"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Interstellar Progression System (IPS) - Tanrıçayı Sömürürüm! - Bölüm 21 (Sezon Finali)


 Han Feng tahta kulübenin zeminine oturduktan sonra yavaşça çemberi çizmeye başladı. Buraya gelmesinin amacı en başında buydu. Elinden akan kan yavaş bir tempoyla {Gelişmiş Rünik Formasyon}’u oluşturdu. Han Feng, formasyonu oluşturduktan sonra ortasına kanıyla imzasını attı ve ellerini birleştirip formasyonu aktifleştirdi.

 [Gelişmiş Rünik Formasyon tamamlandı. Formasyonun kökenleriyle kullanılan materyal uyuşuyor, efektiflik +%50. Çevredeki ruhsal enerji, materyal ile uyum içinde, efektiflik +%50.]

 Formasyon, gözleri kör eden bir ışıkla parlamaya başladı.

 [“Gelişmiş Rünik Formasyon” yeteneği 7. Seviyeye ulaştı. Artık Gelişmiş Rünik Formasyon daha derin.]

 [Lanet Tanrıçası Heliena sizi alanına çağırıyor. Kabul etmek istiyor musunuz?]

 ‘Ha..?’

 Han Feng önünde beliren bildirim penceresine bir süre bakınıp ne yapması gerektiğini düşündü. Oldukça uykuluydu ve başı ağrıyordu.

 ‘Buraya kadar geldim…’

 Han Feng bu kadar ilerledikten sonra uyuyarak en baştan başlamak istemiyordu. Bu yüzden çağrıyı kabul etti. Kısa bir süre sonra yere yığıldı.

 Han Feng’in zihninde derin bir ses yankılandı.

 “Hoş geldin...”

 “Hoş bulduk?”

 Han Feng, sakin ama bir o kadar da sorgulayıcı bir ses tonuyla konuştu. Çevresine bir süre bakındıktan sonra gözleri karanlığa alıştı ve önündeki tahta baktı. Üzerinde genç görünümlü bir insanımsı duruyordu. Bu canlıyı insanımsı olarak tanımlamasının sebebi karşısındaki kişinin bir insanda bulunamayacak kırmızı gözlere ve bir çift boynuza sahip olmasıydı.

 Teni bembeyazdı ve yüzü ortalamanın oldukça üstündeydi. Figürü ise oldukça orantılıydı ve kıyafetleri erkekler için yapılmış bir sinek kapanı gibiydi. Han Feng bir süre bu kişiliği süzdükten sonra genç kanının kaynadığını hissetse de, bu düşünceleri elinden geldiğince bir kenara itti ve sordu.

 “Sanırım sen Heliana’sın… Beni buraya neden çağırdın?”

 “İlginç…” Heliena, Han Feng’in sorusunu duyduktan sonra cevapladı ve uzun bir süre sustu. Heliena’nın uzun bir süre kendine cevap vermemesi Han Feng’i sinirlendirmiş olacaktı ki alnındaki mor damarlar görülebilir hal geldi.

 “Misafirlerinin sorularını cevaplaman gerektiğini düşünüyorum.” Han Feng kollarını önünde birleştirdi. Daha sonra önünde hiçlikten parçacıklar oluşup birleşerek bir masa, bir sandalye ve bir bardak çay oluşturdu.

 Han Feng, hiçlikten maddelerin oluşmasına aldırış etmeden sandalyeyi çekip oturdu ve teşekkür ettikten sonra çayı yudumladı. Zehirli olmasından endişe etmesine gerek yoktu. Sonuç olarak karşısındaki bir tanrıçaydı ve Han Feng'i öldürmek isteseydi, büyük ihtimalle onu parmağının ufacık bir hareketiyle öldürebilirdi.

 “Saygılı ve sakin çocukları severim…”

 Heliena durup dururken ortaya bir cümle attı. Han Feng çayından bir yudum daha aldıktan sonra gözlerini kırpıştırıp cevapladı.

 “Ben de güzel ve hafiften hacimli kadınları severim; ancak bu, hala sorumu cevaplamamış olduğun gerçeğini değiştirmiyor.”

 Han Feng sinirlenmişti. Şu an tek istediği uyumaktı. Aslında Heliena’nın alemine geldiğinden beri vücudu yeni uyanmış gibi enerjikti; ancak uzun süredir uyumamış olmak zihnine büyük bir zarar veriyordu.

 “Hmmm… Güzel, ağzın laf yapıyor. O zaman direkt olarak konuya geçelim. Benim kutsamamı ister misin?”

 Heliena bir bacağını öbürünün üstüne atarak Han Feng’in gözlerinin içine baktı.

 “Hayır.”

 Heliena Han Feng’in cevabını duyunca kendinden emin ve gururlu bir şekilde konuştu.

 “Heh, tam tahmin ettiğim gibi. Benim, güçlü ve güzel Lanet Tanrıçası Heliena’nın teklifini kimse reddedeme-… Ne?”

 Heliena gözlerini bir miktar açtı. Alnından akan bir damla ter rahatlıkla görülebiliyordu.

 “İyi de… Neden? Mantıklı bir sebebin olmalı. Bundan kesinlikle karlı çıkacaksın!”

 Han Feng Heliena’nın konuşmasını dinlerken çayını yudumlamaya devam etti. Yüzünde hafif bir gülümsemeyle konuştu.

 “Burada en karlı çıkacak kişinin ben olduğumu zannetmiyorum.”

 Han Feng konuştuktan sonra kafasını kaldırdı ve Heliena’ya baktı. Yüz ifadesindeki endişeyi gördükten sonra sandalyesinden kalktı ve konuşmaya devam etti.

 “Beni gerçekten kandırabileceğini mi sanıyorsun? Dünya’da sana inanan çok az kişi kaldı ve beni inananın olarak alıp yok olmamak istiyorsun değil mi?” Han Feng’in Büyü Formasyonu’nu aldığı kitapta düşük seviye tanrıların insanların inanışlarına göre oluştuğu yazıyordu. Heliena modern Dünya’da tanınmıyordu. Bu yüzden büyük ihtimalle varlığı yok olmak üzereydi. Heliena gözlerini sonuna kadar açıp bağırdı.

 “Sen..! Her zaman bir başka insanı buraya çağırıp onların bana inanmasını sağlayabilirim! Tek seçeneğim sen değilsin!”

 Han Feng, elindeki bardağı masaya vurduktan sonra konuştu.

 “Şu an bana ihtiyacın var. Eğer dediğin gibi herhangi bir kişiyi buraya çağırabilseydin bunu çoktan yapmış olurdun! Bana daha güzel bir teklif sun.”

 Heliena kaslarını gevşetip gözlerini kapattı. Han Feng de daha demin kalktığı sandalyeye geri oturdu. Heliena öksürdükten sonra konuşmasına devam etti.

 “Tamam… Haklısın. Üzerindeki laneti bozmama ne dersi-”

 Han Feng Heliena’nın sözünü kesti

 “Reddedildi.”

 Heliena öfke içerisinde tükürdükten sonra bir daha konuştu.

 “Sana sadece kutsamamı değil, üstün kutsamamı vereceğim. Bu kutsamayı sadece bir kişiye verebilirim. Bu sayede daha güçlü olab-”

 Han Feng bir kez daha sözünü kesti.

 “Reddedildi.”

 Heliena öfke içerisinde tahtından kalktı ve bağırdı.

 “Ne istiyorsun o zaman?!”

 Han Feng bacak bacak üstüne attı ve konuştu.

 “Güçlenmek istersem her zaman güçlenebilirim. Bana daha değerli bir şeyler ver. Mesela… Beni lanetleyen kişinin kim olduğunu söyleyebilirsin.”

 Heliena, Han Feng’in konuşmasını dinledikten sonra yüzünde mahcup bir ifadeyle konuştu.

 “Ben… Bu lanet benim gibi düşük seviye bir tanrının araştırabileceği bir şey değil. Lanet tanrıçası olduğum için bu laneti bozabilirim, hepsi bu.”

 Han Feng bir süre gözlerini kapattıktan sonra Heliena hakkında yazılmış olan kitabı düşünüp konuştu.

 “Hatırladığım kadarıyla kitapta düşük bir tanrının insanlarla sözleşme yaparak sözleşmeli bir periye dönüşebildiğini okumuştum…”

 Heliena içten içe düşündü. ‘Eğer kitabı yazan takipçimin ruhunu bulabilirsem ona rahat vermeyeceğim…’ Öfkesini bir miktar azalttıktan sonra konuştu.

 “Evet bu doğru; ancak…”

 Heliena’nın yüzünde hüzünle dolu bir ifade vardı. Han Feng acımadan ağzını oynattı.

 “Tamam o zaman… Karar verildi. Sen sözleşmeyi hazırlayıp laneti bozarken ben de burada bekliyor olacağım.”

 Han Feng kollarını kafasının arkasında birleştirdi. Heliena artık ne olacağını umursamıyordu. Bu yüzden arkasını dönüp sözleşmeyi hazırlamaya başladı. Tam bu sırada Han Feng’in konuştuğunu duydu.

 “Ha bu arada…”

 Heliena Han Feng’in hala bir şeyler istiyor olmasına şaşırmıştı.

 “Ne! Bu sefer ne istiyorsun!?”

 Han Feng Heliena’nın bağırmasına kulak asmadan konuştu.

 “Çay koy çay…”

 Heliena, Han Feng’in vurdumduymazlığı karşısında şaşırıp kalmıştı. Yine de dediğini yaptı. Han Feng’i gücendirmeye cesaret edemezdi. Eğer kısa bir zamanda inanan bulamazsa yok olup gidecekti.

 Bir süre sonra hem laneti kaldırmak için gereken formasyon; hem de peri sözleşmesi hazırlanmıştı. Han Feng ilk olarak peri sözleşmesini yapmaya karar verdi.

 Heliena tarafından çizilmiş olan çembere ilerleyip ortasına oturdu. Heliena bir tapınak rahibesi kıyafeti giyindikten sonra ilahiler söyleyip dans etmeye başladı. Han Feng, görüntüyle kendini eğlendiriyor olsa da istifini bozmadı. Bir süre sonra Heliena ilahisini bitirip Han Feng’e sordu.

 “Ben, Lanet Tanrıçası Heliana, Han Feng’in sözleşmeli perisi olmak için köken tanrıya yalvarıyorum. Sen, Han Feng, benimle beraber bir rüzgar gibi Çin’in üzerine esmek istiyor musun?(1*)”

 Han Feng, Heliena’nın görünüşü ve sözleri yüzünden oldukça etkilenmişti. Heliena’nın çevresinde etkileyici bir atmosfer vardı. Bu atmosferi bozan ise Sistem oldu.

 [Lanet Tanrıçası Heliena, kullanıcının sözleşmeli perisi olmak istiyor. Kabul ediyor musunuz?]

 “Kabul ediyorum.”

 Han Feng konuştuktan sonra Heliena’nın kafasındaki boynuzlar yok oldu. Bir süre sonra sözleşme sebebiyle oluşan parlaklık dağıldı. Sistem olayın dışarısında kalmak istemezmiş gibi bir bildirim gönderdi.

 [Lanet Tanrıçası Heliena artık kullanıcının sözleşmeli perisi. Kullanıcının ölmesi durumunda o da ölecek. Elde edilen yetenekler:

 {Peri bağlantısı(Aktif)}: Kullanıcının 1 dakikalığına sözleşmeli perisini vücuduna çağırmasını sağlar. Bütün değerler x2.]

 [Gizli değer ortaya çıktı. “Çekicilik” değeri, kullanıcı için 17 olarak tanımlandı.]

 Han Feng gözlerini kısıp Heliena’ya baktı. Heliena dikkatle Han Feng’in vücudunu inceliyordu. Bir süre daha inceledikten sonra gözleri yuvarlarından çıkarmışcasına açıldı.

 “Sen! Sen kayıtları görebiliyorsun! Ama nasıl!? Bir insanın kayıtları görememesi gerekiyor!”

 Han Feng, Heliena’nın bu kadar şaşırmasına mana veremeyip konuştu.

 “Kayıtlar da ne demek?”

Heliena, Han Feng’in cahilliğini garipsemeden konuştu.

“Kayıtlar… Kurallardır. Köken tanrılar tarafından oluşturulmuşlardır ve her varlığın değerini belirler. Örnek olarak normal bir insanın ortalama bütün değerleri 10 olur. Ancak seninkiler bunun çok üstünde. Tahminimce sen de bu bahsettiklerimi anımsatan bir-iki şey biliyorsundur.”

Han Feng elini çenesine koyup düşündü. Heliena’nın Sistem’den bahsettiği kesindi; ancak bu, hala Sistem’in ne olduğuna bir açıklık getirmiyordu. Han Feng bu konuyu irdelemenin şimdilik bir manası olmadığını biliyordu. Bu yüzden Heliena’nın aklındaki soru işaretlerini bastırmak için konuştu.

“Herkesin kendi sırları vardır…”

Heliena, cevabından memnun olmadığını belli eder bir şekilde konuştu.

“İyi… Bu bir yana, şimdi sözleşmeli perin olduğum için beni bir iki şey yapmaya zorlayabilirsin…”

Heliena’nın gözlerinde ayartıcı bakışlar vardı. Sözleri, Han Feng’in kalbinin teklemesine sebep olsa da Han Feng, centilmence duygular içerisinde kaybolmadan konuştu.

“İşine bak!”

Heliena hayal kırıklığına uğramış olsa da Han Feng’i Rünik Formasyon’un içine oturttuktan sonra ritüeli gerçekleştirip laneti bozmak  için gereken sözleri söyledi.

Han Feng, uzun süredir omzunda duran bir elin yavaşça yok olduğunu hissetti. Lanet kalkarken, Han Feng bir ses duydu.

‘Seni bekliyorum…’

Daha sonra ise Sistem bildirimleri içerisinde uykuya daldı.

[{??? Laneti} kullanıcının üstünden kalktı.]

[Heliena’nın alanından çıkılıyor.]

[Yıldızlararası Devamlılık Marketi’yle bağlantı kuruldu.]

[Yıldızlararası Devamlılık Sistemi Ağı’yla bağlantı kuruldu. Derin Boşluk’la gerçeklik düzlemi birleşiyor.]

[Dünya’nın seviyesi hesaplanıyor…

Ateş’in keşfi: Tamamlandı

Aletlerin kullanımı: Tamamlandı

….

..

.

Endüstri devrimi: Tamamlandı

Bilgi Çağı: %81 Devam ediyor.

Uzay Çağı: -

???: -]

[Dünya’nın seviyesi hesaplandı. Dikkat! Dünya’nın seviyesi Büyük Felaket için çok düşük. Sıradaki 1 yıl için Genom Tecrübesi x2]

[Dikkat! Büyük Felaket başlıyor…]

[Yarı-Gulyabani] - Han Feng - Seviye 2 - Aşama 2 - Gt : %25,79

Zeka:33

Çeviklik:40

Çekicilik: 17

Kuvvet:32

Ruh gücü:41

Yaşam gücü:37

Dayanıklılık:26

[Yetenekler]

{Gelişmiş Rünik Formasyon(Aktif-Üretim)} – Seviye – 7

{El Çabukluğu(Pasif)} - Seviye – 7

{Görüş Gücü(Pasif)} - Seviye – 5

{????(????)} - Seviye – 0

{Uzun Kılıç Ustalığı(Pasif)} – Seviye – 1

{Formasyon Yapımı(Aktif-Üretim)} – Seviye  – 8

{Kısa Bıçak Kullanımı(Pasif)} – Seviye – 2

{Savaş Taktiği(Pasif)} – Seviye – 3

{Dil(Pasif)} – Seviye – 4

{Korozif Direnci(Pasif)} – Seviye – 3

{Gece Görüşü(Pasif)} – Seviye – 5

{Bağışıklık Sistemi Güçlendirmesi(Pasif)} – Seviye – 5

{Gulyabani Pençesi(Aktif)} – Seviye – 1

{Ölümsüz Sömürümü(Pasif)} – Seviye – 1

{Derin Kan Sutrası(Sutra)} – Aşama – 1-Kan Arıtımı(%0)

{Basit Kan Yetişimi(Yetişim)} – Seviye – 1

{Peri bağlantısı(Aktif)} – Seviye - 1

[Serbest Gen puanı] : {3}

[Bakiye] : {21 Mavi Genom, 8 Beyaz Genom}

[Grup] : [Heliena(Düşük Peri) - Seviye 316 - (Depolanabilir - Düşük düzlemlerde form alamaz!)]

_________________________________________________________________________

1*: Han Feng: Çin Rüzgarı demek arkadaşlar. (Han tam olarak Çin demek değil ama Çin ırkını temsil ediyor.)

 

Evet… İlk sezonun, yani “Bir Ben Geri Dönerim!”’in sonuna geldik. Sezon finaline özel, jumbo bölümle karşınızdayım. Daha başlangıçtayız. Han Feng’in başından çok şey geçecek. Açığa çıkması gereken çok sır var. Bir süre ara vereceğim. Yeni sezonun ne içereceğini daha detaylı bir şekilde oluşturmakla uğraşacağım. Yorum, beğeni ne varsa atarsanız güzel olur. Sıradaki sezonda, yani “Asıl Felaket Benim!”’de görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın. Keyifli okumalar…

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1320

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1120

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 668

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 439

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 84

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 72

Site İstatistikleri

  • 17135 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 23125 Bölüm Sayısı


creator
manga tr