Korku dağları bekler. #Atasözü

Kai Lane - Bölüm 86: Dünya Turnuvası Çok Yakın!


Koi dağının derinliklerinde Kai Cennet Bahçesininin veri tabanını tamamen ele alıyordu. Yakında Dünya Turnuvasına gideceğinden dolayı ve kimsenin buraya giremeyeceğinden dolayı ihtiyacı olan herşeyi alıyordu. Küçük Kaplanı ablasının yanında bırakmıştı. Küçük Kaplanın bitkilerini de almalıydı. Aynı zamanda Matt için özel bir şeyler de alabilirdi. Denizler Kralı olduğundan denizle alakalı çoğu şeyi özümseyebilirdi. Aynı şekilde diğer herkes için de özel bir şey alması gerektiğini düşünüyordu. Tabii ki bu eşyaları da eli ile almayacaktı. Bunun için Cennet Bahçesinde Boyutsal Yüzük adlı özel bir mana silahı vardı. Kai da onu kullanıyordu. Yüzük sayesinde istediği kadar eşya depolayabilirdi. Bütün eşyalar yüzüğün içinde olacaktı.

Kai mağaradan çıktığında Cennet Bahçesine son bir bakış attı. Burası onun için gerçekten özeldi. Burası sayesinde Kral Modunu rahatlıkla kullanabiliyordu. Cennetin Zehirini oluşturabilmişti. Sonsuz bilgiye sahip olmuştu. Ölümden dönmüştü. Zaheer'i yenmişti. Bunlar hep Cennet Bahçesinin sayesindeydi. Oluşturduğu en güçlü Zehirini adını koysa da bu yeterli değildi ama Kai'ın yapabileceği başka bir şey de yoktu.

Kai evine dönerken insanları izlemeye başladı. Herkes artık eğitim yapmayı bırakmış ve Dünya Turnuvası için kendilerini hazırlamaya başlamışlardı. Aynı şekilde etrafta dolaşan bazi insanlar Kai'a tanıdık gelmiyordu. Belli ki yeni 1. Sınıfların 2. Bölgeden olanlarıydılar. Etrafı kibirli bakışlarla süzselerde kimse onları umursamıyordu. Özellikle 1. Bölgede olduklarından dolayı böylelerdi.

Bir genç yavaş adımlarla Kai'a doğru yaklaşırken Kai yine şansına üzülüyordu. Normalde 1. Bölgeden olan 2. Sınıflar 2. Bölgeden olan 1. Sınıflardan daha güçsüzdü. Bu yüzden de 2. Bölgedekiler şov yapmayı severdi.

Genç adam Kai'ın arkasına geldi ve ona küçümseyici bakışlar attı. Belli ki geldiğini fark edemediğini düşünüyordu fakat aslında Kai onu umursamıyordu. Bu yüzden de hiç ona dikkatini vermemişti. Ne de olsa bu genç adam ona tüm gücü ile saldırsa bile sadece kıyafetleri parçalanırdı. Bedeni Mavi Yıldırımın zirvesindeki biri için çok güçlüydü.

"Hey!! Yüzüğün güzelmiş!! Bana versene!!! Hahahaba"

Genç adam adi bir yüzle güldü. Kai'ın durduğunu görünce de onun korkudan donakaldığını düşünmüştü. Hemen önünde diz çöküp yüzüğünü almaması için onun manevi değeri olduğunu falan söyleyip yalvarmasını bekliyordu. Fakat beklediği şey olmadı. Onun yerine 2. Bölgeden tanıdığı olan Isaac koşarak onun yanına geldi ve onu tutup sarstı.

"Aptal mısın sen?! Ne yaptığının farkında bile olmadan birilerine karışıyorsun!! Daha karıştığı kişinin kim olduğunu bile bilmiyorsun!!" dedi Isaac ve Kai'a döndü. Kai hala hareket etmemişti ve yüzünü de Isaac'in olduğu yere çevirmemişti. Isaac Kai'ın gücünü görmüştü ve Kai'ın genç adama büyük bir baskı kurmasını istemiyordu.

" Kai, bu durum için üzgünüm. Daha yeni geldi ve hala kibirli. Lütfen onu affet. Şu anki durum için gerçekten üzgünüm" dedi Isaac.

Kai kafasını hafifçe çevirdi ve omzunun üzerinden kızıl gözleriyle Isaac'e baktı. Isaac o gözlere bakınca içinde hissettiği korkuya engel olamadı. Ne kadar Yeşil Yıldırımın Başlangıcının zirvesinde olsa bile Kai'ın Gücü onu kat be kat aşıyordu.

"Sorun yok korkak çocuk. Bu kadar korkmana gerek yok. Akademi de kimse kimseye bir şey yapamaz. Bunu ona da hatırlarsan iyi olur."

Kai Korkak çocuğu bir şey demesine izin vermeden soğuk bakışlarını genç adama çevirdi. Genç adam ise hala bir şey anlamamış bir şekilde Kai'a bakarken gözleri Kai'ın gözlerine denk geldi.

Bir anda vücudundan hissettiği acı korku bütün benliğini ele geçirdi. Sanki bütün bedenine sayısız iğne batırıyorlardı. Sanki kutuplarda onu kıyafetsiz ve bir başına bırakıp gitmişlerdi. Sanki Cehennemin en derinlerinde başına balyozla vuruyorlardı. O kızıl gözler ona sadece dehşeti anlatıyordu. Yaşam mı? Vardı fakat onun için değil.

Kai yeterli olduğunu düşünüp kızıl gözlerini ve yıldırımlarını kaldırdı fakat soğuk bakışları hala duruyordu.

"Umarım bu yaptığın aptalca şeyi kesersin. Burası senin düşündüğün gibi bir yer değil. İnsanlara istediğin gibi davranamazsın ve ben gittikten sonra da bir şey yapmayacaksın. Bundan emin olacağım."

Kai geri yürümeye başladığında Isaac ve Genç adam rahat bir nefes aldı. Korkak çocuk kızgın bakışlarını Genç adama çevirdi.

" Zan!! Burası eskisi gibi değil!! Bu yüzden onun sözlerini dinle ve burada kibirli davranmayı bırak!! Burada kimse senden güçsüz değil!!"dedi Korkak çocuk. Fakat Zan rahatlamasına rağmen kendine gelememişti. Kai'ın gözlerinden ona varan baskı inanılmazdı.

Korkak çocuk Zan'in kendine gelemediğini görünce onu da alıp uzaklaştı. Zan'e daha fazla bir şey anlatmakla uğraşmayacaktı.

O sırada 520 numaralı ev

Herkes evde toplanmıştı ve konuşuyorlardı. Kevın bazen saçma espriler yapıyor, Melony de onun kafasını vurup ona kızıyordu. Jace ve Lena onları dinlerken gülüp eğleniyordu. Küçük Kaplan Lily'nin kucağında oyuncak bebek gibi sıkılmaktan yorulmuştu. Yine de Lily kaçamayacağı kadar sert tutuyordu ve o da tüm gücünü kullanıp da Lily'i korkutmak istemiyordu.

Lily'nin yüzünde şeytani bir ifade ortaya çıktı. Bu ifadeyi görenlerin aklına direk olarak Kai'ın şeytani gülüşü geliyordu. Kardeş olduklarının anlaşılması için bu kadar uğraşmasına gerek yoktu. Yine de Sam ve Matt dışında herkes bu gülüşü gören herkesin içini bir korku kaplamıştı. Felakete hazır olmuş ve onları vurmaması için içlerinden dua ediyor bir şekilde beklemeye başlamışlardı.

"Emma...."

Lily'nin ağzından çıkan isimin kaderi mühürlenmiş oldu. Emma şansına küfür ederken gülümseyerek Lily'e baktı.

"Efendim."

"Kai ile aranız nasıl? En son evimize geldiğinde bu kadar yakınlaşacağınızı ve böyle bir yeteneğe sahip olmanı beklemiyordum. Belki diğerleri kadar güçlü değilsin ama sen de gerçekten çok güçlüsün. En azından bizden güçlüsün. Peki ne kadar ilerlediniz Kai ile.... "

Emma'nın yüzü ilk söylenenlerle asılmıştı. Kai ile arasının nasıl olduğunu o da bilmiyordu. Sadece kötü diye düşünebilirdi.

Gücü hakkında söylenenlerle yüzü iyice düşmüştü. Kendisi farklıydı. Kai gibi 6 duyguya sahip değildi. Ya da Jack gibi annesi inanılmaz güçlü değildi. Kevın gibi bir gelişim metoduna ya da Melony gibi reenkarne bir gelişimci değildi. Sadece basit biriydi ve zor zor diğerlerine yetişmeye çalışıyordu. Kızılyıldırım Sanatı ve Yue'nin Taşını bu yüzden kullanıyordu. Baskın bir yönünün olmasını istiyordu. Önemli biri olmak istiyordu.

Kai ile ne kadar ilerlemeleri de yüzünü kızartmıştı. Bu soru direk olarak cinsel bir soruydu açıkça. Kai ile araları kötü olsa bile Kai'ı bir kere öpmüştü. Aynı zamanda Kai kucağına da almıştı. Bunları hatırlayınca da kızarmasına engel olamamamıştı.

İşte bu gülüşte bu kadar korkmalarının sebebi buydu. İnsanı küçük düşürecek ve utandıracak söylüyorlardı. Lane ailesi böyle bir aileydi. Basit ama tehlikeli. Bazı üyeleri çenesi ile bir fili bayıltabilirdi. Hem Fiziksel olarak hem de Zihinsel olarak.

"Peki siz Dean ile ne kadar ilerlediniz? Böyle bir soru sorabildiğine göre sizin de gayet büyük bir ilerleme kaydetmiş olmanız gerekir."

Kai'ın sesi duyulduğunda Lily kendini titremekten alamamıştı. Dean de bir anda nefesini tuttuğunda Sam ve Matt yavaş yavaş neler olduğunu anlıyordu ve ufak ufak Dean'e yaklaşıyorlar. Onlar da uzun zamandır böyle bir şey düşünmemişti fakat Kai'ın sözleri bazı şeylerin 'dank' etmesine sebep olmuştu.

Kai Emma'nın oturduğu koltuğun arkasında dururken Lily korkuyla Kai'a bakmaya başladı. Ardından yavaş yabaş gülse de Kai'ın yüzündeki ciddi soğuk ifadeyi görünce kendisini yutkunmaktan alamadı.

"Hadi ama Kai. Ben ve Dean uzun zamandır beraberiz. Öpüşmemiz sence de normal değil mi?" dedi Lily. Kai'ı sakinleştirebilirse Sam ve Matt de sakinleşirdi.

"Evet sadece öpüşseniz pek sorun etmem ama asıl nokta da bu ya! Sadece öpüştünüz mü?"

"Ş-şey ben......"

"Ben de öyle düşünmüştüm. Götürün!! Benim güzel işkence yollarımla karşılaşacak!! İkisi de!!"

Dean, Sam ve Matt tarafından çekilip götürülürken Kevın ve Jack'e yardım ister gibi elini uzatmıştı. Konuşamıyordu çünkü Sam ağzına bir bez tıkmıştı. Çok acınası bir halde görünse bile Kevın ve Jack'in ona yardım etmeye niyeti yoktu. Jace zaten görmemiş gibi yapmaya başlamıştı bile.

"Emma yardım et! Hadi ama sen benim yengem değil misin?"

Kai yavaş yavaş Lily'i sürüklerken Lily Emma'ya seslendi. Eğer Emma Kai'dan isterse onu bırakacağına inanıyordu.

Emma Lily'nin kulağına eğildi ve kafasını sallayıp sahte bir üzgünlükle konuştu. Şimdi intikam vaktiydi.

" Yenge mi? Belki bir gün...... Ama şimdi değil!"

Lily Emma'ya şokla bakarken Kai onu sürükledi ve götürdü. 3 erkek kardeş içeri girdiğinde odadan çığlık sesleri gelmeye başlamıştı bile. 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1487

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1216

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 796

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17410 Üye Sayısı
    • 782 Seri Sayısı
    • 36082 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr