"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Interstellar Progression System - Savaşıyorum (2) - Bölüm 8


Ufuktan yeşil bir çizgi Han Feng’e yaklaşıyordu. Han Feng de fazla beklemenin mantıklı olmadığını düşündü ve ona doğru ilerledi. Biraz daha yaklaştığında rakibinin 1,70 boylarında siyah saçlı bir goblin olduğunu gördü. Normal goblinler 1,10 boylarında ve kel olurdu. Ancak bu patron yaratığın farklı olduğu her yönünden belliydi. İki elinde iki adet hançer tutuyordu. Han Feng irkildi ve endişelenmeye başladı. “Güçlü…” Han Feng’in rakibi güçlüydü. Han Feng’in yaratığa karşı küçük miktarda fiziksel üstünlüğü olmasına karşın hayatında hiç düzgün bir kılıç eğitimi almamıştı.

 Hobgoblin hançerleri elinde ters çevirdi ve hızla Han Feng’e atıldı. Han Feng bir adım geriledikten sonra kılıcını vücudunu koruyacak şekilde kavradı ve Hobgoblin’i dikkatle incelemeye başladı. Hobgoblin’in saldırıları oldukça azılıydı ve Han Feng’e nefes alacak zaman bırakmıyordu. Han Feng sürekli geri itiliyordu. Yaklaşık bir futbol sahası uzunluğundaki bir mesafe boyunca geri itilen Han Feng sol koluna bir kesik aldı.

 “Kyak!” Kolunda keskin bir acı hisseden Han Feng’in ayakları birbirine dolandı ve yere düştü. Kendini toparladığında gözünün önünde git gide büyüyen bir hançer gören Han Feng hızla sağa yuvarlandı ve zıplayarak ayağa kalktı. Hobgoblin’in açığını yakalayan Han Feng sertçe kılıcını savurduktan sonra geri çekildi. Hobgoblin sol elindeki üç parmağa veda etmişti.

 Acıyı hisseden Hobgoblin geri çekildi. Yüzünde kendini beğenmiş bir gülümsemeyle yerinde duran Hobgoblin Han Feng’in sol kolunu işaret etti. Han Feng alnından akan terleri sildi ve gözünü sol koluna çevirdi.

 “Khuk…” Han Feng’in sol kolu şişmiş ve morarmıştı. Damarları adeta kolundan ayrılmak istiyor gibi şişmişti. Derin boşluğun uçsuz bucaksız zemininde bulunan iki kişinin de sol kolu kullanılamaz haldeydi. Ancak avantajlı olan Hobgoblin'di. Han Feng’in kolundaki ölü bölge git gide yayılıyor, Han Feng’in bir an önce bu kavgayı bitirmek istemesine sebep oluyordu. Zehir bütün vücudunu kaplamadan Hobgoblin’i öldürmezse kendisi kesinlikle ölecekti.

 Ancak Hobgoblin bir anda arkasını dönüp koşmaya başladı.

 “Şerefsiz!” Uzun zamandır böyle dolu duygular yaşamayan Han Feng bu sinirle nasıl başa çıkacağını bilmiyordu. Hobgoblin’i yaklaşık 10 dakika kovaladıktan sonra Han Feng hızını kaybetmeden sol koluna baktı. Zehir omzuna kadar ulaşmış ve ilerlemeye devam ediyordu. Çoktan sol koluna veda eden Han Feng son çareye başvurmaya karar verdi. Hobgoblin, Han Feng’i zehirleyerek öldürecek olmanın ekstazisiyle arkasına bile bakmadan koşuyordu. Han Feng yerinde kısa bir süre durakladıktan sonra aile yadigarı kılıcını bir cirit gibi kavradı. Dikkatlice nişan aldıktan sonra bütün kol kaslarını sınırlarına kadar zorlayarak kılıcı Hobgoblin’e fırlattı.

 Ayak seslerinin durduğunu fark eden Hobgoblin arkasını dönüp Han Feng’e bakmaya çalıştı. Ancak görebildiği tek şey bir kılıcın ucuydu. Tehlikenin farkına varan Hobgoblin inanılmaz reflekslerle hızlıca kenara çekilmesine rağmen kılıçtan kaçınamadı. Kılıç Hobgoblin’in sağ omzuna saplanırken bütün sinirlerini parçaladı ve kemiğini çatlattı. Hobgoblin acı içinde kükrerken 2 parmağı kalmış olan sol eliyle kılıcı çıkardı. Ancak her şey için çok geçti. Sağ kolu artık hançeri kavramayı bırak, hareket bile edemez hale gelmişti. Han Feng yakında kalbine ulaşacak olan zehre aldırmadan Hobgoblin’in üstüne atıldı ve sağ yumruğunu savurdu. Hobgoblin hızlıca sağa çekildikten sonra hala işlevsel olan sol koluyla Han Feng’in yüzüne dirsek attı. Han Feng darbeden kaçınamadı ve yere savruldu. Başı dönüyor, zehir ve yüzündeki acı düzgün düşünmesine engel oluyordu. Hobgoblin, Han Feng’in üzerine atlayıp sertçe kafa atmaya başladı. Han Feng burnunun kırıldığını, kafatasının çatladığını ve beyninin ağır hasar aldığını hissediyordu. Ölüm korkusu içerisine düşen Han Feng, düşünme yetisini geri elde ettikten sonra üzerinde duran goblinin testislerine sert bir diz attı. Dizinin üzerinde bir balon gibi patlayan testisleri hisseden Han Feng iğrendi. Hobgoblin’in suratında oldukça çirkin bir ifade vardı. Han Feng, çığlık atan Hobgoblin’in dilini sağ eliyle ağzından çıkardı ve dişleriyle kavradıktan sonra sağ elini Hobgolin’in suratına yerleştirdi. Hobgoblin’in yüzündeki sefil ifadeyi gören Han Feng gülümsedi ve kafasını geri çekerek Hobgoblin’in dilini kopardı. Hobgoblin çığlık atıp yere düşerken Han Feng ayağa kalktı ve Hobgoblin’e son bir bakış attı. Zehrin kalbine ulaşmak üzere olduğunu hisseden Han Feng Hobgoblin’in kafasına sertçe bastı ve beyninin dağılışını izledi.

[Kat Mini Patronu “Hobgoblin” öldürüldü. Sıradaki kata geçebilirsiniz.]

[Yeterli Genom Tecrübesi elde edildi. Genler yeniden düzenleniyor…]

[Yeterli Genom Tecrübesi elde edildi. Genler yeniden düzenleniyor…]

[Yeterli Genom Tecrü…




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1215

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 871

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 811

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 545

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 517

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 341

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14715 Üye Sayısı
  • 449 Seri Sayısı
  • 19368 Bölüm Sayısı


creator
manga tr