Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Kara Büyücü - 326.Bölüm - Kan Gecesi Ejderhası


Siyah saçlı adamın sözleri bittikten sonra Paul düşünceli bir hâle girmişti. Bir okul kurma işi onu biraz rahatsız etse de o kadar önemli değildi. Gelişimi Aziz seviyede olsa bile üzerinde koca bir okulun yetişimini sağlayabilecek kadar kaynağa sahipti. İhtiyar Spadia ise gerekli tecrübeye sahipti ve bir okul kurmak o kadar zor olmamalıydı.

 

Ancak Kara Vadi’ye katıldığı anda Işık Grubunun hedefi olacaktı. Siyah saçlı adamın sözlerinden ‘En Büyük Öğrenci’ isminin yalnızca bir lakap olmadığını anlayabilmişti. Daha özel bir anlama sahipti ve birlikteki en büyük dâhiyi temsil ediyordu.

 

Kara Vadi’nin gücü ele alındığında içinde Büyük Aziz seviyeli kişilere de sahip olmalılardı. Paul o andaki gücünün sınırlarından emin değildi ve hiç Büyük Aziz seviyeli birisiyle dövüşmemişti. Bu nedenle bu ismi elinde tutup tutamayacağını bilmiyordu.

 

Ancak bu kazançlı bir anlaşmaydı. Kara Vadi milyonlarca yıldır var olan bir gruptu ve birçok hazineye sahip olmalılardı. Aralarında kendi gelişimine etki edebilecek bir şeyi bulabileceğinden neredeyse emindi. Aynı zamanda Kara Vadi Karanlık Grubunun başı olduğundan genelde sahip oldukları şeylerin Karanlık Mana ile bağlantılı olması gerekiyordu. Yani bu ona epey yardımcı olabilirdi.

 

Önündeki siyah saçlı adama bakan Paul derin bir nefes almıştı. Aslında kararını zaten vermişti. Kara Vadi’ye katılmak oldukça kazançlıydı ve o katılmayı reddetse bile karşısındaki adamın bunu kolay kolay kabul edeceğini düşünmüyordu.

 

Ne de olsa kendisi tüm Karanlık Grubu temsil edebilecek tek kişiydi. Karşısındaki siyah saçlı adam onun reddini kolayca kabul etmezdi. Bu nedenle iki tarafın da kazanacağı seçeneği seçmek daha mantıklıydı.

 

“Hahaha…”

 

Onun onayını gören siyah saçlı adam anında kahkaha atmaya başlamıştı. Mutlu kahkahasını bitirdikten sonra ise biraz daha gülümsemeye devam etmiş ve boyutsal eşyasından bir rozet çıkarmıştı.

 

“Adın neydi?”

 

Adam daha önceden sormadığını hatırladığında anında sormuştu. Paul ise çekinmeden cevaplamıştı.

 

“Paul Veussia.”

 

Farklı bir isim kullanmak belki daha mantıklı olabilirdi ancak ismini değiştirmediği için kolayca belli olacağını düşünmüyordu. Siyah saçlı adam Paul’ü bir canavar sandığından soyadı olmasına şaşırmış ancak bir şey demeden rozetle ilgilenmişti.

 

Bir süre rozeti düzenleyen adam işini bitirdikten sonra saf siyah bir yüzeye sahip olan yuvarlak rozeti Paul’e uzatmış ve açıklamaya başlamıştı.

 

“Okulunu tamamen kurduğunda bu rozetin üzerine okulun sembolünü herhangi bir şey ile çiz. Ondan sonra okulun Kara Vadi’nin altındaki bir akademi olarak tanınacak. Okulda ne öğrettiğin önemli değil ancak kıdemli olarak savaş gücüne sahip birkaç kişiye ihtiyacın olacak.”

 

Sonrasında boyutundan rulo hâline getirilmiş bir kağıdı çıkarmış ve onu da uzatmıştı.

 

“Bu Ruh Sezen Harita. Tüm Kıtanın bir haritası ve üzerinde kayıtlı olan tüm okullar belirgin. Kara Vadinin altındaki okullar siyah ve diğer Karanlık Grup okulları kırmızı işaretle işaretlendi. Işık Grubunun okulları ise mavi işaretli. Tehlikeli bölgeler de haritada belli ediliyor ve harita o anda olduğun yeri sana gösterebiliyor. Ok şeklindeki beyaz işaret sensin.”

 

“Git ve istediğin yerde okulunu kur. Okulun için özel bir eğitim yerine ve devamlı bir kaynağa ihtiyaç duyacaksın. Sana yardım edeceğim ancak okulun geçimini sağlamak istiyorsan kendin de bir şeyler kazanmalısın. Gerçi yakındaki diğerlerini yağmalamayı da seçebilirsin.”

 

“Neyse, sanırım her şeyi açıkladım. Birkaç ay içerisinde okulunu kurabilirsin. Ah, şu anda Liderler Kabul Toplantısı’nın gerçekleşmesine az kaldı. Zamanı geldiğinde seni de çağıracağım.”

 

Siyah saçlı adam sözlerini bitirip arkasını döndüğünde Paul sonunda sorabilmişti.

 

“Kıdemli, adınız nedir?”

 

Başından beri kendisi de adamın adını sormamıştı ve merak ediyordu. Adam ise bir adımla ayrılmadan önce hızlıca söylemişti.

 

“Adım Shuan Yera. Kara Vadi’nin şu anki lideri ve kralıyım.”

 

Sonrasında tek adım ile Gölge Kılıç Akademisinde belirmişti. Onun ayrıldığı yere bakan Paul ise derince iç çekmişti.

 

Kara Vadi’nin krallık gibi bir yer olduğunu Spadia bir süre önce söylemişti. Ancak kralın bu şekilde davranan birisi olması biraz garip hissettiriyordu.

 

“Her neyse. Artık gitmeliyim.”

 

İçinden geçiren Paul derin bir nefes aldıktan sonra uçmaya ve Kara Gölge Sıradağlarından hızla uzaklaşmaya başlamıştı. Aynı zamanda, Shuan’ın ona verdiği haritayı açmış ve o anda olduğu yere bakmıştı.

 

Herhangi bir okula ait olmayan ve ıssız görünen bir yere ilerleyen Paul yakınlarında herhangi birisinin olmadığını doğruladıktan sonra kalbinin içerisindeki kara yıldızı çalıştırmıştı.

 

Mor sis tüm vücudunu sarıp onu Yaradan Yetiştirme Zindanına çektiğinde, içerideki aura değişimini kolayca hissedebilmişti. Gözleri ilk olarak en yakınında duran Simon’a dönmüştü.

 

Simon’ın seviyesi bir alem atlamasa da büyü konusunda Usta seviyesinin Zirvesine yükselmişti ve bu oldukça iyi sayılırdı. Elbette, onun Büyük Usta seviyeye çıkması gerektiğini düşünse de bu biraz daha sürecekti.

 

Semia ise gerçek bir atılım gerçekleştirmiş ve Büyük Usta savaşçı alemine atılım yapmıştı. O sırada Bıçak Niyetini kullanmaya başlayan Semia aynı zamanda etrafına soğuk bir hava yayıyordu. Büyüsüne biraz daha alışmış gibi görünüyordu.

 

En çok dikkat çeken şey ise alev sütununun yakınında dikilen İnfirmi’ydi. Aralarındaki ruhsal bağ yüzünden onun İnfirmi olduğunu anlayan Paul onun değişimini görünce gerçekten de şaşırmıştı. İnfirmi yalnızca boy olarak küçülmemiş, görüntüsü tamamen değişmişti.

 

“Bu nasıl oldu?”

 

O İnfirmi’ye bakarak konuşunca sonunda meditasyonda olan Simon ile çalışmaya dalmış olan Semia da onu fark etmiş ve bakışlarını oraya çevirmişlerdi. Paul’ün onları bu süre boyunca burada bırakması onları rahatsız etse de dışarıda bir şeylerin olduğunu anlamayacak kadar aptal değillerdi.

 

İnfirmi Paul’ün sorusunun kendisine yönelik olduğunu anladığında başını gururlu bir şekilde kaldırdı.

 

“Efendim, bu sütunun sağladığı alev manasının saflığı oldukça yüksekti ve bu alev ruhum ile fiziğimin saf gücünün değişimini sağladı. Soyun evrim geçirmedi ancak daha çok… Mutasyon diyebilirsiniz. Boyutum küçülse de gücümün oldukça arttığını hissedebiliyorum! Ancak şu anki türümün adı olup olmadığını bilmiyorum. Bu nedenle efendimden bu türe bir isim vermesini istiyorum.”

 

İnfirmi sözlerinin sonuna doğru başını bir kez daha eğerken oldukça saygılı bir duruma geçmişti. Paul ise ona yaklaşmış ve artık kızıl renkli olan pullarına dokunmaya başlamıştı. Pulları eskisinden küçüklerdi ancak anormal bir sertliğe ve güce sahiplerdi.

 

“Yanılmıyorsam mutasyon geçirmeden önce… Ölüm Gecesi Ejderhası olarak biliniyordun değil mi?”

 

Paul bunu daha önce Spadia’dan duymuştu. İnfirmi’nin türündeki ejderhalar bu şekilde bilinirlerdi ve güçleri oldukça yüksek olmasa da alev ruhları oldukça fazla gelişme kapasitesine sahiplerdi. Güç ile doğmazlardı ancak potansiyelleri oldukça yüksekti.

 

İnfirmi başını hafifçe sallayarak Paul’ü onayladığında Paul gözlerini yukarıya çevirdi.

 

“Bana alevlerini göster.”

 

İnfirmi karşı gelmeye cüret etmemiş ve ruh kafesinden güç çekerek önünde ufak bir alev topu oluşturmuştu. Paul’ün cehennem alevleriyle aynı güce sahip olmasa da aynı kan kızılı renge sahip bir alev topu gözlerinin önünde oluştuğunda Paul’ün gözleri parıldamıştı.

 

“Kan Kızılı bir Ölüm Gecesi Ejderhası… Sen bundan sonra bir Kan Gecesi Ejderhası olacaksın.”

 

Paul sessizce söylese de İnfirmi duymuş ve başını kabul eder bir şekilde eğmişti. Kan Gecesi Ejderhası, o anki durumuna oldukça uyan bir isimdi.

 

O sırada insan formuna geçmiş olan Grim Paul’e arkadan sarılmış ve Wulian da Paul’ün başına konmuştu. Paul hafifçe gülüp bir süre Grim’in başını okşadıktan sonra Simon ve Semia’ya dönmüştü.

 

“Hazırlansanız iyi olur, çünkü dışarıda epey işimiz var.”

 

Simon ve Semia ne olduğunu bilmediklerinden bir tepki vermeseler de Paul’ün sonraki sözleri yüzlerinin soluşuna neden olmuştu.

 

“Dışarıda, güçlü bir okul kurmam gerekiyor ve iki kıdemli olarak sizi atamayı düşünüyorum. Okulun sistemini düşündüm ve iki yönetici kıdemliye ihtiyacım var ancak… Gücünüz yeterli değil. Bu nedenle en azından bir süre boyunca ikinizi de bizzat eğiteceğim.”

 

Grim ve Wulian’ı üzerinden uzaklaştıran Paul iki kılıcını çağırmış ve ikisini de aynı anda kavramıştı.

 

“En acımasız şekilde."




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1459

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 988

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 780

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 633

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 597

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 597

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15204 Üye Sayısı
    • 717 Seri Sayısı
    • 33312 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr