Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Kai Lane - Bölüm 98: Yaşayan 3. Kral Katili


Saatler saatleri kovalıyor. Aylar da ayları. Zaman hızla geçiyordu. Kai ve Randal artık Hem Kara Yıldırımlara hem Ejderha Formuna hem de Kralların Kralının özelliğini öğrenmeye çalışıyordu.

Tabii ki Kai daha bir Kral olmamıştı. Bu yüzden Kralların Kralı olmasının da mümkünatı yoktu.

İkisi yine ateş başına kurulmuştu. Bu sefer balık yiyorlardı. Kai artık Randal'ın o eğitim yaparken gizlice sıvıştığını ve avlandığını düşünüyordu.

Sessiz sessiz yemek yerlerken Kai'ın aklına yine bir şeyler gelmişti fakat biraz beklemek gerektiğini düşünüyordu.

"Ne sormak istiyorsun Kai? Biliyorsun aklını okuyabiliyorum."

"Ş-Şey usta senin ve benim dışımda bir Kral Katili daha varmış.  Onun kim olduğunu merak ettim sadece."

Kai'ın sorusu Randal da bir şüphe duygusu uyandırdı. Kai'a söyleyip söylememek arasında kalıyordu. Bunun Kai'ı tehlikeye atma ihtimali vardı. Fakat aklına gelen gerçek onu söylemeye itmişti. O gittikten sonra Kai'a bunu kim söyleyebilirdi? Michael mı? Hayır Michael kendi acısıyla zar zor başa çıkarken nasıl Kai'a neler olduğunu anlatabilirdi. Belki bu yüzden bir gün Kai'ın canı tehlikeye girebilirdi.

"Adı Mira'ydı. Çok Yetenekli bir gençti. İnanılmaz yetenekliydi. Benden sonra Kral Katilleri arasında en büyük potansiyele sahip kişiydi büyük ihtimalle, fakat zehirlendi. Sinsi bir yılan tarafından."

"Mira 15 Yaşına Geldiğinde Mor Yıldırımın zirvesine ulaşmıştı. Potansiyelinin diğer Kral Katillerinden daha yüksek olduğu burada belli olmuştu."

"6 Koruyucu hala zihinsel formdaydı ve düşünme yetkilerini kaybetmişlerdi. 100 yıldır düşünme yetilerini kazanmaya çalışıyorlardı ve bitirmelerine çok az kalmıştı."

"Ama Era her şeyi düşünmüştü. Her zaman yedek bir planı vardı ve Zihinsel forma girme ihtimali için bir yedek planı da vardı. Bunun için Saf Cehennem Otu tüketmişti."

"Saf Cehennem Otu, özel bir ottur. Zihni kendine getirir ve gelişimcilerin ilizyonlardan kurtulmalarını sağlar. İşte bu yeteneği yüzünden Era'nın uyanışı 6 Koruyucudan 8 yıl erken olmuştu."

"Uyandığı gibi Mira'nın bedenine girdi ve onu karanlığa sürükledi. En sonunda da ruhunu hapsetti ve bedenin kontrolünü ele geçirip Kızılyıldırım Akademisinin bütün dahilerini öldürdü."

"Bir dakika. Mira'nın Kızılyıldırım Akademisinde ne işi vardı?"dedi Kai. Randal başını iki yana salladı.

"Çünkü Mira Michael'ın kızıydı. "

Kai duyduğu her sözle şaşkına dönüyordu. Kızılyıldırım Akademisi gerçekten çok gizemli bir yerdi. Belayı kendine çekiyor gibi görünüyordu.

" Michael Gökyüzü Savaşında Eliza'yı kaybettiğinde ve yanında bütün her şeyini kaybettiğinde ne yapacağını bilemedi. Ardından bütün tekliflere rağmen kendini uzayın derinliklerine bıraktı ve boyutları dolaştı. Uzunca bir zaman güçlenme için uğraştı ve 100 yıl sonra Michael görünüşünden farklı değildi. 35 yaşlarında ve çapkın bir adama dönüşmüştü. Gördüğü her Haneye giriyor ve kadınları ile birlikte oluyordu fakat bu sonsuza kadar devam edemezdi. "

" Sonunda bir kadın hamile kalmıştı. Bebek çok güçlüydü. O kadar güçlüydü ki doğumda annesi ölmüştü. Michael yılların ardından bu bebekle kendine gelmişti. Sevmeyi hatırlamış ve öğrenmişti de. Zamanını kızı ile harcamaya başlamıştı. Onu Kızılyıldırım Akademisine yazmıştı. Fakat Era Açılan Gökyüzü Seviyesine Yarım Adım olan bir Canavardı. İkisinin zihinleri bir değildi. Era'nın Mira'yı kaosa sürüklemesi çok kolay olmuştu. "

" Şimdi Mira büyük ihtimalle Avcıların yanındadır ve güçlenmeye çalışıyordur. Tabii ki Mira kendi bedeninde hapis ve Era da onun bedenini kullanır haldeydi. Şimdi 3. Basamağın Zirvesine çıkmış olması lazım. "

Kai Randal'ın söylediklerini sindirirken bir sorun fark etti. Bakışlarını Randal'a çevirdiğinde onun hala ateşi izlediğini fark etti. O buruşmuş dudaklarından salyasının akışı onu gezegenler yok edebilecek bir fatih yerine aç yaşlı bir adamı benzetmesini sağlıyordu.

" Usta peki ya sen bunları nereden biliyorsun? Bir de........ O ete öyle bakmayı kes! O benim payım!!"

Randal bükük belini düzeltti ve Kai'a asil bir bakış attı. Ardından da bakışları hüzünlendi.

"Ben....... Bilmediğin çok şey var Kai. Bu dünya da Gelişimciler dövüşmekten daha fazla şey yapabilir."dedi Randal. Kai Randal'ın gözlerinde ki hüzünü farke etti. Belli ki aklına bir şey gelmişti ve bu onu üzmüştü.

Kai Randal'ın üzüntüsünü görünce bir iç çekti ve çatalını eti almak için uzattı

"......"

" Ha? "

Kai ateşe bakınca etin artık orada olmadığını fark etti. Kafasını Randal'a çevirince üzgün bakışlı Randal'ın diliyle dudaklarını yaladığını gördü.

"USTAAAA!!"

                                  ***

O Sırada Kızılyıldırım Şehri

Turnuvanın başlamasından beri aylar geçmişti. Birlikler kurulmuş ve konsey hazırlanmıştı. Konseyin üyeleri ise 6 Efsane ve Alan idi.

Efsanelerden 3 tanesi 3 Efsane tarafından öldürülmüştü. Kai ise 3 Efsaneyi batırıp kayıplara karışmıştı. Kimse nerede olduğunu bilmiyordu fakat öldüğünü ya da tutsak olduğunu düşünüyorlardı.

Ardı ardına Gökyüzü Topraklarında seferler oluyordu ve geri dönen herkes büyük yarar sağlamış oluyordu. Kai'ın arkadaşları da aynı şekilde adadan büyük fayda sağlamışlardı. Yeşil yıldırımda gelişimleri daha zorlaşmıştı. Fakat Gökyüzü Topraklarının faydaları çok fazlaydı ve hepsi gittikleri bir sefer de güçlenmişti. Çoğu Yeşil Yıldırımın Zirvesine ulaşmıştı bile. Alvar artık rahatlıkla İmparator ünvanını savunabiliyordu. Turuncu Yıldırıma geçince Kan Bağı uyanmıştı ve risk de ortadan kalkmıştı.

Herkes güçleniyordu ve herkesin bir görevi vardı. O sırada Sarı saçlı bir kız şehirin oturaklarından birine oturmuştu. Mavi gözleri ile konsey binasına bakıyordu. Gözlerinde bir endişe ve merak vardı.

Konsey binasından siyah saçlı yakışıklı bir adam çıkarken Sarah hemen yerinden sıçradı ve adamın önünde bitti. Yüzünde ki endişeli ve heyecanlı ifade daha da büyümüştü.

"Zaheer neler oldu? Lütfen beni sefere göndereceklerini söyle!"

Zaheer ona bakan heyecanlı kıza üzgün bir bakış attı ve elinde ki kağıdı ona verdi.

"Üzgünüm Sarah. Seni gönderemedik. Daha yeni gelmiştin ve herkesin güçlenmesi gerek. Bu kağıttaki isimler gidecek. "

Sarah üzgün bir şekilde kağıda bir bakış attı. Kağıdı okudukça daha da sinirleniyordu.

"Yine mi Alvar'ı gönderiyorsunuz?!?! Hadi ama!! O Egoist Keltoş gidebiliyor da neden ben gidemiyorum!!"

Zaheer bunu bekliyordu. Tabii ki de Alvar'ın adı geçecekti. Kızılyıldırım Şehrine ilk geldiği zaman gibiydi. Kendini övmekten bir kere bile bıkmamıştı ve 4. Sınıflara laf sokmaktan da geri kalmıyordu. Sırf bu yüzden çoğu öğrenci Alvar'dan hoşlanmıyordu.

"Ne kadar konuşursan konuş bir şey değişmeyecek Sarah. Alvar çok yetenekli ve Konsey üyesi olarak eksiğiz. Şehri olabildiğince güvenli hale getirmemiz lazım. Kırmızı Yıldırımda Güçlenmek düşündüğünüz kadar basit değil. Hala Kırmızı Yıldırımın Ortasının Ortasındayım. Jace ise Ortanın Zirvesine geçti. Lena Zirveye ulaşmış olsa bile sadece 4 kişinin gücü bir işe yaramaz. Diğer Efsaneler de çok yetenekli olsa da 3 Efsaneden birine karşı koyamazlar. Alvar bu yılın sonunda bu sınırı kırabilir. Eğer bunu başarırsa şehrin güvenliğini garantilemiş oluruz. "

Sarah derin bir iç çekti ve elindeki kağıdı geri Zaheer'i verdi.

" Sanırım diğerlerinin arkasında kalmaya mahkum oldum. "

Sarah'ın derin iç çekişi Zaheer'i üzmüştü. Sarah arkasını dönüp uzaklaşırken Zaheer Sarah'ı omzundan yakalamıştı.

" Aslında....... Sana yardımcı olabilirim." dedi Zaheer. Sarah ise aptal gibi Zaheer'e bakmayı sürdürüyordu.

Sarah Zaheer'i doğru duyduğunu anlayınca gözlerinin ve kulaklarının açılmasına engel olamamıştı. Zaheer'in görünüşünden şu an Sarah çok tatlı görünüyordu.

" Mor Ayçiçeği Sanatını öğrenmek ister misin Sarah?"

Zaheer Sarah'ın bu teklifi öğrendiğinde çok heyecanlanacağını ve az önceki gibi sevineceğim düşünmüştü fakat onun yerine Sarah ona Aptala bakar gibi bakmaya başlamıştı.

"Zaheer ben Yeşil Yıldırımın Ortasındayım. Kırmızı Yıldırıma gelmeden bir Sanat öğrenemem."

Sarah'ın söyledikleri tamamen doğruydu ama eksik bir nokta da vardı. Bazı Sanatların yan Teknikleri ve bedeni hazırlama özellikleri vardı. Michael bu yolla Emma'yı eğitmişti ve Kızıl Yıldırım Sanatına uygun hale getirmişti. Kızıl Yıldırım parşomeni şimdi Emma da idi ve Emma Kırmızı Yıldırıma geçtiğinde bu sanata çalışacaktı.

Zaheer Sarah'ın kafasına vurdu.

"Aptal olma! Sana ustan olayım diyorum sen reddediyorsun. Ne yaptığının farkında mısın?"

Sarah başını tutarken diğer eli ile Zaheer'e vurdu.

"Benden kaç yaş büyüksün sanki?!? Bana ne öğretebilirsin ki?"

"Sana Seferler de bulduğum şeyleri gösteririm."

"Anlaştık."




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1487

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 796

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17384 Üye Sayısı
    • 781 Seri Sayısı
    • 36018 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr