Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Interstellar Progression System (IPS) - Pekin Kurtarma Operasyonu(16)-Bölüm 43


 "Pişt. Ezik. Git de bize içecek bir şeyler al bakalım."

 Birkaç tane liseli öğrenci masanın çevresine toplanmıştı. Hepsi de bir çeşit kabadayıya benziyordu. Ayakta kalan tek kişiye emir vererek bağırdı. Yanındakiler de komikmiş gibi gülmeye başladılar.

 "İ- iyi de... Param yok ki..."

 "O zaman git dilen. HAHAHAHAHAHA!"

 Liu Chen gerçekten zeka seviyelerinin ne kadar düşük olduğunu merak ediyordu. 'Kolay gülen insanlar genelde aptal olurlar.' diye düşündü. Belki de gerçekten de öyleydi. Gençken hep onlara özenmişti. Akıllı olmaktansa, aptal ve güçlü birisi olmayı. Derslerinde başarılıydı. Ancak bu çocuklara karşı koyacak gücü yoktu. Ellerinde şantaj için kullanabilecekleri çıplak fotoğrafları vardı. Bu yüzden büyüklerinden yardım da alamıyordu. O da sabretti. Bir dojoya kaydoldu ve lisenin başlangıcı itibariyle iki sene boyunca dövüş sanatları eğitimi aldı ve güçlendi.

 "T- Tamam..."

 Şimdi ise yine onların karşısında titriyordu. Ofisten çıktığında bayılmış ve kendini gençliğine geri dönmüş bir halde bulmuştu. Aslında şu anda hepsini pataklayabilecek güce sahipti. Ancak şimdi zamanı değildi. Bu yaşlardayken bu herifleri hala cezalandırmamış olmasının sebebi buna cesaret edemiyor oluşuydu.

 Sınıftan çıktı ve en yakın arkadaşının sınıfına ilerlemeye başladı. Arkadaşı Liu Chen'in durumundan haberdar olsa da herhangi bir yardımda bulunmamıştı. Bulunamazdı da. Tek yapabildiği yarı zamanlı işinden kazandığı paranın bir kısmını arkadaşına vermekti. Gerçekten bulunmaz bir arkadaş olarak adlandırılabilirdi.

 "Oh. Naber Chen-Chen?"

 "İ- iyi."

 Liu Chen uzun bir süre boyunca uğradığı zorbalık yüzünden kekeme kalmıştı. Gerçi daha sonra dövüş sanatları eğitimi almış, cesaretini toplamış ve bir miktar diksiyon dersiyle bu kekemeliğinden kurtulmuştu.

 "P- para istiyor- yorlar."

 "Al."

 Cheng Hua, Liu Chen'e yardım ederken bir kere bile tereddüt etmemişti.

 "S- Sağol."

 Liu Chen parayı aldıktan sonra hızlıca kattaki otomata gitti ve bir miktar içecek aldı. Şimdilik ortada bir sorun yokmuş gibi davranmasının sebebi hala okulda olmaları ve kılıcının yanında olmamasıydı.

 Liu Chen lise zamanlarında cesaretini toplamayı başardığında 2. senedeydi. Zorbalarına bir hediye hazırladığını söylediğinde; Eğer onları arka sokağa çağırmak için mantıklı bir sebebi yok dayak yiyeceği bilgisini almıştı. Onları oraya çağırmak için çok mantıklı bir sebebi vardı. Zorbalarını bir güzel patakladıktan sonra telefonlarından şantaj fotoğraflarını silmiş ve bir daha kendine bulaşmamalarını söylemişti. Zorbaların zeka seviyesi bir hamam böceğine kıyasla oldukça düşük olduğu için şantaj fotoğraflarını yedeklemeyi akıl edememişlerdi. Kim bilir? Belki de asla ihtiyaç duymayacaklarını sanmışlardı.

 Liu Chen elindeki içeceklerle sınıfa girdi. İçecekleri zorbalara dağıttıktan sonra geri çekildi.

 "Hey Liu Chen! Çıkışta okulun arkasına gel. Sana gösterecek bir şeyimiz var."

 Liu Chen başıyla onayladı ve çıkışa kadar bekledi. Zihni diğer insanlardan daha sağlamdı. Bu yüzden şu an bulunduğu durumun bir çeşit illüzyon olduğunu anlamıştı. Bir an önce buradan çıkmak istiyorsa bir şeyler yapması gerekiyordu.

 Hızlıca dojosuna koşup antrenman kılıcını aldıktan ve sırtına astıktan sonra zorbaların söylediği yere gitti.

 "Hey Liu Chen! Bizi bekletme cürretini nereden buldun? Haa? O da ne? Bambu kılıç mı? Beyler şu salağa bakın!"

 "Sus."

 "Ha?"

 Zorbanın yüzünde hem şaşırmış hem de sinirli bir ifade vardı. Tıpkı o zamanki gibi.

 "Hehe... Bak Liu Chen. Ölmek istemiyorsan amuda kalk ve benden özür dile."

 Liu Chen kılıcını kavrayıp zorbalara yaklaşmaya başladı. Karşısındaki adamların ona karşı koyabilecek dövüş yeteneği yoktu.

 "Ne? Bana yaklaşıyor musun? Arkanı dönüp kaçmak yerine tam üstüme mi geliyorsun?"

 "Sana yaklaşmadan ağzını burnunu dağıtamam!"

 Liu Chen adımlarını hızlandırıp kılıcıyla zorbanın kafasına vurdu.

 *Puchi

 Zorba tok bir sesle yere yığıldı. Belki de Liu Chen'in korkmasını beklediği için oldukça hazırlıksızdı. Liu Chen baygın zorbanın yanından geçip gitti ve diğer ikisini de patakladı. Hepsinin bayıldığından emin olduktan sonra telefonlarından fotoğrafları sildi ve telefonları parçalara ayırdı.

                ...

 Aradan birkaç gün geçti. Cheng Hua ortalıklarda görünmüyordu. Kabadayılar Liu Chen'e bulaşmamışlardı. Tabii ki Liu Chen ne olduğunu biliyordu. Liu Chen okuldan çıktığında Cheng Hua'nın evine gitti. Tabii ki orada da yoktu. Liu Chen hızlıca oradan da çıktı ve şehrin dışına doğru yerleştirilmiş bir fabrikaya ilerledi. Bu fabrika uzun zaman önce boşlatılıp terk edilmişti. Burası Cheng Hua ile takıldıkları tek yerdi. Her şeyi kısa bir süreliğine de olsa unutabileceği bir cennet...

 "Beni bulacağını biliyordum."

 "Evet."

 "Ne zaman bu kadar değiştin Liu Chen?"

 Liu Chen, Cheng Hua'ya baktı. Cheng Hua, Liu Chen'in zorbalara hak ettiklerini vermesinden sonra hedefleri haline gelmişti. Ancak bu sefer Liu Chen'den intikam almak istedikleri için Cheng Hua'nın çıplak fotoğraflarını okula dağıtmışlardı. Cheng Hua geriye kalan yıllarını aşağılanma içinde geçirmişti. Buna rağmen dayandı ve bir kere olsun Liu Chen'e sinirlenmedi. Liu Chen kendini hep Cheng Hua'nın başına gelenlerden sorumlu tutmuştu.

 Karanlık... Cheng Hua'nın gözleri kararmıştı. Hayır... Bu karanlıkla açıklanamazdı. Sanki gözleri çıkarılmış ve yerine sonsuz bir boşluk konulmuş gibiydi. Liu Chen gerçekte olması gereken vücuduna geri dönmüştü.

 "Hepsi senin suçun."

 Liu Chen hiç duruşunu bozmadı. Cheng Hua'nın belinden bir tabanca çıkardığını gördüğünde bile.

 "Haha! Seni şeytan! Cheng Hua beni asla suçlamazdı."

 Liu Chen önündeki yaratığın ne olduğunu bilmiyordu. Bunun hakkında da endişelenemezdi. Vücuduna kavuştuğu için çevresinde garip bir enerji akışı hissedebiliyordu. Bu akışın tamamı ise Cheng Hua'ya gidiyordu. Kılıcını çekip yapabildiği en hızlı şekilde Deş yeteneğini kullandı ve yaratığı parçalara ayırdı. Gözlerini kırptığında ise kendini apartmanda, hala baygın olan arkadaşlarının arasında buldu...

_________________________________________

2/2




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1288

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1095

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 833

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 718

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 676

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 652

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 612

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 558

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 400

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 105

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16102 Üye Sayısı
  • 430 Seri Sayısı
  • 21247 Bölüm Sayısı


creator
manga tr