"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Kahramanların Savaşı - 13.Bölüm [Akademiye Vardık]


Sevgili Günlük;


Bu sabah uyandığımda senin üzerinde uyurken buldum kendimi. Salyam da biraz bulaşmış oldu ama temizledim merak etme.

(Ss: Günlük bunu beğenmedi.)


Sandalyeden kalkıp pencereden dışarıya baktım ve dışarıda bir sürü insan vardı.


Doğruyu söylemek gerekirse buraya geldiğimizden beri bu kadar kalabalığı görünce tuhafıma gitti.


Ardından arkamı döndüp baktığımda Seira ve Aries hâla uyumaktaydı.


Yanlarına yaklaşıp ikisininde başını okşadım. İkiside uyumalarına rağmen mutlu olmuşlardı.

(Ss: Bunu FBI okumasa iyidir.)


İkisinide uyandırmaya başladım. İkisnide zar zor olsada uyandırmayı başarmıştım.


Ruji:"Hey minikler. Hadi kahvaltı yapalım."


Beni karşılarında gören Seira ve Aries çok şaşırmışlardı.


Seira:"Baba."


Aries:"Baba An- nem ne- r- de?"


Ruji:"Hmm…. Galiba hâla uyuyorlar. Hadi gidip onlarıda uyandıralım."


Seira ve Aries kafalarını sallayarak onayladılar ve üçümüzde Roze ve Ruby'nin kaldığı odanın kapısına gelip kapıyı çaldık.


Kapıyı çalıyorduk ama açan yoktu.


Ruji:"Galiba hâla uyuyorlar."


Seira:"Evet."


Aries:"Be- n- c- e- baba çok er- ke- n uya- n- dır- dı."


Seira:"Evet."


Ruji:"Hmm… O zaman sizden özür dilerim."


Seira ve Aries çok şaşırmışlardı.


Ruji:"O zaman hadi dışarıya çıkıp gezelim."


Seira ve Aries tedirgin olmaya başladılar. Hemen önlerine çömeldim ve kafalarını okşayarak;


Ruji:"Merak etmeyin bir şey olmaz."

(Ss:"Ruji derin sularda yüzüyorsun!"

Ruji:"Hikâyeyi yazan ben değilim.")


Seira ve Aries tedirgin olmalarına rağmen kafalarını sallayarak onayladılar ve üçümüzde dışarıya çıkmak için alt kata doğru gitmeye başladık.


Alt kata indiğimizde Mark masaları temizliyordu.


Ruji:"Mark bi bakarmısın?"


Mark temizliği bırakıp yanıma geldi fakat beni hiç sevmemişcisine bakışları vardı.


Mark:"Buyur?"


Ruji:"Ruby'nin odasına kahvaltılık gönderirmisin? Ha bi de onlara dışarıya çıktığımızıda söyleye bilirmisin?"


Mark:"Senden hiç hoşlanmadım."

(Ss:Hoayda.)


Ruji:"Bunu biliyorum merak etme."


Mark:"Peki o zaman. Bu arada on beş bakır alayım lütfen."


Cebimden on beş bakır çıkarıp Mark'a uzattım ve Mark elimdeki paraları aldı ve gitmeye başladı.


Bizde hanın kapısını açıp dışarıya çıktık. Dışarıya çıkacağımız gibi ilgi odağı olmayı hiç beklemiyordum. Herkes Seira ve Aries'e tiksintiyle bakıyordu.


Bu bakışları hisseden Seira ve Aries ellerimi tutup sıkmaya başladılar. En iyisi onları birazcık olsun sakinleştirmekti.


Yolda giderken camında kolye olan bir dükkan dikkatimi çekti ve hemen o dükkana doğru yöneldim.


Dükkanın kapısını açıp içeriye girdiğimde buranın bir takıcı dükkanı olduğunu anlamıştım.


İçeriye girip baktığımda iki tane yan yana duran kolyeler dikkatimi çekmişti. Onların saç rengiyle uyumlu iki kolye bulmuştum. Bi kolye açık pembe iken diğer kolye ise açık gri renkteydi.


Seira'nın saçları gümüş renginde olsa bile açık gri ile aralarında pek fazla farklılık olmadığından bu kolyeyi almaya karar verdim.


Kolyeleri alıp kasaya doğru yaklaştım. Kasada oturan kızın yanına yaklaştım.


Ruji:"Bunlar ne kadar?"


Kız:"Hmm… İkisi yirmi gümüş ediyor."


Ruji:"NE!?"


Kız:"Bu aldığınız kolyeler sihirli bölümden o yüzden pahalılar. Daha ucuzları için şu tarafa bakmalısınız."


Ruji:"Peki bunlar ne işe yaramakta?"


Kız:"Hmm… Pembe olan kullanıcısına hız vermekte. Açık gri olan ise kullanıcısının reflexlerini iki katına çıkarmaktadır."


Ruji:"Hmm… Çok iyimiş."


Elimi para keseme attım ve yirmi gümüş'ü kıza uzattım. Cebimde bakır paraları taşırken kesede ise altın ve gümüş paraları taşımaktaydım. Fakat keseye dikkatli bakınca suyunun kuruduğunu* fark ettim. Acilen akademiye ulaşmam gerekliydi.


Kolyeleri alıp Seira ve Aries'e taktım. Ardından üçümüzde dükkandan dışarıya çıkıp hana doğru gitmeye başladık.


Yolda giderken Seira;


Seira:"Teşekkürler babacığım."


Seira'nın teşekkür ettiğini gören Aries;


Aries:"Te- şe- kür- ler baba."


Bende hafifce gülümseyerek;


Ruji:"Rica ederim. Hadi kahvaltı yapmaya gidelim."


İkiside kafa sallayarak onayladılar. Üç dakika yürüdükten sonra hanın önüne geldik ve kapıyı açıp içeriye girdik.


İçeriye girdiğimizde Ruby Mark ile konuşmaktaydı. Ruby bana doğru baktı ve elini sallayarak;


Ruby:"Ooo Ruji. Hoşgeldin."


Ruji:"Hoşbuldum. Kahvaltı yaptınız mı?"


Ruby:"Yok daha değil. Roze'un uyanmasını bekliyorum."


Ruji:"Şimdiye kadar uyanmadı mı? Tuhaf."


Ruby:"Galiba çok yoruldu."


Ruji:"Uyandırmaya çalıştın mı?"


Ruby:"Evet ama bana sadece tamam dedi ve tekrar yatmaya devam etti."


Tuttuğum nefesi dışarı vererek;


Ruji:"Ohh… Rahatladım şimdi. Bir şey olduğunu zannettim."


Ruby:"Merak etme bir şeyi yok."


Ruby kafasını aşağıya indirip Seira ve Aries'e bakarak;


Ruby:"Ooo… Kolyeler yeni mi?"


Aries:"Baba bizi- m iç- in al- dı."


Ruby:"İkinizede çok yakışmış. Şirin olmuşsunuz."


Ardından Ruby bana bakarak;


Ruby:"Peki ya bana yok mu?"


Ruji:"Kos koca kız oldun git kendin al."


Ruby ağzını şişirerek;


Ruby:"Püfff… Cimri."


Ruji:"Cimri?"


Ruby:"Evet cimrisin."


Ruji:"Aghh… Sabah sabah laflaşmaya vaktim yok hadi sizin odaya gidelim."


Ruby:"Pekâla. Sonra görüşürüz Mark."


Dördümüzde merdivenlere yönelip yukarıya doğru çıkıyorduk. Aries koşmaya başladığı gibi gözümüzün önünden kaybolmuştu.


Üçümüzde şaşkınlıkla önce Aries'in en son olduğu yere sonra bir birimize baktık.


Seira:"Aries kayboldu."


Ruji:"Demek ki böyle çalışıyormuş."


Ruby şaşkınlıkla;


Ruby:"Ney çalışıyormuş? Hem Aries'e ne oldu da bu kadar hızlandı?"


Seira:"Babamın aldığı kolyeler yüzünden."


Ruby:"Kolyeler? Bi saniye yakından bi bakayım."


Ruby Seira'ya yaklaştı ve kolyesine dikkatlice bakarak;


Ruby:"Bu sihirli kolye. Ruji çocuklara sihirli kolye mi aldın?"


Ruji:"Yanlışlıkla evet."


Ruby:"Hmm… Güzelmiş."


Seira:"Bence hemen Aries'in yanına gitmeliyiz merak etmiştir."


Ruby:"O zaman ben gidiyorum."


Ruby'nin vücudu mor manasıyla kaplandı ve bi anda yok oldu.


Seira:"Ablada yok oldu."


Ruji:"Yok olmadı sadece bizden daha hızlılar."


Seira:"Hmm…"


Ruji:"Hadi yetişelim onlara yoksa bize yemek kalmayacak."


Seira:"Tamam."


Seira ile odaya doğru koşmaya başladık.


Odaya yaklaştığımızda Aries ağlıyordu Roze ise ona sarılmış başını okşuyordu.


Ruby'nin yanına gelip;


Ruji:"Ne oldu?"


Ruby:"Bi anda hızlandığı için kafasını çarpmış."


Ruji:"Bir şeyi varmı."


Ruby:"Bir şeyi yok ta bi buz koysak iyi olur."


Seira:"Ben buz alırım."


Seira'ya dönüp yanına çömeldim;


Ruji:"Emin misin?"


Seira:"Merak etme baba."


Ruji:"Peki seni bekliyoruz."


Seira koşarak;


Seira:"Tamam."


O sırada Aries'e döndüm;


Ruji:"Aries iyimisin?"


Aries ağlayarak;


Aries:"Ka- fa acı- yor."


Ruji:"Tamam geçti geçti. Sana verdiğim kolye var ya."


Aries:"E- vet?"


Ruji:"O kolye senin hızını arttırıyor. O yüzden koşarken dikkatli olmalısın tamam mı."


Aries böynunda ki kolyeyi tuttu ve ona doğru baktıktan sonra kolyeyi bırakıp bana bakarak;


Aries:"Ta- ma- m."


Ruby:"Aferin kardeşime."


Ruji:"Şimdiden ailesi olduk gibi ha."


Ruby:"Aynen aynen en azından mutlular ya o bana yeter."


Ruji:"Haklısın."


Ruby:"Hadi kahvaltımızı yapalım da artık akademiye gidelim. Asıl işler ordan sonrasında başlıyor."


Ruji:"Haklısın."


Ruby çok haklıydı. Buraya geldiğimizden beri bir gıdım ilerleyememekteyiz. Fakat öteki yandan da çok endişeliydim. Yani Seira ve Aries'i akademiye kabul edecekler mi? Yoksa Akademiye kayıt için zamanında yetişebilecekmiyiz? Diye bir sürü düşüncelerim vardı. Bu düşünceler aşırı heyecan yaptığı için derin bir nefes aldım ve bir süre sonra nefesimi verip kendimi rahatlattım.


Ardından Ruby kapıyı açtı ve üçümüzde odaya girdik. Odaya girdiğimizde Roze'la karşı karşıya kalmıştık. Roze'un bedeninin yukarısı gözükmekteydi. Sütyen falanda takmıyordu. İkimizde bir birimize şaşgınlık ve utangaçlıkla bakıyorduk. İkimizinde yüzü kıp kırmızı olmuştu ve vücüdüm bu kadar çok harareti kaldıramıyordu.


Roze'un bu hali zihnime kazınmıştı. Ardından Roze eline yastığı aldı ve bağırarak yüzüme fırlattı.


Roze:"KYAA!!!"


Yastık yüzüme o kadar sert gelmişti ki yere düşmeme sebep oldu.


Ruby:"Yanlış bir anda geldik galiba."


Roze:"RUJİ SAKIN GÖZLERİNİ AÇMA!"


Ruji:"TAMAM TAMAM AÇMAM."


Üç dakika boyunca yere uzanıp yastığı yüzümden kaldırmayarak bekledim.


Roze:"Şimdi kalkabilirsin."


Ruji:"Ta- Tamam."


Yastığı gözümden çektiğimde Roze yanıma gelmiş bana elini uzatmıştı. Fakat giydiği pembe donunu görebilmekteydim. Yüzüm bu sefer çok ama çok feci kızarmıştı. Roze şaşkınlıkla bana bakıyordu fakat ben ağzımı açarsam ne olabileceğini çok ama çok merak ediyordum. Gözüm ikide bir Roze'un donuna kayıyordu. Kendime zar zor hâkim olmaktaydım.


Roze şaşkınlıkla;


Roze:"Ruji iyimisin? Bir yerine bir şey mi oldu?"


Ruby yan taraftan sırıtarak;


Ruby:"Ruji'ye bütün mallarını gösterdin. Baksana çocuk baka kaldı."


Roze:"Mallar derken?"


Ardından Roze bacaklarında doğru baktı ve hemen donunu eteği ve ayaklarıyla gizleyerek kapattı. Yüzü o kadar kızarmıştı ki tıpkı fazla şişmemiş ama kıp kırmızı olmuş bir domatese benziyordu nerdeyse ağlayacak gözleri yaşlarla dolmuştu.


Roze sinirli ve utangaç bir sesle;


Roze:"R- Ru- Ruji."


Ruji:"E- Efendim?"


Roze:"Gö- Gördün mü?"


Ruji:"N- N- Ne- Neyi?"


Roze:"Ki- Ki- Ki- Kilo- Kilotumu?"


Bende gözlerimi kaçırarak;


Ruji:"Y- Yooo…"

(Ss:Çok yanlış hamle yaptın dostum.)


Roze'un yüzü artık o kadar kızarmıştı ki rengi gittikce koyu kırmızıya doğru gidiyordu.


Roze bi anda bağırarak;


Roze:"RUJİ SENİ SAPIK!"


Ruji:"Bİ- Bİ- Bİ SANİYE YAA! YANLIŞLIKLA OLDU."


Roze:"HABERSİZ BİR KIZIN ODASINA GİRİYORSUN VE SANA SAPIK DEMEMEMİ Mİ BEKLİYORDUN!?"


Ruji:"Aa.. Şey… Eee… Orası doğru ama…. Ruby'le içeri girdik falan… Değilmi Ruby? Yardım et lütfen."


Ruby:"Hmm… Beni bulaştırma lütfen benim bir alakam yok."


Ruji:"N- N- NEEEEEE!?"


Ruby:"Aman neyse onu bunu geçtimde artık yemek yesek. Çok acıktım da."


Ruji:"Aynen aynen heehehehe."


Roze bana dik dik bakarak.


Roze:"Peki tamam."


Ardından Roze, Aries'e baktı ve kafasını tuttuğunu fark etti.


Roze:"Aries kafana ne oldu?"


Aries elini şişliğinden çekmesiyle.


Roze:"Aman tanrım. KAFANA NE OLDU!?"


Ruby:"Merak etme bir şey yok."


Roze:"NASIL BİR ŞEY YOK!? ANLI ŞİŞMİŞ DAHA NE OLACAK!"


Ruji:"Onlara yanlışlıkla sihirli kolye almışım."


Roze:"Sihirli kolye? ÇOCUKLARA NEDEN BÖYLE BİR ŞEY ALIRSIN!?"


Ruji:"DUR DUR DUR KIZMA! Yanlışlıkla oldu. Sihirli olduklarını fark etmemiştim."


Roze:"Peki ya bu kolyenin bu şişlikle alakası ne?"


Ruji:"Aries'in kolyesi ona süper hız gücü vermektedir."


Roze:"Bu kadar tehlikeli bir şeyi çocuklardan niye geri almadın?"


Ruji:"Biraz geç oldu ama işte. Hem renkleri onlara yakışıyor diye aldım."


Roze:"Renkleri?"


Roze dikkatlice Aries'in kolyesine baktı;


Roze:"Renkleri derken? Daha açık renklisini bulamadın mı?"


Ruji:"Bi saniye zaten açık pembe."


Roze:"İstersen bi daha iyi bak."


Hemen Roze ve Aries'in yanına yaklaşıp kolyeye baktım ve kolyenin eski renginden hiç bir iz kalmamıştı.


Ruji:"Bi saniye ya buna ne oldu?"


Ruby:"Onlar sınırlı kullanıma sahip büyülerdir. Tabi onları sürekli kullanıp geliştirebilirsin ama bu biraz zor."


Ruji:"Peki bir başkası tarafından doldurulabilir mi?"


Ruby Aries'e yaklaştı ve bir elini kolyesine tuttu diğer elinide kolyenin üzerine getirerek. Manasını tekrar eline yoğunlaştırmıştı ve kolye tekrar eski rengini almaya başlamıştı.


Ruby:"Gördüğün gibi doldurulabiliyor fakat dolduran kişiyi çok yoruyor."


Ruji:"Hmm… Anladım."


Ruby'nin anlatığını düşünürken tam o sırada kapı çaldı. Kalkıp kapıyı açmaya gittim ve kapıyı açtığımda Seira elinde buz torbasıyla gelmişti.


Seira içeriye girdikten sonra kapıyı kapattım ve bende içeriye girdim. Seira hemen Aries'in yanına gelip buz torbasını Aries'in şişmiş anlına tuttu ve Aries acıdan bağırdı.


Aries:"AAA!"


Seira:"Birazcık dayanmalısın kardeşim."


Aries Seira'ya sulu gözleriyle baktı ve kafasıyla tamam diyerek sustu.


Hepimiz Seira ve Aries'i izlerken sessizliği Ruby bozdu;

(Ss:Dramatik film mi izliyordunuz?

Ruji:Yaw hikayenin bokunu çıkardın yeter bi sus yaa.

Ss:Tamam sustum.)


Ruby:"Akademiye gidiyormuyuz?"


Ruji:"Evet gidiyoruz. Yoruldum artık başka yerlerde kalmaktan."


Roze:"Ne kadar yolumuz kaldı ki?"


Ruby:"Fazla değil bir iki saatlik yolumuz kaldı."


Ruji:"Kalan paraylada kendimize teçhizat almamız gerekiyor."


Ruby:"Haklısın. Akademininkiler çok dandik oluyor."


Roze:"Ne Alacaksınız?"


Ruby:"Sadece kitap alacağım."


Roze:"Kitap?"


Ruby:"Büyü kitabı."


Roze:"Anladım. Peki ya sen Ruji?"


Ruji:"Ben kılıcımı almışım zaten sadece hafif bir zırh almam gerekli. Sanada ok ve yay almam gerekli."


Roze:"Neden bana ok ve yay?"


Ruji:"Nişancılığın çok iyi. Hem sana büyülü yay alacağım bu sayede ok derdiyle uğraşmayacaksın."


Ruby:"Desene para Roze'a gidecek diye."


Ruji:"O da gerekli ama."


Ruby:"Haklısın ama ya büyü gücü yoksa?"


Roze:"Aynen ben büyü yapamıyorum."


Ruji:"Satarız."


Ruby:"Mantıklı."


Roze'un yüzü kızarmış bizi dinliyordu.


Seira:"Yemek yemiyormuyuz?"


Ruby:"Haklısın. Hadi Afiyet Olsun."


Ruby hemen kahvaltılıklara dadandı ve ardından Seira ve Aries'te yemeğe başlamışlardı. İlk bi Roze'la bir birimize baktık sonra ikimizde aynı anda gülüp kahvaltı etmeye başlamıştık.


Kahvaltıdan sonra kendi odama geçtim ve eşyalarımı toplamaya başladım. Eşyalarımın toplamasını bitirmem bir dakikamı almıştı ve odadan çıkıp kızların kaldığı odaya gittim. Kapıyı çaldım ve içeriye girdiğimde Roze haricinde kimse eşyalarıyla ilgilenmiyordu.


Roze'un yanına gidip;


Ruji:"Yardıma ihtiyacın var mı?"


Roze:"Çok iyi olur ya."


Ruji:"Tamam. Hey Ruby biraz yardım etsen."


Pencereden dışarıya dikkatlice bakan Ruby beni pek takmayarcasına;


Ruby:"Ha ha…. Peki….. Geliyorum."


Nefesimi derince içime çekerek;


Ruji:"Ağh…. Daha beni dinlemiyor."


Roze yaklaşarak;


Roze:"Bir yere yoğunlaşmış sanki."


Ruji:"Nereye baktığını hiç ama hiç sormayacağım."

(Ss:Bencede sorma bölümü bitirmek istiyorum artık.)


Yarım saatte eşyaları toplamayı başarmıştık ve artık yola koyulabilirdik. Hepimiz odadan çıkıp alt kata inmeye başladık. Alt kata indiğimizde odanın anahtarlarını Mark'a uzattım ve hanın kapısına doğru gittim. Ruby arkadan bize bağırdı;


Ruby:"Hey Ruji siz önden gidin ben size yetişirim."


Ruji:"Kapının önünde bekleyecez seni."


Ruby:"Tamam."


Hanın kapısını açtıp dördümüz dışarıya çıktık. Dışarısı çok kalabalıktı ve hava yağacak gibi duruyordu. Roze'a yaklaşarak;


Ruji:"Roze, Seira ve Aries'in ellerini sakın bırakma."


Roze döndü ve şaşkınlıkla bana doğru baktıktan sonra Seira ve Aries'in ellerinden tuttu. Ardından Ruby'de handan çıktı;


Ruji:"Tamam mıyız?"


Ruby:"Tamam tamam hadi gidelim."


Beşimizde akademiye doğru yol almaya başladık.


Yaklaşık bir buçuk saat sonra akademiye vardık. John'un anlattıklarından kafamda daha eski püskü bir yer canlandırmıştım fakat burası bayağı iyi yerdi.


Bizim gibi bir çok kişide gelmiş kapının dışından okula bakıyorduk.


Bazı takımlar üç kişilik iken bazı takımlar ise altı ve ya yedi kişilikti. Bir iki tanede iki kişilik takımlar mevcuttu.


Ardından akademinin kapısına iki kişi yaklaştı ve yavaşca kapıyı açmaya başladılar.


Kapıyı açan iki kişi daha sonra önümüze geçip yan yana geldiler ve bir tanesi konuşmaya başladı.


Akademi çalışanı:"Merhaba yeni öğrenciler. Ben akademinin müdürü Liyvana. Sizlerle tanışmaktan memnunluk duyarım. Sizde daha fazla beklemek istemiyorsunuz diye sizleri hemen içeriye alalım."


Herkes akademinin bahçesine girdi ve akademinin kapısına doğru yürümeye başladık.


İçeriye girdiğimizde Liyvana, Seira ve Aries'e bakarak;


Liyvana:"Bunlar sizin takımdan mı?"


Roze:"Evet müdire hanım."


Liyvana:"Tamam o zaman sizin takımınız beş kişilik."


Ruji:"Evet."


Liyvana hemen arkasındaki çalışana seslendi.


Liyvana:"Hey Alexander bi bakarmısın."


Liyvana'nın seslendiği kişi bize doğru yaklaştı;


Liyvana:"İşte bu yardımcım Alexander."


Alexander:"Öncelikle hoş geldiniz. Benim ismim Alexander. Tanıştığıma memnun oldum."


Alexander yirmi üç, yirmi dört yaşlarında bir erkekti. Siyah saçları ve siyah gözleri vardı. Boyuda bayağı bir uzundu. En azından güvenilir bir duruşu vardı.


Ruji:"Benim ismim Ruji. Arkamdaki arkadaşlarım ise Roze, Ruby, Seira ve Aries."


Alexander:"Bunlar yarı insan mı?"


Ruji:"Evet."


Liyvana:"Alexander daha bekleyen çok kişi var."


Alexander:"Ku- Kusura bakmayın efendim. Hemen getiriyorum. Tekrardan tanıştığımıza memnun oldum."


Alexander yandaki masanın çekmecesini açıp içinden bir anahtar çıkardı ve Liyvana'ya uzattı.


Anahtarı alan Liyvana;


Liyvana:"Teşekkürler."


Alexander:"Rica ederim."


Ardından Alexander yanımızdan ayrıldı. Liyvana anahtarı bana uzatarak;


Liyvana:"Ruji. Bakıyorum da tek erkek sensin. Yoksa harem kurupta maceracı olmaya mı karar verdin?"


Bir saniye öyle yapan mallar cidden varmı? Diye düşündüm…. Liyvana'ya dikkatlice bakarak.


Ruji:"Üzgünüm ama benim haremim yok. Zaten sevdiğim tek bir insan var."


Liyvana'nın gözleri arkamdakilere doğru kaydı.


Liyvana:"Pekâla al bakalım anahtarı. Aklından sakın garip fantaziler geçirme. Yakalarsam fena olur."


Arkamı dönüp baktığımda Roze ve Ruby'nin yüzleri kızarmıştı. Seira ve Aries ise hiç bir şey anlamamış etrafa bakınıyorlardı.


Ruji:"Peki efendim."


Anahtarı aldım ve arkamı dönerek müdürün odasından ayrıldım.


Anahtara baktığımda ise üzerinde numara yazıyordu. Bu kesinlikle oda numarasıydı.


Anahtarın üzerinde 7 yazıyordu. Bizde hemen 7 numaralı odaya gittik. Kapıyı açıp içeriye girdik.


İçeride sadece beş yatak ve iki tane masa vardı.


Roze:"Odamız şirinmiş."


Seira ve Aries hızlıca iceriye girip ikiside yataklarını hemen seçip üzerinde zıplamaya başlamıştı.


Diğerleri yerleşirken ben çantamdan günlüğümü çıkarmış bu gün ne yasadığımızı yazmaya başladım. Biliyorum bu sefer erken oldu ama bayağı bir yorulmuştum. Havada hafif kararmıştı zaten. Uyku isteğim dakikalar geçtikce daha çok baskı yapmaya başladı. Bense elimdeki kalemle hızlanarak kağıdı nerdeyse alev alacak duruma getirmeye başladım.


---


Ss:"Bundan sonra uzun olacak bölümler galiba.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1205

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 998

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 806

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 721

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 606

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 606

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 155

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16222 Üye Sayısı
    • 733 Seri Sayısı
    • 34347 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr