Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Kara Büyücü - 587.Bölüm - Asi Tanrı Ortaya Çıkar


587.Bölüm – Asi Tanrı Ortaya Çıkar

 

“Bu şey cidden sinir bozucu... Eğer bu şey olmasaydı onlara yardım etmem mümkün olabilirdi... Ölüm Tanrısı, senin ben yedi- Ha... öfkelenmemeliyim.” Catherine’in ölümünü sezen Cain etrafa küfrederken kendisini durdurmaya çalışıyordu. Çünkü vücudu çoktan Ölü Zihin Kristalini tüketmiş olsa da kalan enerji hâlâ zihnini mühürlemeye çalışıyordu.

 

“Senin kızmana gerek yok. İkimiz için de onlara küfredebilirim.” Onun arkasında olan ve Cain’den daha da fazla yaraya sahip olan İnfirmi yaratıcı küfürlerini sıralamaya başladığında Cain gerçekten de daha rahat hissetmiş ve sırtını İnfirmi’nin kanatlarından birine yaslamıştı.

 

“Acaba Patron’un dövüşü şu anda nasıl gidiyor?” Cain uzak bir yere bakarken düşünmüştü. Paul’ün dövüşünün başlangıcına şahit olmuştu ama o Baş Tanrıyla dövüşü bir başka yere taşıdıktan sonra nereye gittiği hakkında herhangi bir fikri yoktu.

 

“Kesinlikle kazanıyor. Patron’un ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz.” İnfirmi kendisine güvenir bir şekilde konuşsa da Cain o kadar emin değildi. Paul o anda büyük ihtimalle en fazla Baş Tanrı’yla eşit şartlarda dövüşüyor olmalıydı. Ve bunun tek nedeni onunla eşit seviyede bir güçte olması değildi.

 

“Eğer planı uygulamayı düşünüyorsa şu sıralarda savaşı uzatmak için özellikle Kara Büyülerden sakınıyor olmalı... En güçlü teknikleri olmadan dövüşmek Patron için bile zor olacaktır. Umarım yeterince dayanabilir. Ve umarım ben de en azından gitmeden önce plana biraz katkı sağlayabilirim.”

 

Cain bu şekilde düşünürken İnfirmi’ye herhangi bir şey söylememeye karar vermişti. Çünkü onun üzerine boşuna bir baskı yüklemek istemiyordu ve Paul daha önceden kimseye söylememeleri gerektiğini ona ve Shuan’a söylemişti.

 

“Hey, bir aura yaklaşıyor.” O sırada İnfirmi birden başını kaldırmış ve Cain gözlerini kısmıştı. Vahşi bir aura onlara doğru fazla hızlı olmayan bir şekilde yaklaşıyordu. Bu hızlı yaklaşan bir auradan daha kötüydü çünkü auranın sahibinin savaş alanında rahatça gezebilen birisi olduğunu gösteriyordu.

 

“Hazır olsak iyi olacak.” Cain gözlerini bir süre kapattıktan sonra onları açmış ve kararlı bir ifadeyle konuşmuştu. Ölü Zihin Kristali yüzünden savaş için oldukça iyi bir formda olmasa da en azından yaraları eskisi kadar ölümcül değildi ve kendisine dikkat ettiği sürece bir kez daha bilinçsiz bir canavara dönüşmeyecekti.

 

Tek elinde bir kez daha gümüş mızrağı belirmişti ve aurası öncekinden zayıf olsa da yine de soğuk ve ölümcüldü. Aynı anda, İnfirmi de kendi yaralarını görmezden gelirken dikleşmiş ve vücudu alevler ile kaplanmıştı.

 

Aynı anda, birden uzunca bir adamın sağlam figürü onlardan yüz metre kadar uzakta belirmişti. Tek elinde uzunca bir kılıç tutan bu adam onların tedbir almasına neden olan vahşi auranın kaynağıydı. Ama o anda oldukça sakin ve rahat görünüyordu.

 

“Cehennem’in Dünya Yiyenleri, sizlerle ilk karşılaşmamda yaralı bir hâlde olmanız biraz yazık oldu.” Bu adam, Katliam Tanrısı, sakin ama güçlü bir sesle konuşmuştu. Düşmanlarıyla konuşsa da sesinden herhangi bir şekilde öfke veya soğukluk hissedilmiyordu.

 

“Sizlerle tam gücünüzde dövüşmeyi planlıyordum. Şu an ne kadar güçlü olduğumdan emin değilim ve rastgele bir şekilde Kara Büyücü ve Baş Tanrı’nın arasına girmek istemedim. Ama görünüşe göre bir başkasını bulmam gerekecek.” Katliam Tanrısı bu sözleri söyledikten sonra arkasını dönmüş ve uzaklaşmak için bir adım atmıştı. Onun bu hareketleri Cain’i şaşırtmıştı.

 

Ama onun gitmesine izin verecek değildi. Katliam Tanrısının onu bırakması bir başka kişiye gitmesi anlamına geliyordu ve Cain buna izin veremezdi.

 

“Yut.” Cain vücudunun çevresindeki yoğun öz enerjisini vücudundaki her delikle yutmaya başladığı anda pozisyonu değişmiş ve saldırmaya hazırlanmıştı. İnfirmi kanatlarını birden açıp çırptığında ikili hızlı bir şekilde Katliam Tanrısına doğru fırlamışlardı.

 

“Hücum!” İnfirmi’nin hızı ve Cain’in enerjisi ile birlikte güçlü bir mızrak hızla Katliam Tanrısına doğru ilerlemişti. Hızları yüzünden kızıl bir ışına benzeyen bu ikilinin farklı renkte görünen tek parçaları Cain’in kavradığı mızrağın parlak gümüş ucuydu.

 

Boom!!!

 

Yolun yarısında hızları bir kez daha artmış ve bir enerji patlaması oluşmuştu. Yalnızca bu enerji patlaması bile yakın sayılabilecek Cehennem tarafı askerlerini şok edip bazılarının vücutlarındaki enerjiyi sarsmıştı ama Katliam yalnızca hafifçe arkasını dönmüştü.

 

“Pek korkunç görünüyorsunuz. Ne yazık ki, göründüğünüz kadar korkunç değilsiniz.” Katliam boşta olan elini kaldırıp hızla ona yaklaşan ikiliye uzatmış ve koyu kızıl bir enerji dalgası göğsünden boynuna, oradan da eline akmıştı.

 

“Roaar!!!” Enerji dalgası ilerlerken uzunca bir ejderhaya dönüşüp kükremişti. İnfirmi’ninki gibi daha çok kertenkeleyi andıran bir form yerine bu ejderha yılanımsı bir forma sahipti ve düz bir çizgide kendi etrafında dönerek hareket ediyordu.

 

Boooom!!!

 

Ejderha ile Cain’in mızrağı çarpıştığında gümüş ve koyu kızıl enerjiler karşılaşmış ve gümüş enerji bir anlığına yüksek miktarda kızıl enerjiyi yutsa da sonrasında renk olarak hafifçe kızıllaşmış ve patlayarak etrafa dağılmıştı. Şaşıran Cain kendisini korumak için bir şey yapamadan önce karşı taraftaki ejderha hızla ilerlemeye devam etmişti. Sonuna kadar açılan ağzıyla Cain’i yutmak istiyor gibi görünüyordu.

 

“Roar!”

 

Enerjiden oluşan ejderha Cain’e ulaşamadan önce İnfirmi kükremiş ve kanatlarını çırpmıştı. Kanatlarından yayılan alev dalgaları enerji ejderhasıyla karşılaştığında onu yok edemese de en azından duraksatmayı başarmıştı.

 

Ve bu duraksama Cain için yeterliydi.

 

“Yut!” Cain ileriye atılıp ellerini enerjiden oluşan ejderhanın üzerine yerleştirmiş ve koyu kızıl enerji onun isteğiyle birlikte vücuduna doluşmaya başlamıştı. Önceden kullandığı gümüş enerjinin aksine Cain’in asıl vücudunun bir sınırı yoktu ve ejderhayı oluşturan enerjiyi emmesi birkaç saniyesini bile almamıştı.

 

“Kah!” Ama tüm enerjiyi çektikten sonra vücudunun her yanında bir acı hissetmişti. Zihni bir anlığına bulanıklaştıktan sonra Cain kararmış bir yüz ifadesi ile İnfirmi’nin başının üzerine geri dönmüştü.

 

“Cain? İyi misin?” İnfirmi elbette onun durumunu görmeyi başarmıştı ve Cain’in bir ölümsüz ruhu yese bile herhangi bir hasar almayacağını biliyordu. Bu yüzden ejderhanın enerjisini yedikten sonra acı çekmesi biraz şaşırtıcı olmuştu.

 

“İyiyim, İnfirmi. Ama daha fazla enerji yutmaya devam etmemeliyim. En azından büyük miktarlarda enerji yutamam.” Cain göğsünü tek eliyle ovuştururken İnfirmi’ye bir zihin mesajı göndermişti. “Ölü Zihin Kristali’nin parçaları enerjiyle yeniden güç kazanıyorlar. Onları tamamen sindirene kadar fazla büyük bir miktarda enerji yutmamalıyım. Yoksa...”

 

Cain’in sözlerini bitirmesine gerek yoktu çünkü İnfirmi ne olacağını anlamıştı. Eğer Ölü Zihin Kristalinin parçaları güçlerini tamamen kazanırlarsa Cain bir kez daha tamamen içgüdüleriyle hareket eden bir canavar olacaktı.

 

“Dünya Yiyenler... bu isim onlara gerçekten uyuyor.” Bu sırada, Katliam Tanrısı bu şekilde düşünmüştü. Enerji ejderhası onun tek hareketiyle yapılmış gibi görünse de oldukça yoğunlaştırılmış enerjiden oluşmuş bir varlıktı ve Konsey’deki diğer Tanrıları kesinlikle yaralayabilirdi. Cain’in durumu öncekinden kötü görünüyordu ama Katliam Tanrısı bunun asıl nedeninin önceki yaralarının bir şekilde tetiklenmesi olduğunu anlamıştı.

 

“İyi. Öyle olsun bakalım. Bir süre sizlerle dövüşeceğim. Umarım ilk birkaç dakika içinde düşüp ölmezsiniz.” Katliam Tanrısı’nın vücudu bir katman bariyer ile kaplanırken kılıcı da dalgalanan vahşi bir enerjiyle sarılmıştı. Onun bu halini gören Cain ise sırıtmıştı.

 

“Benim istediğim de buydu. Haydi bakalım İnfirmi, bakalım bu ‘güçlü’ düşmanı devirebilecek miyiz?” Cain özellikle ‘güçlü’ kelimesine vurgu yaparken mızrağını kaldırmış ve Katliam Tanrısına çevirmişti. Aynı anda, hem onun hem de İnfirmi’nin gözleri Katliam Tanrısına dikiliydi.

 

“İleri!” Savaş alanının bu kısmında, bir başka dövüş başlamıştı.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1482

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17265 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35904 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr