Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Kai Lane - Bölüm 95: Randal Dramer


Gökyüzünde ki yıldırımı gören liderler şok olmuştu. Kai ve 3 Efsane'nin Çarpışması çok etkiliydi ve liderlerin olduğu alana kadar geliyordu. 


O kısacık anda binbir türlü ruh haline büründüler. 3 Efsane'nin gücü beklediklerinden de öteydi. Fakat karşılarındaki Efsane...... O Kara Yıldırım ve Ay Kılıcını ikiye yaradığını gördüklerinde nefeslerinin nasıl kesildiği...... Kai havaya uçtuğunda ise bir çoğunun gözü 3 Efsane yerine Kai'a kaymıştı. Zira ilerde o genç onlara birçok sorun çıkarabilirdi. Bu yüzden Efsaneler yerine Kai'ın yanına gittiler. 


O sırada ise Kai Ormanın içinde ağaçların arasında yatıyordu. Bedeni eski haline dönmüş olsa da iyileşmiyordu. Biraz daha zaman geçerse ölecekti.


O sırada bir gölge Kai'ın üzerine vurdu. Yaşlı bir adam Kai'a bakıyordu. İlk başta sıradan bakışlara sahip olan bu adamın bakışları Kai'a baktıkça genişliyordu. Kai'a baktıkça daha da şaşırıyordu.


"Demek seninle burada karşılaşacaktım. Madem öyle, en azından gitmeden kendime bir iyilik yapmış olayım."


Adam parmağını şıklattığında Kai'ın bedeni yok oldu. Ardından yaşlı adam yok oldu.


Kısa bir süre sonra alana ilk gelen kişi Alan olmuştu. Kai'a bir şey olmasın diye tüm gücüyle gelmişti. Fakat nereye bakarsa baksın Kai etrafta gözükmüyordu. Çok kısa bir süre sonra diğer liderler de geldi. Herkes Kai'ı önce bulmaya çalışırken yarım saat sonra artık herkes durmuştu. Kai yoktu. Eğer gökyüzünde ki yazıyı görmemiş olsalar onun öldüğünü düşünürlerin. Fakat artık akıllarında ki tek seçenek Kai'ın ayağa kalkacak kadar gücünün olması ve fırsatı yakalayıp kaçmış olmasıydı.


Kai'ı bulamadıktan sonra bütün liderler birbirlerine döndü. Hepsinin bakışları çirkinleştirken birbirlerine saldırmaya hazır görünüyorlardı. Oluşturdukları daire bir ölüm çemberine dönüşmek üzereydi ve 80 kişi birbirine girmemek için kendilerini zor tutan kişilerdi. Bu 80 kişi bu dövüşte yer alabilecek akademilerdi. Bazı akademiler yeterli güce sahip değildi. Liderleri Kırmızı Yıldırımın Ortasında veya Başındaydı. Açıkça bu çemberdeki kişiler Kırmızı Yıldırımın Zirvesinde, Yarım adım Mor Yıldırım ve Mor Yıldırım başlangıçtalardı.


"Durun!"


Alan bir anda bağırırken bütün bakışlar ona döndü. Alan bir süre etrafına baktı. Birini arıyor gibi görünüyordu fakat kimse kimi aradığını bilmiyordu. 


Alan bakışlarını tekrar ortalarına çevirdiğinde gözlerini kısmıştı ve vücudundan hafif kızgın bir aura yayıyordu. 


"Beyler....... Ramas nerede?" 


Alan'ın sorusu beyinlerde bir şok dalgası yarattı ve liderleri kasıp kavurdu. Ramas, Dakion Akademisinin Lideriydi. Eğer hepsi buradaysa ve Ramas burada değilse.... 


"KOŞUN!!" 


Liderleri inanılmaz hızları ile koşarken hepsi de 3 Efsane'yi yakalamak için ilerliyordu. Dakion Akademisi en güçlü akademilerdendi ve en güçlü savaşçılarından 3'ü yaralıyken onları öldürmek çok önemliydi. Eğer Ramas onları çoktan götürmüşse avantajlarını kaybetmiş olurlardı. 


Lider acale ile 3 Efsane'nin peşine düştüğünde arkalarında onları izleyen Alan'ı fark etmemişlerdi. Alan onların gittiği yönün tam tersine giderken Liderlerin aptallığına gülüyordu. 


3 Efsane önemli olabilirdi fakat Kai ile kıyaslanamazlardı. Eğer Kai yaşıyorsa bu Kızılyıldırım akademisi için büyük bir avantajdı. Onları zayıflatmak için illaki birini öldürmeleri gerekecekti. Bu durumda da bu kişi Alan'dan başka biri olamazdı. Alan 3 Efsaneyi yem olarak atmış ve bu fırsattan yararlanarak kaçmıştı. 


                             ***


Gökyüzü Adasının çekirdek ormanının içinde Kai bir mağarada gözlerini açtı. Kafasını kaldırdığında gözünü taş ve toprak bir yerde açmayı bekliyorken mağaranın içi tahta ile döşenmişti. 


Kai yattığı yerden yavaşça kalkarken tahta bir ev gibi dizayn edilmiş mağaraya bakıyordu. 


"Uyandın mı Evlat?" 


Kai aniden duyduğu sesle irkilirken başını çevirdi ve ona bakan yaşlı adamı gördü.


"A-afedersiniz Efendim ama ben neredeyim?" dedi Kai. Bayılmış olsa da uyanır uyanmaz çabucak kendine gelebiliyordu. Karşısındaki adamın arkasında olduğunu hissetmemişti bile şayet durum böyleyse adam ya Kırmızı Yıldırımın Zirvesinde bir dahi ya da daha üstündeydi. Ama o an bile Kai o adamın 2. Basamağa geçmiş olabileceğini düşünmedi.


"Burası mı?.... Burası sadece ormanın içinde basit bir kulübe. Peki aklında ki asıl soruyu niye sormuyorsun? Ben kimim?"


Kai adamın zihnini mi okuduğunu yoksa başka bir şekilde mi kendisinden bunu öğrendiğini bilmiyordu fakat adamın zeki olduğunu anlamıştı.


" Peki bayım...... Siz kimsiniz ve beni neden kurtardınız? "


Yaşlı adam elini sakalına attı ve biraz düşündü.


" Adım Randal. Artık senin ustan olacak kişiyim." dedi Randal.


Kai ilk başta ciddi bir suratla baksa da Randal'ın söyledikleri ile gülmeye başlamıştı. Kahkahaları mağarayı inletirken Randal hala ona ciddi bir suratla bakmaya devam ediyordu.


"Hahahahaha sen mi benim ustam olacaksın?!?? Uzun zamandır böyle gülmemiştim! Yaşlı adam ya da Randal'dı değil mi adın?!? Ben sonsuz bilgiye sahibim!! Bana ne öğretebilirsin ki?!?"


Kai ayağa kalkıp gidecekken kalbinde hissettiği acı yüzünden geri yatağa yapıştı. O acı ile kalbini tutarken Randal ona bir aptala bakar gibi bakıyordu.


" Peki o sonsuz bilgin Ölümsüz Ejderha Formunu kontrol etmeni sağlıyor mu? Ya da sana Kara Yıldırım Sanatının nasıl oluştuğunu ya da nasıl bir şey olduğunu söylüyor mu? Belki öğretiyordur. Eğer ben olmasaydım geberip gitmiştin ve şimdi hala konuşuyorsun! Eğer ben olmasaydım o yaraların yüzünden hem ölür hem de yıllarca zihninde acı çekerdin! Benim bile seni iyileştirmem ne kadar sürdü biliyor musun? 1 Ay! 1 aydır yatıyorsun Kai! 6. Basamaktaki biri seni 1 ayda iyileştirdi. Hem de ben basit birisi değilim Kai. "


Kai şaşkınlıkla Randal'a bakarken Randal'ın aurası bir anda değişti ve göklere uzanan bir dağa dönüştü.


" Ben Randal Dramer! Uranüs'ün ilk çocuğu ve Kalp Yolunun Koruyucusuyum! Senin bundan sonra ustan olacağım ve seviyelere geçmeden bildiğim her şeyi sana öğretmeye çalışacağım! Ve Kai! Sana Nihai Kalp Modunu öğreteceğim!" 


                                 ***


5 gün geçmişti. Mağaranın içinde Kai yerleri süpürürken Randal ise onu izliyordu. Kai bıkkınlıkla bir kez daha Randal'a baktığında Randal yeniden eliyle devam etmesini işaret etti.


" Neden hala buna devam ediyorum? Bana bir şeyler öğreteceğim söylemiştin."


"Öğretiyorum işte. Ustana saygılı olmanı öğretiyorum. Merak etme yakında eğitimine başlayacağız."


Kai temizlik yapmaya devam etti. Randal ise onu izlemeye devam etti. Kısa bir süre sonra Kai'ın aklına Randal'ın Kalp Yolunun Koruyucusu olduğu geldi. Bakışlarını çevirip Randal'a bakarken soruyu nasıl soracağına düşünüyordu.


" Şey.... Usta, sana bir şey sormak istiyorum ama.."


"Sor."


"Sen şimdi Kalp Yolunun Koruyucusu isen Eros ile hiç tanıştın mı? Bir de Eros garipti..... Yani erkek ya da kız olduğu anlaşılmıyordu. Sen de de öyle bir şey var mı yoksa.."


Tam o anda Randal'ın başından iki boynuz çıktı. Kai korkuyla geriye sıçrarken Randal umursamaz bakışlarıyla Kai'a baktı.


" Eros erkekti Kai. Eros senin sandığın kadar basit biri değil. 6 duygunun koruyucularından hiçbiri basit değildi. "


" Elvis aralarında en güçlüsüydü. Dövüş olarak. Auron en zekileriydi. Diana geleceğe hazırlık yapardı ve her zaman temkinliydi. Lea bir avcıydı ve bu zamana kadar yakalayamadığı tek av Artemis idi. Ezra fiziksel olarak en güçlüleriydi. Eros ise en kurnazlarıydı. Kimsenin bilmediği güçleri vardı ve bana Nihai Kalp Modunu yapmamda yardım eden kişi de oydu. "


Randal bir kez daha boynuzları o Kai'a gösterdi. 


" Öyle bakmasan iyi olacak. Bu boynuzlardan sen de de olacak çünkü. "


Kai yine şansına tükürürken son bir sorusu varmış gibi Randal'a baktı.


" Bir de Madem sen Kalp Yolunun Koruyucususun. O zaman birine de aşık olmuş olman lazım değil mi?"


Kai'ın sözleri ile Randal'ın gözleri biraz açıldı. Ardından bakışlarını kaçırdı ve yere bakarak soğuk ses tonuyla konuştu.


"O kişiyi şu an burada görüyor musun Kai?" dedi. Kai da başını sallarken neredeyse duyulmayacak kadar kısık bir sesle "Anladım" dedi.


Uzun bir sessizlik çöktü. Bir süre sonra Randal yerinden kalktı. Hızlı adımlarla ilerledi ve Kai'ın elindeki süpürgeyi alıp attı. Kai daha bir şey diyemeden Randal parmağını şıklattı ve Kai yok oldu. Çok zaman geçmemişti ki. Randal da yok oldu ve Kai'ın gerçek eğitimi başladı. Bu eğitimden sonra artık bir çocuk olarak kalmayacaktı. 





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1487

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 796

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17383 Üye Sayısı
    • 781 Seri Sayısı
    • 36018 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr