toparlanıp dört takım oluşturdular.

İlk ve en kalabalık grup, neredeyse yirmi kişiden oluşan 1.Kıdem seviyesindeki savaşçılardan ibaretti. Diğer iki grupta 2.Kıdem uzmanlar toplandı. Farklı olarak ilkinde Erken aşama veya Orta aşama uzmanlar varken diğeri tamamen Zirve seviye 2.Kıdem yetişimindekilerden oluşuyordu. Sayıları diğerlerine göre daha azdı, Xaio Qin’de dâhil sadece 10 kişiydiler.

Son grup ise en az üyeye sahip olmasına rağmen en güçlüsüydü. Yan Bi ile birlikte 7 kişilik 3.Kıdem savaşçıları barındıran elit bir güç oldukları söylenebilirdi.

Karen ve diğerleriyse sessizce Enka’yı bekliyordu. Yapmaları gereken şeyi bilseler de lider olarak onun kararlarına göre hareket edeceklerdi.

Enka beklemeden, Xiao Qin’den aldığı haritayı ortaya çıkarıp açtı. Tegrain ormanın kuşbakışı çizilmiş resmini inceliyordu. Ağaçların gerçek görünüşünden daha seyrek resmedildiği açıkça belliydi. Aradaki ince patikalar ve belirli bölgeler rahatça görünüyordu. Bunların yanı sıra birbirine yakın dört bölge işaretlenmişti.

“Bunlar dört takımın avlanacağı bölgeler, şimdilik yola beraber çıkmamızda bir mahsur yok. İlk duraktan itibaren dağılırız.”

Herkes onayladıktan sonra durumu Kuzey Yıldızı öğrencilerine açıklayıp yola çıkmak için hazırlardı.

Enka’nın talimatıyla grup farklı bir yürüyüş düzeni aldı. Enka, Karen, Yang Bo ve Liye önden ilerleyecekken en arkada Yan Bi ve diğer 3.Kıdem savaşçılar bulunacaktı. Hedeflerine varana kadar yürüyüş formasyonları bu şekildeydi.

Haritada belli güç seviyesindeki yaratıkların yaşam alanları işaretlenmiş olsa da bunlar yaşayan varlıklardı sonuçta. Sürekli aynı yerde durmaları beklenemezdi. Yol üzerinde ön ve arka taraf güçlü bireylerce korunacakken orta kısım daha güçsüz olmasına rağmen kalabalık bir grubu barındıracaktı.

Herhangi bir itiraz olmadan, çok sayıda savaşçıdan oluşan grup sessiz ve hızlı adımlarla yola çıktı. Sorun çıkmadığı sürece yolculuk sadece birkaç saat sürecek gibi görünüyordu.

Karen’in grubu dikkatini korurken sohbet etmeye devam etti. Bu sırada

“Ne!” Yang Bo’nun afallamış sesi duyuldu.

Liye’de ondan farklı görünmüyordu ve adımları istemsizce donup kalmıştı.

“3.Kıdem’e mi ulaştın!?”

Biraz önce Karen muhabbet esnasında kıdem atlayışını paylaşmıştı. Saklamanın bir anlamı da yoktu. Ayrıca görevin gerektirdiği mücadele nedeniyle er ya da geç hepsi fark edecekti. Enka’nın aksine Liye ve Yang Bo tepkisiz kalamamıştı.

“Bu yetişim hızı biraz saçma değil mi?” Yang Bo kıskançlık dolu bir homurdanmayla fısıldadı.

Liye ise çaresizce kafa sallıyordu. “Tebrik ederim, büyük kardeşim.” Gerçekten söyleyecek başka bir söz bulamıyordu.

İkisinin de aklından geçen düşünce benzerdi. Sınırsızlar insan falan değildi! Yanınızda bir Sınırsız varsa özgüven ve kararlılığınız oldukça sağlam olmalıydı!

Karen ise onların tavrına şaşırmıyordu artık. Hatta birkaç kez bunun oldukça beklenmedik ve gereğinden fazla hızlı olduğunu söylemişti. Neticede bunu hiçbir şeymiş gibi söylemesi onlar için daha gurur kırıcı olmaz mıydı?

Öte yandan geri kalan iki saat boyunca ikisinde de çıt çıkmamıştı. Derin düşüncelere dalmış göründükleri için Enka ve Karen kendi aralarında bir sohbet etmek zorunda kaldılar.

----

“Geldik.” Enka herkese duyurdu. Grup bir araya toplandıktan sonra Enka, Liye’ye döndü. “1.Kıdem savaşçılar seninle olacak, savaşçı kız kardeşim.”

“Liye, yardıma ihtiyacın olursa Çağrı Tılsımı’nı kullanmaktan çekinme. Hemen gelirim.” Karen endişeyle belirtti.

“Teşekkür ederim büyük kardeşim. Endişelenme sorun çıkmayacak.”

Liye biraz gergin görünmesine rağmen savaşmaya çoktan hazır gibiydi. Yavaşça kafasıyla onaylayıp diğerlerine döndü. Yirmi kişi bir araya toplandı.

Her biri kullandıkları silahları kuşandıktan sonra Liye’yle birlikte ‘Böcek Yuvası’ diye işaretlenen yere ilerlediler. Hafif tepelik bir alandı ve mağara benzeri delikler açıkça görülüyordu. Düşük güçteki böcek tipi yaratıklara ev sahipliği yapan bu mağaralar onlar için bile tehlikeliydi. Bu yüzden biraz daha uzağında avlanacaklardı.

“Tamamdır biz yola devam edelim.”

Enka, neredeyse yarı yarıya eksilen grubu peşine taktı. Şimdiye kadarki yolculukları sorunsuz geçmişti. Devasa ormanın bu sınır kısımlarında güçlü yaratıklarla nadiren karşılaşılabilirdi.

Aynı zamanda 4. Seviye bir yaratığa denk gelseler bile tek başınayken kaçmaktan başka çaresi kalmazdı. Yaratıklar bile kendi bölgeleri olmadığı sürece bu kadar riske girmezdi.

Nitekim yolun devamında buna benzer bir problem yaşanmıştı. 3. Seviye alfaya sahip küçük bir Mavi Kürklü Kurt sürüsüne denk geldiler.

Grubun yolu onların bölgesinden geçiyordu ve kurtlar güçsüz olsalar bile bölgelerini korumaya istekliydiler. Karen ve grubu için en fazla birkaç yaralanmayla kolayca çözülebilecek bir sorundu.

Ancak bu vesileyle Karen ilk kez Enka’nın gücüyle tanıştı. Soluk altın sarısı saçlarıyla öne çıkan genç adam tek başına kurtların karşısına dikildi.

Tuhaf kısım Alfa ile Enka arasındaki iletişimdi!

Enka’nın vücudundan tarifi zor uysallıkta bir ruh gücü yayıldı. Bu sıcakkanlı uysallık, aurasından kaynaklanan bir illüzyon gibiydi. Buna rağmen yoğunluğu oldukça net ve belirgindi. Hoş hissettiren yaz yağmuru aniden bir sağanağa dönüşmek üzereymiş gibiydi. Uysal ama etkili bir güç hissiyatı ortaya çıkmıştı.

Hisleri insanlardan daha keskin olan yaratıklar doğal olarak çok daha etkilendi ve şaşırdı. Alfa kurt, insan boyutlarında iri yarı bir yaratık olarak cesur ancak sürüsünü düşünen bir karakterle, bölgelerine giren düşmanı dikkatle inceledi.

Hissettiği tuhaf ruh gücü onda belirsiz bir tehlike duygusu doğurmuştu.

“Hıırrrr” Düşük frekansta bir hırlama sesi çıkarırken savaşa hazırlanır gibi kürkünün dikilmesini sağladı. Pençeleri toprağa saplanmıştı ve vücudu geriye doğru gerilerek son hazırlığını yaptı. Bu açık bir uyarıydı!

Karen duruma göz gezdirince Enka’nın tehlikede kalabileceğini düşünerek yanına doğru yürüdü. Sakince adım atarken bedeninden yavaşça aurası yükselmeye başladı.

Enka’ya nazaran çok daha vahşi ve dobra bir dolu yağışı gibiydi! Gücü yükselirken sakin adımları daha haşin bir sertlikle toprağa bastı. Onun gücünü anlamak için hisse gerek yoktu, toprağın her adımda titremesi size istediğiniz bilgiyi veriyordu!

Onun net tavrı, bırakın kurt sürüsünü Kuzey Yıldızı öğrencilerine bile geri adım attırmıştı. 2.Kıdem savaşçıların içgüdüsü basitti. Karen’in savaşından doğacak etkiler onlar için yıkıcı olabilirdi. 3.Kıdem’ler bile üzerlerine çöken bir baskıyla durdukları yerde tedirgin bir bekleyişe hapsolmuşlardı.

Hepsi için bu örnek, Yıldız Ruhu öğrencilerinden beklenen bir heybetti. Yang Bo bile Karen’in Sınırsız unvanı yüzünden onu kendiyle eşit birisi olarak hayal edemiyordu. Karen manyakça bir güç kullansa bile beklentileri dâhilinde olurdu. Şimdiye kadar yaptıkları zaten onun için şaşırma kotasını doldurmuştu.

Nitekim sadece Yan Bi onca insan içerisinde şaşırmış bir surat ifadesine sahipti. Şimdiye kadar fark edememiş olsa bile patriğin sözlerinden sonra o herifin 3.Kıdem olduğunu tahmin etmişti. Lakin ondan gelen ve herkesin aurasını bastıran bu aura karşısında şaşırmıştı. –Bu… Ne çeşit bir güç? Sadece aurayla böyle bir baskı kurmak mümkün mü?-

Diğer taraftan bu sadece artçı etkiydi. Asıl baskıya maruz kalanlar sadece kurt sürüsüydü. Alfa kurt baskıyı hissettiği an, en tehlikeli düşmanın önündeki adam olmadığını fark ederek irkildi.

Şimdi yaklaşan insandan ürkütücü bir his doğmuştu içine. Düşüncesini açıklar gibi ikinci bir hırlama sesi çıkardı. Bu sefer altı kurttan oluşan tüm sürü aynı şekilde saldırı pozisyonu aldı. Hepsinin dikkati anında Karen’e dönmüştü.

Ancak o sırada, “Halletmeme izin ver.”

Enka gülümseyerek Karen’e doğru seslendi.

Karen dâhil herkesin kafası karıştı. “Emin misin?”

“Haha, beni düşündüğün için teşekkürler ama sorun yok.” Enka bir kez daha rahatlıkla onayladı.

Karen onun rahat tavrı karşısında sorgular bir ifadeye sahip olsa da Enka’ya güveniyordu. İkinci kez düşünmeden ruh gücünü geri çekip olduğu yerde bekledi.

Kurtlar bile gelişen olaylarla birlikte şaşırmışlardı. Çoktan savaşmaya hazırlardı ama durum beklenmedik şekilde gelişiyordu. Gücünü geri çeken insanın varlığı onları endişelendirse bile hala bölgelerini öylece vermeye gönülsüzdüler.

Alfanın dikkati bir kez daha Enka’ya yöneldi.

O anda Enka’nın bedeninden, öncesine göre çok daha tuhaf bir ruh gücü yayıldı. Saydam ve gölgesizdi. Buna rağmen ruhsal bir etkisi var gibiydi.

Karen içinde beliren hissin ne olduğunu anlamlandıramıyor olsa da fark ettiği net bir etkisi vardı. Enka’ya olan güveni ve iyi niyeti çok daha derinleşmişti. Bu değişimi açıkça hissedebiliyordu. Çabucak anladı ki onun kullandığı tuhaf teknik yüzündendi.

-Bu nasıl bir teknik böyle?-

“Teknik değil. Cennetin Müridi yüzünden.” Kızıl ihtiyarın cevabı Karen’i şaşırttı.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1221

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1054

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 644

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 180

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14843 Üye Sayısı
  • 457 Seri Sayısı
  • 19528 Bölüm Sayısı


creator
manga tr