"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Kahramanların Savaşı - 9.Bölüm [İki Tane Kedicik]


Sevgili Günlük


Gözlerimi açtığımda mas mavi bulutsuz apaçık bir hava vardı fakat vücudum ağırlaşmıştı. Galiba yerde uyuduğum için olabilir. Kafamı sağa çevirdiğimde Ruby ve Roze'u gördüm ikiside uyuyordu. Ruby Roze'un kucağına yatmış, Roze ise kafasını çantasına yaslamış uyuyordu. Sonra kafamı sola çevirdim ve gördüğüm ateşin tamamen sönmüş olduğuydu. Bir daha Ruby'e ateş konusunda güvenirsem bir kilometreyi avhuda kalkarak gideceğim. Galiba vücudum goğuktan tutulmuştu. En iyisi ayaklarıma dokunmak.


Elimi ayağıma attım ve bir kıl hissettim. Tuhaf olan şu ki ben pantolonla yatmıştım. Kendimce;

"Acaba beni soydular mı? Yok ya öyle şey olmaz. En iyisi bir bakmak." Diye düşündüm ve kafamı birazda olsa kaldırabildiğimi fark ettim. Fakat gördüğüme inanamamıştım.


Ayağımda yatan iki tane kedi kuyruklu, kedi kulaklı, yarı insan kızın yatıyor oluşuydu. Bir süre şaşkınlıkla onlara baktım ve;


Ruji (Sesli fısıldayarak):"Hey Roze, Ruby. Şşştt. Heey!"


On beş dakika boyunca onlara seslendikten sonra daha dayanamadım.


Ruji:"DAHA NE KADAR UYUMAYI DÜŞÜNÜYORSUNUZ LAN!!"


Öyle bi bağırdım ki bırak ikisinin uyanmasını kucağımdaki iki yarı insan çocuklarda uyanmıştı.


Roze:"HA!? Ney? Nerdeyim ben?"


Ruby:"ATEŞİ SÖNDÜRMEDİM!!"


Yani rüyasında ateşi söndürmesine sevinsem mi? Sevinmesem mi? Bilemiyorum.


Kucağımdaki iki yarı in- ya da kedi kızlar diyeceğim ikiside uyandı ve bana tip tip bakmaya başladılar. Roze yanıma yaklaştı;


Roze:"Ne oldu Ruji?"


Ruby:"Sabah sabah bağırarak niye uyandırıyorsun bizi APTAL!"


Aptal diyince benim şartellerim bi attı.


Ruji:"LAN TEMBEL PRENSES SEN HANİ ATEŞİ SÖNDÜRMEYECEKTİN HEM ŞU AN KONUMUZ BU DEĞİL. ŞU KEDİ KIZLARA Bİ BAK İSTERSEN!"


Ruby ben kedi kızlar diyince bi anda ayaklandı ve ilk bana sonra kedi kızlara şaşkınlıkla baka kaldı.


Roze:"Ruji bu- bu- bunlarda ney?"


Kedi kızlar bize şaşkın şaşkın bakıyorlardı.


Ruby:"Yarı insanlar? Hem neden senin kucağındalar?"


Ruji:"Yani şu an bunu mu sorun ediyorsun?"


Roze bize şaşkınlıkla bakıyordu.


Ruby:"Niye soramazmıyım?"


Ruji:"Onu bunu geçtimde yarı insanların bizim yanımızda ne işi var? Hem beni neden nöbet için uyandırmadınız?"


Ruby:"Nerden bileyim ne işleri var. Onlara sor."


Ruji:"Onlara sormak mı?"


Ruby:"Evet. Onlara sor."


Ruji:"Hadi ben sordum sormasına da neden beni nöbet için uyandırmadınız? Hem ateş sönmüş biz sana böyle mi güvenecez? Valla bu akşam bayağı şanslı çıktık bakalım bu şansımız ne zaman bitecek te kendimizi yemek olarak bulacağız."


Ruby'nin yüzü kıp kırmızı oldu.


Ruby:"Ama şey…. Hummm….."


Ruji:"Sana bundan sonra bu konuda güvenmeyeceğim haberin olsun."


Ruby:"Hmph!"


Ruby arkasını döndü ve tekrar yere yattı.


Şaşkınlıktan bize bakan kedi kızlar kalktı ve yanıma yaklaştıktan sonra ikisi aynı anda yüzümü yaladı.


Bunu gören Roze'un yüzü kıp kırmızı olmuştu. Tabi aynı şekilde benimde.


Ruji:"N- Ne yapıyorsunuz?"


Kedi kızlardan biri bana;


Kedi kız:"Baba."


Roze ve Ruby bi anda;


Roze&Ruby:"BABA!?"


Tabi bende aynı şekilde;


Ruji:"BABA MI!?"


Diğer kedi kız ise Roze'un yanına yaklaşarak Roze'un yüzünü yaladı. Roze şaşkınlıktan dona kalmış bakıyordu. Roze'un yanındaki kedi kız ise;


Kedi kız:"Anne."


Hepimiz bi anda dona kaldık ve aynı anda.


"ANNE Mİ!?"


Üçümüzde ne olduğunu anlayamamıştık.


Roze:"Acaba kaybolmuş olabilirler mi?"


Ruji:"Bilemiyorum."


Ruby:"Bunlar bizim yanımızdalar da bunların gerçek evebeynleri nerde acaba?"


Ruji:"Hiçbir fikrim yok."


Üçümüzde bu kızlara tip tip bakıyorduk.


Roze:"Sizin anne ve babalarınız nerde?"


İkiside beni ve Roze'u gösteriyordu.


Roze:"Ama biz sizin gerçek anne ve babanız değiliz ki."


Kızlar bi anda başlarını hafif sağa yatırarak Roze'a baktı. Aslında ilk defa ikimiz de yarı insan görüyorduk.


Ruby:"Galiba bunların yeni sahipleri siz oldunuz."


Ruji&Ruby:"Yeni sahipler mi?"


Ruby:"Evet. Ama eğer onları bırakırsak ta birisi onları alıp köle olarak satabilir."


Roze'la birbirimize baktık. Roze Ruby'e döndü;


Roze:"Bunun olmasına izin veremeyiz."


Roze çok haklıydı ama acaba akademiye gittiğimizde bunları'da içeri alacaklarmıydı? En iyisi Ruby'e sormak.


Ruji:"Ruby akademiye bunları alırlarmı?"


Ruby:"Merak etme. Ama şehirde bize iyi bakacaklarını zannetmiyorum."


Ruji:"Neden?"


Ruby:"Burda yarı insanlar pek sevilmez."


Roze:"Sevilmiyorsa biz bunlarla akademiye giremeyiz ki."


Ruby:"Eğer onları sahip olarak tanıtırsanız bir sorun çıkmaz."


Roze:"Ama biz bunların sahipleri değiliz."


Ruji:"Roze başka çağremiz yok gibi duruyor."


Roze:"Ruji ne dediğinin farkındamısın? Sahiplenirsek köleleştirmekten farkı kalmaz."


Ruji:"Roze sahipleştirmek farklı köleleştirmek farklı."


Ruby:"Ruji haklı. Kölelerde sahiplerinin emirlerini zorla yerine getirme zorunluluğu vardır. Buna sebep olan ise köle mührüdür. Fakat biz bunlara sadece tasma takacaz yani hiç bir zorunlukları olmayacak sadece şehre giriş ve çıkışlarda onların sahipleri olduğumuz anlaşılsın diye."


Ruji:"Yani köle mührü ile sahipleştirmek aynı değil."


Roze'un yüzü bunu hiç kabul etmiyordu ama başka çağresi yoktu. Hiç istemeyerek;


Roze:"Pekâla."


Ruji:"Hiç istemediğin anlaşılıyor Roze fakat yapacak işlerimiz var. Hem onları bırakırsak köle olabilirler."


Ruby:"Onların yaşlarını öğrenmemi istermisiniz?"


Roze ve ben Ruby'e kafa sallayarak onayladık.


Ruby:"O zaman içindeki manalarına bakıyorum."


İki dakika boyunca Ruby kedi kızların manalarına baktı kedi kızlar bundan hiç hoşlanmıyormuş gibi ifadeleri vardı.


Ruby:"Bunların ikiside kedi yaşına göre 1 yaşında fakat insan yaşına göre 7 yaşındalar."


Roze:"Daha çok küçüklermiş."


Ruji:"Peki ya isimleri?"


Ruby:"İsimleri yok. Neden siz koymuyorsunuz?"


İkimizde duraksadık. Bu biraz tuhaftı.


Ruji:"Peki Roze ikisininde ismini sen koy. Nasıl olsa onların annesisin."


Roze:"N- Ne ben mi?"


Ruji:"Evet. Hem ben isim koymada pek iyi değilim."


Roze:"A- A- Ama-"


Ruby:"Off hadi koy isim işte."


Roze:"Ama ben daha önce birisine hiç isim vermedim."


Ruji:"Bende vermedim. Aklıma fikir geldi neden fiziksel özelliklerine göre isim vermiyorsun?"


Roze:"Nasıl yani?"


Ruji:"Mesela sağındaki kızın pembe gözü ve pembe saçları var. Solundakinin ise gümüş renginde saçları ve gümüş renginde gözleri var."


Roze:"Hmm… O zaman sağdakinin ismi… Kizu olsun soldakinin ismi ise Aries olsun."


Ruby:"Hadi Aries iyi de Kizu ne ya?"


Ruby'e bende katılıyordum o yüzden kafamı hafifce onaylarcasına salladım.


Roze:"Peki ne olsun?"


Ruby:"Asia olsun mu?"


Ruji:"Asia ismi pek uymadı sanki?"


Roze:"Bencede."


Ruby:"O zaman… Salica?"


Ruji:"Salçaya benzedi ismi."


Ruby:"O zaman sen bul."


Ruji:"O zaman ismi… Seira."


Roze:"Seira… Güzel isim."


Ruby:"Seira hmm… Bak bu iyimiş."


Acaba onlara bir izlediğim bir animedeki kızın ismi olduğunu söylesemiydim? Neyse ya ikiside beğendi ya sorun yok.


Hemen sağdaki kızın yanına yaklaştım;


Ruji:"Senin ismin Seira."


Seira:"Se- i- ya"


Ruji:"Seiya değil. Se- i- ra."


Seira:"Seira."


Ruji:"Evet senin ismin Seira."


Seira mutlu olmuştu ve hemen bana sarıldı. Roze'da diğer kızın yanına yaklaştı ve;


Roze:"Senin ismin de Aries."


Aries:"A- ri- es. Aries"


Roze:"Evet. Sen çok akıllısın ya."


Aries mutlu olmuştu. Sonra Seira ve Aries Ruby'e yaklaştı.


Seira&Aries:"Abla."


Ruby çok şaşırmıştı.


Ruji:"O zaman sende artık onun ablalarısın."


Roze:"Tebrikler."


Ruby gülümsedi ve ikisininde kafasını okşadı. Seira ve Aries kafalarının okşanmasından çok mutlu olmuştu.


Kafamı yukarıya doğru kaldırdım ve güneşe bi baktım. Vakit nerdeyse öğlen vaktine gelmişti. Hemen ayağa kalktım;


Ruji:"Öğlen olmuş hadi hadi hadi toparlanın gidiyoruz."


İkiside dediğimi fark edince hemen kalkıp ortalığı toplamaya başladılar. Seira ve Aries şaşkınlıkla bize bakıyorlardı.


Bezi topladıktan sonra Seira ve Aries e baktım üzerindekiler birer çuval parçasıydı. Roze ve Ruby'e döndüm;


Ruji:"Seira ve Aries içinde bir kaç bir şeyler almamız gerek."


Roze ve Ruby önce bana sonra Seira ve Aries e baktı.


Roze:"Haklısın."


Ruby:"Bi bakayım büyü depomda bir kaç şey varmı?"


Roze'la birlikte şaşkınlıkla Ruby'e baktık.


Ruji:"Büyü deposu?"


Ruby:"10 yaşında öğrendiğim bir büyü."


Roze:"Hmm o zaman neden çanta taşıyorsun ki?"


Ruby:"Bilmem hoş duruyor. Uzun zamandır çanta takmamıştım sonuçta."


Roze elini önüne aldı ve avucunu yukarı tutarak bir mor renkte bir büyü çemberi çıkardı. Roze hayretlikle Ruby'e bakıyordu. Büyüyü gören Seira ve Aries korkarak Roze'un arkasına saklanmışlardı.


Ruby çemberin içinden eski iki tane elbise çıkardı. Biri beyaz diğeri ise pembe renkteydi.


Ruby:"Bunları ailemin davetli olduğu balo için almıştım bi tek beyazı giyebilmiştim pembeyi hiç giyememiştim."


Roze:"Saçları ve gözleriyle çok uyumlular desene."


Ruby:"Aynen."


Ruby Seira ve Aries'i yanına çağırdı fakat ikiside ondan korkmuştu bunu anlayan Ruby bir ışık büyüsü yaptı. İki tane küçük top yaptı ve toplara üfledi. Toplar havada uçarak dönüp biri Seira'nın yanına diğeri ise Aries'in yanına gelmişti. İkiside çok korktu fakat sonradan toplara işaret parmaklarıyla dokundular ve toplar patlayarak daha çok küçük toplar oluşturdular. İlk başta ikiside korkmuştu fakat ikisininde hoşuna gitmeye başladı ve o küçük toplarıda patlatmaya başlamışlardı ve en sonunda ışık topu gittikçe küçüldü ve havada kısa bir süre parladıktan sonra yok oldular.


İkisinin mutlu olduğunu gören Ruby, Seira ve Aries'i yanına çağırdı. Seira ve Aries hemen Ruby'nin yanına gittiler ve Ruby onları sevmeye başladı. Ruby kafasını kaldırdı;


Ruby:"Bunlar daha önce büyü görmemişler o yüzden korktular fakat eğlendiklerini anlayınca korkuları geçti."


Ruji:"Bu çok iyi fikirdi."


Roze:"Ablalığını çok güzel yapıyorsun."


Ruby'nin yüzü kızarmıştı.


Ruby:"O- O zaman kıyafetleri onlara giydirelim."


Roze:"Tamam."


Roze Ruby'e yardım etmeye gitti ve tam o sırada ikiside bana bakarak.


Roze:"Ruji lütfen arkanı dönermisin?"


Aslında şaşırdım neden arkamı dönmem gerekiyordu ki? Şaşkınlıkla onlara bakıyordum. Ruby bana bağırarak;


Ruby:"ARKANI DÖN SENİ SAPIK!"


Bi anda yüzüm kızardı. Şimdi anlamıştım.


Ruji:"Aaaa… Kusura bakmayın dalmışım."


Arkamı dönmüş Ruby ve Roze'u bekliyordum.


Beş dakika sonra.


Roze:"Ruji tamamdır."


Arkamı döndüm ve karşımda iki tane küçük güzel kız duruyordu.


Ruby:"Eee? Nasıl olmuş babası?"


Ruji:"Gü- Güzel ve Tatlı olmuşlar. Bi saniye bana babası demeyi kesermisin!"


Ruby kahkaha atarak.



Ruby:"Peki…"


Seira ve Aries etraflarında dönüyordu. Onlar döndükçe elbisenin uzun eteği havalanıyordu.


Artık gitme vaktiydi zaten oldukca çok geç kalmıştık.


Ruji:"Artık gidelim mi?"


Roze ve Ruby kafalarını sallayarak;


Roze&Ruby:"Tamam."


Roze, Ruby ve ben yürümeye başlayınca arkamızdan Seira ve Aries'te yürüyordu. Seira ve Aries el ele tutuşmuş gidiyorken Aries'in elinden tuttum ve ikisinide yanıma aldım. Roze ve Ruby bana bakıyordu. Onlarıda aramıza alınca Roze'a Seira'nın elini tutması için işaret ettim. Roze'da işaretimi anlayıp Seira'nın elinden tuttu. Beşimizde bu tepenin aşağısına doğru yürüyorduk.


Birden bir karın guruldaması duydum ve Aries'e bakınca yüzü kıp kırmızı olmuştu. Kısacası acıkmıştı. Bende Roze'a bakarak;


Ruji:"Roze dün akşam yemediğim ekmek duruyormu?"


Roze:"Evet."


Ruji:"Verirmisin?"


Roze:"H- Hemen."


Roze çantasını sırtından aldı ve çantadan ekmeği çıkarıp bana uzattı. Bende ekmeği alıp ikiye böldüm ve yere çömelerek Seira ve Aries'e ekmeği uzattım. Seira ve Aries şaşkınlıkla bana bakıyordu. Bende gülümseyerek;


Ruji:"Alın bakalım."


Seira ve Aries şaşkınlıkla bakarken elimden ekmeği alıp yemeye başladılar. Bir ısırık aldıktan sonra ikiside mutlu olmuşlardı.


Ruji:"Anneniz sizin için yapmış."


Roze'un yüzü kıp kırmızı oldu. Seira ve Aries hemen Roze'a sarıldı. Roze çok mutlu olmuştu. Sonra Roze bana bakarak;


Roze:"Peki ya sen Ruji?"


Ruji:"Ben aç değilim merak etme."


Roze bana bakıyordu.


Ruby:"Artık gidelim mi? Akşama kadar kasabaya yetişmemiz gerek."


Ruby çok haklıydı. Hepimiz tekrar yürümeye başladık.


Üç saat yürüdükten sonra aşağıdaki kasabayı görüyorduk. Herkes bi mutlu olmuştu. Kasabanın girişine geldiğimiz zaman ordaki bir bekçi bizi durdurdu ve Seira ile Aries'e bakarak;


Bekçi:"Bunların köle mühürlerine bakabilirmiyim?"


Bekçinin bakışlarından korkan Seira ve Aries benim arkama geçtiler.


Ruji:"Bunlar köle değil. Ben bunların yeni sahipleriyim."


Bekçi:"O zaman kusura bakmayın. Lütfen hayvanlarınıza tasma takınız."


Roze'un bakışları bi anda değişti. Tam bekçiye laf söyleyecekken onu durdurarak.


Ruji:"Lütfen kızlarıma hayvanlar demeyi bırak."


Bekçinin yüz ifadesi değişti.


Bekçi:"Pekâla. Ama tasma takmanız zorunludur."


Ruji:"Peki. Kasabanızda sahip belgeli yapan bir dükkan varmı?"


Bekçi:"Biraz ileride küçük bir dükkan var orda görürsün zaten."


Ruji:"Pekâla teşekkür ederiz."


Kapıdan geçtikten sonra Roze'a döndüm.


Ruji:"Roze biraz sakin olurmusun."


Roze:"Kusura bakma ama hayvanlar demesine tahammül edemedim."


Ruby:"Aslında benimde ağrıma gitti ama diğer yandan onlar yarı insan hem hayvan hemde insanlar."


Roze:"Ama onlara hayvanlar demesine gerek yoktu yarı insan dese yeterdi."


Ruby:"Haklısın."


Ruji:"Neyse ne oldu bitti gidip şu dükkanı bulalım."


Bir kaç metre yürüdükten sonra dükkanı bulduk ve iki tane tasma alıp Seira ve Aries'e tasmalarını taktık.


Fakat ikiside bu tasmalardan hoşlanmadılar.


Ruji:"Hmm… Hoşlanmadıkları kesinleşti."


Roze:"Üzgünüm canlarım ama birazcık idare etmeniz gerek."


Seira ve Aries kafalarını tamam dercesine salladılar.


Ruby Seira ve Aries'e yaklaştı;


Ruby:"Sizin için onları kolye yaparım merak etmeyin."


Ruji:"Kolye? O zaman sorun olmaz mı?"


Ruby:"Önemli olan tasmaya asılı olan işaret. Fakat onları nasıl çıkarabilirim hiçbir fikrim yok."


Ruji:"Onu sonra hallederiz şimdilik kalacak bir yer bulamamız lazım hava nerdeyse karardı."


Ruby:"O zaman az geride bir han görmüştüm oraya doğru gidelim."


Ruji:"Tamam."


Hepimiz Ruby'nin gördüğü hana doğru yürümeye başladık. Sokakta yürürken yoldaki kasabalılar bizlere bakıyordu.


Roze:"Bütün millet bize bakıyor."


Ruby:"Boşver onları sen sadece Seira ve Aries'i sıkı tut."


Roze:"Peki."


Tam hana yaklaşmışken yoldaki adamın biri Roze ve çocuklara öfkeyle yaklaştığını fark ettim ve adama dikilmeye başladım.


Adamla kafa kafaya geldim.


Adam:"Defolun lan kasabamızdan."


Ruji:"Kes lan it herif. Sen kime dikiliyorsun."


Adam:"Sen kime it diyorsun lan pezevenk."


Ben adamın gırtlağına yapıştığım gibi adamda benim gırtlağıma yapıştı. İkimizde bir birimizi boğmaya başladık.


Roze:"RUJİ DUR YAPMA!"


Roze bana bağırıyordu ve yoldaki diğer adamlar ise bizi ayırmaya çalışıyordu. En sonunda Ruby bizi büyüsüyle ayırdı.


Ruby:"Siz iki aptal sakin olabilirmisiniz?"


Ruby bizi yere indirdiği gibi adam tekrar bana doğru yürümeye başladı ve yanımdaki şovalye adama yumruk atıp yere yatırmıştı.


Yere düşen adam karşısında şovalyeyi görünce bi tırstı.


Şovalye:"Yeni gelen misafirlerimize böylemi davranıyorsun seni pislik. Hemen defol git seni gözüm görmesin."


Şovalye yanıma yaklaştı.


Şovalye:"Sende iyimisin? Bir şeyin varmı?"


Ruji:"Yok teşekkürler. Fakat niye kendi kasabandaki birine vurdun?"


Şovalye:"Çünkü onun sizin yanınızdaki bayan ve çocuklara kötü niyetle yaklaştığını gördüm. Tam ben onu ele alacakken sen benden önce davrandın."


Ruji:"Peki. Teşekkürler bizi savunduğun için."


Şovalye:"Rica ederim. Kendinize iyi bakın."


Ruji:"Sizde."


Şovalye yanımızdan uzaklaştı ve bizde hana doğru gitmeye başladık.


Hanın yanına geldik ve içeriye girdik.


İçeriye girdiğimizde iki kişi masalarda yemek yiğiyordu ve bize doğru gelen bir bayan vardı.


Bayan yanımıza gelerek.


Bayan:"Sakita Hanı'na hoşgeldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim?"


Ruji:"Boş iki tane odanız varmı?"


Bayan:"Evet var. İki oda iki gümüş ediyor."


John'un verdiği para çuvalından iki tane gümüş para çıkarıp bayan'a verdim.


Bayan:"Lütfen biraz bekleyin size anahtarlarınızı getireceğim."


Bayan bize anahtarlarımızı getirmeye giderken Roze bana bakarak;


Roze:"Bayanla konuşurken ne düşünüyordun?"


Ruji:"Hiç birşey düşünmüyordum. Ne oldu ki?"


Roze:"Yoo… Yok bir şey sordum sadece."


Galiba çalışan bayana karşı sapıkca bir şeyler düşündüğümü zanetti. Bayan bize doğru gelerek;


Bayan:"Buyrun anahtarınız."


Ruji:"Teşekkürler."


Ruby:"Afedersiniz bir şey sorabilirmiyim?"


Bayan:"Buyrun?"


Ruby:"Odalarımızda banyo varmı?"


Bayan:"Her odamızda banyo mevcut fakat sıcak su hizmeti otuz bakırdır fakat odalarımızda tuvalet yoktur onun için hemen şutarafta duran iki tane tuvaletimiz mevcuttur. Başka sorunuz?"


Ruby:"Ruji sıcak su hizmetinide alsan olur mu?"


Yapacak bir şey yoktu. En azından banyo edip rahatlayabiliridik.


Ruji:"Peki. İki odayada sıcak su hizmeti alacağız."


Bir gümüş daha çıkarıp bayana uzattım.


Bayan:"Peki. Lütfen bekleyin size oara üstünüzü getireceğim."


Bayan para üstünü getirmeye gitmişken bende Ruby'e anahtarı verdim.


Ruji:"Siz odanıza çıkın isterseniz?"


Ruby:"Olur."


Roze:"Bu iki tatlışlarıda yıkamamız lazım."


Ruji:"Peki."


Roze ve Ruby, Seira ve Aries'i yanlarına alarak odalarına çıktılar.


Ardından bayan yanıma gelip dokuz yüz yetmiş bakır para üstü getirdi. Biraz şaşırdım sonra aklıma bir gümüşün bin bakır yaptığı aklıma gelmişti.


Parayı bayandan alıp çantaya tam geri koyacaktım bayana sordum;


Ruji:"Beş kişilik yemek ne kadar?"


Bayan:"İsterseniz size menüyü getireyim."


Ruji:"Peki olur o zaman ben şu masada oturuyorum."


Bayan:"Tamam."


Hanın en köşesinde bir masayı gözüme kestirdim. Masa hem geniş hemde güzel bir konumdaydı galiba okuldayken de köşedeki sıraları seçmem yüzünden.


İki dakika sonra bayan yanıma geldi ve bana menüyü uzattı.


Bayan:"Siparişinizi kararlaştırdığınızda bana haber verebilirsiniz."


Ruji:"Pekâla teşekkürler."


Bayan yanımdan uzaklaştı. Bende menüye bir göz attım.


Menüde tavşan yahnisi, biftek hep ağır yemekler vardı. Sayfayı çevirdiğimde ise bu sefer pilav, sülica çorbası, pancar çorbası. Pek fazla bir şey yokmuş.


Sayfayı tekrar çevirdiğimde ise sadece sabah verilen kahvaltılık yemekler olduğunu fark ettim.


Ben menüye bakarken kızlar yanıma geldi.


Ruby:"Biz siz yemeğe başlamadın değil mi?"


Ruji:"Merak etme bende sizi bekliyordum."


Ruby benim yanıma oturdu Roze, Seira ve Aries karşımıza oturmuşlardı. Hepimiz menüye bakıp siparişlerimizi verdik.


Bayan siparişlerimizi getirdi.


Ben sülica çorbası, Ruby, Seira ve Aries le birlikte biftek sipariş. Roze ise pancar çorbası sipariş etmişti. Ardından Roze bana baktı ve;


Roze:"Sülica Çorbası?"


Ruji:"Valla bende merakımdan yiğiyorum."


Ruby:"Sülica Çorbası, Sülica çiçeğinin özüyle yapılır. Bu çiçek sadece mağralarda bulunur. Bu çiceğin özünde hem baharat hemde tuz vardır. O yüzden bir kâse suya özü damlatırsan su mor rengi alır ve biraz ısıtınca tam bir çorba olur."


Ruji:"Hmm… Tuhafmış. O zaman tadıyorum."


Çorbadan bir kaşık almamla ilk önce o dengeli tuzun tadını sonra o yavaştan yakan karabiber tadını daha sonra kekik ve nane tadını almaya başlamıştım.


Ruji:"Vayy tadı mükemmel. Hey Roze bir kaşık istermisin?"


Roze:"Olur."


Kaşığımla çorbayı Roze'a doğru uzattım. Roze ağzını açıp kaşığımdaki çorbayı içti.


Ruji:"Tadı nasıl?"


Roze bi kaç saniye sonra kızardı ve hemen su istedi.


Bayan Roze'a su getirdi. Roze daha su bardağa dolmadan Sürahiyi aldı ve hemen dikledi. Yarısını içtikten sonra rahatlayan Roze;


Roze:"Ço- Çok- Çok acı bu çorba."


Tabi ben gülerek.


Ruji:"Kusura bakma senin acı sevmediğini unutmuşum."


Roze:"Sana daha önce söylememiştim ki?"


Aslında hakkındaki bilgilere hep kulak misafiri olmuştum fakat bunu söyleyemezdim. Bende hemen lafı geçiştirdim.


Ruji:"Ben yemeği bitirdim yatmaya gidiyorum. Ya siz?"


Roze dikkatlice bana baktı sonra tabağını bitirerek.


Roze:"Bende kızları alıp gidiyorum."


Ruby:"Ben biraz daha duracam."


Ruji:"Pekâla."


Ruji:"Bakarmısınız?"


Bayan hemen yanımıza gelerek.


Bayan:"Buyrun?"


Ruji:"Hesabı ödeyecektim de."


Bayan:"Pekâla. Borcunuz iki yüz bakır."


Çantadan iki yüz bakır çıkarıp bayana verdim. Ardından Roze, Seira ve Aries'le birlikte üst kata yürüdüm. Benim odam kızların odasının hemen karşısında duruyordu.


Ruji:"İyi geceler Roze."


Roze:"Sanada iyi geceler Ruji."


Ruji:"İyi geceler Seria, Aries."


Seira ve Aries bana bakarak.


Seira:"İyi ge- ce- ler."


Aries:"İyi gece- ler."


Onlara doğru gülümseyip odamın kapısını açıp içeriye girdim. Ardında Roze kızları alıp hemen içeriye girdi.


Kapımı kapatıp kilitledim ve odaya baktığımda iki tane yatak bir tanede masa ve sandalye vardı.


Çantadan diğer kıyafetlerimi alıp üzerimi değiştirdim. Ardından kapı çaldı ve gelen Ruby'di.


Ruby içeriye girdi ve diğer yatağa yattı.


Ruby:"Kusura bakma diğer odada da iki yatak vardı da."


Ruji:"Önemli değil. Neyse iyi geceler."


Ruby:"İyi geceler."


Masadaki gaz lambasını söndürüp yatağıma uzandım ve uyumaya başladım.


---

Ss:Hikaye bayağı uzun oldu kusura bakmayın.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1434

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1190

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 975

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 902

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 770

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 712

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 635

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 620

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 139

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 13889 Üye Sayısı
  • 661 Seri Sayısı
  • 31361 Bölüm Sayısı


creator
manga tr