"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

İntikam Meleği - Bölüm: 47- 48 Pedofili Öldürür


Reiner Zels'in kafasına saplanan kılıcı hızlı bir hareket ile yerinden çekmişti. Kılıcı, üzerindeki kanlardan temizlemek için kılıcını savurdu ve kılıcın üzerindeki kanlar çimlere savruldu.



Kılıcını tekrar bileklik şekline getirdikten sonra Emily'nin yanına doğru yürümeye başladı. Emily çok korkmuş gibi duruyordu. O öldürme arzusu o kadar fazlaydı ki hissetme duyusu o kadar çok olmayan Emily bile hissetmişti ve titriyordu. Reiner onu böyle görmek istemiyordu biraz üzülmüştü ona. Üzerinde mental bir teknik olan su tekniğini kullanarak rahatlamasını sağlamıştı. En azından artık elleri titremiyordu.



Emily kendine gelmişti sonunda. Reiner'ın uzaklaşmaya başladığını görünce arkasından seslenmişti. Reiner arkasını dönmüş ve dinlemeye başlamıştı.



Emily başını eğerek ''Teşekkür ederim Reiner beni yine kurtardın. Sana nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum...''



Reiner yüzünde bir gülümsemeyle ''Ben senin bir ricanı yerine getirmedim, sadece nasıl istiyorsam öyle davrandım. Bana teşekkür etmene gerek yok.''dedi.



Emily hala kendini borçlu hissediyordu ama Reiner'ın dedikleri onu gerçekten rahatlatmıştı. 



Emily bu konuyu konuştuktan sonra kafasını kurcalayan diğer konudan bahsetmişti. Bu garip olaylar hep bu çocuğun olduğu yerlerde oluyordu. Bunun sadece rastlantı olması mümkün değildi. Açıkça Reiner'a bunu sordu. Reiner ise bir duraksamadan sonra ''Sanırım söylememde sakınca olmaz.'' dedi.



''Emily ben akademinin kaçırılmalar hakkında görevlendirdiği kişiyim. Sanırım işimin sonuna geldim çünkü hepsini buldum ve sadece biri yaşıyor.''



Emily kaybolan arkadaşını düşündükten sonra unuttuğu öfkesini yeniden hatırlamıştı. O da bu işin suçlularını merak ediyordu ve onlara karşı çok sinirliydi. Bir anlık gaz ile ''Reiner elimden bir şey gelir mi sana yardım etmek istiyorum.'' demişti. Hemen ardından ise susmuş ve kendine kızmıştı. Az önce gördüğü savaş ve güçten sonra bu çocuğa nasıl yardım edebilirdi ki. Bu kendi bencil egosundan başka bir şey değildi diyerek kendine kızmıştı.



Reiner onun öyle düşünmesine gerek olmadığını düşünüyordu. Normalde ondan yardım istemezdi elbette ama şuan onu reddetse muhtemelen kendini daha düşük görecekti. Buna gerek yoktu onu da kendi planına bir şekilde dahil edebilirdi. Güçlü olabilmek için önce zihnindeki zincirleri kırman gerekirdi. Bu zincirleri Reiner kırmasına yardım edecekti. Bir süre düşündükten sonra aklına bir plan bile gelmişti.



''Elbette edebilirsin. Hatta senin yardımın baya işime yarar.''



Emily'nin üzgün olan yüz ifadesi bir anda şaşkın bir ifadeye dönüşmüştü. İçinden ''Benim... yardımım işe yaracak.'' biraz sırıtmıştı. Reiner'a ''Ne yapabilirim Reiner. Öncelikle kimi yakalıyoruz''



''Kütüphanedeki hocayı kandıracağız.''



Emily bir anda şok olmuştu. Düşmanları her gün gidip kitap aldığı o kibar adam mıydı? Gerçekten şok olmuştu. Herkesin dışına içinden farklı bir kabuk geçirdiğini biliyordu ama bu kadar büyük fark olan bir kabuğu o da beklemiyordu.



Şaşkınlığını hızlıca üzerinden atıp. ''Nasıl yapacağız bunu.''



Reiner bir süre boyunca Emily'e planını anlatmıştı. Emily ise her ayrıntısını sorup tamamen plana hakim olmuştu. Şimdi ise onu uygulamaya başlama vaktiydi. Yarın gün batımından önce planın ilk aşaması başlayacaktı. 



Ertesi gün sabah saatleri. Emily kütüphaneye uğramış ve normalde olduğu gibi kitaplarını almaya gitmişti. Tobias hoca Emily'e yardım etmeye gelmişti. Emily onun ilgisini çekebilmek için bugün normalden daha farklı giyinmişti. Dışarıdan bakan için çok çekici duruyordu. Tobias da böyle düşünecek ki Emily girdiğinden beri ona bakmaktan kendini geri tutmuyordu.



Sonunda da yanına gitmeye karar vermişti. Emily bugün ikinci elementi olan toprak üzerine çalışmaya karar vermişti. Hoca'nın ise birincil elementi olduğundan yardıma gitmesi şaşırtıcı görünmemeliydi. 



Emily'e bir süre toprağa dair bilgiler verdikten sonra yerine geri geçip Emily'i izlemeye koyuldu. Emily istediği tepkileri aldığından mutluydu. Yüzünde bir gülümseme ile Tobias'ın masasına doğru gitti. Masasına oturup Tobias'a teşekkür etti. Kendini tatlı göstermeye çalışıyordu ayrıca aşırı minnet içinde de gözükmeliydi.



''Hocam... Şey şu ana kadarki yardımlarınız için size çok teşekkür ediyorum. Bugün size bir şeyler söylemek istiyorum.'' saçları ile oynamaya başlamış ve yanakları kızarmıştı. ''Bugün sizi etkilemek için böyle giyindim aslında. Sizden uzun bir zamandır hoşlanıyorum ve teşekkür olarak bir şeyler vermek istiyorum.'' Hocasının yüzüne bakan Emily Tobias'ın o an saf bir şaşkınlık içinde olduğunu görmüştü. Tam olarak istediği gibi gidiyordu her şey.



Şehvetli bir şekilde ''Size özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Bugün gün batımından önce benimle dış bölgenin büyük ormanında buluşur musunuz.''



Bu tekliften sonra Tobias gerçekten aşırı şaşkındı. Gerçekten olaylar gelişebilecek en iyi şekilde gelişmişti. Bu teklifi reddedebilecek kadar iradesinin olmadığını hissediyordu. Karşısındaki kız ve davranışları buna izin vermiyordu.



''Tamam seninle orada bu konu hakkında konuşuruz.''



Yüzünde bir gülümseme ile masadan inen Emily arkasına dönüp el sallamış ve gitmişti.



Planın için her şey hazırdı. Reiner derste Emily ile görüştükten sonra gelişmeleri öğrenmiş ve gülmesine engel olamamıştı. Sonunda bitiyordu.



Dersteki işi bittikten hemen sonra buluşmanın planlandığı yere gitmiş ve su tekniği şeffaf adımları kullanarak görünmez olmuştu. Tamamen hareketsiz duruyordu ama tekniklerini aktifleştirmeye başlamıştı bile. Toprağın altında yüze yakın gölge mızrağı yerleştirmişti bile. Gözle görülen toprağın ise hemen altına karanlık toprakları başlatmıştı. Henüz Pravda'nın verdiği teknikle birleştirmemişti ama Tobias geldiğinde hemen onu da yapacaktı. Tobias'ın öğrencisi bile onu bu kadar zorluyorsa Tobias'a karşı tam olarak hazır olmak istiyordu.



Sonunda gün batıyordu. İleriden Emily ve Tobias geliyordu. Emily Tobias'ın koluna girmiş ve gülüşerek geliyordu. Reiner içinden ''Bu kızdan korkulur, rol olduğunu bizzat ben bilmesem bunların sevgili olduğunu düşünürdüm. Gerçi kalplerini görüyorum ama bunun dışında olayları anlayamam herhalde.'' diye düşündü.



Sonunda Tobias menzile girmişti. Reiner hazırlıklarının tam olduğunu bildiğinden harekete geçmişti. Harekete geçmeden önce Emily'nin kulağında bir ıslığın oluşmasını sağlayacak şekilde rüzgar gönderecekti. Bu olduğunda ise Emily direk kendini geriye atmalıydı. Öyle de olmuştu. Emily kendini geriye attıktan sonra 100 tane gölge mızrağı aynı anda Tobias'ı delmiş hemen ardından yerde karanlık topraklar çıkmıştı. Onu dibe doğru çekmeye başlamıştı. Bu sırada ise Reiner kılıcını karanlık ile güçlendirerek Tobias'a saplamıştı. Tüm bunlar 2 saniyede olmuştu. Reiner'a göre muhtemelen delice bir hız ile kendini iyileştiriyor olmalıydı. O nedenle bütün her şeyini tek seferde boşaltmak istemişti.



Tobias bir günde 3. şoku geçiriyordu. Gerçekten böyle bir tuzağa mı kanmıştı. Vücudundaki mızrakların karanlık  temelli olduğunu görünce ve çürüme hızını da görünce öleceğini anlamıştı ama iyileşme hızı onun hemen ölmesine izin vermiyordu. Hatta o kadar hızlı iyileşiyordu ki şuan mızraklar yerlerinden düşmüş ve sürekli çürüyen etler onun yerini almıştı. İnanılmaz bir acı çekiyordu. Normal bir insan buna 3 saniye dayanamazdı ve delirirdi ama yılların getirdiği tecrübe ile bunu kaldırabiliyordu. Keşke bayılsam diye düşünse de ona bunu yapan kişiyi öldürmek istiyordu. Hatta o an herkesi öldürmek istiyordu ama buna muhtemelen zamanı yoktu. ''Bunlarla yetinmeliyim.'' diyerek Reiner ve Emily'nin olduğu yere baktı.



Reiner Tobias'ın tek seferde ölmediğini görünce gerçekten hayal kırıklığına uğradı. ''Asla bu kadar kolay olmaz değil mi.'' demişti. Mührü kırılınca bulunacağı ruh düzeyini merak ettiğinden izlemeye başladı. Tobias hemen mührünü kırmıştı zaten. O bir ''Ruh büyük ustası mı ???''. Reiner ve Emily tehlikedeydi. Ruh büyük ustası mı. Ona karşı muhtemelen birkaç dakika bile dayanamazdı üstüne üstlük şuan yanında Emily vardı. Onun da hayatından sorumluydu çünkü onu bu işe o katmıştı. 



Kaçmalıydı her ne kadar deli gibi iyileşse de çürümenin daha hızlı olduğunu Reiner görmüştü. Ormanda olduğundan etrafındaki insanlar için endişelenmesine gerek yoktu. Emily'i kucakladıktan sonra Kasırga koşusunu kullanarak hızla oradan uzaklaşmaya çalıştı ama Tobias da bir rüzgar elementiydi. Bir kasırga koşusu ile aynı hızda olmasa bile daha sık kullanabildiği bir hız tekniği vardı. Kasırga koşusu bekleme süresine girdiğinden onu yakalayabiliyordu. Her yaklaştığında ise toprak bir duvarla önlerini kapamaya çalışıyordu. Sürekli gönderdiği devasa alev toplarını saymıyorum bile. Kaçmalılardı. 



Reiner sürekli kasırga koşusunu kullanarak ondan kaçamayacağını anlamıştı. Şu ana kadar ucu ucuna kurtulmuştu ama bunu daha ne kadar yapabilirdi belli değildi. Aklına Alatar gibi toprak içerisine girme fikri geldi ama Tobias'ın ana elementinin toprak olduğunu düşününce anında bundan vazgeçti. Tobias'dan farklı olan yanları karanlığı ve suyuydu.  Hala ışığını kullanamazdı.



Hava Tobias ve Emily gelene kadar çoktan kararmıştı bile. Eğer Emily'i bırakırsa çok rahat kaçabilirdi. Sonuçta karanlıkta kaybolabiliyordu ama bu bir seçenek değildi. Her şeyden öte kendini sorumlu da hissediyordu. Reiner'ın aklına biraz daha farklı bir fikir gelmişti. Madem bir süre kaçabiliyordu. Kaçtığı yerleri kendi seçmeyi deneyecekti.



Reiner bunları düşünürken hedefi olduğu alev topundan kaçınmış ve kendini sağa doğru atmıştı. Karanlığı da kullanarak Emily ile bir süreliğine gözden kaybolmuştu. Tobias gözü dönmüş bir şekilde onun adımlarını topraktan takip etmeye çalıştı. Yerini de buldu. 



Hız tekniği ile birlikte hemen oraya doğru ilerleyen Tobias vücuduna 5 tane gölge mızrağının saplanması ile kendini geriye çekmişti. Her ne kadar 2 ila 3 saniye içinde mızraklar düşsede çürüme etkilerini bırakmışlardı. Çürüme hızı artmıştı artık daha az süresi vardı.



Reiner ''Benim kaçtığım yeri elbet bulacak ama ben onun yerini hep biliyorum ve bana doğru gelecek olduğu rota zaten ortada. O rotaya tuzak kurduğum sürece kazanabilirim.'' demişti. Az önce bunun gerçekten mümkün olduğunu görmüştü. Onu takip etmekte çok zorlansa da geleceği rotayı bilince dümdüz yolladığı bir mızrak bile çarpıyordu. Gözü döndüğünden düzgün de düşünemiyordu. Bunu tekrarlaması onun kazanması için yeterliydi.



Reiner'ın bu kadar zor durumda bile ölümün ucunda olmasına rağmen bu kadar keskin ve işe yarayan kararlar vermesi Emily'i çok etkilemişti. Onun ellerinde kendini hiç olmadığı kadar rahat hissediyordu. O an hiç bir korkusu yoktu gözlerini kapadı ve Reiner'a rahatça sarıldı. Sessizce ''Sana güveniyorum...'' dedi. 



Reiner bir süre boyunca Tobias'ı karanlık mızrakları ile vurduktan sonra artık kazanabileceğine olan inancı iyice artmıştı ama daha her şey bitmemişti.


Pravda ''Hemen rahatlama velet rakibin hala daha güçlü, dikkatli izle.'' demişti. Gerçekten dikkati biraz dağıldığından karşısındakinin ne yaptığına dikkat etmemişti. Tobias şu ana kadarkilerden çok daha farklı bir teknik kullanıyordu. Bu tekniğin hissettirdiği 3 his vardı Ateş, Rüzgar, Toprak. Tıpkı Zels'in toprak ve rüzgarı birleştirdiğindeki saldırısı gibiydi ama bu toprak bir ateş topuna benziyordu. Bir bomba gibiydi.



Gerçekten bir bomba gibi çalışıyordu. Reiner'a doğru inanılmaz bir hız ile fırlayan ateş topları toplu bir şekilde ilerlemeye başlamıştı ve indiği yer patlıyordu. Reiner kaçınmaya çalışmıştı ama kaçındığı yerde de bir alev topu inmişti. Çoktan zırh tekniği ve bariyerlerini açtığından bariyerini delememişti ama bariyeri neredeyse kırılmak üzereydi ve havadaki ateş toplarına baktığında bunun son saldırı olmadığını anlıyordu. Kendinin daha avantajlı olduğu bölgeye Tobias'ı çekmeye karar verdi. Karanlık topraklara girmişti Tobias. Çok az bir miktarda olsa bile eller Tobias'ı yavaşlatıyordu. Bu savaşta milimlik farklar bile önemli olduğundan Reiner sonunda kaçabilecek fırsatları yakalamaya başlamıştı. 



Aklına farklı bir fikir daha gelmişti. Bitirici vuruş. Zaten son yaklaşmıştı bunu hızlandırması yeterliydi. Bir türlü gölge mızraklarını kullandığı o taktiğe dönecek kadar boş vakit bulamıyordu ama yere her dokunduğunda özel bir bölgede delik açıyordu. Her dokunuşu ile de o deliği derinleştiriyordu. Derinleşme yeterli miktara ulaştığında ise içine su doldurmuştu bu sayede içine girdiğinde Reiner'ı hissedemeyecekti. Karanlığın verdiği avantajla tekrar gözden kaybolan Reiner kendini oluşturduğu deliğe atmıştı. Yere dokunduğu sırada onların vücutlarına benzeyen topraktan kuklalar bile yapmıştı. Normalde bu numaraya bit toprak kullanıcısı kanmazdı ancak rüzgar ve suyu da kullanarak canlı bir insan izlenimi verdirtmişti . 




Tobias o çamura doğru tüm gücüyle koşarak saldırılarına devam etmişti. Gözü dönmüşlüğü sayesinde Reiner'ı ve Emily'i fark etmeden çamura doğru koşuyordu. Bilmediği ise yolunda tuzak olarak kılıcı çekilmiş Reiner'ın bulunmasıydı. Tüm gücüyle koşan Tobias tam geçerken karanlık hücüm tam onun karnına saplamış ve ağzından bir kova dolusu kan kusmasını sağlamıştı. Tobias'ın vücudu sınırına dayanmıştı. Yığılıp kalmıştı. Sonunda bitmiş gibi duruyordu. Artık vücudu iyileşmeyi durdurmuştu. Birkaç saniye içinde ise bütün vücudu çürümüştü. Bu kadar karanlığı normal bir vücut asla kaldıramazdı.



Toza dönüşen vücuduna bakan Reiner zafer kazanmıştı. İlk görevini başarılı bir şekilde bitirmişti.



Emily'i yere bırakan Reiner ona teşekkür etmişti. Bu teşekkürü gerçekten hak edecek kadar bir şey yapmadığını bildiğinden biraz kötü hissetse de bu çocuk ona iltifat edince kendini çok iyi hissettiğini fark etmişti. Emily bütün bu duygu selinden dolayı ne düşüneceğini bilmiyordu. Arkadaşının katilleri öldürülmüştü sanırım artık daha iyi hissediyordu. Hızlı bir hareket ile Reiner'ın boynuna atlayıp ona sarılmıştı.



Reiner biraz şaşırmış olsa da karşı çıkmamıştı. Onun kalbindeki duygu karmaşasını o da görüyordu. Böyle bir durumda onu engellemek istememişti




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1436

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1191

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 976

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 903

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 790

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 771

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 713

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 638

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 623

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 570

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 570

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 140

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 14245 Üye Sayısı
  • 668 Seri Sayısı
  • 31648 Bölüm Sayısı


creator
manga tr