“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Kara Büyücü - 50.Bölüm - Yaşlı Klaus'un Temsilcisi


"Sonunda tanıştık. Selam, velet."

Yaşlı adam gülümsüyordu. Paul'ü gözleriyle süzerken Paul farklı bir hisse kapıldı. Bu adamın kim olduğunu bilmiyordu ama normal biri olmadığı kesindi. Zaten Büyükusta seviyesindeki gelişimi bunu belli ediyordu.

Paul'ün sessiz kaldığını gören yaşlı adam konuşmaya başladı.

"Kim olduğumu merak ediyor gibi görünüyorsun. Bana sadece Yaşlı Klaus diyebilirsin. Ben seni zaten biraz tanıyorum, Paul Veussia."

Paul yutkundu. Daha sonra cesaretini topladı ve konuşmaya başladı.

"Pekala, Yaşlı Klaus, neden benimle tanışmak istediğini sorabilir miyim?"

Yaşlı Klaus hafifçe güldü.

"Benden korkmana gerek yok velet. Sana bir şey yapacak değilim. Seni tanımamın nedeni, ilgi çekici biri olmandır."

Paul sonunda rahat bir nefes aldı. Klaus'u yalan söylediğini sanmıyordu ve ona zarar vermeyecekse rahatlayabilirdi. Onun bu halini fark etmeyen Klaus konuşmaya devam etti.

"Uzun sayılmayacak bir süre önce aileni şehirdeki tek güç yapmak için bir başka aileyi devirdin ve canlı ayrılmalarına izin bile vermedin. Onları öldürmenin nedeni neydi?"

Paul şaşırmış bakışlarla Klaus'a baktı. Bu yaşlı adam bunları nereden biliyordu? Yoksa o zamandan beri onu mu izliyordu?

"Bir sorundan kurtulmak için sadece dıştan zarar vermek yeterli değildir. Köklerini koparmazsan, sonunda yeniden sana sorun çıkaracaktır."

Paul'ün sözlerinden memnun olan Klaus gülümsedi. Daha sonra birden ileri fırladı.

Onun ani hareketini beklemeyen Paul anında kılıcını çekti ve vücudunu yıldırımlarla kapladı. Ona karşı kendini tutamazdı.

Klaus karşısında belirdi ve ona doğru bir yumruk savurdu. Paul ise yumruğa kılıcıyla karşılık verdi.

Klaus'un yumruğu kılıca çarptığında aniden Paul geriye doğru itilmeye başladı. Bir adımdan sonra ise ayakları yerden kesildi ve geriye doğru fırladı. Çatının tam köşesinde kılıcını yere saplayarak durdu. Gözleri Klaus'un üzerindeydi. Bir başka saldırıdan kendini koruyabileceğini sanmıyordu.

O sırada Klaus kahkaha atmaya başladı.

"Anında kendini savaş pozisyonuna sokabiliyor ve büyünü kullanabiliyorsun. Ayrıca ilk saldırımdan sonra tedbirini de bırakmadın. Gerçekten yeteneğin var, velet!"

Paul şaşırmıştı. Yani bu saldırı sadece onu denemek için miydi? Az daha çatıdan fırlatılıp atılıyordu yahu!

Ayağa kalktı ve kılıcını kınına geri soktu. Vücudunu saran yıldırımları geri çekti. O sırada hala Klaus'a bakıyordu. Klaus ona dönüp konuştu.

"Velet, bir ustan var mı?"

Paul bir anlığına durdu. Klaus'un onu öğrencisi olarak almak istediği belliydi. Yoksa böyle bir soru sormazdı. Ama zaten Spadia'yı ustası olarak kabul etmişti. Bir kişinin başka bir usta kabul etmesi ilk ustaya büyük bir saygısızlıktı. O şu ana kadar olan gelişiminin çoğunu Spadia'ya borçluydu ve ona saygısızlık yapamazdı. Zaten Klaus'un Spadia'dan güçsüz olduğunu da biliyordu.

"Bir ustam var, Yaşlı Klaus."

Klaus iç çekti. Gerçekten de Paul'ü öğrencisi olarak almak istiyordu. Paul'ün savaş tarzını görmüştü ve onun hoşuna gitmişti. Düşünce tarzı da hoşuna gitmişti. Onu biraz kendisine benzetiyordu ve onu eğitmenin eğlenceli bir şey olabileceğini düşünmüştü. Daha sonra aklına geldi ve konuştu.

"Peki, temsil ettiğin biri var mı?"

"Ha?"

Paul sorunun ne olduğunu anlamamıştı ama kimseyi temsil etmediğinden emindi.

"Hayır, yok."

"O halde iyi!"

Klaus'un gözleri mutlulukla parlamıştı.

"Velet, benim temsilcim olmanı istiyorum."

"Temsilci?"

Paul temsilcinin ne olduğunu bilmiyordu. Soran gözlerle Klaus'a baktığında Klaus açıklamaya başladı.

"Bir Temsilci, yarı öğrenci gibidir. Girdiği yarışmalarda ve yaptığı şeylerde onu seçen kişiyi de temsil eder. Bu sadece onu seçen kişiye onur getirmek içindir. Bir art niyetim yok yani. Hem senin gelişimine yardım da edebilirim."

Paul ne yapacağını bilmiyordu. Bu Temsilci kavramını bilmiyordu ve şu an tüm zihni karışmıştı. Daha sonra ise Ustasının sesini duydu.

"Kabul et. Aynı söylediği gibi senin gelişimine epey yardım edebilir. Bu küçük dünyada onun gibi bir kişiyi daha zor bulursun."

"Hm?"

Paul ustasının dediğini anlamamıştı. Ta ki ustası konuşana kadar.

"O seviyesini gizleyen bir teknik kullanıyor. Şu anda karşında duran kişi bir Büyükusta değil. Bir Aziz."

Paul şaşkınlıkla gözlerini Klaus'a dikti. Aynı ustasının dediği gibi bir Aziz seviye zor bulunurdu. Hatta neredeyse olmadıkları söylenebilirdi ki bu sadece kendi ülkesinde olan bir şey değildi. Tüm dünyada Aziz seviyeli kişiler zirve uzmanlar olarak bilinirdi.

Hafifçe yutkunduktan sonra konuştu.

"Pekala, Temsilciniz olmayı kabul ediyorum."

Klaus hafifçe gülümsedi. Daha sonra cübbesinin içinden bir şey çıkarıp Paul'e fırlattı. Paul attığı şeyi havada yakaladı tuttu ve onun bir rozet olduğunu fark etti.

Rozet fazla ağır değildi. Üzerinde çift boynuzlu siyah bir şeytan kafası işareti vardı. Şeytanın gözlerinin bir mavi-yeşil renkte ve diğeri ise yeşil renkteydi. Paul mavi-yeşil renkteki taşın bir evren taşı olduğunu anlamıştı. Diğer yeşil taşın ne olduğunu ise bilmiyordu. Rozeti boyutuna attıktan sonra gözlerini Klaus'a dikti. Klaus ise gülümseyerek konuştu.

"Seni bir süre alıkoysam ustan herhangi bir şey söyler mi?"

Paul başını hayır anlamında salladı. Zaten ustası her an onu görüyor olacaktı. Neden bir şey desin ki?

Klaus hafifçe gülümsedi.

"İyi, çünkü senden istediğim bir şey var."

Paul gözlerini ona dikti.

"Kraliyet'in yaptığı yarışmayı biliyorsundur sanırım. Hani şu ailenin onuru için olanı. İşte senin ona katılmanı istiyorum. Elbette önce biraz seni eğitmem gerekiyor ama..."

Paul hafifçe şaşırdı. O yarışmaya katılmak için büyük bir ailenin veya oluşumun içinde olman gerekiyordu. O sırada Klaus hakkında hiçbir şey bilmediğini hatırladı.

"Yaşlı Klaus, tam olarak hangi oluşumdan geliyorsun?"

Paul Klaus'un bir oluşumdan olduğunu anlamıştı. Çünkü bir Temsilci aileden olmadığı sürece o yarışmaya aile adına katılamazdı.

Klaus hafifçe güldü ve konuştu.

"Bunu katılırsan anlayacaksın."

Paul bu durumu sevmemişti. Hangi oluşumdan olduğunu bile bilmiyordu. Başını sallarken konuştu.

"Şu anda şehirde işlerim var. Onları tamamlamam gerekiyor. İşlerin yarım kalmasını sevmiyorum. Belki işlerim o zamana biterse eğitimine girer ve katılırım."

Klaus hafifçe güldü ve konuştu.

"İşlerin yarım kalmasını sevmediğini o adama da söylemiştin. Ben de hatırlıyorum zaten. Bu yüzden bu yarışmaya katılmalısın."

Paul Klaus'un neden bahsettiğini anlamamıştı.

"Yarışmaya katılacak kişileri biraz inceledim ve işleri yarım bırakmak istemediğine göre sana söylemeliyim. Binkılıç Sarayı yarışmanın savaş kısmına üç öğrenci yolluyor. Alia Veran, Gren Ferrua ve Valer Guilla."

Paul'ün bağırdı.

"Kabul!"

O sırada vücudunu muhteşem bir heyecan kaplamıştı. Sonunda... Sonunda Valer'i öldürme şansı ellerine geçmişti. Heyecandan titriyordu.

Onun bu halini gören Klaus gülümsedi ve konuşmaya devam etti.

"Yarışmanın savaş bölümünde rakipleri öldürmek serbest. Yani istediğini yapabileceksin. Sana önerim, öncelikle pes edemeyecek durumda olduğundan emin ol."

Paul sadece başını salladı. Temsilci olmak ona epey yarar getiriyordu.

"Yarışma dört ay sonra olacak. İki hafta sonra seni alacağım ve eğitileceğin yere götüreceğim. Nasıl eğitileceğini o zaman öğreneceksin. İki hafta içinde buradaki işlerini bitirsen iyi olur."

Paul hızlıca başını salladı. Sonunda istediği şansı ele geçirmişti. Dört ay hiç de uzun gelmiyordu.

"O halde, ben şimdilik ayrılacağım. Ayrıca, rozetin üzerindeki evren taşında Ruhsal Fısıltı ve Mana Tüketimi teknikleri var. İki hafta içinde onları öğrensen iyi olur. Her zaman işine yararlar. Ayrıca Ruhsal Fısıltı'yı rozetteki yeşil taşa yönlendirirsen benimle de konuşabilirsin."

Cübbesinin içinden Paul'dekinin aynısı olan bir rozet çıkardı.

"Bu iki rozetin üzerindeki taşlar bağlantılı. Yeşil taşlar Ruhsal Fısıltı'yı aktarıyor ve evren taşları aynı boyutu kullanıyor. Arada senin için bir şeyler koyarım."

Paul başını salladı. Daha sonra ise Klaus hızla uzaklaştı. Paul Klaus'un gittiği yönü izlerken yumruklarını sıktı. Sonunda, bir fırsat bulmuştu. Valer'i öldürebilecekti.

Tüm vücudu heyecanla titrerken hızlıca evine doğru ilerlemeye başladı.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1043

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 950

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 790

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 557

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 555

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 554

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 506

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 470

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 250

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 165

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 164

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10940 Üye Sayısı
  • 278 Seri Sayısı
  • 15035 Bölüm Sayısı


creator
manga tr