Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Kara Büyücü - 472.Bölüm - Kaçış


472.Bölüm – Kaçış

 

“Geber, Kara Büyücü!”

 

4.Sema Yükselenlerden birisi Paul’e ilk ulaşanlardan birisi olmuştu çünkü teknikleri özellikle hıza odaklıydı ve etki alanını açmaya uğraşmamıştı. Ancak hızı çoğu asker tarafından takip edilemese de Paul onu kolayca hissedebiliyordu. Etki alanları aktifti ve kırılmadıkları sürece içlerindeki her şeyi hissedebilirdi.

 

Yakınındaki yükselenin ona doğru bir kısa kılıcı savurduğunun da farkındaydı. Ve bu kısa kılıç oldukça keskin bir ruh özü ile kaplıydı. Eğer vücuduna ulaşırsa ölümcül bir kesik açacağından emindi. Bu yüzden ulaşamamasını sağlayacaktı.

 

“Varlığa Hüküm, Cinnet.”

 

Paul’ün en güçlü saldırı gücüne sahip iki ruh özü birleşip saldırının geldiği yöne doğru bir kılıç enerjisi dalgası fırlattığı anda 4.Sema Yükselenin gözleri birden büyümüş ve kaçınmaya çalışmıştı. Ancak Paul’ün saldırısı onun bıçağına çoktan ulaşmış ve bıçağı da, onu da birden kesmişti.

 

Yükselen bir çığlık bile atamadan ölürken Paul derin bir nefes almış ve onun ruh kalbini sökmüştü. Bunun üzerine Yükselen saniyeler içerisinde dağılmış ve etraftan izleyenler şok olmuşlardı. Bunlara Fabian da dahildi.

 

Kendisi 7.Sema bir Yükselendi ancak az önceki saldırı onu bile hafifçe titretmişti. Ayrıca, Paul’ün ruh kalbini sökmek için kullandığı teknik oldukça korkutucuydu ve bunu kendisinin bile yapabileceğini sanmıyordu.

 

“Yoksa… hayır. Kesinlikle bir Tanrı değil. Ama kesinlikle güçlü.”

 

Fabian kendi kendine mırıldanırken diğer Yükselenler Paul’e aynı anda saldırmaya başlamışlardı ancak bu sefer işler farklıydı. Bu saldıran Yükselenler Etki Alanlarını aktifleştirmişlerdi ve Paul’ün İmparator seviyeli Etki Alanları anında dağılmışlardı. Aynı zamanda üzerinde 7 Yükselenin ortak baskısı birikmişti. Ama yüzünde bir gülümseme vardı…

 

“Şeytanın Kavrayışı.”

 

Elleri ileriye doğru uzanan Paul anında kalan tek 4.Sema Yükseleni gözüne kestirmiş ve birden hızlanarak onun önünde belirmişti. Yükselen onun etki alanında hareket edişini sezse de vücudu buna tepki verememiş ve tek bir el anında kalbini delip geçmişti.

 

Normalde kalplerini kaybetmek Yükselenler için ölümcül olmasa da Paul aynı anda ruhuna bağlı olan ruh kalbini de almıştı ve vücudu kısa bir sürede dağılmıştı. Aynı anda iki Yükselen Paul’ün arkasında belirmişlerdi.

 

“Öl!”

 

İki kılıç Paul’ün kalbine ve göğsünün sağ tarafına girerken Yükselenlerin ruh özleri Paul’ün iç organlarını tek seferde parçalamışlardı. Bu saldırının onu öldürmese de epey yavaşlatacağını ve bir süre saldıramayacağını düşünüyorlardı.

 

Ve tam da bu düşünce yüzünden Paul’ün başı birden geriye doğru yatınca şaşırmışlardı. İkisiyle de göz göze gelen Paul onları hazırlıksız yakaladığı anda avantajı kullanmış ve ruhlarını Kara Büyücü’nün Cehennemine çekmişti.

 

“Burası…”

 

“Ah!”

 

Yükselenler daha tepki bile veremeden önce birden devasa bir ağız ikisini birden yutmuştu. Aynı anda, soğuk bir ses Paul’ün zihninde yankılanmıştı.

 

“Bu seviyeye düşündüğümden erken geldin. Bir Yükselen yemek bir Tanrı kadar iyi hissettirmese de uzun zaman olmuştu…”

 

“Ölümlülük sınırını aşan bir varlık olduğu sürece çağırabileceğimi söylemiştin, Kryiop.”

 

Paul karşısındaki Karanlığın Kutsal Elementaline bakarken hafifçe gülmüştü. Kryiop ise bir şey demeden anında oradan kaybolmuş ve Kara Büyücü’nün Cehennemi dağılmıştı. Az önce iki Yükselenin durduğu yerde ise bir çift ruh kalbi duruyordu.

 

“Bu şeyler epey acıtıyor be…”

 

Kılıçları sırtından çıkartan Paul ruh kalplerini boyutunda depolarken vücudu anormal bir hızla iyileşmişti. Aynı anda, yüzündeki gülümseme soğuk bir hâl almış ve kalan yükselenlerin hepsi tüm vücutlarının titrediğini hissetmişlerdi.

 

Paul’ün saf kötülükle dolu olan gülümsemesi ve az önce nasıl öldükleri bilinmeyen o iki Yükselen zihinlerinde oldukça ürkütücü bir izin kalmasına neden olmuştu. O anda Paul’e yaklaşma fikri bile kalplerinin titremesine neden oluyordu.

 

“Bu kadar oyun yeter…”

 

Paul bunu söyledikten sonra dağa doğru hafifçe yaklaşmış ve Fabian’ın gözleri birden titreşmişti. Paul’ün içtiği hapların yan etkilerinin oldukça güçlü bir şekilde vurmaya başladığının farkındaydı ve o anda saldırmak için en muhteşem andı!

 

Ama aynı anda, birden dağın üzerinde bir delik oluşmuş ve Paul’ün vücudu oraya doğru çekilmişti. Paul’ün çağrılmış canavarları da birden havaya karışıp yok olmuşlardı. Kalan tek şey ise kapanan deliğin ardından bağıran Paul’ün son sözleriydi.

 

“Araf’taki güçlerin yarısı yok oldu ve diğer dalgalar geliyor! Bakalım ne yapacaksınız, Araf sakinleri!?”

 

Bu sözler Fabian’ın gerçeği kavramasına neden olmuştu. Az önceki saldırıda 4 Yükselen ölmüştü ve bu kıtadaki 4 klanın güçsüz kaldığı anlamına gelirdi. Normalde bunun oldukça acılı bir neden olması gerekirdi ama… neden garip bir şekilde biraz rahatlatıcı geliyordu?

 

Oh… Ölen klan liderlerinin hepsi şeytan klanlarındandı. O anda Şeytan Irkı oldukça zayıflamıştı ve belki de… Belki de kendi Asi Kuvvetlerinin bir şansı olabilirdi.

 

“Hayır… O milyonlarca masumu katletti… Ama…”

 

Fabian kendi içinde bir savaş verirken arkasında duran Teru’nun da yüzünde arada kalmış bir ifade belirmişti. Kara Büyücü’yü düşman olarak görüyordu ama bu fırsatı kaçırmayı hiç istemiyordu.

 

İnsanlar bencil canlılardı. Ne kadar iyimser olurlarsa olsunlar en sonunda kendi veya yakınlarının çıkarlarını düşünürlerdi. Bu isteklerinden sıyrılan kişiler artık insanlar değil, daha üstün bir ırk olarak çağrılabilirdi.

 

Fabian dişlerini bir süre sıktıktan sonra hayatta kalan şeytan ırklarının liderlerine dönmüştü. Onların yüzlerinde tedbirli ifadelerin belirdiğini fark etmişti. İlerideki günlerde Araf kesinlikle sakin kalmayacaktı…

 

“Kaos… Evet, kaos çıkarmak için burada bizzat bulunmasına gerek yok.”

 

Fabian’ın arkasındaki Teru kendi kendisine mırıldanırken Fabian onu duymuş ve başını sallamıştı. Kara Büyücü Araf olarak bilinen bu devasa oyun tahtasındaki tüm dengeyi çoktan bozmuştu. Dengenin yeniden sağlanması için uzun süren savaşlar ve felaketler gerekecekti.

 

“İstediği şeye ulaştı ve bunun için yalnızca iki adımlık bir plan kullandı. Kendi seviyemdeki birisiyle karşılaştığımı düşünüyordum. Ama bu gözlerimi açmamı sağladı.”

 

Fabian hafifçe mırıldandıktan sonra derin bir nefes almıştı. Kara Büyücü profesyonel bir ‘oyuncuydu’. Oyun tahtasını kendi çıkarlarına göre dizmeyi çoktan bitirmiş ve kendilerini oyuncu sanan güçlü liderleri piyonlara çevirmişti. Şimdi tek yapması gereken piyonların birbirini yiyişini izlemekti.

 

“…Bu ne kadar sinirimi bozsa da ondan intikam almamız neredeyse imkansız. Amacına ulaştıktan sonra Araf’ta durmayacaktır ve onun aksine biz Araf’tan çıktığımız anda bir haber Konsey’e ulaşır ve yok ediliriz. Görünüşe göre bu seferlik piyonluğu kabul etmemiz gerekecek.”

 

Fabian sözlerinin sonunda derince iç çekmiş ve sağ eli belinde asılı olan kılıcının kabzasına gitmişti. Aynı anda, kalan yükselenlerin yüz ifadeler değişmişti.

 

“İnsan! Ne yapmayı planlıyorsun!?”

 

“Kara Büyücü geri çekilse de hâlâ orada! Eğer bize bir şey yaparsan Araf’ın geleceği yok olacaktır!”

 

Bu Yükselenler korkudan kör olmuşlardı ve Fabian artık onların dediklerini umursamıyordu. Hem, bu liderler hayatta oldukları sürece insanlar için düzgün bir gelecek olmayacaktı.

 

“Kılıç Çekme Sanatı, Dünya Yarığı.”

 

Fabian hafifçe mırıldandıktan sonra birden ileriye doğru fırlamış ve süzülen Yükselenlerin ardından belirmişti. Onun uzun kılıcının kınından çekildiği bile görülmemişti ancak bir saniye sonra yükselenlerin vücutları ve ruhları anında parçalanmışlardı.

 

Fabian onların ruh kalplerini almamış ve hiçliğe karışmasına izin vermişti. Bu güçlü birine verilen son saygı olarak gözükebilirdi ve kendisi Kara Büyücü gibi değildi. Hâlâ liderliğinde olduğu bir birlik vardı ve düşman da olsa güçlü birine saygı duyardı.

 

“…Öldürün.”

 

Fabian’ın bu emrinin üzerine birden ordudaki tüm şeytanların giydiği zırhlar sıkılaşmış, silahlar geri tepmeye başlamışlardı. Normalde bu özellikler herhangi bir ihanet için yapılmışlardı ve kullanmayı planlamıyordu. Ama bu şansı kaçırmak istemiyordu.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1436

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1192

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 976

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 903

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 771

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 713

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 638

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 623

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 573

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 573

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 140

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 14289 Üye Sayısı
  • 669 Seri Sayısı
  • 31700 Bölüm Sayısı


creator
manga tr