"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Kara Büyücü - 399.Bölüm - Plan


Kara Kilisenin ana sarayı olan Kızıl Kara Sarayın içerisinde, normal rahip ve rahibelerin de toplandığı alanda küçük bir figür dolaşıyordu. En fazla 10-11 yaşlarında olan bu figür kendi dizlerine ulaşan siyah saçlara ve sürekli olarak belinde taşıdığı siyah kabzalı bir kılıca sahipti. Boynundaki hilal kolyesi gümüşi bir renkteydi ve parıldıyordu.

 

“Genç Efendi Tian.”

 

“Genç Efendi Tian, günaydın.”

 

‘Tian’ Kara Kilisenin içinde ilerlerken etraftaki diğerleri ona selam veriyorlardı. Öğrenci veya Kıdemli fark etmeksizin herkes ona karşı dururken belli bir saygı gösteriyorlardı. Tian ise onlara karşı başını sallayarak cevap veriyordu.

 

Aslında o anda yolda gördüğü herkes daha önceden gördüğü kişilerdi. Kara Kilisede kendisi de dahil çoğu kişinin rutini kesindi ve hep aynı saatlerde aynı yerlerde olurlardı. Tian o anda dua etmek için Azize tarafından bizzat oluşturulan özel bir salona ilerliyordu.

 

Üç aydır rutinini hiç bozmamıştı ve bozmaya niyeti de yoktu. Bu yüzden rahip ve rahibeleri geçtikten sonra ufak salona geçmiş ve Kara Kraliçe Veronica’nın heykelinin önünde diz çökmüştü. Gözleri yavaşça kapanırken tek eli boynundaki kolyeyi kavramıştı. Aynı anda, etrafı tamamen sessizliğe gömülmüştü.

 

“Sonunda…”

 

Ruh sarayının içerisinde derin bir nefes alan Paul ruh sarayının zeminine oturmuştu. 3 aydır Kara Kilisedeydi ve sahte kimliğinin gelişimini de zamanla artırıyordu. Bu sayede ‘yetenekli’ olduğu belli olabilirdi.

 

Ama bu 3 ay hiç de kolay olmamıştı. Kullandığı kimlik olan Tian basitçe dindar, soğuk bir çocuktu. Yani diğerleriyle o kadar anlaşması gerekmiyordu. Ancak Azize onu yalnız bırakmıyor ve en ufak bir sıkıntısında bile ona yardım etmek istiyordu. Bu onun istediği bir şey değildi.

 

Bir süre önce, Spadia’dan Azize’nin kan soyunu zaten öğrenmişti. Azize bir şeytan türünün, Succubus’ların kan soyunu taşıyordu. Rüya Şeytanı veya Şehvet Şeytanı olarak da bilinen bu şeytan türü iki cinsiyete de etki eden çekicilikleriyle tanınıyorlardı.

 

Paul Azize’nin güzelliğine kapılmasa da eğer onunla karşılaştığında ruhunu müzik yasalarıyla sakinleştirmezse yavaş yavaş onun sözlerine uymaya başlayabilirdi. Bunun tehlikesini biliyordu ve onunla karşılaşmak istemiyordu.

 

“Bir kadının çekiciliğiyle bile başa çıkamıyorsun. Daha önce ondan daha güzel kadınlar da gördün değil mi?”

 

“Bu… Bu farklı.”

 

Paul derin bir nefes alırken söylemişti. Elbette, ondan daha güzel kadınlar görmüştü. En başta zaten kendisinin de sevdiği Grim geliyordu.

 

Iosium’un insan formunun güzelliğine de şahit olmuştu. Ancak Azize’nin güzelliği farklıydı. Diğerleri parlak mücevherlerken o özenle işlenmiş bir takı parçası gibiydi.

 

Tüm varlığı başkalarını cezbedebilecek bir hava taşıyordu. Onun gibi bir kadınla kolay kolay başa çıkamıyordu. O anda kimlik olarak bir çocuk kimliği taşıdığı için oldukça mutluydu.

 

En azından Azize ondan şüphelenmeyecekti. Henüz yeterli yaşa ulaşmamış bir gencin onun cazibesine kapılmaması oldukça normaldi.

 

“Ee? Planın düzgün ilerliyor mu?”

 

“Evet. Hatta beklediğimden daha hızlı ilerliyor.”

 

Paul hafifçe gülümsedikten sonra yere uzanmış ve Spadia’ya açıklamaya başlamıştı.

 

“Amelia çoktan Büyük Usta Büyücü ve Büyük Usta Savaşçı seviyesine ulaştı. Ona verdiğim emirlerde, üç bölümde de Büyük Usta seviyesine ulaşması gerektiğini vurgulamıştım. Yani yalnızca ruh gelişiminin gelişmesi gerekiyor.”

 

“Kutsal Kilise benim sağladığım kaynakları sağlayamaz ancak orada geçirdiği zaman onun zihinsel durumunu geliştirmesini sağlayacak. Ortaya çıktığı sürece her zaman ölebileceği düşman topraklarında yavaş yavaş planımı gerçekleştirmem için görevlerini yerine getirecek. Bu tehlikeli olsa da onun olgunlaşmasını sağlayacak.”

 

Spadia başını sallamıştı. Paul’ün yöntemi gerçekten tehlikeli sayılabilirdi ancak Amelia’ya birçok kazanç sağlayacaktı.

 

“Peki ona gerçekten bir şey olursa ne yapacaksın?”

 

“Heh…”

 

Paul hafifçe gülümsemiş ve ona bir bakış atmıştı.

 

“İlk saldırıyı engellemesi için ona verdiğim hazineye sahip. Bir Aziz bile ona dokunamayacaktır. Aynı zamanda, saldırıya uğradığında onu hissedeceğim.”

 

“Durum o raddeye geldiğinde gizlenmeyi düşüneceğimi sanmıyorum. Buradan kıtanın diğer ucuna en yüksek hızda uçmam birkaç dakikamı alacaktır. Tüm Yüce Işık Sarayını katletmek ise saniyelerimi bile almaz.”

 

Paul’ün sesi sözlerinin sonuna doğru iyice soğuklaşmıştı. Amelia onun tek öğrencisiydi. Güçleneceği takdirde tehlike altında kalmasına izin verebilirdi ancak gerçekten bir yara almasına veya öldürülmesine asla izin vermezdi. Spadia da başını sallamıştı.

 

“Sen de bu üç ayda birçok şey yaptın ancak aralarında pek önemli bir şey yoktu. Amelia’nın oldukça iyi ilerlediğini söyledin ama sen herhangi bir şey yapmıyorsun. Bu neden?”

 

Spadia merakla sorduğunda Paul kurnaz bir gülümseme göstermişti.

 

“Yaptığım şeyler önemsiz görülebilirler ancak hepsinin büyük bir amacı var. Aslında, geçen üç ayda büyük sayılabilecek yalnızca üç hareket yaptım.”

 

Paul üç parmağını havaya kaldırırken devam etmişti.

 

“İlki, Kara Kilisenin öğrencileriyle aramı geliştirmekti. Azize’nin ve diğer Büyük Usta seviyesi kıdemlilerin aksine onların eğitim alanlarına gittim ve onlarla aynı yemekleri yedim. Onlara birçok konuda yardımda bulundum ve aramızda ufak da olsa bir bağ kuruldu.”

 

“Bu bağın ufaklığı önemli değil, çünkü bağın bir ucu kaybolduğunda diğer tarafın zihni de kaybolan karanlığa çekilecektir. Eğer şu anki ‘Tian’ kimliğime bir şey olursa öğrencilerin %80’i öfkeden kuduracaktır.”

 

“İkincisi, Toprak Alevi ile yapılan silahları satışa sundum. Toprak Alevini kullanması kolay olmasa da aleve olan dayanıklılığımla silah yapmak için onu kullanabiliyorum. Silahları dövmek için Kutsal Karanlık Düzen Çemberini kullanamadığım için normal yeteneklerimi geliştirmek gerekti ve bu da iyi bir deneyimdi. Bir sonraki silah arıtımımda kesinlikle daha iyi sonuçlar alabileceğim.”

 

“Üçüncüsü ise benim Dünya Yakan Fiziğe sahip olduğumun bilgilerinin yayılması. Bu bilgiler kesinlikle Kutsal Kilisenin kulaklarına ulaşacaktır ve onların çoğu endişelenecek. Çünkü onların Kutsal Kızının aksine rakiplerinin Kutsal Oğlu bir özel fiziğe sahip.”

 

“Bu düşünüldüğünde, direkt saldırı yapmaları imkansız olacaktır. Çünkü bu onları kıskanç olarak damgalar ve yüzlerini kaybettirir. Ancak başka bir yöntem var.”

 

Paul Spadia’ya baktığında Spadia başını sallamıştı.

 

“Suikast!”

 

İkisi aynı anda bağırdıklarında gülmüşlerdi. Sonrasında ise Paul anlatmasa bile Spadia geri kalanını anlayabiliyordu.

 

“Yüce Işık Sarayı peşinden suikastçılar gönderecek ve sen onlardan ‘zar zor’ kaçacaksın. Bu Azize’nin öfkesini uyandıracak ve iki taraf arasındaki savaşı başlatacak.”

 

“Eğer iki tarafın da inançlarını kaybettirmek istiyorsan en iyi şansın bu savaş olacak. Ama ne yapacaksın?”

 

Spadia bunu gerçekten merak ediyordu. Bir savaşın gerçekleşeceğinden neredeyse tamamen emindi ancak Paul’ün bu savaşı nasıl kendi avantajına kullanacağını bilmiyordu.

 

“Bunu zamanı gelince göreceksin yaşlı adam. Şimdilik… Görünüşe göre misafirlerimiz var. Hehe…”

 

Paul sırıtarak ruh sarayından ayrılırken Tian birden gözlerini açmıştı. Kızıl gözleri bir anlığına parladıktan sonra tek eli anında belindeki kılıca uzanmış ve onu kınından çekmişti.

 

Aynı anda parlak sarı toprak alevleri belirmiş ve vücudunu tamamen sarmışlardı. Aynı anda, vücudundan kılıç niyeti yayılıyordu. Etrafına yaydığı aura ölümcüldü.

 

“Tanrıçaya olan dua saatimi bölme cüretini gösterenler kim!?”

 

Tian’ın ağzından çıkan bu sözlerin ardından dört beyaz figür odada belirmişlerdi. Yüzlerini gizleyen beyaz maskelere sahip olan bu dört figürün hepsi Büyük Usta seviyeli auralar yayıyorlardı.

 

“Sahte Tanrıçana istediğin kadar dua edebilirsin çocuk. Ancak burada öleceksin.”

 

Jiang!

 

Dört kılıç aynı anda çekilmiş, Tian’ı ortada bırakan bir çember anında çizilmişti. O anda dört Büyük Usta uzmanın arasında kalan Tian’ın yüzünde duygusuz bir ifade olsa da kalp atışları hızlanmıştı.

 

Yalnızca Paul’ün kendisi bu atışların korkudan değil de heyecandan olduğunu biliyordu.

 

[YN]: Bu da dördüncü. 5.bölüm yetişmiyo bununla yetineceksiniz artık. Tam savaş kısmında kestim ama bitmiyor işte :D




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1459

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 988

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 780

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 633

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 597

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 597

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15203 Üye Sayısı
    • 717 Seri Sayısı
    • 33311 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr