Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Kara Büyücü - 412.Bölüm - 5.Tünel


“Hah…”

 

Paul derin bir nefes alıp eklemlerini hareket ettirirken vücudunun bir kat daha güçlü olduğunu hissedebiliyordu. Aynı anda, Spadia şaşkın bir şekilde mırıldanıyordu.

 

“Yıldız enerjisiyle güçlenen bir vücut böyle etkilere sahip olabilir demek… Bu oldukça iyi sayılabilir.”

 

“Değil mi?”

 

Normalde, Paul’ün yıldız enerjisini vücuduna çekmek için oldukça yüksekte olması gerekiyordu. Ancak Işık Yıldızını da kullanarak vücudunu güçlendirdikten sonra artık o kadar yükselmesine gerek kalmamıştı. Elbette, daha yüksek bir yere çıkmak daha fazla yıldızı hissetmesini sağlayacaktı ancak artık zeminden ve hatta yer altından bile yıldız enerjisi çekebiliyordu.

 

O anda vücudu toprak yıldızının enerjisiyle doluydu. Fiziksel gücü çoktan normal Lord seviyelileri kolayca ezebilecek bir seviyeye ulaşmıştı. Yıldız enerjisinin güçlendirici yanına ek olarak, toprak yıldızının sağlam enerjisi defansını iyice artırmıştı.

 

Alev Derebeyini ortaya sunduğu bahsin üzerinden çoktan 1 ay geçmişti ve 1 ay boyunca Aaron’un mağarasından ayrılmayıp hem kendi hem de Amelia’nın gücünü geliştirmeye çalışmıştı. Amelia’nın seviyesi hızla yükselse de kendi gelişimi o kadar hızlı sayılmazdı.

 

Ama bu yalnızca ‘gelişim’ bakımındandı. Eğer savaş gücü bakımından düşünülürse o zaman yolculuğu çoktan oldukça iyi bir seviyedeydi ve gelişim hızı anormal sayılabilirdi. Gerçi konu o olduğunda her şey anormal bir olaya dönüşüyordu.

 

“Bu yeterince iyi sayılır. Aaron ne yapıyor?”

 

Ruh gücünü yayıp Aaron’un dışarıya taşıdığı demir ocağını inceleyen Paul onun hâlâ Alev Derebeyini incelediğini görebilmişti. Aaron Kara Çelik Küresi ile ilgili olan hazırlıkları yaptıktan sonra tüm ocağını mağaranın dış kısmına taşımış ve Alev Derebeyini incelemeye başlamıştı. Bazen bu silahın benzerlerini üretmeye çalışıyordu ancak yaptığı herhangi bir silah istediği benzerliğe ulaşamamıştı.

 

Ancak Paul bunun nedeninin Aaron’un mükemmeliyetçi olması olduğunu biliyordu. O ana kadar Aaron kendi yetenekleriyle Alev Derebeyine %80 benzerlikte bir silah üretmeyi başarmıştı ve bu silahın gücü Rüzgar Düşesi ile karşılaştırılabilirdi. İnceleyebileceği ve geliştirebileceği her yeri geliştirmeye kendisini adadığında Aaron gerçekten muhteşem işleri ortaya koyabiliyordu.

 

“Onu burada bırakmak yazık olacak. Amelia, Kan Kızılı Saray’da iyi bir demircimiz var mıydı?”

 

“Yok, efendim.”

 

Paul bir soru sorduğu anda turuncu gözlerini sonuna kadar açan Amelia hafifçe gülümseyerek cevaplamıştı. Paul’ün ne yapacağını düşünebiliyordu ve Aaron’un Kan Kızılı Saray’ın toplam gücünü artıracağını da biliyordu.

 

“Artık Kara Çelik Küresine gitsek iyi olacak. Aaron’u bir süre Yaradan Yetiştirme Zindanında tutabilirim. Geri dönene kadar onun birkaç hazine oluşturması iyi olur.”

 

Paul konuşmayı bitirdikten sonra Amelia ile birlikte yürümüş ve tahta kapıyı açıp dışarıya çıkmıştı. Orada, Aaron’un Alev Derebeyinin üzerindeki işlemeleri incelediğini görmüş ve hafifçe gülmüştü.

 

“Efendi Paul, siz-”

 

“Amelia, ona bir şeyleri açıklamayı sana bırakıyorum.”

 

Paul Aaron’un sözünü kesip konuşmayı bitirdiği anda mor sis vücudundan yayılmış ve Amelia ile Aaron’u sararak ikisini de Yaradan Yetiştirme Zindanına yollamıştı. Bunu hızlıca yapmasının nedeni ise yaklaşan iki kişiyi hissetmesiydi.

 

“Pa!”

 

Paul’ün hissettiği iki kişi hızla alana indiklerinde Paul onları iyice süzmüştü. Bu ikili yüzlerinin alt kısımlarını peçelerle kapatan iki genç adamdı. Erkek olduklarını ruh gücüyle onları sardığında hissettiği adem elmalarından anlayabiliyordu. Güçleri Büyük Usta seviyesinin ortalarındaydı ve bir küçük dünya için zayıf sayılmazlardı.

 

“Kıdemli Aziz, Kara Çelik Küresinde iki kişinin girebileceği bir yarık bulundu. Birinci size eşlik etmemiz için bizleri gönderdi.”

 

Paul’ün Üçüncü’yü tek saldırıyla öldürdüğü günden beri bir başka Aziz seviyeli uzmanın belirdiği haberi neredeyse her cüce yarım küresine yayılmıştı. En kötü yaşam koşullarına sahip olan onuncu demircinin hükmündeki yarım kürede bile siviller bir Aziz’in daha ortaya çıktığını biliyorlardı. Ayrıca, bu Aziz’in oldukça gizemli bir kişilik olduğunun da farkındalardı.

 

“Gidelim.”

 

“Ah? Oh, elbette.”

 

Paul’ün öğrencisini yanına almadığını fark eden siyah kıyafetli cüce şaşırsa da en sonunda başını sallamış ve Paul’e yolu göstermeye başlamıştı. İkili henüz Büyük Usta seviyesinde oldukları için uçamasalar da oldukça hızlılardı ve direkt olarak şehrin içindeki binaların çatılarından ilerleyebiliyorlardı.

 

Gerçi bunun tek sebebi onların yetenekleri değildi. Bu çatıların bazıları direkt olarak üzerlerinde hareket etmek için tasarlanmıştı. Uçmak yerine ikiliyi koşarak takip eden Paul bu detayı kaçırmamıştı.

 

Aaron’un bulunduğu yarımküre onun seviyesi olan altıncı üzerine ‘Altıncı Yarımküre’ olarak biliniyordu. Şehir de direkt olarak Altıncı Şehir olarak adlandırılmıştı. Şehrin ayrı olarak adlandırılmasının nedeni şehrin bir duvarının direkt olarak yarım küreyle bitişik olmasına rağmen diğer tarafta yapay ışığın ve su büyüsünün yardımıyla büyüyen bitkilerin olduğu tarlaların olmasıydı.

 

Cücelerin yer altına kurdukları bu ufak yarım kürelerin boyutları büyük olmasalar da gelişmişlik seviyeleri kesinlikle normal şehirlerden yüksekti. Eğer bu yer bir büyük dünyanın mana yoğunluğuna sahip olsaydı bu durum bundan daha iyi bile olabilirdi.

 

“Kıdemli Aziz, lütfen bizi takip edin.”

 

Yarımkürenin duvarlarına yaklaştıklarında siyah kıyafetlilerden birisi konuşmuş ve Paul dikkatini etraftan çekip onlara vermişti. O anda, 50 metreden daha yüksek ve 200 metreden daha geniş bir tünelin ağzını görebilmişti. Bu tünelde o anda hareket eden yaya gelişimciler ve kervanlar vardı. Yarımküreler arasında hareket fazla garip bir şeye benzemiyordu.

 

“Bu tünel ne kadar uzun ve ne kadar yolumuz var?”

 

Tünel dümdüz olmadığından Paul direkt olarak baktığında yalnızca bir dönüşten kaynaklanan duvarı görebiliyordu. Yaklaşık 200 metre sonra ilk dönüş olduğuna göre bu tünel epey uzun olmalıydı.

 

“Kıdemli Aziz, bu tünel 5.Tünel olarak biliniyor ve 5.Yarımküre ile 6.Yarımküreyi birbirine bağlıyor. Aradaki tam mesafe ölçülmemiş olsa da bir Büyük Usta uzmanın bu tüneli geçmek için yaklaşık 3 güne ihtiyacı var.”

 

“Ayrıca, hedefimiz 1.Yarımküre. Çünkü Kara Çelik Küresine olan tünel orada başlıyor. Yarımküreler arasındaki tünellerin uzunluğu her seferinde birkaç kat arttığından oraya şu anki hızımızla varmamız yaklaşık 20 gün alacak. Eğer şehirlerde mola alacağımızı da düşünürsek o zaman 1 ay.”

 

İkilinin sözleri Paul’ün kaşlarını hafifçe kırıştırmasına neden olmuştu. 1 ayını yolculukta harcamak bir sıkıntı sayılmazdı ama onun geçireceği 1 ay Amelia ve Aaron için 4 ay olacaktı. Bu ikiliyle birlikteyken onların yanına gidemeyeceği için hızlıca bir sonraki şehre gitmeyi planlıyordu.

 

“Bu tünelde… Herhangi bir ayrılan yol yok değil mi? Dönüşler olsa da yalnızca tek bir yol var.”

 

Paul bunu sorduğunda siyah kıyafetli cücelerden birisi başını yavaşça sallamıştı. Paul’ün bunu neden sorduğunu anlamasa da bir Aziz’in sorusunu cevaplamayacak kadar kaba değildi.

 

“İyi.”

 

Bir anda, Paul hızla ileriye doğru fırlamış ve ikilinin kıyafetlerini kavradıktan sonra mana ve yasa enerjisini vücudunun etrafında toplayarak uçmaya başlamıştı. Hızı direkt olarak birkaç katına çıktığından 5.Yarımküreye ne zaman ulaşacağını kendisi bile bilmiyordu.

 

“K-Kıdemli Aziz!”

 

Siyah giyinen cücelerden birisi bağırsa da sesinin Paul’e ulaşmadığını düşünmüş ve sonrasında susmuştu. Aslında olan şey ise Paul’ün onun ne diyeceğini umursamamasıydı. O anda tek istediği 5.Yarımküreye ulaşmak ve Aaron’la düzgün bir konuşma yapmaktı.

 

“Hey, 5.Yarımküre Beşinci demircinin olduğu yer değil mi?”

 

Paul’ün sesini duyan siyah kıyafetli cücelerden birisi soruyu kavramayı başardığı anda bağırarak konuşmuştu.

 

“Evet, Kıdemli Aziz. Beşinci Üstat 5.Yarımkürede yaşıyor ve onun okulu da orada yer alıyor.”

 

“Güzel.”

 

Paul’ün yüzünde hafif bir gülümseme oluşmuştu. Beşinci Demirci ile herhangi bir sıkıntısı olmasa da Aaron’un birkaç sıkıntısı vardı. Eğer ona ufak bir ders verirse Aaron’u ona katılmaya daha kolay ikna edebilirdi.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1459

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 991

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 800

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 781

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 633

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 597

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 597

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15231 Üye Sayısı
    • 719 Seri Sayısı
    • 33343 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr