"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Kai Lane - Bölüm 102: 6 Duygunun Koruyucuları


Evet Yorum ve beğenmeyi unutmayın. Düşüncelerinizi belirtin. İyi okumalar :D

Atalar Diyarı - Atalar çölü ile Tanrılar Ormanının arasında bir yerde

7 kişi duruyordu 5'i yerde derin derin nefes alırken bir diğeri dizlerinin üzerine düşmüş zorlukla nefes almaya çalışıyordu. Onları bu hale getiren kişi ise karşılarında onlara bakan kızıl saçlı savaş Tanrısı Ares'ti!

Elvis dizlerinin üzerinde zorlukla nefes alırken başını kaldırıp da Ares'e baktı. Kızıl saçları rüzgarla dalgalanıyordu. Ufak bir burnu ve ağzı vardı. Yay şeklinde kaşları iyice çatılmıştı. Onun gibi Doğan Ölümsüz seviyesinde ki birini Açılan Gökyüzü seviyesine yeni geçmiş birileri rahatsız ediyorlardı.

"Demek en başından sizdiniz. Haha- ahh! Bilmeliydik. Lanet olsun!! Atalar ve Tanrıların savaşı hala bitmedi. Korkuyorsunuz! Kralların Kralından korkuyorsunuz! Belki Kralların Kralı iken size bir şey yapamaz ama....... Ya bir gün bir Ata olursa?"

Elvis'in sözleri ile Ares'in yüzü iyice çirkinleşti. Eğer Huzurun Koruyucusu haklı olmasaydı bu cümleye saatlerce gülebilirdi fakat Elvis haklıydı. Ares buraya onlar için risk içeren kişileri öldüren Avcıları durdurabilecek olan 6 kişiyi öldürmek için gelmişti. Bir savaştaydılar ve savaş Tanrısı bu savaştan çıkar sağlamadan gitmeyecekti.

"Gerçekten bizi öldürebileceğini mi sanıyorsun!?!" Ezra ayağa kalkarken söylendi. Yüzünde derin bir kesik vardı ve vücudunu saran kanlı bölgeler de gözle görülebiliyordu.

"Kai'ı bu yükten kurtaracağımıza söz verdik!" Diana ayağa kalkmaya çalıştı. Saçları ve o tatlı yüzü kanla kaplanmış ve bir kaç dişi düşmüş ya da kırılmıştı.

"Bu zamana kadar çok şey yaşadık! Dostlarımızı bir kez daha yarı yolda bırakmayacağız!"dedi Eros. 200 yıl önce büyük bir hata yapmışlardı. Eros Aşk Duygusunın Koruyucusu olsa da kimseye aşık olmamayı seçmişti. Yine de çok dostu vardı. Fakat 200 yıl önce hepsini kaybetmişti. Ailesini tek bir yanlışta kaybetmişti.

" Savaş Tanrısı olduğun için mi bu güven?!? O zaman Sakın bizi hafife alma!!!" Auron dişlerini sıktı ve yere bir avuç dolusu kan tükürüp kanlanmış gözleri ile Ares'e baktı. Hayatı boyunca hiç bir konuda bu kadar kararlı olmamıştı.

"BİZ 6 DUYGUNUN KORUYUCULARIYIZ!! BU KADAR KOLAY ÖLMEYECEĞİZ!!!!" Lea son noktayı koyduğu anda gökyüzüne doğru 6 vahşi aura yükseldi ve 6 Duygusunun Koruyucuları ayağa kalktı. Bedenleri parçalanmış ve ezilmiş bir halde olsa da yine de azimle ayaktaydılar ve vahşet dolu bir aura ile Savaş Tanrısına bakıyorlardı.

Ares şaşırmıştı. Bu böceklerden böyle bir aura hissetmek onu şaşırmıştı.

Ezra yerinden fırladı ve Ares'in yüzüne bir yumruk attı. Hızı ışık hızından bile daha fazlaydı. Fakat Ares'e karşı işe yaramazdı.

Ares Ezra'nın saldırısından bir adım atarak kurulmuştu. Ama Ezra Öfke duygusunun Koruyucusuydu. Bu kadar kolayca saldırısından kaçamazdınız.

Ezra döndü ve başka bir yumruğunu Ares'e gönderdi. Ardından bir tane daha ve bir tane daha. Ardı ardına Ares'e saldırsa da Ares bütün saldırıları savuşturuyordu.

O sırada inanılmaz bir avuç Ares'in boynuna doğru ilerledi. Ares ise bir adım geri çekildi ve Diana'nın kolunu tutup Ezra'nın yumruğuna siper etti.

Ezra son anda yumruğunu durdurduğunda Ares sert bir tekme ile Ezra'nın karnına vurdu ve onu 30 km geriye uçurdu. Aynı şekilde Diana'nın kolunu çevirdi ve bacaklarını gerip Onu da Ezra'nın olduğu yere fırlattı fakat o sırada beklemediği kadar hızlı bir tekme başına çarptı ve onu 3 metre geriye sürükledi.

Ares geriye doğru düştüğü anda başında hissettiği ağrı ile 1 saniyeliğine başını tuttu fakat o bir saniye de Ezra düştüğü yerden fırlamış ve Ares'in yüzüne yumruğuyla vurmuştu.

Ares 600 metre geriye savruldu fakat tam o sırada korkutucu bir enerji hissetti. Gözleri korkuyla açılırken bakışları tamamen değişmişti.

"Yama Enerjisi!"

Elvis Yama Enerjisini elinde tutarken yüzünden düşen terlere engel olamıyordu. Orion gibi doğuştan bu enerjiye sahip değildi. Ve onun gibi bedeninin bir uzvu gibi kullanamıyordu. Yama Enerjisi kontrol etmesi ve sahip olması zor bir enerjiydi. O kadar tehlikeli bir enerjiydi ki Ares'i bile korkutuyordu. Elvis ise 600 Milyon yıllık hayatında bu enerjiyi kontrol etmeyi öğrenmek için çok uğraşmıştı.

Elvis'in elinde siyah ve kırmızı karışımı kaotik aura yayn bir küre vardı. Elvis bu küreydi elinde tutarken istemsizce Yama'nın Ölüm aurasını yayıyordu.

"Nasıl o enerjiyi kontrol edebilirsin?!? O enerjiyi kontrol etmek için Milyarlarca yıl bile yetmeyebilir!!"

Elvis gülümsedi.

"Çünkü ben bir dahiyim!"

"Mutlak Enerji Sanatı!!! 6. Enerji!!! Yama Doğum Patlaması!!!"

Elvis'in elinde ki küreden koyu kızıl bir ışın çıktı ve Ares'e doğru ilerledi.

"Savaş Tanrısının Kalkanı!!!!"

Ares'in elinde 5 gen bir kalkan oluştu ve Yama Doğum Patlamasını karşıladı. Dramer kabilesi büyük bir kabileydi. Mutlak Enerji Sanatı ise bir kişinin 2. Basamağa geçtikten sonra bile sadece huzur duygusunu kullanmasını sağlıyordu. Bu sanat sayesinde Elvis Huzurun Koruyucusu olmuştu.

Fakat Ares Doğan Ölümsüz seviyesindeydi. Elvis daha yeni Açılan Gökyüzüne ulaşmışken böyle bir hareketle Ares'i yenememişti.

O an başka bir ışık çaktı.

"Kovucular Kraliçesinin Kılıcı!!!!"

Bu ışık Lea'dan geliyordu. Lea hem Kovucular Kraliçesi hemde Korkunun Koruycusuydu. Ve şimdi Kraliçenin gücünü kullanıyordu.



Ares Elvis'i engellerken göz ucuyla Lea'ya baktı fakat geç kalmıştı. Lea kılıcını indirdi ve kılıcın içinde ki inanılmaz enerji Ares'e çarptı.

Savaş Tanrısı geriye doğru uçarken bir avuç dolusu kan kustu. Göğsünde inanılmaz bir acı vardı. Başını eğip göğsüne baktığında savaş zırhının ortasında ki kocaman deliği gördü. Gözleri inanmayan bir ifade ile açılmıştı.

'Yani bu böcekler beni ısırdı mı? "

" BU NE CÜR-"

PAAATTT!!

" Kapa Çeneni Ares!!! "

Eros Ares havadayken yumruğunu yüzüne geçirdi ve onu yere yapıştırdı.

Eros bir yumruk daha attı fakat Ares bu yumruğu engellemişti. Yüzünden ne kadar öfkeli olduğunu anlayabiliyordunuz.

Eros bir yumruk daha attığında Eros yumruğa yapıştı ve Ares'in kolunu koparmaya çalışsa da yanlışlıkla kırmıştı ve Ares'in kolu da saniyeler içinde iyileşmişti.

Ares Eros'un koluna binmesinden faydalanarak  Eros'u kendine çekti. Hedefi Eros'a kafa atarak kafasını parçalamaktı fakat Eros'u kafasına doğru çektiği anda Eros'un başından iki tane boynuz çıkıp Ares'in gözüne girdi.

"AAAAAAAAARGH!!!!"

Ares acıyla gözlerini tutarken gözünde ki kanlar Eros'un boynuzuna Dökülüyordu. Anında Elini Eros ile yere vurdu. Vurdu ve vurdu. Ardından dizi ile defalarca Eros'un belini kırdı ve omurilik sıvısını akıttı. Fakat Eros'un bitmek bilmez bir yaşam enerjisi vardı. Ne yaparsan yap ölmüyordu.

En sonunda Eros Ares'in kolunu bıraktığında Ares fırsat vermeden zıpladı ve Eros'un kafasını ezdi. Fakat Eros hala yaşıyordu.

"Seni Hamamböceği!! Görelim bakalım bundan sonra da yaşayabilecek misin?"

Ares ellerini Eros'un boynuzlarına attı ve dizleri ile baskı da uygulayarak boynuzları parçalara ayırdı.

"RAAAAAAAAHRGG!!!"

Eros acıyla yeryüzünü inletecek şekilde bağırdı. Boynuzlar en hassas noktasıydı ve acı katmanının en yüksek olduğu nokta da orasıydı.

Eros öfkeyle Ares'in kafasını tuttu ve kendi başı ile Ares'in burnunu kırdı. Fakat Ares'in burnu iyileşmeden Eros Ares'in yüzüne tükürmüştü. Eros'un Zehrinin dokunduğu hiçbir şey iyileşemezdi.

Ares burnunu tuttuğunda yüzünde ki diğer yaraların da iyileşmediğini fark etti.

Ares zaman geçtikçe öfkeleniyordu. Savaş Tanrısını bu kadar küçük düşürmek demek..... Gerçekten çok cesurlardı.

Ares yumruklamaya başladı. İlk yumruğu ile yeryüzünde bir krater açıldı. Atalar Diyarı yüzünden çevreye verdikleri hasar daha azdı fakat yine de 10000 kilometrelik alan tamamen parçalanmıştı. Ares'in Eros'a attığı tek yumrukla bile yeryüzünde 100 km alanlık krater açıyordu.

Ares ardı ardına yumruklar attı. Ares neredeyse ölmüştü.

O an bir yumruk Ares'in yüzüne doğru ilerledi fakat Ares son anda eli ile yumruğu tutmuştu. Başını kaldırıp kızıl saçlı adam baktığında ise Diana diğer yanağına tüm gücüyle Ares'e vurdu.

Diana'nın yumruğu ile Ares 300 km boyu yolu taklalar açarak ilerledi. Fakat düştüğü yerde de onu bekleyen biri vardı.

"Salazarın Aura Kapanı!!!"

Auron sözlerini söylediği anda bedeninde dört beyaz çember fırladı ve Ares'in dört bir yanını sardı. Ares daha ayağa kalkamadan çığlıklar atarak geri yere düşmüştü. Auron'un da burnundan bir damla kan gelmişti.

Ezra Auron'un burnundan akan kanı görünce küfür etti. Arada 300 km vardı ama o Açılan Gökyüzü Seviyesindeydi. Tabi ki de Auron'un burnundan akan kanı bile görebiliyordu.

"Sorun çok büyük Diana. Auron fazla dayanamaz. Onu yapmak zorundayız."

Diana başını iki yana salladı ve yarı ölü olan Eros'a baktı.

"Eros'un ayağa kalkacak hali bile yok. Bunu onsuz yapamayız."

Ezra öfkeyle yumruklarını sıktı. Elvis ve Lea bitkin düşmüştü ve Auron da her an Ares'in zihnini kaybedebilirdi. Yapacak son şeyi ise Eros'un yarı ölü durumundan dolayı yapamıyorlardı.

O an bir el Ezra'nın yakasını kavradı. Ezra başını çevirdiğinde ona kararlı gözlerle bakan Eros'u gördü.

"Y-ya...... pa..... bili..... rim."

Ezra Eros'un halini görünce dişlerini sıktı. Hiçbir şey yapamıyordu. Eros bu haldeyken kaybetmek üzereydiler.

"Tamam."

Ezra başını salladı ve diğerlerini onaylayıp Auron'un yanına ilerledi.

Ezra kılıcını kınından çektiği anda gökyüzü yıldırımlarka kaplandı ve Mor bir Budaya dönüştü. Evet! Bu sanatı Keşiş Voren'e öğreten kişi Ezra'ydı. Hiç belli etmese de Ezra Bir keşişti ve Doğu Ejderha tapınağının atası Voren'i eğiten kişi de oydu. Ezra bu yönden aynı Alvar'a benziyordu.

Ezra'nın ortaya çıktığı yer Ares'in çığlık attığı yerin biraz önüydü. Kılıcını savurduğunda Auron Ares'i daha fazla tutamamış ve Ares de aniden uyanıp saldırıyı elleri ile karşılamıştı.

Ares saldırıyı karşılasa da geri 300 km uçtu ve diğer 4 koruyucunun ortasına düştü. Auron ve Ezra da alana varınca formasyon tamamlanmış oldu. 6 Koruyucunun gözlerinde 6 Farklı yıldırım belirdi.

Aslında gözlerinde yıldırım olmaması gerekiyordu fakat 6 Duygunun Koruyucuları olduklarından güçlerinin bir kısmı hala onlarlaydı.

6 Duygunun Koruyucuları ellerini gökyüzüne kaldırdı ve gökyüzünde bir göz belirdi. 6 yıldırım ortada buluşurken Ares Göze korkuyla baktı.

"6 Duygunun Koruyucularının Yeteneği..... Bir tanrıyı bile öldürebilir."

Ares korkuya kapılmıştı. Hareket etmeye çalışıyordu fakat kılını bile kıpırdatamıyordu. Koruyuculardan birinin taşlaştırma yeteneği vardı.

6 Koruyucunun sesleri birleşti ve gökyüzüne uzandı.

" Duyguların Efendisi!! Bize gücünü bahşet ve yıldırımlarınla adaleti hissettir!!!"

Gökyüzünde ki yıldırımlar daha da şiddetlenirken Ares'in üzerine düştü.

KESİK!!!!!

6 Koruyucu da sırtında hissettiği keskin acıyla yere yıkıldı. Duyguların Efendisinin gözü düşmüştü fakat Ares artık orada değildi.

O sırada gözleri gökyüzünde onlara küçümseyici bir ifade ile bakan adama kaydı. Bedeninden yıldırım arkları saçılıyordu.

6 Koruyucu bedenlerinde bütün hayati hücrelerini yok eden o yıldırımları hissediyordu. Kaybetmişlerdi. Zeus'a karşı.....

Zeus onları hiç umursamadan Ares ile birlikte kaybolurken 6 Koruyucu son saniyelerini yaşıyordu. Her şeyleri ile savaşsalar da artık verdikleri sözü yerine getiremeyeceklerdi.

"Son olarak benim adım görünmez duvar değil. Elvis. Bir dahakine böyle hitap edersen sevinirim. "

" Merak etme diğerleri de en az benim kadar manyaktır. Hahaha"

" Benim adım Auron. Heyecan duygusunu sana öğreteceğim. Ve evet en az onun kadar manyağımdır."

" Velet bizi fazla bekletme. Hepimiz biliyoruz ki seviyelere geçeceksin. Sadece bizi fazla bekletme"

"Kazan."

"Ustalarını sakın unutma."

Bütün Koruyucuların gözlerinden damlalar halinde gözyaşları akarken her birinin aklında anıları geçiyordu. O kısa anda zihinleri birleşmiş, kalpleri ve ruhları bir olmuştu. 6 Duygunun Koruyucuları ölmeden sadece bir kişi için özür dilemişti.

" Bir daha ki hayatımızda görüşmek üzere...." 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1482

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17265 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35904 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr